Mehmet KARABEL
Karanlıkta hayranlık duyulan kadının İzmir’deki aşkları!
21 Kasım 2020 Cumartesi

An itibarıyla 65 yaşın tadını çıkarıyor…

Kah Paris’te…

Bazen de İzmir’in güzel Foça’sında…

Ya önceleri…

Genç kızlığındaki hayalleri?

Kalbine gömdüğü aşkları?

Çevirdiği erotik filmleriyle…

En az iki nesil erkeğin rüyalarını süsleyen kadın…

Her filminde…

Yapımcısına… Yönetmenine… Beyaz perdede O’nu izleyenlere…

“Arzular Şelale…” dedirten gencecik bir “Arzu”

Son derece “seksi” bir yıldızın hayat hikayesi sizi bekliyor…

***

Babası Adanalı bir taksi şoförüydü…

İzmir’i çok sevmesinin bi’nedeni var; annesi İzmirli’ydi…

O daha 10 aylık dünya tatlısı kız çocuğu iken…

Anne-baba ayrılıyor…

Ana-kız İstanbul’da bi’başlarına kalıyorlar…

60’lı yılların sonu gibi…

Türkiye’nin müthiş bir değişime kucak açtığı günler…

Masalsı aşk hikayeleri tarihe karışmış…

Genç kızlar okuldan çıkınca hemen makyaj yapıyor…

Her delikanlının bir flörtü var; el ele dolaşmanın en güzel zamanı…

Bi’haber yayılıyor o sıralarda…

Başrolünde Zeki Müren’in oynayacağı fotoroman için…

Dünya güzeli bir genç kız aranıyor…

Öykümüzün kahramanı, henüz lise birinci sınıf öğrencisi ama…

Bakan, dönüyor bi’daha bakıyor…

O kadar çekici yani…

İzmirli anne, kızının fotoğrafını başka bir isimle yolluyor…

O sırada henüz 14 yaşında…

70’li yılların parasıyla 500 lira kazanıyor…

Büyük para…

Yıldızlı yıllara yelken açtırıyor o 500 TL.

***

Ballı kız’ın; ertesi yıl dünyası değişiyor…

“Yüz Güzeli Yarışması”ndan 15 yaşında birincilik geliyor…

İtalya’dan da bir “güzellik tacı” getiriyor…

Yeşilçam yapımcıları…

“Bu fırsat bi’daha ele geçmez!” deyip…

O güzel kızı, henüz 16’sında…

Ayhan Işık’ın karşısına koyuyorlar…

İlk filmi, “Her Şeyim Sensin”de resmen patlıyor…

O liseli kızı görmek için…

Sinemalara koşan koşana…

Çaresiz liseyi bırakıyor; çünkü…

Eve bakacak kimse yok; mutfak tam takır!

***

70’li yıllar aradan çıkıncaya kadar 100 film çekiyor…

Sonra n’oluyor?

Türkiye’de “kırmızı noktalı filmler” dönemi başlıyor…

Çaresizdi…

Oyunculuktan başka bildiği bir iş yoktu…

Devir “erotik film” dönemiydi…

Sadece o filmler için teklif geliyordu…

Yeşilçam’ın namlı isimleri birer ikişer sahneye çıkmaya başlamıştı bile…

Fazla dayanamadı…

Teklifleri kabul etti; soyundu yatağa girdi…

Birkaç yıl içinde…

Sinirleri laçka oldu; psikolojik destek almaya başladı…

O malum filmlerin hiç birini seyretmedi, seyretmek istemedi…

Bir gün kararını verdi…

“Buraya kadar...” dedi; erotik filmleri bıraktı…

O tarihe kadar…

O “biçim” filmlerden 24 tane çekmişti…

Çok acı bir deneyimdi…

Biriktirdiği parayla Londra’ya dil öğrenmeye gitti…

***

Şarkıcılığı bile denedi ama sesi güzel değildi…

Bildiği şarkı sayısı bir elin parmakları kadardı…

Sahnelere veda ettiğinde 27 yaşındaydı…

***

Kesin kararını verdi; sinemayı bıraktı…

Bi’köşede azıcık parası vardı…

Aksaray’da deri ticaretine başladı…

Büyük sıkıntılar çekti; sonunda turnayı gözünden vurdu…

Fabrika kurdu; deri giysi üretimine başladı…

Yanında 600 kişi çalışıyordu…

ANAP döneminde…

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin elinden…

“Yılın İhracatçısı Ödülü”nü almayı başardı…

Ancak…

Her güzel hikayenin bir sonu vardı…

Türkiye’yi kavuran Ekonomik Kriz…

O eski artisti de vurdu; varını yoğunu kaybetti…

Ama…

Yılmadı…

Fransa’nın başkenti Paris’e taşındı…

Aklı yine deri giysilerdeydi…

Türkiye’den getirttiği ürünlerle mağaza açtı; para kazanmaya başladı…

Evlendi; bir kızı oldu… Adını “Eda” koydu…

O güzel kız…

Sorbon’dan mezun oldu; aynı okulda yüksek lisans yaptı…

Türkçe dahil altı dil konuşuyor…

***

Yeşilçam’ın Seks İkoni’ydu…

30 küsur yıl Paris’te yaşadı…

Boşandıktan sonra…

Kendisini sadece kızına ve işine verdi…

Beş yıl önce…

Canı sıkıldı; belki de Yeşilçam’ı özledi…

Bi’teklif almıştı…

Heyecanlandı; öyle ya 80’li yıllardan beri…

Kameralara küs yaşıyordu…

“Yemekteydik ve Karar Verdim” adlı sinema filminde başrolde oynadı...

Hala çok güzel bir kadın…

Hala çok çekici…

Ara ara Paris’ten geliyor…

Ama…

Sadece İzmir’e geliyor…

Çünkü, iki şahane anısı var…

İkisi de “sevda masalı”ndan farksız…

Onların kısa öyküsü ile…

Bitirelim…

***

Arzu Okay…

Her ne kadar seks filmlerinin yıldızı olarak…

Şöhret yapsa da…

Sevgiye susamış altın gibi bir kalbi vardı…

Kader…

O’nu hem üzdü hem güldürdü…

Üzüldüğü zaman dilimleri…

Mutlu olduğu günleri defalarca katlasa da…

İzmir’in…

Arzu Okay’ın gönlünde ayrı bir yeri vardı…

İlk büyük aşkını…

70’li yıllarda İzmir’de yaşadı…

Bu kentin “karşı” yakasından aslan gibi yakışıklı bir futbolcuyu sevdi…

Sonra…

Sürdüremeyeceğini anladı…

Aşkını kalbine gömdü…

***

İkinci büyük aşkına gelince…

Arzu Okay, 50’li yaşlarından itibaren…

Hemen her yaz…

İzmir’in kuzeyindeki bir balıkçı kasabasına gelir…

Gönlünce tatil yapardı…

Duyanlar, “Olacak şey değil” filan dediler ama…

Arzu Okay…

Bu kez bir belediye başkanını sevmişti…

O Başkan bir sinema yıldızı kadar yakışıklıydı…

İkisi de çok mutluydu ama…

Yürümedi…

Dost kalmayı tercih ettiler…

Ancak onların aşkı…

Kasabanın dilinde “masal” gibi bugün bile anlatılıyor…

Ne hikaye ama…

Hangi yaşta olursa olsun…

Aşk ferman dinlemiyor!

***

Bir gün kendini o kadar güzel anlattı ki; şaşarsınız…

İşte…

“Bendeniz Arzu Okay” diyen…

Eski erotik filmler yıldızının o sözleri:

“Karanlıkta hayranlık duyulan bir kadındım ama gerçek hayatta eşleri olmamı asla istemeyecekleri biriydim… Belki ben de kendimi anlatamadım… Zaten kimse o Arzu’yu merak etmedi ki…”

***

Gerçekten erkekleri korkutan bir kadındı…

O’nunla beraber olabilecek cesaret birçoklarında yoktu…

Özetle…

Arzu Okay…

Türk Sineması’nın harcadığı bir isimdir…

Nokta…

Sonsöz: “Çok çocuklu bir ev kadını olmayı düşledim ama kısmette erotik yıldız olmak varmış… / Arzu Okay…”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Torbadan başkan çıkmaz
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Vur… Dağıt… Unut!
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Pirus zaferi!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Haydi herkes aşıya!
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Ata'nın tarım politikası ışığında tarımsal kooperatifçilik
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
İzmir'in korona röntgeni
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Mücbir Sebep!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Reformlar
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Bir hayat kaç defa çalınır?
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Reform ve devrim
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva