ABD ve ‘İnsanlık’

Abone Ol
Şayet ülkelerarası bir komedi derecelendirme kuruluşu olsaydı, kesinlikle ABD birinciliği kimselere kaptırmazdı. Muhtemelen liste İngiltere, Fransa, Almanya diye sıralanır giderdi.
ABD Başkanı Barack Obama yazılı bir açıklama yaparak 'Suriye'nin geleceği halkı tarafından belirlenmeli fakat Devlet Başkanı Beşar Esad onların yolunda duruyor. Hapsetme, işkence ve katliam devam ederken…' diye devam eden bir açıklama yapıyor. İşin özü 'Esad'a git' çağrısı. Arkasından malum koro İngiltere, Fransa, Almanya hiç zaman kaybetmeden aynı türküyü söylemeye başlıyor. Ardından da tabii ABD'nin emir eri Birleşmiş Milletler.
Tanklar şehirleri bombalıyor, ölü sayısı binlerle ifade ediliyor, bu açıklamanın neresi komik dediğinizi duyar gibiyim! Biraz sabır lütfen…
'İnsanlığa karşı işlenmiş suç' olarak nitelendirilen Esad'ın muhaliflere karşı yaptığı uygulamalar değil mi? Şimdi ABD yönetimince yapılan bu 'insani' açıklamayı bir resim olarak kabul edelim, anılacak olayları da başka resimler. Yan yana koyarak iki resme aynı anda bakmaya çalışalım.
Yıl 2003. ABD halkı Saddam'ın zulmünden kurtarma ve 'özgürleştirmek' üzere Irak'ı işgal eder. İşgale direnç gösterenlere hangi 'insani' muamele uygulanır? Etrafa gülücükler dağıtan Amerikan askerleri, ellerinde orkideler, menekşeler, şebboylarla süslenmiş demet demet çiçeklerle muhaliflerin kapısını çalarak, tavla partisine mi davet ettiler?
Şimdi masanın üzerinde, tam önünüzde Esad'ın halkına uyguladığı zulmün fotoğrafı var hemen yanında ise Irak'taki muhaliflerin direncine karşılık ABD'nin haftalarca kuşatma altında tuttuğu Felluce'de yaşananların fotoğrafı! Yıkılmış bir şehir, kan gölüne dönüşmüş sokaklar, binlerce yaralı, yüzlerce ölü… Ve bir resim daha o da çok net! Felluce'de ne olup bittiğine simge olmuş bir resim… Bir camide yaşananlar… Yaralı insanların ABD askerlerince yattıkları yerde hunharca kurşunlanması…
Hala komik değil mi ABD başkanının yaptığı 'insani 'açıklama! Peki öyleyse…
Irak'ta ABD işgaline direnç gösteren muhalifler şayet öldürülmemişlerse gidecekleri yer olan Guantanamo üssündeki 5 yıldızlı konaklamaya götüreyim sizi de gözleriniz 'insanlık' görsün!
Cinsel taciz, suya batırma, elektrik verme, yüksek sesle müzik dinletme, köpeklerle korkutma, uykusuz bırakma, soğuk hücrelerde izole etme, güneşe çıkarmama, yemekten mahrum etme gibi aktiviteler ile sizi Guantanamo Komutanı David Thomas karşılayabilir, 'yaptıklarımız gurur verici' diyerek.
Yine mi olmadı? Biraz daha gerilere gideceğiz anlaşılan… Olaylar üzerinden mi, gün gün mü, ortaya karışık mı tarihte gezinti istersiniz?

Soykırım uygulanan milyonlarca Kızılderili'den başlayalım mı? Çok mu gerilere gittik... Peki daha yakına gelelim... Hiroşima ve Nagazaki'ye ne dersiniz? İsterseniz bir uğrayalım, ABD tarafından kül edilmiş bedenleri selamlarız. Yok edilmiş doğasıyla bütünleşir, yıkılmış şehirlerin sokaklarında biraz turlarız... Sonra ver elini Vietnam… Çay molası veririz Saygon zindanlarında. Yaklaşık 485 bin askeri ile girdiği Vietnam'ı attığı 15 milyon ton bomba ile nasıl gül bahçesine çevirdiğinin hikayesini dinleriz bilgelerden.
Şayet bunları da yeterli bulmadıysanız oldukça sabırlısınız demektir. Lakin ABD'nin 'insani' uygulamaları öyle birkaç makale ile anlatılacak türden değil. Emin olun ki size sunulacak olan ciltler dolusu kitaplar olacaktır.