Mehmet KARABEL
‘Kumbara’yı hatırlamanın tam zamanı!
15 Ocak 2021 Cuma

50’li yılların ikinci yarısı…

Bizim evde iki tane kumbara vardı…

Biri benim, diğeri evin gerçek reisi babaannemin…

Rahmetlinin yetim maaşı vardı…

Banka O’na bir kumbara vermişti…

Bi’tane de bana; sevineyim diye…

Sevimli bir görüntüsü vardı kumbaramın…

Önündeki delikten madeni parayı atıyorsun…

Ya da kağıt parayı ince ince katlayıp…

O karanlık aralıktan içeri salıveriyorsun…

Babaannem her maaş günü kumbaraları yanına alır…

Elimden tutar birlikte bankaya giderdik…

Tüm kumbaraların tek anahtarı vardı…

O da bankadaki şubede dururdu…

Kumbaranın icadının altında yatan “gerçek tasarruf” buydu!

Kumbaranız doluncaya kadar açamıyordunuz…

İçinden “ihtiyacım vardı” kıtırıyla…

Elinizle biriktirdiğiniz parayı tırtıklayamıyordunuz!

Şahane bir icattı!

“Anahtarı bankadadır!” diyerek…

Sizi zorla tasarrufa yönlendiriyordu…

Ben en çok kumbaramı bankada açtıklarında…

Madeni paraların şıkır şıkır tezgahın üstüne düşüşüne bayılırdım…

Çocukluk işte…

Demek ki…

Kumbara tutumlu olmayı öğretiyor…

En parasız zamanınızda size “Hızır gibi” yetişiyordu!

***

70’li yıllarda Türkiye değişmeye başladı…

Bırakın harçlıkları kumbarada biriktirmeyi…

Yüksek enflasyon ve pahalılık yüzünden…

Kumbarayı evin hangi köşesine koyduğumuzu bile unuttuk!

Oysa…

Geçmişte “kumbara” ile öyle unutulmaz güzellikler yaşamıştık ki…

***

93 yıl önce bugünlere gidiyoruz…

Tarihte “Büyük Buhran” olarak anılan…

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı patladı…

Amerika, Avrupa bir lokma ekmeğe muhtaç oldu…

Evlerini, işlerini, mülklerini kaybedenler…

Çaresizlikten intihar etmeye başladı…

Bebekler beslenemedikleri için ölüyordu!

Özellikle sanayileşmiş ülkeler neredeyse bitişe geçti…

Tam da o yıllarda…

Atatürk’ün yarattığı Genç Cumhuriyet…

Dünya’nın başına gelenleri izliyor; temkinli adımlar atıyordu…

***

İşte, o günlerden yaşanmış bir olay…

Türkiye İş Bankası henüz dört yaşında…

Genel Müdürü Celal Bayar

Dünyada yeni moda olan “Kumbara”yı tanıtıyor heyecanla…

“İki bin kumbara yaptıralım…” diyor…

Yönetim kurulu bu sayıyı çok buluyor ancak…

Bayar ısrar ediyor…

Kumbaralar Almanya’dan ithal ediliyor…

Kumbaraların ilk partisi geldiğinde…

Türkiye’de “Tasarruf Haftası” ilan ediliyor…

Türkiye’nin tam ulusal ekonomiye geçtiği günler…

Dünya büyük krizle boğuşurken…

Yerli malını öne çıkaran Türkiye Cumhuriyeti…

Tasarruf yapmayı öğretiyor; para biriktirmeyi teşvik ediyor…

Bu nedenle…

Kumbaralar o günlerde acayip ilgi görüyor; adeta kapışılıyor…

***

Yazar ve yayıncı Enis Batur

Cumhuriyet’in 75’inci yılında şahane özetlemiş…

Sonradan “Kumbara”nın başına gelenleri:

“Zaman hızla kemiriyor durduğu yerde duran akçeyi… Kumbarayı dolaşımdan kaldıran, onu mumyalar müzesine götüren enflasyon…”

Döneceğiz az sonra…

“Kumbara’nın Yeniden Doğuşu”nun toplumsal lezzetine…

***

O tarihlerde…

Memleket ekonomisinde iki tablo öne çıkıyor:

Biri mutlaka “yerli malı” kullanmak…

Diğeri “para biriktirerek” tasarruf yapmak…

Bunun da tek yolu var…

O da annelere – babalara şu mesajı iletmek:

“Kumbara bir çocuğa verilecek en güzel hediye…”

Amaç ne?

Çocukta tasarruf fikri gelişsin…

Harçlıktan artanı kumbarasına atsın…

Böylece o paralarla canının çok istediği bi’şeyi…

Mutlulukla koşa koşa gidip satın alsın…

***

Ya şimdi?

Sanırım hiç bir evde, hiç bir çocuğun kumbarası yok…

Çünkü bankalar artık böyle güzel promosyonlar vermiyor…

Kumbara yerine ne veriyor bankalar?

Kredi kartı...

Bol bol harcayın...

Paranız mı yok?

Olsun!

“Kredi kartınız varsa, sorun yok…” diyorlar...

Çılgınca tüketiyoruz...

Sonunu, dibini görmeden!

***

Peki, nasıl unuttuk o güzelim kumbarayı?

Çünkü paramız sürekli değer kaybetti…

Para “pul” olunca da…

Kumbaranın değeri kalmadı…

Bir umut ışığı var aslında…

Madeni paralar yeniden “hayatımıza girdiği” için…

Özellikle…

“1 TL.” olanlar…

Galiba “eskimeyen aşk kumbara”yı hatırlamanın…

Tam zamanı...

***

Unutmayın lütfen...

Tasarrufun küçüğü büyüğü olmaz...

Bazen, 1 TL.’lik tasarruf bile kıymetlidir...

Bu dönemde kredi kartına daha az itibar edelim…

Evdeki tasarrufun bekçisi “kumbara”yı…

Yeniden…

Hayatımızın bir parçası yapalım…

Evimizin en güzel köşesine koyalım ki...

Dostlarımız da görsün…

Onlar da minik minik tasarrufa başlasın...

Çünkü zaman...

Tasarruf zamanı...

Nokta…

Sonsöz: “Sadece hayattan tasarruf edilmez; ya sarf edilir ya da israf… / İsmet Özel – Şair, düşünür…”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Ahmet 16 Ocak 2021 Cumartesi 01:26

İyi bir fikir tebrikler

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Afişlerin dili
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Trafikte empati
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Bir çocuğum olsaydı...
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Barış için Uçurumları Kapatmak
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Aurelius’un Uşağı _ (Zamk-ı Makam)
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Hayat Treni
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Gündemi tayin etmek...
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Koronasomnia
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Modern ilkellik
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Netameli meseleler 2
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva