Ümit zulmü
Mahmut YILMAZ

Çölde susuz kalmış birine boş matarayı dolu göstermektir zulüm, sevgiliye ümit vermektir, el açmışa aman dilemişe işkence etmektir, işçiyi, yoksulu sömürmektir.

Bütün bunlardan beteri, cezaevinde yatanlara af ümidi vermektir zulüm.

Eğer iyi polisi kötü polisi oynamıyorlarsa AKP’nin reddettiği affı gücü yetmediği ve hiçbir zamanda yetmeyeceğini bildiği halde üç beş oy uğruna insanların ümidiyle oynamaktır zulüm.

Demir kapılar kapandığında hapisin üstüne, geriye bir şey kalır, ümit.

Yaşam kaynağıdır ümit. Ekmektir aştır ümit. Çoluk çocuğuna kavuşmaktır, nefes almaktır ümit.

Anneler görüyoruz çevremizde.

Bağrı yanık anneler. Bir ümit bekliyorlar çocuklarının çıkacağı günü.

Saymışlar hesaplamışlar günleri.

Ümitlerine taş basmışlar.

Bay Bahçeli kıpırdattı sabır taşını.

Taş oyuyor ümitlerini,

Böbrek taşı gibi ağır sancılar veriyor ümit.

Üç beş oy için ümit zulmüne yeltenmek zulümlerinin en dehşeti.

Buna sessiz kalmaksa en vahşeti.

 

AVRUPA PARLEMENTOSU BİZİ BİZE BIRAKTI

Avrupa Parlamentosunun seçimleri izleme grubu, 24 Haziran’da yapılacak seçimleri izlemeyecekler. Gelmeyecekler yani.

Eğer gelmiyorlarsa iki sebep gelir insanın aklına. Birincisi ne güzel demek ki ülke adaleti demokrasisi ilerledi, nasıl olsa orada haksızlık olmaz, gitmeye de gerek yok deyip gelmeyecekler.

İkincisi ise sistem o kadar bozulmuştur ki gitsek de sonuç değişmez. Nasıl olsa hile hurda yapılacak diye gelmezler.

Maalesef ikincisi.

Yalçın Doğan’ında yazdığı gibi “OHAL altında yapılan bir seçim seçim olmaktan çıkmıştır. Ayrıca, seçimlerde eşitlik yoktur. Cumhurbaşkanı adaylarından birinin hapiste olduğu bir seçimde, adalet aramak boşunadır. Seçimde gizli oy, açık tasnif olsa bile, seçimin meşruiyeti bu şartlarda kaybolmuştur”. Diyerek gelmiyorlar.

Bundan önceki seçimlere gelirlerdi. Biliyoruz çalıntılarda olurdu. Ama bu başka bir şey.

Ve çok utanılacak bir şey.

Hırsızlıktan daha çok utanılacak bir şey.

HAFTA SONU FERAHLIKLARI

Madem seçim haftasındayız. Madem stres gerginlik içindeyiz, gülelim biraz.

Seçim fıkraları olsun.

Başkan adayları ormanda çalışmalarını sürdürürken aslan kükremesi duyulmuş ve Muharrem İnce hemen spor ayakkabılarını giymeye başlamış, Meral Akşener, ne yani spor ayakkabıları ile aslandan hızlı koşacağını mı sanıyorsun demiş. Muharrem İnce, yoo demiş senden hızlı koşayım yeter. Öyle bir seçimdeyiz yani.

Başkan adayları maraton koşuyorlarken Temel sormuş bunlar niye koşuyorlar diye. Birinci gelen başkan olacak demişler. Ya öbürleri niye koşuyor demiş Temel.

Yaşlı teyze çeşme başında su doldururken CHP canın yansın, CHP lanet olsun sana diye beddua eder dururmuş. O sırada seçim çalışması için köye uğrayan  Muharrem İnce teyzeyi duymuş. Yaklaşmış, teyze demiş hele herkese etti etti sana ne etti CHP demiş. Teyze, ben ne bileyim oğlum herkes diyor bende diyorum demiş. Hep aynı kanalları izleyen seçmen profilidir.

İki doktor oturmuş sohbet ederken birisinin hastası gelmiş ve öksürdüğünü söylemiş. Doktor hemen müsil ilacı yazıp vermiş. Hasta gittikten sonra diğer doktor, ne yaptın adam öksürüyorum dedi sen müsil ilacı verdin. Diğer doktor istifini bozmadan, öksürsün de göreyim demiş. Buda yiyip de çıkaramayanlara muhalefetin verdiği reçete.

Birde şiir olsun. Biliyorum daha öncede yayınladım bu şiiri. Ama neylersin Kolonya Cumhuriyeti gündemine bire bir uyuyor. Bir daha yayınlayalım dedim. Yoksa ileri demokrasimizle ilgisi yoktur.

DEMOKRAT OLDULAR

Memleketin softaları

Kalkıp demokrat oldular

Demokratik yasaları

Yıkıp demokrat oldular

 

Demokrat dediysek sözde

Yoksa faşist hepsi özde

Kalanları kara közde

Yakıp demokrat oldular

 

Araçları demokrasi

Amaçları teokrasi

Peşlerine bürokrasi

Takıp demokrat oldular

 

Giyim kuşam basmakalıp

Liboşlardan destek alıp

İsyankara vergi salıp

Çıkıp demokrat oldular

 

Düşmandır özgür seslere

Prim verir habislere

Muhalifi hapislere

Tıkıp demokrat oldular



Sayfa Adresi: http://www.egedesonsoz.com/yazar/umit-zulmu/11946