Anketin uyarısı!

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir il eski başkanı Şenol Aslanoğlu ile İZBETON eski genel müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutuklu yargılandığı ikinci dalga kooperatif soruşturması ile ilgili İntegral Araştırma tarafından hazırlanan anket kent siyaseti açısından çıkarılması gereken derslerle dolu...

Anketten çıkan sonuç hem AK Parti’ye hem de CHP’ye yönelik uyarı niteliği taşıyor.

Özellikle de AK Parti’ye…

Birinci dalga operasyon sonrası hazırlanan iddianame, Soyer ve arkadaşlarının yolsuzluk ya da hırsızlık yapıldığına kamuoyunu ikna edemedi. Sanıklar arasında menfi bir ilişki kurulamayan, davanın gecikmiş bir inşaat davasından öte bir anlam taşımadığının görüldüğü iddianame Soyer ve Aslanoğlu’nun siyasi gerekçelerle tutuklandığına dair duygu durumunu kamuoyunda arttırmış görünüyor.

İddianame bu kadar tartışmalı iken tahliye edilmeden 10 gün önce apar topar dosya hazırlanması ve yeni bir operasyon ile Soyer ve arkadaşları için ikinci kez tutukluluk kararı çıkması da operasyonların siyasi algılanmasına yol açtığı yönünde yapılan değerlendirmeleri artırıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her TOKİ açılışında İzmir’deki kooperatif davası üzerinden CHP’ye yüklenmesi de bu davanın bir siyasi malzemeye dönüştürüleceğine ilişkin düşünceleri artırdığını söylemek mümkün.

*

Ankete dönersek…

Davayı tamamen siyasi bulanların oranı yüzde 30,3.

Davayı hem siyasi hem hukuki görenlerin oranı yüzde 37,3.

Toplandığında davayı “bir biçimde” siyasi bulanların oranı yüzde 67,6.

Davanın hem siyasi hem hukuki olduğu yönündeki değerlendirmedeki artışın nedeninin birçok faktörü olabilir.

-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın dava ile ilgili sürecin içinde olduğu yönündeki değerlendirmeler, Tugay’ın Soyer’i ihbar ettiğine yönelik olarak AK Parti nezdinde yapılan açıklamalar, AK Parti’nin davanın Tunç Soyer ile Cemil Tugay arasında yaşanan iç çekişmenin bir sonucu olduğuna ilişkin değerlendirmeleri ve bazı büyükşehir bürokratlarının Soyer aleyhinde dava sürecinin içerisinde konumlanması kamuoyunda bir algı yaratmış olabilir.

-Yine savcılığın dosyaya kooperatiflerle alakası olmayan konuları eklemesi, Büyükşehir’in harcamalarla ilgili şikayetini dosyaya ekleyerek dosyayı bir nevi paçal yapması davanın hukuki olabileceğine yönelik olarak duygu durumunu arttırmış olabilir.

-Ankette partilere oy verenlerin davaya nasıl baktığına ilişkin çıkan veriler de dikkat çekici. AK Parti’ye oy verenlerin yüzde 50,4’ü davayı “bir biçimde” siyasi bulurken yüzde 28,4’ü hukuki buluyor.

Bu durum AK Parti açısından bir tehlikeyi işaret ediyor. İddiaların yerli yerine oturmaması, özellikle Soyer’in tutukluluğu konusunun izahata muhtaç olması gibi konular AK Parti’ye oy veren seçmenin dahi düşüncelerini de etkilemiş görünüyor. Sürecin uzaması ve tutukluluk süresinin uzaması da AK Partili seçmeni vicdani yönden etkilemiş olabilir. Süreç uzadıkça ve iddialar yerli yerine oturmadıkça İzmir’de zafer kazanabilmesi için CHP seçmeninden oy alması gereken AK Parti’nin önce kendi tabanına dönmesi sonucunu yaratabilir.

-Davayı hem siyasi hem hukuki bulan insan sayısındaki yükseklik CHP nezdinde de ele alınması gereken bir konu. Genel merkez yöneticileri veyahut İzmir’e uğrayan milletvekilleri mutlaka Tunç Bey ve arkadaşları ile görüşmeler yapıyorlar. Genel Başkan Özel de belirli dönemlerde dava ile ilgili açıklamalarda bulunuyor. Ancak eksik kalan bir şey var ki bu da anket sonuçlarına yansımış.

Hukuki açıdan bu kadar sorunlu olan bir dosya ile ilgili olarak Soyer ve arkadaşlarının tutukluluğu konusunun başta basın-yayın olmak üzere istenilen düzeyde işlenmemesi, tutukluluk konusunda ilk dönemin dışında –ki onda da il başkanı olan Aslanoğlu tutuklanmıştı- geniş çaplı bir kampanyanın örgütlenmemiş olması nedeniyle sürecin Soyer’in ailesi ve avukatlarının açıklamaları ile sınırlı kalmasına yol açmış görünüyor. Bu durum CHP’ye oy verenlerin yüzde 37,3’ünün davayı hem siyasi hem hukuki bulması sonucunu doğurmasına neden olmuş olabilir. Davayı siyasi bulmaktan öte hem siyasi hem hukuki bulanların oranın yüksekliği doğrudan CHP İzmir örgütüne ve konuyu en azından belirli periyotlarla gündeme getirmesi gereken milletvekillerine eksi yazar.

*

Bu kadar siyasi analizin içinde bu kente belediye başkanı yapmış olan Soyer, 8 ayı aşkın bir süredir cezaevinde…

İş uzadıkça kamuoyundaki adalet duygusunun erozyona uğraması tehlikesi bulunuyor.

İzmir’in tutuklu bir başkanı olduğunu hatırlatmak, olanı biteni anlamak, yorumlamak ve anlatmak istedim.