Nedim ATİLLA
Sahte şeffaflık
27 Mayıs 2019 Pazartesi

Yeryüzünün önemli dertlerinin başında Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) geliyor. Bu organizmalar hayatımıza şu ya da bu şekilde etki etmeye çalışıyor.  Bunlardan kaçınmak isteyenlerin yeni derdi de “Sahte Şeffaflık” ..,

Sahte şeffaflık önemli bir sıkıntı… Hayatın her alanında karşılaşıyoruz, sahte şeffaflıkla ne anlıyoruz.

Bir zamanlar Slow Food Türkiye ekibi olarak “Etiket Hafiyeliği” yaptık. Marketlerdeki etiketlerin üzerinde GDO’lu ürün avına çıkmıştık. Bu durum dünyada hızla yayılıyor. Gıda ürünlerinin etiketlerinde hangi bilgilerin yer alacağı konusundaki tartışmalar, glüten, GDO ve hormonların zararları hakkında yazılıp çizilenler ilginç sonuçlar doğuruyor.  Herkes hafiye olmuş durumda.

İngiltere’de GDO'suz, glütensiz ve organik etiketli “üstün kalite” su reklamlarını BBC’de okumuş ve çok gülmüştük … Bu duruma “sahte şeffaflık” deniyor. Etiketlere tüketicinin kolay edinemeyeceği bilgiler eklemek, yanıltıcı bilgilerle, gereksiz bir özellik için daha fazla para ödemeye yöneltmeyi amaçlıyor bu sahte şeffaflık.

1970’lere kadar tüketiciler gıdaların besin içeriği neredeyse hiçbir şey bilmiyordu. Kalori ve besin değeri etiketi kullanıma girdikten sonra tüketici bilinci de gelişmeye başladı…

Pek beğenmeyiz ama ABD tüketici haklarında gerçekten öncüdür. Şimdiki ABD’ye bakmayın. 1990'da çıkarılan bir yasa ile ABD'de gıda paketlerine içerdiği besinler konusunda bilgilerin konması zorunluluğu getirildi.

Mesela şimdi Türkiye’de Organik Gıda konusunda devletin verdiği etiketi taşımayan gıdaya “organik” gıda diyemiyoruz. Ama ABD de durum gevşemiş durumda. Phidelphia dışında ABD'de “organik” iddiası taşıyan etiketlerde devlet kontrolü kalmadı. Ama “Doğal” için aynı şey geçerli değil. Ya da et açısından “otla beslenmiş” özelliği için bir standart gerekmezken, “hormonsuz” etiketini kullanmak için özel sertifikasyon gerekiyor.

Slow Food’un gerçek gıdaya ulaşmak için getirdiği öneri net… Madem ki etiketler, gıdaların geçtiği üretim sürecine dair tüketicilerin daha fazla bilgi edinme talebinden ve daha fazla özellik için daha fazla para ödeme isteğinden kaynaklanıyor, öyleyse üretici ile tüketici platformlarda buluşmalı. Burada hem üretici ile iletişim halindeki tüketiciyi hem de tüketicinin de haklarını göz eden üreticiyi tanımlayan bir terim var, bunun adı “Türetici”… Türetici bilinci geliştiğinde gıda alanında sahte şeffaflığa da gerek kalmayacak.

Sahte şeffaflıkla mücadele için en önemli davranış türeticililk…

***

Hazır GDO’dan söz etmişken Gıda Hattı’ndan gelen kötü habere de dikkat çekelim.

Virüslere karşı dayanıklı manyok bitkisi üretmek için GDO teknolojisi kullanan araştırmacılar ciddi bir olumsuz sonuçla karşı karşıya kaldı.

Sonuç bir Frankeştayn olayı… Virüslerden kurtulmak amacıyla kontrollü laboratuvar şartlarında yürütülen çalışmalar, daha dirençli virüslerin oluşmasına yol açtı.

Araştırmacılar, uygulanan teknolojinin virüsler üzerindeki seçilim baskısını artırarak daha hızlı evrimleşmelerine yol açtığını, bunun yanında virüslere evrimleşmeleri için gerekli yolu da sağladığını, bu şekilde araştırılan uygulamaya dirençli mutant virüslerin ortaya çıktığını belirtti.

Bu GDO’lu ürünlerde bir şey yok diyen politikacılar ne düşünüyor acaba şimdi… Laboratuardaki GDO çalışmalarını çok tehlikeli bulan ve “deney yapacağız derken dünyanın sonunu getirebilirsiniz” diyen bilim insanlarını daha yakından takip edeceğiz artık.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
enver olgunsoy 28 Mayıs 2019 Salı 08:49

büyük bir şevkle desteklediğimiz Tire süt acaba yemlerde antibiyotik katkısı kullanıyor mu.ürünlerinin satıldığı yerlerde günlük süt için o güne ait analiz raporlarını tüketici görebilir mi.ben tüketci olarak böyle bir rapor talep ettiğimde cevap alamadım.burada TÜRETİCİ lik müessesesi rol sahibi olabilir mi.

Yorumu oyla      0      0  
enver olgunsoy 27 Mayıs 2019 Pazartesi 12:54

türetici kelimesi bir anlayışı kapsıyor gibi halbuki somutlama ihtiyacı var.birileri türetcilik görevini üstlenmeli..

Yorumu oyla      2      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Hüseyin ASLAN
Hüseyin ASLAN
Halk değişim istiyor
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Ya yeni bir hal ya da ‘izmihal’
Ümit YALDIZ
Ümit YALDIZ
Tarihi zaferin mimarları
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Sen de çok güzelsin sevgili Berkay
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Geç kalmak, adalet ve liyakat
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Seçimin sonuçları
Cemil DİRİM
Cemil DİRİM
İzmir’e örnek yatırım
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Büyük uzlaşmaya doğru
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
İstanbul’daki seçimin olası sonuçları
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva