Ağzı olan konuşuyor!..

Abone Ol
Yazın en sıcak günlerinde ortaya çıkan 'futbolda şike' sorgulaması, liglerin de ertelenmesine neden olunca, takımlar hazırlık kampı sürecini ister istemez uzattılar...
Bu durum kimilerine göre sıcaklıkları etken göstererek 'uygun' karşılandı; erken yüklemeyi seçen kimilerince de 'havaları bozulduğu', 'futbolcunun psikolojisi değiştiği' gerekçeleriyle 'uygunsuz' bir durum oldu!..
Böyle durumlarda dedikodu alır başını gider!
Herkes bir şeyler söyler, her kafadan bir ses çıkar anlayacağınız!..
İzmir'de Süper Lig takımı yok. Ege'nin tek temsilcisi Manisaspor. Siyah-beyazlılar ligin ertelenmesi sürecinde öyle bir deprem yaşadı ki, sarsıntı teknik heyeti tümüyle yok etti!..
İki yardımcısı yönetim ile aralarındaki anlaşmazlığı gerekçe göstererek ayrılan Hikmet Karaman, 'Yedi aydır teknik heyete para ödenmiyor. Bir de bu sezon için ücretlerimizde indirime gideceği söylenince her şeyin tuzu biberi oldu' diyerek, istifasını başkan Kenan Yaralı'ya verip kentten ayrıldı...
Bu gelişme, Ege'de geçen haftanın en büyük olayı oldu. Çünkü, Karaman ve ekibi, geçtiğimiz sezon sıfır puanla aldıkları Manisaspor'un iyi bir çıkış yakalamasını sağlamış, yeni sezon için ise çıtayı daha da yükseltmişlerdi...
Ne var ki, herşey düşünüldüğü gibi olmuyor; Görüldüğü üzere evdeki hesap çarşıya uymuyor!
X
Altay için yeni yönetimin ilk çalışmalarını, lige başlangıcını görmeden bir yorum yapmayı uygun görmemiştim...
Başkanlığa dördüncü deneyiminde oturan Ömer Hızlıok'un, seçilir seçilmez kucağında bulduğu sorunlar yumağını bilmeyen yok!
Öncelikle teknik adam ve yardımcıları, ardından sportif direktör ve hemen sonrasında transferde kat edilen yol Hızlıok ve ekibinin işe önceden planlanmış bir şekilde girdiğini gösteriyor.
Yeni seçilmiş yönetimin önünde şimdi ligler başlayıncaya değin bir bekleme süreci var. Bu arada 15 Ağustos'ta Türkiye Futbol Federasyonu'nun şike dosyası ile ilgili olarak bir açıklama yapabileceği bildiriliyor ki, bu açıklamadan hem Altay'ın hem de Bucaspor'un liglerin yeniden şekillenmesi durumunda beklentilerinin olduğunu geçtiğimiz hafta vurgulamıştık...
Bu bekleyiş umutla sürerken... Yönetim boş durmayıp hangi koşullarda, nerede durması gerektiğinin hazırlıklarını da yaparken...
Birileri boş durmayıp, köşe başlarında dedikodu üretmeyi sürdürüyorlar ne yazık ki!..
Kimilerinin bir yerlerden destekli, kimilerinin ise geçmişten bu yana Alsancak Kıbrıs Şehitleri'nde her daim buluşmalarda 'En Büyük Altaylı' ve en iyi yönetici örnekleri olarak katıldıkları bu dedikodu ekseninde üretilenler bazen komik olmanın da ötesine geçiyor ne yazık ki!..
Yok efendim Hızlıok, yönetimine Altay üyesi olmayan 3 kişiyi almış da, bu durum tüzüğe aykırıymış. Bu dedikoduyu yayanların, tüzükten bir haber oldukları kısa sürede çıktı ortaya!..
Neymiş, 'Taraftar ile bir olup imza toplayarak işbaşına gelenler için de akıbet birdir' diyerek; Hızlıok'a aba altından sopa göstermeler!..
Şimdi, böylesi bir dedikodulara ne denir?
Hızlıok, anlaşılan o ki, kulağını tıkamış işine bakıyor...
Bu yıl 2. Lig'de mücadele edecek olmanın yıkımını yaşayan yüzüncü yılını kutlamaya yaklaşan Altay'da bu tür dedikodular camiayı da, taraftarı da, şu anda görev yapan insanları da çileden çıkarıyor...
X
Dedikodu, salt Altay'a özgü bir olay değil!..
Bucaspor için de geçerli!
Şeref Üstündağ yönetiminin internet siteleri üzerinden eleştirilmesi, yıpratılmaya çalışılması, istifa çağrıları dedikodu ürünü değil de ne ola ki?
Bir zamanlar, Göztepe'yi de, Karşıyaka'yı da bu tür dedikodular çok yıpratmıştı...
Şimdi diğerleri üzerine oynanıyor ne yazık ki!
İşte İzmir bu nedenle kazandığı değerleri de koruyamıyor!..
Ve herkesin birbirinin ayağından çekmesiyle alt liglerde debelenip duruyor!..