AKP'de kavga vardı da biz mi yazmadık!

Abone Ol
CHP'den istifa ettik diye hayata bakış açımızdan ve fikri felsefemizden de istifa etmedik, çok şükür. İstifamın türlü nedenleri varsa da bunlar üzerinde durmanın da gereksiz ve yersiz olduğunu düşünüyorum. Her insanın kendine özgü bir kavgası vardır. Kimi ekmek kavgasında kimi de rant kavgasındadır. Kimi vardır sokak kavgasını çok sever. Ama benim kavgam daha bir başka… Benim kavgam 'AKP'nin yandaş müteahhitleri var çalıp, çırpıyorlar' diyerek seçim kazanıp, göreve geldikten sonra da aynı müteahhitlerle yola devam eden kişilerleydi. Benim kavgam kendi partilisine 'Zart diye yanıma geliyorsunuz' diyerek kovmaktan beter edip AKP'lilere şeker kolonya tutanlarlaydı. Benim kavgam geldiği yeri unutan zavallılarlaydı. Ki hala öyle ve inanıyorum ki eskisinden daha da güçlüyüm.
Doğru bildiğimi yazıp söylemekten hiçbir zaman geri durmadım. Susacaksın dediler susmadım. Yazma dediler yazdım. Bana göre AKP hırsızsa ve eğer çalıp çırpmışsa bunu kanıtlarıyla birlikte ortaya dökmek lazımdı. Deniz Feneri'ni, şunu bunu bir tarafa bırakalım. AKP yerel seçimlerde İzmir'in bir çok yerinde kaybetti. Peki elinde o kadar imkan ve veri olmasına rağmen hangi CHP'li belediye başkanının bir önceki döneme ait yolsuzluğu ortaya çıkardığına şahit oldunuz? Hiç! Peki gerçekten hiç yok mu? Bu konuda takdiri sizlere bırakıyorum. Ama bilin ki dün hangi müteahhitler iş yapıyorsa bugün yine onlar iş başında! Değişen bir şeyler varsa da ciddi bir orana sahip olduğunu düşünmüyorum. Kendi meclis üyelerinden gizli bir şekilde AKP'li meclis üyeleriyle buluşup önemli kararlarda istişare eden CHP'li başkanlar olduğunu biliyor musunuz? Peki denetim raporunda CHP'li başkanı aklayan AKP'li meclis üyesi var desem inanır mısınız? Sizin anlayacağınız al takke ver külah! Al birini vur ötekisini…
Sonra siz çıkar iki yazı yazar, eleştirirsiniz. Adınız CHP düşmanına çıkar. Sonrada 'Yılın en iyi AKP'li yazarı' ödülünü elinize veri verirler. Gücenirsiniz. Hatta canınız sıkılır ama yılmadan devam edersiniz. Taa ki sizin haklı olarak eleştirdiğiniz ama nedense birilerinin koruduğu kişinin ipliğini pazara çıkarıncaya kadar… İplik elbet bir gün pazara çıkacak ve kötülerin oyunu bozulacaktır. Hak yerini bir gün bulacak ve herkes hak ettiğini yaşayacaktır.
Ben AKP'nin ulaştırma dışındaki hiçbir icraatını beğenmeyen bir adamım! AKP'nin amaç ve politikalarını da doğru bulmuyorum. Ama kim ne derse desin bu kadar kötü politikaya rağmen halka yaklaşımlarında kimse ellerine su dökemez. Bazı CHP'li belediye başkanları kendi halkına selam vermekten acizken bugün Türkiye'nin herhangi bir yerinden herhangi bir adam açıp telefonu Bülent Arınç'la birebir konuşabilme imkanına sahip olduğunu biliyor muydunuz? Ben daha ne yazayım? AKP bugün % 54 ise bunun suçlusu ben değilim. Bu oylar ben sık sık CHP'yi yazıyorum, eleştiriyorum diye alınmadı. Kolayı seçip insanları karalamaktan vazgeçin. Yazan neyi yazarsa yazsın siz işinize ve özellikle de içinize bakın! O zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.
İşte daha birkaç gün önce AKP'li Bayraklı Belediye Meclis Üyesi İpek Özgür'ün delege seçimleri sırasında bir mahalle temsilcisi ile yaşadığı münakaşayı her yerde okudunuz. Üstelik bana göre olayın küçük olmasına rağmen medyada çok geniş yer buldu. CHP'de bu türden hadiseler daha çok yaşandığı için daha çok yazılıyor. Kimse ağırlıklı olarak bölge politikalarının yapıldığı bir haber sitesinde benden Başbakan'ı yazmamı beklemesin. Sitemizde bu türden yazıları kaleme alan değerli büyüklerimiz var. Ve hakikaten de inanılmaz bir entelektüel bakış açısına sahipler. Tayfun Maro mesela… Ya da Rıfat Serdaroğlu… Gönül hanım ve Ümit bey gibi bir sürü usta kalem…
Son olarak yeri gelmişken yazmakta da fayda görüyorum; şimdinin AKP İl Başkan Yardımcısı Mahmut Badem'in Ödemiş Belediye Başkanı olduğu dönemde yerel gazetede onu en ağır eleştiren adamlardan biriydim. Sayın başkan açar telefonu hal böyleyken böyle derdi. Hatalıysa özür diler haklıysa bilgilendirme yapardı. Şimdi sosyal demokrat geçinen adamlar bana Ödemiş gazetelerinde yazma sansürü koymuşlarsa kusura bakmayın da ben onları daha çok yazarım. Yazacağım da…

Not : İzmir'de il kongresi yapılmasına ilişkin yürütülen kampanya ile ilgili olarak genel merkezin bir girişimde bulunmayacağını ima eden CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır'ın 'CHP Genel Merkezi, Türkiye ve dünya gündemi ile meşgul. Parti içindeki herhangi bir ilin topladığı imza ile meşgul olmaz' açıklamasını zihinlerinize havale ediyorum. O halde buradan anlaşılıyor ki 'Herkes İçin CHP' sloganı rafa kalktı. Koca İzmir delegasyonunun yarıdan fazlası kongre isteyecek ve bunu noterde verilen imzalar kanalıyla genel merkeze iletecek genel merkezde meşgul olmayacak! Alın size Yeni CHP…