Fatih YAPAR
Üstüne bir bardak soğuk su içelim!
25 Eylül 2020 Cuma

Günlerdir İzmir’in 33 yıllık markası, kente gelenlerin yön bulma aygıtı, vatandaşın buluşma noktası Hilton Oteli’nin kapanması kararını tartışıyoruz. Dünyaca ünlü bir otel markasının çeşitli gerekçelerle kepenk indirme kararını değerlendirelim derken mevzunun altında başka şeyleri buluyoruz.

Görüyoruz ki; Hilton’un arazisi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait ve bu arazi neredeyse hiçbir karşılık beklenmeden bir yapıya teslim edilmiş! Belediye ile oteli işletecek yatırımcı firma anlaşmış, maliyetin şirket tarafından karşılanmasında mutabık kalınmış fakat pay-kar bölüşümünün peşine pek düşülmemiş.

Peki, “İzmir’e Hilton getiriyorum” diyen yurt dışı bağlantılı İşadamı Mehmet Nazif Günal ne yapmış? Bu durumu fırsata çevirip önce belediyeyi borçlandırmış, çeşitli zamanlarda genel kurullar yaparak belediyenin 1990’lı yıllardan bu yana gelen yüzde 23.8’lik hissesini adeta eritmiş. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura’nın onayıyla yapılan kıyak ardından gelen Yüksel Çakmur, Ahmet Piriştina ve Aziz Kocaoğlu dönemlerinde bir türlü ortadan kaldırılamamış.

Büyükşehir gibi kurumsal ve bürokratik hafızaya sahip olan bir yapı hepimiz de biliyoruz ki son 10 yıldır bu mevzuya odaklanmıştı.  Daha da ayrıntıya girersek aslında olaylar şöyle gelişir;

Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’nın ölümünden sonra göreve gelen Aziz Kocaoğlu İzmir’in geçmişten gelen “belediye bağlantılı” sorunlarını masaya yatırır. Bunlardan birincisi tıpkı Hilton arazisi gibi sözde yatırımcıya “alanda yatırım yapması” karşılığında verilen şimdiki Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’dır. O dönem de bu konu atılan imzaların kime ait olduğunun bilinmemesiyle gündeme gelmişti. Uzun uğraşlar sonrası gelinen noktada, belki de imara bile açılacak devasa alan şimdi İzmirlilere hizmet ediyor. Elbette o dönem İzmir’in çözüme kavuşması gereken tek konusu bu değildi. Halen üzerinde sonuç alınamayan fakat belediye hissesi yüzde 12’den 33’e çıkan Basmane Çukuru da bunlardan birisiydi.

Malum bugün tartışılan Hilton’un belediye ait arazisi için Kocaoğlu o dönem de çok uğraştı. Bu konuyla ilgili belediyenin arşivi, yapılanlar, belediye bürokratlarının raporları, denetçilerin çalışmaları hem hukuk servisinde hem de Tunç başkanın masasında duruyor.

Peki o dönem neler yapıldı?

Anlatalım; belediye evrak üzerinde Hilton Şirketler Grubu’nun Türkiye ayağında olan İşadamı Mehmet Nazif Günal’a ait Günal İnşaat Sanayii A.Ş’ye ortaktı. Bu ortaklıkta yüzde 23.8 bir payı vardı. Çünkü belediye burada arsa payından gelen kat karşılığı inşaat sözleşmesine benzer bir evraka imza atmıştı.  Bu pay 32 katlı Hilton Oteli’nin 8 katına hitap ediyordu.

Dönemin Şirketler Koordinatörü Hilmi Özen, İzelman Genel Müdürü Hüseyin Kırmızı, Hukuk Müşaviri Canan Mut ve dışarıdan alınan hukuk-mali bilirkişi uzmanları “denetçi” sıfatıyla bir rapor hazırladı. Raporda, geçmiş dönem yapılan sözleşmenin hukuki olarak bağlayıcı olduğu, kar payında görünen payların gelmediği, hasılat paylaşımın yapılmadığı, ciroların ne olduğunun tespit edilemediği anlatıldı. Ve belediye geçmiş döneme ilişkin genel kurul kararlarının iptali için dava açma kararı aldı. Fakat uzun uğraşlar sonucunda bir arpa boyu yol alınamadı.

Üstüne, şirketin patronu olan Nazif Günal oteli işleten şirkete borç vermiş, alacaklı konuma gelmişti. Belediye “ne oluyor burada?” sorusunu yöneltince 45 milyon dolarlık bir borç çıkartıldı. Az daha Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olunuyordu.

Bir sürpriz daha vardı!

Şirket, belediye sormadan, bilgi vermeden nasıl olduysa otelin altındaki dükkanları satmıştı. Satıştan elde edilen gelir de belediyeye aktarılmadı.

Başkan Kocaoğlu ve bürokratlar bu kez “pazarlık şansını” denedi. Otel yönetimine, “mahkeme kararıyla otelin mülkü de dahil günün koşullarında değer tespitini yapalım. Bedeli neyse bilelim. Ya siz geriye kalan yüzde 75’lik hisseyi bize satın ya da bizim hissemizi satın alın. Biz de artık kendi işimize bakalım” teklifini götürdü. Çünkü tam da o aralar belediye binasının depreme dayanıksız olması tartışılıyor, dağınık olan şirketlerin ve birimlerin bir araya toplanması düşünülüyordu. “Hilton oteli acaba revize edilip belediye binası da olabilir mi” fikri de hep bir yanda durdu.

Ne yazık ki bu süreç de başarısız oldu. Şirket ortağına kazık atıyor, evrak üzerindeki üstünlüğünü kullanıyordu.

Son karar verildi ve şöyle denildi:

“Bu işin düzelme ihtimali sadece yüzde 1’dir.İmkansız değil ama bir mucize gerçekleşmesi gerekir...”

Gelelim bugünkü mevzuya; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer kesin ve net konuştu. Ve şöyle dedi: “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…”

Başkan Soyer’in İzmir’in çıkarlarını öncelik tutan tavrı devam ediyor ama gerçek şu ki eskiye de dönülemiyor. Yani oteli işleten yapı adeta yangından mal kaçırır gibi tüm hukuki gerekçeler zorlandığı dönemde bile masaya oturmamıştı. Sonradan bir sürpriz daha yaptı. Çoğunluk hisseleri elinde bulunduran İşadamı Günal hisselerini eniştesi Ertuğrul Kurdoğlu’na devretmişti.  Yeğenin yönetimde yer aldığı Ata Holding’i de işe sokan Günal böylece Büyükşehir ile muhatap olan 33 yıl önceki isimlerin sistemli bir şekilde değişmesine, karşılığının boşa düşmesine neden oldu.

Anlaşılan o ki vatandaşı doğrudan ilgilendirmeyen ama kamu malının özel şirketlere geçmesi nedeniyle mağdur edilen İzmir, kentin en merkezi yerinde “kupon arazi” için bir bardak soğuk su içmek zorunda kalacak!

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 6 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Merkez 25 Eylül 2020 Cuma 15:56

Bence özfatura araştırılmalıdır

Yorumu oyla      5      0  
Oğuz Kaan 25 Eylül 2020 Cuma 14:17

Sayın Burhan Özfatura’yı dürüst ve namuslu bir belediye başkanı olarak biliyordum. Hilton oteli ile ilgili gelişmeleri okuyunca bu inancımı gözden geçirmeye karar verdim. Lütfen bu konuda ilk günden bugüne olayları kronolojik sırayla aktarın.

Yorumu oyla      7      0  
Çağdaş Geniş 25 Eylül 2020 Cuma 12:59

Bu iş adamı Günal''ın şehre verdiği zarara bakın! İzmirliyim diye geziyordur bir de kesin. Yazık.

Yorumu oyla      2      0  
LOL 25 Eylül 2020 Cuma 12:37

Evet, haklısın; ortada büyük bir başarılı süreç var: bir çukurumuz bir de Hilton olayından kalan bir bardak soğuk su.

Yorumu oyla      4      1  
sezarın hakkı sezara 25 Eylül 2020 Cuma 12:10

LOL hilton gidicem diyene kadar bu işten kimsenin haberi yok adam sanki 40 yıldır bunun için uğraşıyormuş gibi aşağıda "tamamen beceriksizlik "yazmış.

Yorumu oyla      4      1  
Teşkilatın numarasını verin 25 Eylül 2020 Cuma 11:33

Tamamen beceriksizlik. Aynı beceriksizlik çukurda da yıllardır devam ediyor; tek fark orada bir yapı yok.

Yorumu oyla      7      2  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Pirus zaferi!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Haydi herkes aşıya!
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Ata'nın tarım politikası ışığında tarımsal kooperatifçilik
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
İzmir'in korona röntgeni
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Şimdi bu kader mi?
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Mücbir Sebep!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Reformlar
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Bir hayat kaç defa çalınır?
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Reform ve devrim
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Katar’ı doğru anlamak
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva