Muhittin AKBEL
Kordon’un tadı nasıl kaçtı?
14 Eylül 2021 Salı

İzmir’in Kordonboyu huzurdur, nefestir.

Buluşma noktasıdır.

İzmir’e misafir gelenler için “Kordon’da fotoğraf çektirmediysen, İzmir’e gittim deme” denilen bir yerdir Kordon…

Kordon’da içilen çayın bile tadı bir başkadır.

Kordonboyu’nu arşınlamanın mutluluğu, kelimelerle anlatılmaz, yaşanır.

Sokak müzisyenlerinin şarkılarıyla coşarsınız.

Neşeli bir grubun oyunlarını izlerken, bir bakmışsınız eğlencenin ortasına düşmüşsünüz!

Sevgiliyle, eşle dostla çimlere oturup edilen sohbete doyum olmaz.

Ayrı kalındığında, hasreti çekilen bir yerdir Kordonboyu…

***

Gelin görün ki, Kordon’da çalışanlar, mekan işletenler, Kordon’daki evlerde yaşayanlar, yukarıda anlattıklarımı anlatmıyor artık…

Tam tersine, Kordon’u çirkinleştiren kötü görüntüleri, yaşanmış çirkinlikleri anlatıyorlar.

Mesela bir işletmeci, 18 yaşından küçük çocuk çetelerden bahsetti.

Kendi aralarında numaradan kavga ediyorlarmış, o sırada kavgayı ayırmak isteyenlerin telefonlarını gasp ediyorlarmış.

Uyaranlara bıçak çekip tehdit ediyorlarmış.

“Polis bir şey yapmıyor mu?” diye soruyorum.

“Polis de bunlarla baş edemiyor. Hepsini yakalıyor, götürüyor; bir bakmışsınız, polisler görev yerlerine dönmeden çocuklar burada!” yanıtını alıyorum.

Demir çubuklarla saldıranlar bile varmış Kordon’da.

Çimlerin üzerinde her gece yaşanan yaralamalı kavgalardan bıkmışlar.

Bir işletmeci “Çimlerin üzerinde olay çıktığında, bizler de olay mekanımıza sıçramasın diye, yolun deniz tarafında tetikte bekliyoruz. Kavgacılara set çekiyoruz adeta” diyor.

Ne kadar korkunç bir şey değil mi?

***

Davulcu, darbukacı, kemancı, gitar, saz çalan kişilerin portatif kabinleri kurup, müzik yayını yaptıklarını…

O gürültüde müziğin, müzik olmaktan çıkıp, gürültü kirliliğine dönüştüğünü anlattı birisi…

Çimlerin üzerinde dinlenmeye çalışanlar, evlerinin balkonunda oturanlar, restoran ve kafelerdeki müşterilerin, gürültülü ortamdan çok ama çok rahatsız olduklarını ifade ediyor, işletmeci arkadaş…

***

Korsan valeler…

Saat 22.00’den sonra, yani İZELMAN görevlileri dükkanı kapatıp gidince ortaya çıkarmış.

Kordonboyu’na normal park yerine veya ikinci, üçüncü sıralara park edenlerden para istiyorlarmış.

Tuvalet sorununun da had safhada olduğunu ifade ettiler.

Bir arkadaş dedi ki:

“Alsancak Vapur İskelesi’nin karşısında bir tuvalet var.

Saat 22.00’de kapatılıyor.

Sonrasında tuvalet ihtiyacı olanlar, kafe ve restoranlara gidiyor.

İzin versek bir dert, vermesek bir dert.

Size şunu söyleyeyim; cumartesi günü Kordon müdavimlerinden 250-300 kişi, tuvalet için benim mekana geldi.

Kabul etmezsek, olay çıkarıyorlar.

Kabul ediyoruz, 300 kişinin tükettiği su, kullandığı tuvalet kağıdı, hep masraf.”

***

Saat 22.00’den sonra içki satışı yasak.

Ancak çimlerin üzerindeki vatandaşlara gece 03.00’e, hatta 04.00’e kadar içki servisi yapıldığını duyuyorum mekan sahiplerinden…

Birisi dedi ki:

“Tekel bayileri, whatsapp grubu oluşturmuşlar.

Dükkan açık ama satış yapmıyormuş gibi görünüyor.

Fakat saat 03.00’te elinde torbalarla, whatsapp üzerinden aldığı içki siparişlerini insanlara ulaştırıyorlar.

 İnsanların içki içmesine karşı değiliz ama adabıyla içseler, kafayı bulduktan sonra birbirlerine saldırmasalar, olay çıkarmasalar, gürültü etmeseler  keşke…”

***

Anlayacağınız, akşamları Kordon, Kordon olmaktan çıkmış durumda.

Huzur veren Kordon, olmuş çekilmez çile!

Peki bu işin çözümü yok mu?

Elbette vardır.

Mekan sahipleri, belediyenin, emniyetin ve esnafın başının toplanıp bu sorunu çözmek için kafa yorması gerektiğini söylüyor.

Sadece polisin, sadece belediyenin, hele hele esnaf derneğinin tek başına bu çirkinlikleri ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını ifade ediyorlar.

Kordon’daki işletmecilerin anlattıkları, onların isyanları umarım bir kulaktan girip ötekinden çıkmaz.

Kordon, eskiden olduğu gibi orada bulunan herkese huzur verir, nefes olur.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 18 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Rıza Soner 18 Eylül 2021 Cumartesi 20:57

Yıllardır kordonda oturan bir kişi olarak utanıyorum. İzmir in banliyölerinde oturan eğitimsiz taşra kafalı kişiler cebinde 15 tl olmayan avam kişiler kordona gelince herşey serbest diye burada yaşayan insanları yaşlı çocuk hasta dinlemeyip her türlü rezilliği yapıp buradaki sakinleri ve işletmeleri rahatsız edip aklı sıra eğleniyorlar.cimlere isiyenmi, tuvaletini yapanmı gece 5 e kadar son ses kaşık havası çalıp oynayanmı ne tür rezillik ararsan burada mevcut. Bu güzelim şehirde ne VALI nede EMNIYET nede BELEDİYE var.kimse ilgilenmiyor.şikayet mercii yok.kim ne yaparsa yanına kar kalıyor Bu yüzden her geçen gün kordonda yaşamak zorlaşıyor. Bunu bir Avrupa şehrinde yapsınlar bak neler oluyor.zaten yapamazlar.kanun nizam var.

Yorumu oyla      0      0  
Alen Doğu Gencer 15 Eylül 2021 Çarşamba 15:30

Sayın Muhittin AKBEL ilk olarak çok isabetli ve okumasını bile bir yazı yazdığınız için teşekkür ederiz. Evet bu yazdıklarınız bir izmir gerçeğidir aslında. Kozmopolit bir yapıya sahip. yoğun göç alan bir izmir gerçeğidir. Fark ettiniz mi bilmiyorum ama sizin yazdıklarınız ile yorum yapanların yazıları çok farklı. ister istemez yazınızın altı AKTROLL mezatına dönmüş. Siz yazmışınız "Mekan sahipleri , belediyenin, emniyetin ve esnafın başının toplanıp bu sorunu çözmek için kafa yorması gerektiğini söylüyor " diye . Ancak yorumlar "izmir kakalama" olayına dönmüş durumda. Yani bu sorunun çözümü kurumlar da bitiyor ve insanlar gelip burada neden izmiri kötülüyorlar anlamış değilim sevgili yazar ? neden bu kadar kötü niyetliler ve madem izmir bu kadar kötüyse neden bu şehirde yaşıyorlar anlamış değilim?Huzur veren kordonu yakalamak çok zor bir şey değil. en başta emniyet güçleri görevlerini yapacak. sonra belediye sorumluluklarını yerine getirecek ve en son esnaf işini düzgün yapacak daha makul seviyelerde olacak ki bu huzur sorunu çözülsün. Bu işin en son kısmı vatandaş Muhittin bey ! Kurumların bilincinin olmadığı yerde vatandaşın bilinci zaten olmaz. saygılar fendim.

Yorumu oyla      1      0  
Abartma timi görev başında 15 Eylül 2021 Çarşamba 14:51

Bazı yorumları okuyunca sanırsın Alsancak 'da ellerinde sopalar, insan kovalayan tipler var zannedersin. Gürültü problemi de sadece Alsancak'ın sorunu değil. Artan nüfus, göç büyük şehirleri her geçen yıl daha da yaşanmaz hale getiriyor. Mahalle aralarında gece 3'lere kadar süren sokak düğünleri var. Polis gürültüyü duymuyor mu? İzmir'de en başta sokak düğünleri yasaklanmalı. Hurdacı bilmem neci, arabaya ses sistemini bağlayan atıyor kendini sokaklara. Yasaklanmalı. Kanun var uygulayan yok. Neden? Gürültü yapmak serbest mi? Evinde konser verir gibi müzik açanlar var.

Yorumu oyla      1      0  
Ahmet Nihat Yildiz 15 Eylül 2021 Çarşamba 12:05

Yazdiklariniza tamamenkatiliyorum. Bahsettiginiz cocuklar icin acil onlem alinmasi dusuncesindeyim. Gectigimiz hafta Guzelyali''dan tramvaya bindim. Bir durak sonra bahsettiginiz tarzda dort genc cocuk bindi. Tum tramvayi rahatsiz etmeye basladilar. Bir sonraki durakta guvenlik bunlari guclukle indirdi. Bu inenler

Yorumu oyla      2      0  
15 Eylül 2021 Çarşamba 11:27

Kordon'u dünyanın en güzel yerlerinden biri zanneden yurdum İnsanı. Deniz olmasa ultra dandik binaların altında, mekanların olduğu bir yer. Her tarafı güzel olsa ne yazar! Eğlence mekanlarından şikayet edip, uçuk kira isteyen de sanki benim. Alsancak'daki çürük binaların bedeli nedir? Eğlence mekanları olmasa o bedeller istenebilir mi? Rant uğruna Alsancak bu hale gelmedi mi? İzmir zaten garip bir şehir; sanayi, eğlence, mobilya, yaşam alanları birbirine girmiş durumda.

Yorumu oyla      1      0  
15 Eylül 2021 Çarşamba 08:55

Yaşlandıysan gitme kardeşim Kordon'a, sana mı kaldı. Özgürlüklere karşı İzmir faşizmi yapmayın

Yorumu oyla      0      4  
bucalı 14 Eylül 2021 Salı 23:03

Kordonu bu hale getirenler utansın.. izmir özgür sehirmiş at elindeki şişeyi çekirdeği çöplüğü ondan sonra güzel şehir reklamı yapsın belediye baskanı...

Yorumu oyla      3      3  
Durmuş baba 14 Eylül 2021 Salı 20:41

Gençliğim kordonda geçti çok harikaydı o yıllarda, malesef artık kontrolsüz ve tehlikeli bir yer. O nedenle oğullarım orada vakit geçirsin istemiyorum..

Yorumu oyla      5      0  
münire 14 Eylül 2021 Salı 16:26

Dünya'nın en güzel yerlerinden birisinde en bakımsız, en özensiz alanı oldu. Herkesin gidebildiği, soluk alabildiği yer olmaktan çıktı. Sayın Soyer, "başka bir İzmir mümkün" derken ne demek istiyordu?

Yorumu oyla      5      0  
Köyden indim şehire 14 Eylül 2021 Salı 16:15

Sessizlik arayan köyüne dönebilir.

Yorumu oyla      2      4  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Memleket 6 ayda nasıl 'oh be...' diyecek?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Dünya Çocuk Felci Günü ve Covid-19
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Huylunun huyu
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Bir Döviz Hikâyesi
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Sanat ve hafıza
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Şirinler ve dünya düzenine kısa bir bakış
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Yitik vicdanlar çağı
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Menderes'te CHP bilmecesi!
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Tarihin mührü: İzmir Elektrik Fabrikası…
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
'Başka bir tarım mümkün mü?'
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva