Nedim ATİLLA
Hız İblisine Teslim Olmuş…
12 Eylül 2017 Salı

“...yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlıkla anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır..."

Bu giriş paragrafını Milan Kundera’nın “Yavaşlık” adlı kitabından aldım…

Dünyada yükselen bir değerden söz etmek gerekiyorsa bunun adı “yavaşlamak”… 1989’da kurulan Slow Food hareketi, Slow Food’un içinden doğan Citta Slow…

Slow Cheese, Slow Fish… İlkini Ayvalık’ta yaptığımız Slow Olive…

İtalya'da fast-food’un toplum ve yaşam üzerine olumsuz etkilerine bir tepki olarak 1986 yılında başlayan ve tüm dünyaya yayılan, Türkiye’de de  desteklenen oluşumun kurucu liderlerinden biriyim.

Yemek kültürlerini korumayı, insan sağlığını gözeten gıda üreticilerini, mevsiminde ve doğal şartlarda yetişmiş sebze, meyve, tahıl satan yerleri, gerçek tarım yapan çiftlikleri, otantik olarak yöresel ve etnik yemekler sunan lokantaları korumayı ve geliştirmeyi hedefliyoruz yıllardır.

Küreselleşen dünyada her şey giderek daha standart hale geliyor. Zira artık üretilen ürünler dünyanın dört bucağına kolayca ulaşabiliyor ve bunun için de belirli bir kaliteye bağlı seri üretim teknikleriyle üretilerek bir standart sağlanıyor. Böylece, o ürünü, dünyanın neresinden satın alırsanız alın aynı kalitede (çok yakın demek belki daha doğru) alabiliyorsunuz. Süpermarketler, seri üretim, standart üretim, yeni ürünler, yeni tatlar hepsi çoğalsın, üretilsin, satılsın ama yerel ürünleri üreten üretici de mağdur olmasın, yaşayabilsin, nesilden nesile bu lezzetler aktarılabilsin. Aksi takdirde bunlar yok olup gidecekler diyoruz.

Binlerce yıllık köy yaşamını, sadece 300 yıllık bir geçmişi olan endüstriyel tarım anlayışı ile değiştirmek istiyorlar. Bize yıllarca kapitalist ekonomi sisteminin köylere yerleştirmenin geleceğimizi kurtaracağı söylendi. Oysa bu sistemle dünyada toprak verimliliği hızla kayboluyor. Sürekli daha çok kimyasal kullanılmasını teşvik eden sistem, toprakları kimyasallara bağımlı hale getirdi. Gençliğin görevi toprağın biyolojik yaşamını iade etmek olmalı.

Yola bu düşüncelerle çıkan Slow Food hareketi şimdi dünyanın en önemli en itibarı yüksek hareketi haline gelmiş durumda. Avrupa’da bitkisel üretimin, biyolojik üretimin yüzde 30’u süpermarket “estetiğine” uymadığı için komposta, çöpe gidiyorsa slow food elbette başarılı olacak…

Bütün bunları yazmamın nedeni Ege Bölgesi’nde slow food adına yapılan iyi işlerin varlığı. Tunç Soyer’in Seferihisar’da kazandığı citta slow başarısı, Foça’da kurulan “Yeryüzü Pazarı”, Türkiye’nin ilk slow food köyü olmaya çabalayan Çeşme Germiyan…

Emin olun, Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina kardeşimin “Teknolojik Uyku Festivali” de bu anlamda fevkalade önemlidir.

Milan Kundera ile başladım, onunla bitireyim:

“Çağımızda unutma arzusu bir saplantı haline gelmiştir, bu nedenle, bu arzuyu tatmin etmek için hız iblisine teslim olmuştur çağımız; kendi anımsamak istemediğini bize anlatmak için hızını artırır; çünkü kendinden bıkmıştır; kendinden tiksinmektedir; belleğin küçük titrek alevini söndürmek istemektedir."

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Mustafa Kaymakçı 13 Eylül 2017 Çarşamba 10:22

Değerli NEDİM, Güzel bir yazı.Kutluyorum.

Yorumu oyla      1      0  
Hakan 12 Eylül 2017 Salı 18:03

Ellerinize kaleminize sağlık

Yorumu oyla      2      1  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Sekülarizm kıskacı
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Nasıl zır cahil bırakıldık nasıl mankafalaştırıldık!
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Çocuklara kıymayın efendiler!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Eskiden ne TEOG vardı, ne MEOG… Ne kadar mutluyduk biz…
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Dünyadan koparken
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Kabahatin çoğu
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Orda bir köy var uzakta
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Dijital Kültür de kalıcıdır Özdemir Abi…
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İZMİR-İN
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Tırışkadan Masallar ve Adalet!
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
Suavi YARDIMOĞLU
Suavi YARDIMOĞLU
Sportif izdüşümler (3)
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva