Bir 12 Eylül günü bıraktım sarı basın kartımı Karaman’’da’… Ve bir 12 Eylül’’de sizlerle internet gazeteciliğinde buluşmak için BİLGİSAYMAZ DÜNYADA cereyan ve bağlantı kesiklikleri arasında Karaburun’’un bir köyünden ulaşmak için çaba harcıyorum’…’¶
Neden yazmak istiyorum bilmiyorum. Belki de SÖZ UÇAR DA ONDANDIR’…
Aziz Kocaoğlu ve Ertuğrul Kürçü’’yü bir konferansta dinledim Karaburun’’da’… Aziz Bey, ’‘68 ve dünyada olmayan bir ikinci kuşak 78’’lileri de biçti bu sistem’’ dedi ve Koca Yunus’’u anımsadım,
ŞU DÜNYADA BiR NESNEYE YANAR İCİM GÖĞNÜR ÖZÜM,
YİGİT İKEN ÖLENLERİ GÖK EKİNİ BİÇER GİBİ’…
GÖK EKİNDEN HARMAN OLMAZ. BU 12 EYLÜL’’DE bir başkandan bunları dinlemek dinlendiriyor insanı’…
Ertuğrul Kürkçü ise 68 kuşağındaki Alevi ve Kürt kökenli devrimcilerin hareket içindeki çoğunluğundan söz etti. O günün devrimcilerini bugün bağrına basacak bir partinin olmadığını, eski partileşme ve örgütlerin enternasyonal yapıda olduğunu, oysaki şimdi dini ve ırk temellerinde geliştiğini vurguladı. Kürkçü, salonda bile PKK’’nın ne anlama geldiğini bilmeyenlerin olduğuna vurgu yaparak Kürt İşçi Partisi anlamına gelen ve sosyalist bir kökenden gelen PKK’’nın yerine siyaset sahnesinde bulunan DTP’’nin Kürt ekseninde politikalar geliştirdiğini anımsattı.
12 Eylül faşist darbesinin toplumda yarattığı bu kesintinin dini eksendeki AKP’’nin nasıl iktidar olduğunu anımsattı ve 80 sonrası başlıklı BİLİM KONGRESİNE başarılar diledi..
Ben 12 Eylülde bıraktım sarı basın kartımı, profesyonel diplomalı futbol antrenörlüğümü ve AST DAST HALK TİYATROSU deneyimlerimi..
Ve benim her hava limanına gelişimde ’‘ADNAN MENDERES, ADNAN MENDERES, ADNAN MENDERES... HAVA LİMANINA HOŞ GELDİNİZ’’ diye duyurulan anonslarda Avrupa’’dan gelen göçmenliğimi, siyasi sığınmacılığımı anımsarım hep.
SAYIN YOLCULAR ALÇALMAYA BAŞLADIK ....!!!
LÜTFEN koltuklarınızı DİK hale getirin ve emniyet kemerlerinizi bağlayın!
Koltukların DİK olanı, EMNİYET in çağdaş olanı olmuşsa ya da varsa hiç’…
Ama ALÇALMAYA BAŞLADIK
Bir 12 Eylül’’de yazacağım aklıma gelmezdi. Hep yazmak isterim onlarca yazdığım tiyatro eserleri gibi. Herkesin bir rolü var bu dünyada’…
Altındağ’’daki tiyatrocu gençlerden yazmak isterim, onların turnelerinden’…
Köylerimden yazmak, keçilerden, nergislerden birde halk meclisleri BELEDİYELER VE MUHTARLARDAN ....
Geçenlerde yitirdiğimiz Nazım Hikmet’’in son jandarması GANİ Dayı’’nın anılarını paylaşma olanağı arayacağım haftaya’… Hollanda’’ya gidiyorum oradan bakışlar olabilir. Sonra Ankara’’ya festivale, oradan ve nereye gitsem bu kelimeler beni izleyecek ve ben elimde bir gazete kağıdı sıcaklığında hep sizlerin de haberlerini alacağım buradan’…
Benim uçak inişe geçti, önemli olan DİK durmak, inişe geçen insanlık/ekonomik değerler dünyasında biz de kendi halimizce olabilmek’…
Hele hele benim dostluk editörüm ZEYNEL ABİDİN’’E teşekkür ve gazetemizin bana açılan sayfalarının tüm candan dostlarına saygılar’…