A Takımı iktidar yürüyüşü (!), Osman Özgüven'in CHP'den ihracı

Abone Ol
SHP-CHP birleşme kurultayında Genel Başkan seçilen Hikmet ÇETİN, kısa bir süre sonra bu görevi Baykal’’a bırakacaktı.’¶ SHP engelini ortadan kaldıran Baykal, beklentilerin aksine bu partiden çok az sayıda isme Parti Meclisi’’nde yer vermiş, Genel Sekreterliğe de Adnan KESKİN’’i getirmişti. Birleşen bu iki partinin asgari oy tabanının %18 olduğunu düşünen Baykal, Onursal Genel Başkan Erdal İnönü ve Hikmet Çetin’’in itidalli davranış çağrılarına rağmen derhal erken seçim çağrısı ile DYP-CHP koalisyonunu bozmuştur.

Bozulan koalisyonun yerine yine DYP-CHP seçim hükumeti kurulmuş, Baykal da Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevi üstlenmişti. Bu görevin ilk haftasında, ABD Eski Başkanı Bill CLINTON’’ın deyimiyle beş keçinin otlayacağı büyüklükteki Kardak kayalıkları için Yunanistan ile savaşın eşiğine gelinmişti. CHP dışındaki siyasi partiler yoğun biçimde seçim çalışmaları yaparken, Baykal tüm mesaisini bu krizin çözümü için Avrupa başkentlerinde geçirmiş, bu durumu Türkiye’’nin çıkarlarını parti çıkarlarından önde tutan lider olarak gösterme çabaları da bir işe yaramamıştır.

Adayların merkez yoklaması ile tespit edileceğinin açıklanması yerel örgütlerde yoğun tepkilere yol açmış, öncülüğünü İzmir’’in yaptığı bir organizasyola binlerce partili Genel Merkezin önünde toplansa da Baykal kararından vazgeçmemiş, listeler açıklandığında seçilecek sıraların Baykal’’ın yakın arkadaşlarınca paylaşıldığı, SHP kökenlilerden ise A.Güven Gürkan, Onur Kumbaracıbaşı, Hikmet Çetin, Murat Karayalçın dışında kimseye yer verilmediği görülmüştü. Parti Meclisi’’nin oluşumundan sonra, milletvekili listelerinden de dışlanan SHP kökenliler, aldatılmışlık hissi ile, 1992’’de kurultay salonunda bıraktıkları kılıçlarını üç yıl sonra yeniden kınından çıkarmışlardır.

CHP’’nin isteği ile girilen erken seçimlerde diğer partiler Türkiye’’yi turlarken, CHP yönetimi kapmanyaya son hafta gazete ilanları ve billboard afişleri ile başlamış, %25 kadın kotasının uygulandığı partide, aralarında Baykal ve Karayalçın’’ın da bulunduğu on erkeğin ’“A Takımı iktidara yürüyor’” resimli afişleri kadın örgütlerinin tepkisini almıştır.
Tanınmış bir gazetecinin eşine ait bir şirkete sipariş edilen milyonlarca afiş ve broşüre rağmen ciddi malzeme sıkıntısı yaşanmış, seçime bir iki gün kala gönderilen afiş ve broşürler ise yerel örgütlerin işine yaramamıştır. Bu durum ilerleyen günlerde bazı Parti Meclisi üyeleri ve il başkanlarınca parti üst yönetimi hakkında ciddi yolsuzluk söylentilerine malzeme yapılmıştır.
CHP açısından asgari %18 oy beklentisi ile girilen seçimlerde Türkiye barajı az bir farkla aşılabilmiş alınan %10.7 oyla 49 Milletvekili çıkarılabilmiştir. Seçimlerden sonra toplanan Parti Meclisi’’nde söz alan Halil Çulhaoğlu ’“Seçim sonucunun ağır bir yenilgi olduğunu, Parti Meclisine bile getirilmeden Yeni Sol adlı uyduruk bir söylemin parti programı olarak açıklandığını, seçim harcamalarının ise şeffaf olmadığını, dolayısıyla PM’’ce incelenmesi gerektiğini’” belirten sert bir konuşma yapmıştı. Bu tartışmalar bilahare yerel örgütlerde de yaşanmış İzmir İl Başkanı Osman ÖZGÜVEN’’in koordinasyonunda Muğla’’da bir araya gelen sekiz il başkanı da, Çulhaoğluna benzer açıklamalar yapmıştı.

Bornova İlçe Örgütü yemeğinde aralarında çok sayıda Baykal yandaşının da bulunduğu yüzlece partili önünde konuşan İl Başkanı Özgüven, iddiasını daha da ileri götürerek ’“Parti üst yönetiminin partinin paralarını usulsüz harcadığını, bazı yöneticilerin altlarına sıfır lüks arabalar çektiğini, bu konuda elinde belgeler olduğunu’” açıklamıştır.

Hakkında her türlü siyasi eleştiri yapılsa bile akçeli işlerden uzak durmakla tanınan bir lider için son derece ağır olan bu iddiaların soruşturma konusu yapılması için yaptığım başvuru üzerine İzmir’’e gelen Genel Sekreter Yardımcısı Atila SAV’’ca yapılan inlemeler sonucunda İl Başkanı Osman Özgüven ve aynı iddiaları seslendiren yardımcısı Uğur Yelekli hakkında partiden ihraç kararı alınacaktı.

Osman Özgüven, bir müddet sonra dönemin İl Başkanı Bülent Baratalı’’nın girişimleri ile affedilerek, Dikili Belediye Başkan adayı gösterilecek, tekrar partiden istifa edecek ve 2009 Yerel Seçimlerinde tekrar CHP’’den aday gösterilecekti. Yardımcısı Uğur Yelekli ise cezası affedilip önce Konak, sonra Karabağlar İlçe Başkanlığına atanacak son olarak da Konak Belediye Meclis üyeliği ile ödüllendirilecekti. Böylelikle Bület BARATALI’’nın iddia ettiği gibi Baykal yalnızca kendisine küfredenleri değil, en hassas olduğu dürüstlük imajına da saldırıda bulunanları affetmekle kalmayıp, ödül de verdiği kanıtlanmış olacaktı.