Engin ÖNEN
Eğri zamanda doğru yerde durmak!
20 Şubat 2020 Perşembe

İzmir gündeminde, şu anda en önemli mesele, Çeşme Turizm Projesi… Önemi kişilere göre değişiyor. Bazıları şapka çıkarıyor, alkışlıyor. İstihdam, kalkınma, yabancı sermaye ve malların değerlenmesi…

Bazıları endişeli… Çok geniş araziler ve mega bir proje. Doğayı, insanı, bölgenin şehircilik kapasitesini, su rezervlerini dikkate almayan ve ranta yönelik bir proje diye…

Çıkar beklentisinde olanlar var... Burada yapılacak yatırımın büyüklüğünden pay kapma ihtimali güçlü olanlar arasında turizm yatırımcıları ve inşaatçılar başta geliyor. Arazi sahipleri arasında da malının değerleneceğini düşünenler de var elbet…

***

Siyasetçiler ve partiler sessiz kalıyor nedense... Aslında tam da siyaset konusu bu... Ama turizm ve yatırım olunca partiler arasında fark kalmıyor. Dün Çeşme’deki Kent Konseyleri Toplantısında CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal’ın, “Hazine arazileri, Saray’ın değil halkındır!” sözü, CHP’de ne kadar karşılık bulacak bilemiyoruz…

Konuyla ilgili uzman meslek odaları ise son derece kaygılılar ve karşılar bu projeye. Hem Urla’da hem Çeşme’de dinlediğim Çevre Mühendisleri ve Şehir Bölge Planlama uzmanları, bu projenin söz konusu bilimlerin ilkelerine tamamen aykırı olduğunu çok net gerekçelerle anlattılar…

***

Bölge planları, İmar Planları ve SİT haritalarının sürekli ihtiyaca göre güncellenmesi, hiç normal değil. Medeni ülkelerde şehir ve bölge planları, öyle sabahtan akşama değişmez. Akşam yatarken SİT alanı olan bir yerin sabah uyandığımızda kontrollü kullanım alanı olduğunu öğrenebiliyoruz. Ya da imara kapalı bir yerin ertesi gün turizm imarına açıldığını duyabiliyoruz. Siparişe göre…

Kaynak ve rant yaratma kapasitesi azaldıkça, iktidar sahipleri haritayı açıp, nereyi satarız ve nereyi imara açarız planları yapıyor izlenimi veriyor olup bitenler... Üstelik bir süredir adeta normalleşti bu durum…

Güç ve çıkar odakları, projeyi hazırlıyor ve doğru Saray’ın kapısında adeta. Neden? Projeniz varsa, gidin uygulayın. Yok, öyle değil. Proje çok büyük, ayrıca imara uygun olmayan yerde uygulanacak. Orası bomboş. Para getirdiği yok…

Hemen karşılık buluyor böyle girişimler. Bomboş duran hazine arazileri. Yani üzerinde inşaat yok, işletme yok. Bildiğin boş yatıyor. Zengin olmak için imara açmak lazım…

Devran böyle dönüyor bir süredir. Hukuksuz projeler, koruma kurallarını hiçe sayan yatırımlar, planlama kurallarını ayak bağı gören bir iktidar döneminde kural tanımıyor…

***

Bu işler ancak otoriter rejimlerde mümkündür. Otoriter rejimler de, çıkar gruplarına bazı menfaatler sağlayarak ve sağlama vaadiyle yoluna devam eder... Medyanın büyük bölümü bu koroya dahildir zaten...

Geriye kala kala, bütün itibarsızlaştırma çabalarına karşın, kamu yararını savunma ısrarında olan, Sivil Toplumcular kalıyor…

Konuyla ilgili sohbet sırasında Av. Şehrazat Mercan hatırlattı, ben de buraya uygun buldum... Pir Sultan yüzyıllar öncesinden sesleniyor:

“Ne mutlu eğri zamanda, doğru yerde duranlara…”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Baba Muhalefet 20 Şubat 2020 Perşembe 15:07

Rant hırsı, doğa/insan/hayvan/bitki dahil hiçbir canlıyı umursamadan, dönüşü olmayan korkunç sona doğru ilerliyor. Kızılderili bilge şef Seattle'ın dediği gibi, "Paranın yenmeyen bir şey olduğu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlaşılacak..." Ama iş işten geçmiş olacak.

Yorumu oyla      0      1  
Komedi 20 Şubat 2020 Perşembe 13:09

İstanbul-İzmir otoyolu için de " o kadar gerekli miydi?" demişsiniz. Çok haklısınız; bütün bunların hiçbirine gerek yok. Ankara'ya da otoyol yapılacak. Bence yapılmaması gerekir.

Yorumu oyla      1      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kötü haberi sevenler: Infodemi
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Global mapus
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Eczacılar soruyor, niye bize alkış yok?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Değişimi yanlış okumak
Işıl Öztürk BULUT
Işıl Öztürk BULUT
Bu filmi izlemiş miydik?
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
Evde ülken ve dünya için yapacakların da var
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Korona’nın ilacı: Rekonstrüksiyon
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Şeffaflık ve hızlı olmak
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Koronavirüs bilançosu sizi korkutmuyor mu?
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Korona günlerinde etik ikilem
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva