Fatih YAPAR
Kazananı yok kaybedeni çok!
10 Şubat 2020 Pazartesi

Yerel seçim sürecinde aday belirleme dönemi itibariyle kabuk değiştiren Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü aylardır sonucu merak edilen 37. olağan kongresini gerçekleştirdi. Halkın oylarıyla gelen belediye başkanlarının bile “öncelik” sıralamasında liste başı olan “örgüt işleri” nihayet sonlandı.

Elbette bu kongre çok büyük anlamlar taşıyor!

Birincisi kulislerde konuşulsa da, bazı isimler açıklamalar yapsa da kısa vadede ne genel ne de yerel bir seçim yok. Bu da seçilen isimlerin ve belirlenen yeni siyasi yapının ömrünün uzun olması anlamına geliyor. İkincisi ise kenti yönetmek için koltuklara oturanlar memleketin meselelerine biraz daha eğilecek.

Gelelim kongrede ortaya çıkan manzaraya ve sonuçlarına…

Aslında mahalle delege seçimleri ve ilçe kongrelerinin sonuçları dikkate alındığında mevcut İl Başkanı Deniz Yücel’in bu işten “başarılı” çıkacağı belliydi. Başarı aslında kongre sonucu ve rakamlar değil kongreye gidilen süreçte yapılan hamlelerdi. Yücel, en başta önceki kurultay sürecinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında durmuş, kendisini sıradan bir meclis üyesiyken keşfeden Aziz Kocaoğlu’ndan da koparak Muharrem İnce’ye değil lidere bağlı olduğunu tescillemişti. İstanbul ve Ankara il başkanlarıyla birlikte bu süreci de bizzat koordine etti, fotoğrafı verdi. Sadakatinin yanına gençliğini ve partideki aileden gelen deneyimini de ortaya koyan Yücel, son olarak yerel seçimde aday belirleme işlemlerinde “uyumlu” bir yapı sergiledi. Başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer olmak üzere “karar vericilerle” ilçe adaylarının belirlenmesinde ve meclis listelerinin oluşmasında “göz önünde” kavga etmedi. Yerel seçim sonrasında koltuklarında ilk 10 ayı geçiren belediye başkanlarından kaynaklı krizleri ve olayları “sükûnetle” bastırdı. Kimi zaman soğuttu, kimi zaman da genel merkez müdahalesinin önünü açarak topu taca attı. Karaburun, Urla ve Gaziemir gibi ilçelerde partiyi etkileyen krizlerde doğrudan hedef olmadı.

Sonuçları itibariyle kongreden çıkartılacak elbette çok ders var!

Her ne kadar kamuoyuna “sorun yok” denilse de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Yücel arasındaki kesin ve derin çizgiler çekilmiştir. İleriki günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki meclis grup yönetimi ve komisyonlardaki seçimler bu çizgilerin “rengini”de belirleyecektir.

Başta; kendisine doğrudan bağlı Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran ve bazı ilçe başkanlarıyla birlikte tam saha pres yapan Genel Başkan Yardımcısı İzmir Milletvekili Tuncay Özkan ile Milletvekili Ednan Arslan doğrudan Yücel’in yanında duran isimler olarak kurultay sürecinde PM ve MYK talepleri için hak kazanırken deneyimleriyle Yücel’e “rehber” olan Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin ve Konak Belediye Başkanı Abdül Batur da “kazanımı” hanelerine yazmıştır.

Başkan Soyer ile birlikte Yücel’in karşısında bir noktada konumlanan Milletvekili Murat Bakan, eski İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu ile Devrim Barış Çelik gibi “saha aktörleri”oluşan “kırgınlıkları” toparlayan tarafta olmak zorundadır.

Rakamların ve oranların analizine bakıldığında ise “doğruya doğru” bir durum var. O da İl Başkanı Yücel’in parti örgütünün tamamının desteğini alamadığı meselesi. Aslında Yücel’in bile kendi “iç dünyasında” kabul ettiği durum olan oy oranı “delegenin bilgisizliği ve eğitimsizliği” gibi basit bir gerekçeye sığdırılamaz.

Ne yazık ki Yücel, kongrede oy kullanan 611 delegenin 258’inin oyunu alarak “yaralı halde” yeniden il başkanı seçilmiştir. Her ilçenin kendi kongresinde eleyerek ve özenerek seçtiği il kongre delegesinin 353’ünün Yücel’in bulunduğu alanı “işaretlemeyi unutmuş olması” hiçbir şeyle izah edilemez.  Eğer böyle olsaydı Yücel “kongre delege listesinde” 339 oyu alamazdı. Benim bir parti örgütü tavrı olarak gördüğüm bu durumu düzeltmek, toparlamak yine Yücel ve yeni ekibine düşüyor.

Burada yeni bir süreç başlıyor.

O da kurultaya giden yolculuk!

Bu kısa yolculukta herkes lobi ve yoğun kulis yapacak. CHP lideri bizzat milletvekili olduğu İzmir’deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Uzun süredir de hiçbir gücü hiçbir yapıya doğrudan teslim etmiyor. Uyguladığı “dengeleme” yöntemiyle kentin temsiline ince bir ayar çekiyor. Bu yüzden hiçbir kimse için mücadele süreci tamamlanmış da değil.

Kongre sürecinde dikkat çekmek istediğim birkaç konu var. Bunların en başında uzun süredir parti organlarında görev almaları konusunda “şerh” bulunan Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının yeni dönemde bu durumdan kopmuş olmaları meselesi geliyor. Başkan Soyer, çalışanının doğrudan siyaset yapması ya da yapmaması konusunda bir açıklamada bulunmamış olsa da belediye bürokrasisinde bazı isimler listelere aday oldu. Büyükşehir’in en büyük personel şirketi olan İZELMAN AŞ’nin Genel Müdürü Alp Ersen’in eşi Burcu Yılmaz Ersen “anahtar listede olmamasına rağmen”sahaya çıktı. Grand Plaza Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kılıç, İZBELCOM Genel Müdür Yardımcısı Emir Cömert ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Üyesi Muzaffer Ayhan Kara da listede yoktu. Ersen haricinde istediklerini alamayan bu isimlerin tavırları şimdi kimin hesabına yazılacak?

Ne olursa olsun parti örgütü tartışılan, konuşulan ve öyle ya da böyle bir tarafta duran isimlerle ilgili “irade sahibi olsalar da“ kararını veriyor.  Gerilimden uzak, adı tartışılmayan kısaca zararsız gördüğü isimleri baş tacı yapıyor. Kurultay delege listesinde ilçe belediye başkanları içinde zirveye oturan Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar ve İlçe Başkanı Gizem Ergün buna birer örnek.

Bu kongrede fark edilen bir durum daha var. Ben buna “Balçova Modeli” diyorum. Bu model birlikteliği, ekip olmayı, aynı ruhun farklı bedenlerde temsil edilmesini anlatıyor. Belediye Başkanlığı döneminde listelerde zirvede olan Mehmet Ali Çalkaya unvansız, makamsız haldeyken de zirveyi kimseye bırakmadı. Yerel seçim öncesi adaylığı engellenen Çalkaya Balçova’yı eşi Fatma Hanım’a emanet etmişti. İlçe kongresinde belirlenen 13 kişilik delege listesinde hakkını başka bir isme veren çiçeği burnunda ilçe başkanı Binnur Akın, Tunç Soyer ile aynı oyu alarak zirveyi paylaştı. Bir dönem partiyi sırtlayan eski İlçe Başkanı Aygül Eryılmaz da bu kez Yücel’in yönetiminde yer aldı. Hem de ilk 3’e girerek. Ne diyelim model herkese örnek olsun…

Urla Belediye Başkanı Burak Oğuz’un tutuklanmasından sonra “değeri” kamuoyu vicdanında giderek artan eski Başkan Sibel Uyar’ın bağımsız, bağlantısız özgüvenini takdir ettim. Sibel başkan kurultay delegesi olmak için yeteri kadar oy alamasa da kongrenin dikkat çeken isimlerindendi.

Son olarak SONSÖZ TV’de kongreyi birlikte yorumladığımız İntegral Araştırma Şirketi Sahibi Ümit Yaldız, “Vefa ve Emek” listesinden bahsetti. Kılıçdaroğlu’nu bu kentten milletvekili olmaya davet eden, 397 yılla yargılanıp yıldızlı beraat alan ve partiyi 15 yıl taşıyan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun kurultay delegesi bile yazılmamasının partiye ömrünü adayanlar için kırılma anlamına geleceğini söyledi.  Ben de şahsen katılıyorum. Bugün sana, yarın bana…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Şen Gül 12 Şubat 2020 Çarşamba 14:17

Sonuçları içim acıyarak takip ettim. Koltuğa oturan Ali kıran baş kesen oluyor. Evet söylediğiniz olması gereken. Ancak aziz beyde koltukta iken farklı değildi. Şu da bir gerçek dün aziz beyden şikayet edenler bi süre sonra beter olacaklarının sinyalini verdiler.

Yorumu oyla      0      0  
Oğuz Kaan 12 Şubat 2020 Çarşamba 14:13

Salt çoğunluğu bile sağlayamayan il başkanı. İzmirlinin sevip saydığı yıllarını belediye başkanı olarak İzmir'e hizmet etmeye vermiş Aziz Kocaoğlu'na yapılan vefasızlık ağır sonuçlar doğuracak. Merkezi iktidarla birlikte İzmir'deki yerel iktidarda ilk seçimlerde el değiştirecek.

Yorumu oyla      0      1  
CHPLİ ve iZMİRLİ 11 Şubat 2020 Salı 00:43

Ne diyelim etme bulma dünyası herhalde

Yorumu oyla      0      0  
Alan delegesi 10 Şubat 2020 Pazartesi 19:59

Çok doğru tespit gerçek analizler sayin Yapar CHP atamalar ile frensiz otomobil gibi gidiyor önce IZMİR CHP en çok oy aldığı bölge divan başkanı için Denizli den ithal divan başkanı geliyor genel merkez IZMİR yok sayıyor nasıl Akp ithal belediye başkanı Zeybekci geldi bizim partide aynı farkı yok genel merkez bu gidişle diğer illerde az oy aldığı gibi izmir de aynı olacak ön seçim olmadığı sürece bu parti hiç bir yere gelemez yöneticiler koltuklarını korurken mutlu olurlar işte bu teşekkür ediyorum sayın Fatih YAPAR

Yorumu oyla      4      0  
BAK BAK 10 Şubat 2020 Pazartesi 14:06

ne oldu listelerin rengi neyi aldı neyi verdi mavi,turuncu,beyaz ,sarı,kırmızı ,hepsi mor oldu

Yorumu oyla      5      1  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Anahtar liste
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Kıvılcım’dan aleve!
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Çeşme Projesi’nde iktidar-muhalefet ortaklığı
Tayfun MARO
Tayfun MARO
İzmir aşkı
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
ABD, CHP’yi istemiyor!
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Yunan halkı ile kalıcı dostluk nasıl kurulabilir?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Amasanga…
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Çiğli güneş ülkesi...
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Mini mini 1'leri denek mi yaptık?
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Kadın Türkler
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva