Nedim ATİLLA
Göbeklitepe AB’de
9 Kasım 2018 Cuma

Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe'de 1995'ten ölünceye kadar çalışmalarını sürdüren Alman Arkeoloji Enstitüsü arkeologlarının KlausSchmidt başkanlığında gün yüzüne çıkardığı yapıtlar, insanlığın en eski anıtları… 12 bin yıl önce yerleşik olmuş insanların Göbeklitepe’de inşa ettiği tapınağın beş metreye varan T biçimindeki, üzerinde tilki, yılan,aslan, akbaba ve akrep gibi çeşitli hayvan figürleri olan dikilitaşların kopyaları da bugün Şanlıurfa Müzesinde sergileniyor.

Alman Dergisi Der Spiegel çok enteresan bir başlık atmış, kapağında da bu başlığı anonslamıştı: “Adem ile Havva'nın cennetten atıldıktan sonra görüştükleri ilk mekân!”Daha sonra Tevrat ve İncil’de anlatılan ‘Gizemli Cennet Bahçesi’ ile Göbeklitepe arasında olağanüstü benzerlikler olduğunu ileri süren din araştırmacıları ortaya çıktı.

İngiltere’de 2009’da yayımlanan ve TomKnox’ un “GenesisSecret” (Başlangıcın Sırrı) kitabına göre, tüm deliller, Göbekli Tepe’nin Tevrat’ta geçen ’Cennet Bahçeleri’ olduğuna işaret ediyor.  Çünkü insan bilim adamlarına göre burada ‘evcilleşmişti’… Göbeklitepe’nin insanlığa ait en eski mekan olması belki de arkeologların böyle düşünmesine neden olmuştu.“Taş Çağı Avcılarının Gizemli Kutsal Alanı Göbekli Tepe” adlı kitabı da kaleme alan rahmetli KlausSchmidt’in araştırma sonuçlarını Rüstem Aslan çevirisi ile okudum…

Klaus şöyle demişti: “Göbeklitepe’nin anıtsal yapıları, onu yapan neolitik dönem insanlarınca bilinçli olarak doldurulmuş. O dönemde yaşayan insanlar, avcı-toplayıcı yaşamda kendileri için önemli olan inanışlarını, simge dünyalarını bozmadan, üzerini kapatarak terk etmişler. Bu nedenle buluntular özelliklerini yitirmeden günümüze ulaşabilmiş” …

***

UNESCO, Temmuz 2018’de dünyanın bilinen en eski tapınak merkezi Göbeklitepe’yi geçici listeden asil listeye alarak ‘Dünya Kültür Mirası’ seçmiş, Avrupa Birliği de 2018’i ‘Avrupa Kültürel Miras Yılı’ ilan etmişti. Bu iki önemli gelişme ışığında hız kazanan tanıtım faaliyetlerinin en kapsamlılarından birinin içindeydim 3 gün boyunca Belçika’nın ve AB’nin başkenti Brüksel’de…

Brüksel’deki TuR&Bo’nun (Türk Araştırma ve İş Dünyası Kuruluşları) önderlik ettiği ‘Göbeklitepe: Kültürlerin Buluştuğu Topraklar, Tarihten Gastronomiye’ adlı program çerçevesinde 3 gün bu güzel şehirdeydik.

Göbeklitepe Proje Koordinatörü Dr. Lee Clare ile paslaşarak izleyenlerin kolay anlayabileceği bir sunum yaptık. Dr. Clare mütevazı kimliği ile bizden biri olmuş özellikle gösterdiği yeni jeolojik ultrason görüntüleri Göbeklitepe ve çevresinde yüzlerce yıllık iş olduğunu ortaya koyuyordu. Bir SlowFood lideri olarak Göbeklitepe üzerinden Şanlıurfa’nın bir gastronomi turizmi merkezi olabileceğini anlattım.

***

Burada adını anmazsam eksik kalacak insanlar var.Türkiye’nin Brüksel Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü’yü tanımış olmaktan kıvançlıyım. Yabancı dil becerisi, tarihsel birikimi ve anlattığı konuya hakimiyeti gerçekten de gurur vericiydi. İyi ki böyle diplomatlarımız var dedim…

İlk gece kazı koordinatörü Dr. Lee Clare’in yönlendirmeleri ışığında, ilhamını Göbeklitepe’nin tarihlendiği 12 bin yıl öncesinden alan ve modern dokunuşlarla son şeklini kazanan bir mönü oluşturuldu. Etkinlik kapsamında ertesi gün de TuR&Bo binasında Göbeklitepe, Çatalhöyük, Arslantepe, Selçuklu, Osmanlı ve modern Türk mutfağı yemeklerinin yer aldığı ‘En Büyük Sofra’ etrafında toplanıldı. Bütün bunları organize eden kişi Anadolu Halk Mutfakları Derneği Başkanı Adnan Şahin’e memleket olarak teşekkür borcumuz var.

Yemekleri hazırlayan ekipte çok usta şeflerle beraberdik. Bütün şefler adına, “ateş-et-cüneyt” Cüneyt Asan’a ve de tüm dokunuşları ile Deniz Şahin’i kutlamak isterim.7 Kasım günü yazının ilk bölümüne bir kısmını aldığım konuşmayı gerçekleştirdim. Şanlıurfa Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Emin Özçınarlar ve Kültür Müdürü Azat Birincibeninle aynı kanıdaydılar… Güzel Şanlıurfa’mızın vizyon sahibi yöneticilerini de kutluyorum.

Son teşekkür de TuR&Bo Direktörü Bülent Bilgiç’e… Tüm organizasyonun başarılı olması için çok çalıştı.Biraz da Brüksel Notları yazmak istiyorum. Özellikle de Türk Mahallesi’ni ve Brüksel’in benzersiz sanat ortamını…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Acem oyunu!
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Aman kabız olmayın, piyasada ilacı yok!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Adaylık
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘İzmir çantada keklik’ diye mi, CHP ağırdan alıyor?
Hüseyin ASLAN
Hüseyin ASLAN
Enflasyon; Kötülüklerin anası...
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
KAF DAĞI
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Kapitalizme “evet” Emperyalizme “hayır”
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
80 yıldır değişmeyen tek ses
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
‘Atatürk’ün gözlüğü yakıyor öğretmenim’
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Atatürk'ü anlama
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
Suavi YARDIMOĞLU
Suavi YARDIMOĞLU
Sportif izdüşümler (3)
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva