13 çocuk, bir cesur yürek…

Abone Ol

'Uzaktan mı göreceğiz, yoksa dokunabilecek miyiz?'
Hayallerine yaklaştıkça, heyecanları artıyordu.
Evet, dokunabileceklerdi.

***

Mavi mutluluğa uzanan kilometreler bitmiş miydi?
Ter basmıştı hepsini, kelimeler boğum boğumdu.
Doğruydu, dokunacaklardı.

***

Her özlem bitmez bir gün ama onlarınki bitiyordu.
Mavi sonsuzluğa uzaklıkları artık birkaç adımdı.
Denildiği gibi, tadı tuzluydu.

***

Denizdi o mavi sonsuzluğun adı, derya da denirdi.
Sadece filmlerde gördüysen, dokunmak yeterdi.
Dokunmayı geç, içindelerdi.

***

O mavi mutluluğa kavuşan, 1 erkek, 12 kız çocuktu.
Siirt Kurtalan'dan, çocuk şenliğine gelmişlerdi.
Çığlıklarına, deniz de eşlik etti.

***

Bir ses duyuldu: Seneye tekrar gelecek misiniz?
Cevap: Daha mutlu, huzurlu ve güzel Türkiye…
Devamı, dalga seslerine karıştı.

***

Dünya şairi Nazım, yıllar öncesi yazmıştı sanki:
'İşte geldik gidiyoruz
hoşça kal kardeşim deniz
biraz çakılından aldık
biraz da masmavi tuzundan
sonsuzluğundan da biraz
ışığından da birazcık
birazcık da kederinden
bir şeyler anlattın bize
denizliğin kaderinden
biraz daha umutluyuz
biraz daha adam olduk
işte geldik gidiyoruz
hoşça kal kardeşim deniz…'

***

Terör tehlikesi, katılımcı ülke sayısının azalması, güvenlik riski gibi bir dizi mazereti elinin bir kenarıyla iten Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol, 'İnadına şenlik, inadına barış' dedi. Ulusal ve Uluslararası Çocuk Şenliği'nin 19'uncusu, bu iradeyle gerçekleşti. Kimsenin burnu kanamadı.

Bu şenliğin en önemli detayı, Siirt Kurtalan'dan şenliğe katılan birisi erkek 13 öğrencinin denizle ilk buluşma heyecanıydı. Soğukluğuna aldırmadan, elbiseleriyle denize giren çocukların mutluluğu, onca emeğe değdi. O çocukların hayatlarında bir iz, elbiselerinde denizin tuzu kaldı.