Adnan SÖKMEN
Nurten… ‘İzmir’de kırık bir aşk hikayesi / 2’
21 Ocak 2018 Pazar

İstanbul - Yeşilköy / 26 gün sonra...

Paris'teki ünlü St. Simon Hastanesi'nde dokuz ameliyat geçiren Nurten, babasının kolunda uçağın merdivenlerinden indi...

Çok bitkin ve yorgun görünüyordu...

Başında yüzünün iki tarafını da örten kırmızı bir eşarp vardı...

 

Binecekleri otomobil apronun çıkışında bekliyordu...

Bu Süha Bey'in makam aracıydı...

Ama baba-kıza kapıyı açan şoför İsmail değildi!..

 

Genç kız birden durdu!..

"Baba, İsmail nerede?" diye sordu...

Sesinde tuhaf bir tını vardı!..

Meraktan çok, endişe ifade ediyordu...

 

Yaşlı adam "Bin kızım, arabada anlatırım" diye karşılık verdi, Nurten'in yüzüne bakmadan...

Bu kaçamak tavır kızı daha çok endişelendirmişti...

                           ***

Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra İzmir'e geldiler...

Annesi ve Yalı'daki görevliler onları kapıda karşıladı...

Ama İsmail yine yoktu!...

 

Fakat Nurten bunun sebebini biliyordu!..

Babası yolda ona herşeyi anlatmıştı... 

Odasına çıkartıldığında uyumak istediğini söyledi...

Herkes gidip kapısı kapandığında, yatağın içinde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı...

                           ***

İzmir...

(Paris'teki saldırıdan 6 saat sonra)

Süha Bey, Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen telefonu kapattığında ayakta durmakta zorluk çekiyordu...

Bakan bizzat aramış, feci olayı ve kızının yaralandığını üzüntü içinde bildirmişti...

Bu esnada eşi Çeşme'deki yazlıklarındaydı...

İsmail'e seslendi...

Genç adama olayı kısaca anlattıktan sonra, kendisini havaalanına bırakmasını ardından da eşini Çeşme'den alıp İzmir'e getirmesini istedi...

 

Haberi duyan İsmail dondu kaldı...

Tekrar tekrar, "Nurten nasıl, iyi mi?" diye sorup durdu...

Ağlamamak için kendini zor tutuyordu...

 

Otomobile bindiklerinde İsmail adeta uçuyordu...

Havaalanına kadar gazdan ayağını hiç kesmedi...

 

Süha Bey arabadan inerken, "Şimdi git hanımefendiyi al ve eve getir. Ama sakın bir şey söyleme, ben İstanbul'a indiğimde onu arayacağım" diye sıkı sıkı tembih etti... 

 

Genç adam arabayı deliler gibi sürdü...

Gaza yüklendikçe yüklendi...

 

Ama o yolu bitiremedi...

Kullandığı araç 8-10 takla attı...

***

1 yıl sonra...

Yüzündeki derin yanıklar Nurten'i hayattan koparıp almıştı...

Evden çıkmıyordu...

Hatta anne ve babasıyla bile aynı sofraya oturmuyordu...

 

Süha Bey bir akşam kızının odasına girdi...

"İsmail bugün bana gelip seninle evlenmek istediğini söyledi..." dedi!

Nurten "Beni bu halimle mi karısı yapacak" diye sorduktan sonra, yüzünü peçe gibi örten eşarbını çıkardı...

 

Genç kızın yüzü tamamen yanmıştı...

Hatta erimişti!..

 

"Evet" dedi Süha Bey...

Ve arkasından ekledi...

"Sen de biliyorsun, o kazadan sonra kör oldu. Asla seni böyle göremeyecek"

 

Kör bir adam, yüzü olmayan bir kadını istiyordu!..

Nurten önce direndi, ama İsmail'in başına gelen kazadan kendini de sorumlu tuttuğu için teklifi kabul etti...

 

Belki, o feci olaydan sonra kendisini terk eden Ekrem'in ihaneti aklına gelmişti!..

Bilinmez!..

Belki de, babasının söylediği "Seni asla göremeyecek" sözü onu ikna etmişti!..

Bu da bilinmez!..

 

Ve evlendiler...

Nurten 2013 yılında vefat etti... 

38 yıl mutlu bir evlilikleri oldu...

İki de çocukları...

 

İsmail, aniden kaybettiği hayatının aşkının gidişine fazla dayanamadı...

Nurten'in ölümünden yaklaşık altı ay sonra amansız hastalığa yakalandı...

 

Ölümünden bir hafta önce kızı, oğlu, torunları ve yakın dostlarıyla birlikte son akşam yemeğini yedi...

 

Ama o akşam akıl almaz bir sahne yaşandı masanın etrafında...

 

İsmail, en büyük torunu Gülşah'tan bir kağıt, bir kalem istedi...

 

Herkes şaşırmıştı!..

Kör bir adam kağıdı kalemi ne yapacaktı!..

 

Bir vasiyet yazdı İsmail ve oğluna uzattı!..

Masanın etrafındakiler şoktaydı... Yazdığı vasiyet kimsenin umurunda değildi...

 

"Baba, sen görüyorsun" dedi kızı, kekeleyerek...

"Evet" dedi yaşlı adam gülümseyerek...

Ve ekledi:

"Tam 38 yıldır görüyorum... Ama bunu annenizin bilmesini istemedim, çünkü bilseydi benimle asla evlenmezdi

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 7 yorum var, 7 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Gülseren Kanmaz 23 Ocak 2018 Salı 09:22

Çok hüzünlü bir aşk hikayesi.Çok etkilendim..

Yorumu oyla      7      5  
Emine ferizli. 22 Ocak 2018 Pazartesi 08:50

Galiba bu hikayeyi türk filminde izlemiştim.yadırgamadım .1800 liler de böyle aşklar yaşansada. Günümüzde kı aşk lar internet aşkı bir varmış bir yokmuş hesabı. ?ok çabuk aşık oluyorlar çok çabukta bitiriyorlar. Birbirlerini tanımadan sevgilerini pişirmeden yok oluyor.

Yorumu oyla      7      5  
Mehmet Gültekin 22 Ocak 2018 Pazartesi 04:22

Üstad gözyaşlarımı zor zaptettim,duygusallığımı hoşgör.

Yorumu oyla      7      5  
Atilla Genç 21 Ocak 2018 Pazar 23:55

İkinci bölümü böyle beklemiyordum, tam bir dram...:(

Yorumu oyla      7      5  
Akın 21 Ocak 2018 Pazar 23:32

Nedendir bilmem, sevdim

Yorumu oyla      7      5  
Argun Cakin 21 Ocak 2018 Pazar 13:35

Vayy beee. ismail cennetlik adammis vesselam

Yorumu oyla      8      5  
Huriye Erenler 21 Ocak 2018 Pazar 11:50

Çok acı bir hikaye ve çok ta büyük aşk .Kaldımı böyle sevdalar acaba .??

Yorumu oyla      8      5  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Yağma Hasan'ın böreği
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Dansa kaldırdığın kızı seviyor musun?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Böyle bir ses bin yılda bir gelir…
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Umuda sarılmanın resmi!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Fail, fiil, sayfa
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Değişmeyen sistem
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Merekçeli karar
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Kuralsızlığın, keyfiliğin aleniyeti
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Hesabı temiz olanın muhasebeden korkusu olmaz!
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva