Bugün, yıllar sonra İzmir'e kar yağdı…
İzmir'de kar yağdı mı sadece o konuşulur, fotoğraflanır, yaşanır…
Normaldir, çünkü 10 yılda bir yaşarız bu doğa olayını…
Sabah 7.30 civarı falandı, İstanbul'u ailemi aradım ''gökten beyaz beyaz bir şeyler yağıyor, şaşkınım'' dedim… ''Kardır o kar, merak etme, tüm yurdu etkisi altına alan kardan sizin payınıza düşendir'' dediler…
Nasıl mutlu oldum, bir çırpıda hazırlandım…
Sabah 09.00 civarı evden çıktım, meğer herkes bugünü bekliyormuş… Caddede sokakta bir bayram havası ki, sormayın gitsin…
Sabahın köründe herkesin yüzünde şaşkınlıkla mutluluk karışımı bir ifade, herkes birbirine gülümseyerek bakıyor… Yaşlı başlı teyzelerden kerli felli amcalara kadar herkes birbirine kartopu atıyor, birbirinin fotoğrafını çekiyor…
Demek, 2 santimlik karmış, İzmir halkının kaynaşmasını sağlayacak şey dedim kendi kendime…
Kar yağışına bu denli sevinen mutlu olan tek kent, bizim kentimiz…
Eeeee, 10 yılda bir yağarsa olacağı bu… En son 2002 yılında görmüştük yanlış hatırlamıyorsam… Bir dahaki de artık 2022'de olur…
Uzun lafın kısası sabah kara uyanmak bayağı bir güzelmiş…
Ofise gelir gelmez, yoğunluk hafifleyince kartopu oynamaya karar verdik…
Hatta sevgili Ümit'in dünya tatlısı Melike'si de evden bir havuçla iki zeytini kaptığı gibi soluğu bizim ofiste aldı…
Daha sabahtan öğleden sonrayı haylazlık günü ilan ettik, eee bu karın tadını çıkarmak lazım, bir daha 10 yıl görememek var…
Ama heyhat…. Şu an daha akşam bile olmadı ama ortada ne kar kaldı ne bir şey… Elimizde bir havuç iki zeytinle kalakaldık…
Ama olsun, 3-4 saatliğine de olsa, İzmir'e de kar yağdı, yüzümüz güldü her şeyi unutup çocuklar gibi şen şakraktık…
Ve en önemlisi de ne insanlar yollarda perişan oldu ne de yaşam aksadı…
Eeee hani İzmir koca bir köydü…
Böyle köye can kurban, darısı İstanbul ve Ankara'nın başına…
Böyle köye can kurban, darısı İstanbul ve Ankara'nın başına…