Dünyadan

ABD ve Suudi Arabistan Irak’ı vurdu: İran destekli milisler hedefte

ABD ve Suudi Arabistan, Suudi petrol tesislerine yönelik insansız hava aracı saldırılarından sorumlu tuttukları Irak’taki İran destekli silahlı grupları hedef aldı. Saldırılar, Irak siyasetinde ve güvenlik yapılanmasında önemli bir etkiye sahip olan milis güçlerini yeniden gündeme taşıdı.

Abone Ol

ABD ve Suudi Arabistan, Irak’ta faaliyet gösteren İran destekli silahlı gruplara yönelik saldırılar düzenledi.

İki ülke, hedef alınan grupların Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik insansız hava aracı saldırılarından sorumlu olduğunu savundu.

Saldırıların ardından, Irak’ta hem askeri hem de siyasi açıdan geniş bir etki alanına sahip olan İran destekli milislerin gücü yeniden tartışılmaya başlandı.

İRAN’IN IRAK’TAKİ ETKİSİ NASIL ARTTI?
İran destekli Şii silahlı gruplar, ABD öncülüğündeki güçlerin 2003 yılında Irak’ı işgal ederek Saddam Hüseyin yönetimini devirmesinin ardından güç kazandı.

Tahran yönetimi, sonraki yıllarda Irak’ın siyasi ve güvenlik kurumları üzerindeki etkisini artırırken, söz konusu gruplara mali yardım, silah ve askeri eğitim sağladı.

Milisler zamanla ateş gücü bakımından Irak ordusuyla yarışabilecek kapasiteye ulaştı. Gruplar yalnızca askeri alanda değil, Irak’ın siyasi, ekonomik ve toplumsal yapısında da etkili hale geldi.

Çeşitli ticari ağlar kuran milislerle bağlantılı isimler, parlamentoda ve hükümet kurumlarında da görev almaya başladı.

50 BİN SİLAHLI MİLİTAN
İran destekli grupların büyük bölümü, “Irak İslami Direnişi” adı verilen çatı örgüt içinde faaliyet gösteriyor.

Güvenlik kaynaklarına göre yaklaşık 10 radikal Şii silahlı grubun yer aldığı yapı, toplam 50 bin civarında savaşçıya sahip.

Grupların cephaneliğinde uzun menzilli füzeler, insansız hava araçları ve uçaksavar sistemleri bulunuyor.

İran’ın bölgesel vekil güç ağının önemli unsurlarından biri olan Irak İslami Direnişi, Gazze’de savaşın başladığı 2023 yılından bu yana İsrail’e ve Irak ile Suriye’deki ABD güçlerine onlarca füze ve İHA saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Donald Trump yönetimi ise Irak hükümetine, söz konusu silahlı grupların faaliyetlerini sınırlandırması için baskı yapıyor.

EN GÜÇLÜ GRUP: KETAİB HİZBULLAH
Irak İslami Direnişi içindeki en güçlü yapılardan biri Ketaib Hizbullah olarak gösteriliyor.

İran’a en yakın silahlı gruplardan biri olan örgüt, 2000’li yılların ortasında Ebu Mehdi el-Mühendis tarafından kuruldu.

Mühendis, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile birlikte 2020 yılında Bağdat’ta düzenlenen ABD hava saldırısında öldürüldü.

Ketaib Hizbullah, kuruluşundan kısa süre sonra askeri ve diplomatik hedeflere yönelik saldırılarıyla tanındı. Grubun keskin nişancı saldırıları, roket ve havan atışları ile yol kenarına yerleştirilen bombalar kullandığı belirtildi.

ABD Ulusal İstihbaratı’na göre örgütün 10 bine yakın üyesi bulunuyor. Iraklı yetkililer ve örgüt üyeleri, grubun İHA’lar, roketler ve kısa menzilli balistik füzelere sahip olduğunu belirtiyor.

ABD ordusu, geçmiş yıllarda Ketaib Hizbullah’a ait mevzileri, üsleri, eğitim alanlarını ve lojistik merkezlerini birçok kez hedef aldı.

Grup ise Irak hükümetinin ABD güçlerine yönelik saldırıların durdurulması çağrılarına rağmen faaliyetlerini sürdürdü.

Ketaib Hizbullah, Suriye’deki iç savaş sırasında diğer Şii milislerle birlikte çoğunluğu Sünni olan silahlı muhalif gruplara karşı savaştı.

Örgüt, bazı yüksek profilli kaçırma eylemlerini de üstlendi. Iraklı yetkililere göre İsrail ve Rusya vatandaşı doktora öğrencisi Elizabeth Tsurkov, 2023 yılında araştırma yapmak amacıyla bulunduğu Irak’ta örgüt tarafından kaçırıldı.

ASAİB EHLİL HAK’IN LİDERİ HAZALİ
Irak’taki diğer etkili silahlı yapılardan biri de Asaib Ehlil Hak olarak bilinen “Hak Ehli Birliği”.

Grubun liderliğini, 1974 yılında Bağdat’ın yoksul Sadr bölgesinde doğan Kays el-Hazali yürütüyor.

Hazali, son yıllarda siyasi profilini güçlendirmeye ve Irak’ın önde gelen siyasetçilerinden biri haline gelmeye çalışıyor.

ABD işgalinin ardından yaşanan çatışmalı dönemde öne çıkan Hazali, 2007 yılında Kerbela’daki bir hükümet binasına düzenlenen ve beş ABD askerinin öldüğü saldırıdaki rolü nedeniyle Amerikan güçlerince gözaltına alındı.

Hazali, Irak’taki bir ABD cezaevinde yaklaşık üç yıl tutulduktan sonra serbest bırakıldı.

Hazali, bir dönem Şii din adamı Mukteda es-Sadr’ın Mehdi Ordusu içinde ABD güçlerine karşı savaştı. Ancak 2006 yılında kendi silahlı örgütünü kurdu.

IŞİD’in 2014 yılında Irak’ın geniş bölgelerini ele geçirmesinin ardından Hazali ve örgüt üyeleri, ülkenin kuzeyinde IŞİD’e karşı yürütülen çatışmalara katıldı.

Hazali, 2020 yılında IŞİD’in yenilgiye uğratılmasının ardından ABD askerlerinin Irak’ta kalması için gerekçe bulunmadığını savundu. ABD güçlerinin çekilmemesi halinde “işgalci” olarak kabul edileceğini söyledi.

SİYASETTE DE ETKİLİ
Silahlı bir grubun lideri olmasına karşın Hazali, Gazze savaşı sırasında ABD askeri tesislerine düzenlenen bazı milis saldırılarının dışında kaldı.

Hazali’ye bağlı siyasi yapının Irak Eğitim Bakanlığı üzerinde de etkili olduğu belirtildi.

Hazali, örgütünün 2006-2007 yıllarında Irak’taki mezhep çatışmaları sırasında binlerce kişinin ölümünde rol aldığı yönündeki suçlamaları ise reddetti.