Gastronomi Turizmi ve Kırsal Kalkınma…
Nedim ATİLLA

Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) tarafından düzenlenen, “Coğrafi İşaretler Afyonkarahisar Buluşması” konulu uluslararası seminer nedeniyle iki gün boyunca bu güzel şehrimizdeydik…

İki konunun altını çizmeliyim önce…  İlki tüm seminer boyunca kentin Afyonkarahisar Valisi Mustafa Tutulmaz’ın bütün konuşmaları dikkatle izlemesi ve sürekli not alması, gerektiğinde katkılar sunmasıydı. Bu tür seminerlerde kent yöneticileri şöyle bir görünürler ve açılış oturumundan sonra da pek görülmezler. Sayın Vali’nin bu tavrı iyi bir örnek olmuştur.

Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser ve çalışma arkadaşları gösterdikleri konukseverlikle ve memleket meselesi olan coğrafi işaretlere verdikleri önemle özel bir teşekkürü hak ettiler. YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu’nun kapanış konuşmasında dile getirdiği gibi Türkiye Odalar Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ve TOBB’un bu konudaki samimi destekleri çok önemli… Kapanış bildirgesinde de dile getirildiği gibi Coğrafi İşaret potansiyelinin çok yüksek olduğu ülkemizde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin yüklendiği misyon takdirle karşılanıyor. Ve de TOBB’un bir “Türkiye Coğrafi İşaretler Enstitüsü” kurulması konusunda çaba harcaması önemli bir beklenti olarak öne çıkıyor.

GASTRONOMİ TURİZMİ
Dikkatli okurlarım bilirler gastronomi turizminin bu ülkenin kalkınmasında çok özel bir yeri olduğuna inanıyorum. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) da coğrafi işaret tescilinin ekonomik etkilerine ilişkin araştırması da, menşe yerlerine bağlı gıda ürünlerinin kırsal alanlara ekonomik ve sosyal açıdan yarattığı faydaya ve sürdürülebilir kalkınmaya dikkat çekiyor. Kırsalda hayatı değiştirebilecek işlerin başında da gastronomi turizmi geliyor. Bana ayrılan sürede buna dikkat çektim…

Özgün yerel yemekler ve coğrafi işaretli ürünler, bölge imajını güçlendirip markalaşmayı ve bölgesel turizmin gelişmesini sağlıyor. Ama burada olmazsa olmaz konu samimiyet. Coğrafi işaretli ürünler, geleneksel üretimi teşvik ediyor. Geleneksel yaşam kültürü ve bu kültürden doğan geleneksel yiyeceklerin korunması ve bu ürünlerin tanıtılması, bölgeye turist çekmede önemli bir etken… Ama samimi ve gerçekçi olacaksınız dikkati oraya yönlendireceksiniz. Fransa ve İtalya’da böyle bir işaret varsa oteller, kasabalar ve köyler bunu gözümüze sokuyorlar. Coğrafi işaretlere bağlı olan ürünleri yerli ve yabancı turistler merakla izliyor ve satın alıyor hem de fiyatına bakmadan…

Konuşmamda dedim ki: Afyon kenti son dönemde 5 yıldızlı otellerle doldu. Gelenler genellikle termal turizm için geliyorlar. Oteller mutfaklarında yerel örneklere ne kadar değer veriyorlar bilemiyorum. Ama sabah kahvaltısında çıkan kaymağın ve sucuğun yanında “bunlar coğrafi işaretlidir” yazarsa yerli ve yabancı turist bunu fark edecek... Ama gerçekten coğrafi işarete uygun üretildilerse…

Coğrafi işarete saygılı üretim ve ya da işareti alırken doğru beyanda bulunmak da çok önemli… Bu konudaki iyi ve kötü örnekleri başka bir yazıda anlatacağım.

Ama herkes şunu iyi bilmeli ki yerel kültürün en önemli parçası olan gastronomi, bir yeri ziyaret etme sebebinin en önemlilerinden biri haline gelmiştir ve Türkiye’deki hiçbir kentin bunu atlama lüksü yoktur.

COĞRAFİ İŞARET YÖNETİŞİMİ-?
Seminerin kapanış deklarasyonunda da dile getirildiği gibi Sınai Mülkiyet yasasının 10 Ocak 2018’de yürürlüğe girmesi ile Türkiye 1995 yılından beri devam eden Coğrafi İşaretler uygulamasındayeni bir döneme girmiş bulunuyor. Yasanın getirdiği önemli yenilikler çerçevesinde “Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanlığı” tarafından bir takım uygulamalar da zamanında gerçekleştiriliyor. Bunlardan en önemlisi şüphesiz 10 Ocak 2018 tarihinde amblem kullanılma zorunluluğunun getirilmiş ve ilgili yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayınlanmış olması.

Seminerde öğrendik ki aradan geçen 9 aya rağmen bu konuda anlamlı bir gelişme kaydedilememiş, tescil sahibi kurumların “Coğrafi İşaret Yönetişimi”ni tanımamaları nedeniyle sistemde önemli darboğazlar oluşmuş.

Yöresel ürünler tüketicilerin sağlığı, biyo-çeşitliliğin ve kültürel özvarlığın korunması ve bölgelerin sürdürülebilir kalkınması bakımından Türkiye için çok önemli bir fırsat oluşturuyor. Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi ise etkin bir Coğrafi İşaret sisteminin kurulmasına bağlıdır.

Sonuçta şu çağrı yapıldı: Tescil vermede daha titiz davranılmalı, aceleci uygulamalardan sakınılmalıdır. Tescil başvuruları sürecinde yaşanan sorunlar nedeniyle kamu otoritesi Brezilya örneğinde olduğu gibi başvuru sahiplerine yardımcı olmalıdır. AB tescil başvurularının çok zaman alıcı, (Antep baklavası 4,5 yıl)  yüksek maliyetli ve stres verici olması nedeniyle, kamu otoritesi Gürcistan, Moldova ve Fas örneklerinde olduğu gibi AB ile ikili müzakereler yaparak kısa sürede süreci sonlandırmalı, ya da başvuru sahiplerine destek olmalıdır.

***

İLHAM VEREN BİR ÇİFTLİK- Tarım ve sanat nasıl bir araya gelecek? İtalya’dan, Fransa’dan farkı olmayan bir çiftlik Afyon’da nasıl yaşıyor ve Türkiye’ye nasıl ilham kaynağı oluyor. Yarını bekleyin lütfen…



Sayfa Adresi: http://www.egedesonsoz.com/yazar/gastronomi-turizmi-ve-kirsal-kalkinma-/12411