Ağıt yakmakla olmaz

Abone Ol
Silvan kırsalında ormanlık arazide operasyon yapan askerlerimizden 13'ü şehit oldu. Genel Kurmayın verdiği haber doğru ise, erlerin ormanlık arazide, öğle yemeği sırasında atılan el bombalarının çıkardığı yangın sonucunda şehit olmuşlar. Olayın gelişmesi bu ise, erleri çevrede güvenlik tedbiri almadan oraya süren komuta kademesindeki herkesin apoletlerini sökmek lazım, buna Genel Kurmay kademesindeki karar vericiler de dahil.

Ormanlık araziye topluca girilmez. Yangına karşı erlerin çakmakları dahi toplatılır. Gerillanın erleri kuşatıp ormanı ateşe verebilecekleri büyük bir ihtimal dahilinde değil mi. Yemek vardiyalı yenilir, erlerin birbirlerini görebileceği, duyabileceği mesafede çember oluşturularak nöbet tutulur. Operasyona havadan destek verilmesi şarttır. Operasyon için güvenlik şartlarını yerine getiremeyenlere komutan denilebilir mi? Bu kadar basit tedbirleri alamamayı hemen hemen imkansız görüyorum. Acaba giden takımda köstebek mi var? Komuta kademesinde mi köstebek, bunları bulup çıkarmak lazım. Yoksa eskiden olduğu gibi ağıt yakmaya devam ederiz. Bu kaçıncı ihmal, aileler evlatlarını düşüncesizce çatışmaya sürülsün şehit olsunlar diye mi askere gönderiyor. Operasyona giden 70-80 kişi ise bu askerlerin başında bir yüzbaşı yok mu? Yüzbaşı yoktu, üsteğmen, teğmen demi yoktu. Onlarda yoktu astsubay da bulamadınız mı?

Şimdiye kadar çok yazdım, söyledim. Dünyada hiçbir ülkenin düzenli ordusu gerilla ile baş edememiştir. Bu gerçeği bizim askeri yönetim de biliyor, ama işi ehil olan özel harekat birliklerine devretmiyor. Nedeni ise 'harp hali deyip kayıt kuyuttan uzak durup harcamalarda serbest olmak' deniliyor. Bazı insanlar bana bizim askeri yönetim de vicdan ile cüzdan arasında sıkışıklardan mı diye soruyorlar.

Askerin hareket hali herkes tarafından görülebilir. Pusuya düşürülmeleri çok kolaydır. Askeri araç hedeftir, güzergahı yoldur. Gündüz külahlı gece silahlı dolaşanlar askeri hedefleri kolayca takip eder ve vururlar.

Askerin iç güvenlikte böyle kullanılması yanlıştır. Güney doğuda harp hali varmış gibi göstererek ordunun orada çatışmaya girmesi ve yönetim hataları sonucu binlerce şehit vermesi ileride telafisi imkansız durum çıkaracaktır. Ordu sınırı beklemeli Özel Harekat birimleri ise bölge içinde kanunları ihlal eden ayrılıkçıları, teröristleri, katilleri takip etmelidir. Ülkenin iç güvenliği orduya bırakılamaz. Altmışlı yıllarda hükümet orduyu iç güvenlikte kullanmak istediğinde o günün komutanları, hükümete lütfen bizi iç güvenlikte kullanmayın diye ricada bulunurlardı. Dünyanın ikinci büyük ordusu baldırı çıplak beş on bin eşkıya ile yirmi beş yıldır baş edemediği görülmüyor mu? Bir yirmi beş yıl daha geçse yine baş edemeyeceği anlaşılmıyor mu? Ordunun savaşabilmesi için, cephe lazım, hat lazım, düşmanın tanımı lazım. İki ordu karşı karşıya gelmesi ile mücadele yapılır. Burada ne var, kendisine gerilla diyen ayrılıkçı beş on bin kişi var, bunlarla mücadele yöntemleri, düzenli ordu savaş kaidelerinden farklı, Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Yine boşuna yazdığımı zannediyorum