Erkan SEVİNÇ
Keçiboynuzu
9 Ekim 2019 Çarşamba

Aslında “sakız” da diyebilirdim, çiğnersin de çiğnersin… Ama sağlıklı bir ürüne, “keçiboynuzu”na benzeteyim dedim… Keçiboynuzu diğer ismiyle “Harnup”, Akdeniz iklim kuşağının önemli bir bitkisi… Bilimsel adıyla “Ceratoniasiliqua”, baklagiller familyasından… İngilizcesi “carob” ise de, genelde “St.Johns Bread” olarak bilinir… Almancası da “johannisbrot”…  Her iki lisanda da “Yakup Peygamber’in Ekmeği” anlamına gelir... Yakup Peygamber’in çölde ekmek yerine tükettiği bir meyve… Yaşı değil, kurusu yendiği için yerken bol bol çiğnemek gerekir... Hatta bu konuda bir Nasrettin Hoca fıkrası da var…

Bir gün Hoca’nın dostları faydalarını anlatıp, “Keçiboynuzu sever misiniz?” diye sorarlar, Nasrettin Hoca’ya… Hoca da, “Efendim ben bir dirhem bal için bir çeki odunu kemiremem” der…

Keçiboynuzunun içerdiği “gallikasiti”, insan sağlığı üzerinde çok yönlü özellikleri olan bir madde… Ağrı kesici, alerjiye ve astıma karşı, bakteri yok edici, bronşite iyi geliyor, karaciğeri toksinden arındırıcı, serbest radikalleri yok edici, bağışıklık sistemini güçlendirici, antiseptik, kansere karşı koruyucu, vs… “Sigara içenler keçiboynuzuna başladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir” diyor işin uzmanları…
 
Keçiboynuzu ile ilgili ilginç bir rivayet ise şöyle... Lokman Hekim, günlerden birinde Anadolu’nun güneyindeki insanların dertleriyle ilgilenmek üzere yola çıkar. Toros Dağları’ndan aşağıya inip Akdeniz’e doğru ilerlerken limon ağaçlarını görür... Orada yaşayan insanların daha sağlıklı olabileceğini düşünerek ilerlerken yolunun sağının solunun keçiboynuzu ağaçlarıyla örtülü olduğunu görür… Orada durup yanındakilere, “Buranın insanlarının bana ihtiyacı olmaz” deyip geri döner. Bu rivayet de bizlere keçiboynuzunun sağlığa faydaları konusunda ipucu veriyor…

Keçiboynuzu yemeye benzettiğim olay ise siyasi… Son zamanlarda belediye meclislerine verilen PKK’yı ve HDP’yi kınama önerileri… Üzerinden nerdeyse bir ay geçti. Eylül’ün ilk büyükşehir belediyesi meclis oturumunda konu gündeme geldi. O sıralarda İzmir orman yangınları ile mücadele ederken AK Partili Erhan Çalışkan verdi önergeyi… Önerge Meclis’te reddedildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, bir televizyon programında bu konu tartışılınca önergenin reddi ile ilgili, ''İzmir’de PKK’yı kınamayacak meclis üyesi yok. Böyle bir şey asla söz konusu değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili böyle bir ifadeyi esefle karşılıyorum. Reddedilen önerge PKK’nın lanetlenip lanetlenmeyeceği ile ilgili bir soru ifadesi olarak yapılması haksızlıktır. Böyle bir şeyin kimsenin ifade etmeye hakkı yoktur. Çünkü bütün üyeler PKK’nın karşısındadır” diye bağlanarak adeta isyan etti…

Ortalık duruldu mu? Ne gezer? Bu kez Balçova Belediye Meclisi’nde tekrarlandı sahne. Önerge sahibi okuduğu kınama metninin kabul edilmesini istiyordu. Önerge gündeme bile alınmadı. Balçova Belediye Başkanı Fatma Çalkaya, “Biz uzun süredir şehrimizi meşgul eden bu konunun açıklığa kavuşması için düşüncelerimizi ifade ettik… Balçova Belediye Meclisi, Balçova Halkı’ndan aldığı güçle terör örgütlerinin tamamının karşısında olduğunu ifade etmiştir. Burada hepimiz aynı düşüncedeyiz. 5393 sayılı Belediye Kanunu izin vermediği için bu önergeyi kabul edemiyoruz” dedi…

5393 sayılı kanun 18.maddede neler var şöyle birkaçını hatırlayalım mı?
MADDE 18- Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır: a) Stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini görüşmek ve kabul etmek… b) Bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmak… c) Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek… d) Borçlanmaya karar vermek… e) Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek... f) Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek... g) Şartlı bağışları kabul etmek... h) Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beş bin TL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek… i) Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek… j) Belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına; belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek… k) Meclis başkanlık divanını ve encümen üyeleri ile ihtisas komisyonları üyelerini seçmek… l) Norm kadro çerçevesinde belediyenin ve bağlı kuruluşlarının kadrolarının ihdas, iptal ve değiştirilmesine karar vermek… m) Belediye tarafından çıkarılacak yönetmelikleri kabul etmek… n) Meydan, cadde, sokak, park, tesis ve benzerlerine ad vermek; mahalle kurulması, kaldırılması, birleştirilmesi, adlarıyla sınırlarının tespiti ve değiştirilmesine karar vermek; beldeyi tanıtıcı amblem, flama ve benzerlerini kabul etmek… Bu böyle gidiyor.. “Z” harfine kadar gidin, Çalkaya’nın da ifade ettiği gibi benzer bir madde yok…

Zaten CHP İl Başkanı Deniz Yücel de, “Belediye Meclisi’nde alınan kararlar sınırlandırılmıştır. Bu çerçevenin dışında karar verilemez. AKP’li Meclis üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi PKK’yı kınayamadı gibi açıklamalar ile kendilerine siyasi rant sağlama peşindeler. Belediye Meclisleri’nin hangi kararları alacağı bellidir” diyor…

Güney sınırımızda bir koridor oluşturmak için yapılması planlanan “Barış Pınarı Harekatı”na ilk destek CHP den gelirken, AK Partili meclis üyelerine biz yine ülkenin en tepesinde yer alan liderleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ndeki seçilme yeterliliği oranı konusunda söylediği, “Size buradan bir şey çıkmaz. Buradan size kemik de düşmez” söylemine biz de bir ekleme yaparak,  “Buradan size çıksa çıksa keçiboynuzu çıkar… Çiğner durursunuz!” diyelim ve…

Noktayı koyalım…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Güzel Atamı dünyanın her yerinde tanıtma gururunu yaşıyorum
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Nerem ağrıyor?
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Atamıza hoşgeldiniz
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Dondurma yalamanın dayanılmaz hafifliği
Hüseyin ASLAN
Hüseyin ASLAN
Atatürk: Yaşayan ideoloji
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Efendilerin bitmeyen gazabı
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Moskova’da neden iki ayrı ‘7 kasım’ kutlaması
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Bir kenti peynir üzerinden okumak, yaşamak…
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Sevdiğini söyle ve göster
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Dönüş mü?
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva