21 Eylül’’de ’“İÇİM ACIYOR’” başlıklı yazımda, demokratik tepkimizi ortaya koymanın şekilleri üzerine görüşlerinizi rica etmiştim. Çok sayıda öneri geldi. Gönderenlere teşekkür ederim.’¶
Önerilerden bazılarını sizlerle paylaşmak isterim.
*29 Ekim Cumhuriyet Bayramında, Hakkari’’deki ’“ADLARI İLE GÜNEŞİ YÜKSELTENLER ANITI’”NA ziyaret,
* PKK teröristlerinin giriş yaptığı Habur Sınır kapısında en az 50 bin kişi ile toplanıp, o bölgeyi, şanlı bayraklarımızla donatıp bu çapulcuların izlerini silmek,
* Diyarbakır’’da, Cumhuriyete, Devletimize, Bayrağımıza ve Atatürk’’e inanan Kürt kardeşlerimizle beraber, tarihin en büyük mitingini yapmak ve kardeşliğimizi tüm dünyaya haykırmak.
* Dağdakiler kıymetli ise dağa çıkmak,
* AKP Milletvekillerine mesaj, e-posta, mektupla sağduyuya çağrıda bulunmak,
Bu ve benzeri konularda çok sayıda e-posta aldım. Bunların değerlendirilmesini bir süre sonra birlikte yapacağız.
Şimdi yapmamız gereken çok önemli iki olayımız var:
1- 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Törenlerine bulunduğumuz yerlerde katılmalıyız. Tüm aile fertlerimizle, komşularımızla, dost ve ahbaplarımızla ellerimizde al bayraklarımızla, meydanları doldurup, hem Devletimize, Cumhuriyetimize, hem de ordumuza sahip çıkmalıyız. İnanıyorum ki tüm meydanlar, lale tarlası gibi olacak.
2- 10 Kasım’’da ATATÜRK’’ÜN huzuruna, Cumhuriyetin en kalabalık ziyaretini gerçekleştirmek.
Bu iki önemli olayı, Türk Milletine yaraşır vakur ve coşkuyla gerçekleştirmeliyiz. Bunun aksinin mazereti olamaz.
Hepimiz ülkemiz için, bu kadarını yapmalıyız.
Türk Milleti olarak dümeni elimize almalıyız. Hadi yakışanı yapalım.
DÜMENİN TERBİYE EDEMEDİĞİNİ, KAYALAR TERBİYE EDER.
Unutmayalım.