Gündem günlerdir İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan operasyon haberleri ile çalkalanıyor. Yaklaşık 41 belediye üst düzey yöneticisi ve özel firma temsilcisinin gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, 17 kişinin tutuklanmasıyla sona erdi. Savcılık sürecinde zanlılar hakkında ileri sürülen iddialar da netleşmeye başladı.
Operasyonun en önemli dayanak noktası ise öncesinde belediyelere bağlı şirketlerde denetim yetkisi olmayan Sayıştay müfettişlerinin artık bu yetkiyi kullanabilecekleri gerçeğiydi
Yani belediyelerin bünyesinde faaliyet gösteren özel şirketlerinin de Sayıştay denetimine tabi olmasını öngören bir takım düzenlemelerin yer aldığı ve yaklaşık 5 ay önce yürürlüğe giren 6085 sayılı Sayıştay yasası çerçevesinde müfettişler bu süreçten sonra rapor hazırlayabileceklerdi.
Buraya kadar her şey normal, ancak bu operasyon ile ilgili olarak polisin teknik takip, gizli kamera kayıt ve detaylar ile ilgili çalışmasını yaklaşık 13 ay önce başlattığı göze çarpıyor. Yani yasa çıkmadan operasyonun sac ayakları için hazırlıklar tamamlanmış.
Büyükşehir belediyesi kadrosuna kim tarafından ve kimin referansı ile işe alındığı bilinmeyen hizmetli kılığındaki polislerin akşam saatlerinde mesai bittikten sonra temizlik bahanesiyle rahat rahat çalıştıkları öne sürülüyor.
Belirlenen noktalara koydukları 'böcek' diye tabir edilen gizli kameralar ile başta İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Pervin Şenel Genç'in odası olmak üzere aralarında ihale kararlarının alındığı encümen odası ve bazı noktalarda aylarca tüm görüşmeleri ve konuşmaları kayıt altına aldıkları konusu da kafaları karıştırıyor.
Seçim sathı mahalline girildiği şu süreçte Büyükşehir bürokratlarının çete suçlamasıyla yargılanacakları davanın nasıl ve ne zaman sonuçlanacağı ise büyük merak konusu….