Güncel

Ahbap soruşturması kapsamında gözaltına alınan avukat Ece Güner’in ifadesi ortaya çıktı

Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan avukat Ece Güner’in ifadesi ortaya çıktı.

Abone Ol

Güner ifadesinde, “Deprem bölgesindeki acil ihtiyaçların dernek üzerinden faturalandırılamaması gerekçesiyle nakit problemi yaşadıklarını söyleyerek borç olarak istedi. Ben de Haluk Levent’in göndermiş olduğu kişilerin hesabına parayı transfer ettim. Niye bu kişilerin hesabına para gönderiyorum diye sorduğumda, bu arkadaşların sahada olduğunu ve acil olarak o bölgede kullanılacağı için bu şekilde bir yol izlediğini söyledi” dedi.

‘BAHANELER SUNARAK BENDEN BORÇ PARA İSTEDİ’
Ece Güner emniyetteki ifadesinde, “Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bundan ötürü de etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. Ben bu derneğe son 5-6 yıldır bağış yapmaktayım. Özellikle deprem zamanında yüklü miktarda bağışlarda bulundum. Kimseyle bir yakınlık kurmadım. Kimse bizzat yanıma gelip bağış istemedi. Ben Ahbap Derneği’nin kuruluşu ve yapısı ile ilgili hiçbir bilgi sahibi değilim. Bağışları sosyal medya üzerinden verilen IBAN numaraları üzerinden gerçekleştirdim. Ahbap Derneği’nin hesaplarının kimler tarafından kullanıldığını bilmiyorum. Benim bağışlarım sonrasında Haluk Levent bana telefon numaramdan ulaştı. Ben de yaptığım yardımların görülmesini, duyulmasını çok istemiyordum. Levent ile görüşmeyi çok istememiştim. 2023 Mayıs-Haziran ayları arasında Levent ofisime geldi. Kendisiyle ilk yüz yüze tanışmam bu şekilde gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra da kendisi deprem bölgesinde yaşanan problemlerden ötürü bahaneler sunarak benden borç para istemeye başladı. Benden ilk etapta 300-400 bin dolar civarında para istedi. Benim de o dönemde ev alma planlarım bulunmaktaydı. Bankada da yüklü miktarda boşta duran nakitim vardı. Bu dönemde 300-400 bin dolar parayı Levent’in söylemiş olduğu kişilerin hesaplarına, dolar bedelleri yazılı olarak 'borç' açıklamasıyla yolladım. Levent parayı yollamış olduğum hesap sahibi kişiler üzerinden tekrar bana ödedi. Bu olayın aynısı iki hafta içinde yine deprem bölgesindeki acil ihtiyaçların dernek üzerinden faturalandırılamaması gerekçesiyle nakit problemi yaşadıklarını söyleyerek borç olarak istedi. Ben de bana Levent’in göndermiş olduğu kişilerin hesabına parayı transfer ettim. Niye bu kişilerin hesabına para gönderiyorum diye sorduğumda, bu arkadaşların sahada olduğunu ve acil olarak o bölgede kullanılacağı için bu şekilde bir yol izlediğini söyledi. Bu yollamış olduğum tutarı da iki üç hafta içerisinde geriye ödedi. Bu şekilde benim zaten güvenimi kazandı” dedi.

‘BORÇLARI UZUN UĞRAŞLAR SONUCU ALDIM’
Güner, “2023 yılı Ağustos ayında Levent, Ahbap Derneği’nin öncülüğünde büyük bir teknoloji parkının kurulacağını ve bunu bir hayırsever iş adamının üstlendiğini, bu iş adamının 3 milyon dolar civarında yardımı olacağını bahsetti. Bu iş adamının daha sonra bir vergi problemi nedeniyle geçici olarak parasının bloke olduğunu söyledi ve Ahbap Derneği olarak bu projeyle ilgili birçok taahhütte bulunduklarını, gerçekleştiremezlerse dernek adına yıkım olacağını, isminin kirlenebileceğini bana söyledi. İlk etapta benden 3 milyon dolar borç istedi. Ben de bu kadar bir paramın olmadığını söyledim. Sonra ısrarlarla tekrar beni aradı. Ben de daha önceden vermiş olduğum borçları süresinde geri ödediği için kendisine güvenerek Levent’in bana yollamış olduğu başkalarına ait IBAN numaraları üzerinden 1 milyon dolar civarı paranın TL karşılığını, açıklamasına dolar miktarı ve ‘borç’ açıklamasıyla gönderdim. Teknoloji parkı için bağış yapacağı söylenen iş adamının Ahbap Derneği’ne bağış yapacağını ancak benden istemiş olduğu paranın bağış değil de borç olduğu için derneğe değil de bu parayı kişi hesaplarına göndermemi istedi. Bana geriye ödeyeceğini beyan etti. Bir ay sonra bana borcunu ödemedi. Bana bahaneler sundu, bana yaklaşık üç ay sonra borcu ödeyebileceğini söyleyerek uzun uzun hikayeler anlattı. Benden borcunu ödememesine rağmen tekrar tekrar ilave borç taleplerinde bulundu. Bana sürekli kendisinin ve ailesinin sağlığıyla alakalı acıma hissi uyandıran hikayeler anlatırdı. Bunun sonrasında Levent benden tekrar borç para talebinde bulundu. Ben 1 milyon dolar borcun üzerine 570 bin dolar karşılığı TL olarak ve yine açıklamasında her birinin dolar bedeli ve borç olduğu belirterek yolladım. Yani kendisine toplamda 1 milyon 570 bin dolar karşılığı TL olarak borç para vermiş oldum. Haluk Levent ile borcu için kendi imzasıyla bir tutanak altına aldık. Vermiş olduğum bu borçları uzun süren uğraşlar sonucunda aldım. Vermiş olduğum ve sürüncemede kalan borçları alabilmek için avukatım devreye girdi ve Levent’e borcunu ödemezse hukuki yollara başvuracağımızı söyledikten sonra kendisi bana borçlarını peyderpey ödemeye başladı. Borçlarımın tamamına yakınının dolar karşılığını TL olarak ödedi” dedi.

PARALARIN NEREDE KULLANILDIĞINI BİLMİYORUM’
Güner, “Emrah Gödeliner’i tanımıyorum ancak Levent’in bana göndermiş olduğu IBAN sahiplerinden biri olmasından dolayı ismini hatırlıyorum. Kendisiyle tanışıklığım yoktur. Zafer Yay’ı tanımıyorum ancak Haluk Levent’in bana göndermiş olduğu IBAN sahiplerinden biri olmasından dolayı ismini hatırlıyorum. Yeliz Kaya’yı tanımıyorum ancak Haluk Levent’in bana göndermiş olduğu IBAN sahiplerinden biri olmasından dolayı ismini hatırlıyorum. Kendisiyle tanışıklığım yoktur. Göndermiş olduğum paraların kaynağı olarak bu paralar benim yıllarca yaptığım birikimlerimden kaynaklanan mesleki kazançlarımdır. Ben borç paraları Levent’in belirttiği kişilerin hesabına gönderdim ancak Levent’in bu paraları nerede kullandığını bilmiyorum. Yeliz Kaya, Emrah Gödeliner ve Zafer Yay’a gönderilen ve tarafıma tekrar geri ödenen paralar toplandığında yaklaşık olarak benim Haluk Levent’e dolar karşılığı TL olarak borç verdiğim meblağa denk geldiği görülecektir. Toplam gelen para ile giden para arasındaki ufak fark kur farkından kaynaklanmaktadır. Zaten vermiş olduğum borcun tamamını alamadığımı da beyan etmiştim. Hayatım boyunca kanunlara uygun yaşadım. Dürüst bir hayat sürdüm, vergilerimi eksiksiz ödedim. Vergilerimin dışında zekâtımı da ödedim. Ben burada iyi kalplılığımın, yardımseverliğimin suistimal edildiğini düşünüyorum. Benim yapmış olduğum hiçbir usulsüz durum söz konusu değildir. Benim gibi mağdur olan kişilerin de ayıklanarak serbest bırakılmasını istiyorum” dedi.