Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
“Covıd-19: Bir virüsten ötesi’’ üzerine
7 Mart 2021 Pazar

İçinde yaşadığımız dünyamızın sorunları giderek artmaktadır. Sorunların artması yanında zengin ve fakir uluslar ile toplumsal sınıflar arasında gıdaya, sağlığa, sağlıklı çevreye erişim açısından farklar derinleşmektedir. Toplumsal açıdan bölünmüş bir dünya vardır.

En azından bir milyar insan açlık sınırında yaşıyor. Bunun en büyük bedelini çocuklar ödüyor. Beslenme stratejisi açısından bile ortaya çıkan sorunlar, zengin ile yoksul arasında uçurumlar yaratıyor. Yoksullar çoğunlukla yetersiz besleme ve bulaşıcı hastalıklardan, zengin ülkeler ise aşırı beslenmenin yarattığı kronik hastalıklardan etkileniyorlar. Sağlıklı çevre giderek yok oluyor. Çevrenin kirlenmesi, örneğin suyun kirlenmesi de ölümlere ortam yaratıyor. Bir milyarın üstünde insan temiz suya erişemiyor. Doğanın su depoları artan sıcaklığın tehdidi altında. Yeraltı su seviyesi düşüyor, nehirler kuruyor. Göller yok oluyor. Buzullar eriyor, dünya su düzeyi ve karbon düzeyi yükseliyor.

Yıkıcı fırtınalar artıyor. Otlaklar çölleşiyor. Orman arazisi küçülüyor. Tarım toprakları erozyonla giderek verimsizleşiyor. Bitki ve hayvan çeşitliliği her gün biraz daha azalıyor. Çiftçiler, tarımı terk etmek zorunda bırakılıyor. Giderek artan bölgesel savaşlarla da milyonlarca insan da yok oluyor.

Bunların ötesinde kapitalizmin ürünü olan endüstriyel sanayi,tarım ve hatta sağlık gibi hizmet sektörleri,günümüzde daha önceleri olmuş olanları aratmayacak bir şekilde bir salgın hastalığı olan Covid-19’ün çıkmasına da neden oldu.Evrensel düzeyde yıkımlar yarattı ve geleceğe ait belirsizliği ve kaotik bir ortamım yaratılmasını ortaya çıkarttı,bu süreç devam ediyor.

Covid 19 üzerine Dünyada olduğu üzere Türkiye’de çok sayıda inceleme ve kitap çıktı.Ancak bunların en çarpıcı olanlardan birisi,Hüseyin Vodinalı’nın “Covid-19: :BİR VİRÜSTEN ÖTESİ

Vodinalı, Covis-19 pandemisine farklı bir pencereden bakmanın seçeneklerini okuyucuya sunuyor.Kitabında; jeopolitik çekişmelerin biyolojik hesaplaşmalarından finans kapitalin para hırsının sağlık sektöründeki yansımaları yanı sıra,  Birleşmiş Milletler,sivil toplum örgütleri ve devlet dışı kurumlar arasındaki   insanlığı cendere altına alan ilişkileri belgelere yanarak gözler altına seriyor.

Belgelere dayalı ilişkileri okuyunca insan ürperiyor ve içiniz kararıyor.

Vodinalı şunları yazıyor:” ABD’nin özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası milyarlarca doları biyolojik savaş çalışmalarına ayırdığı bir sır değil.  ABD ve dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce laboratuarda, yüzlerce tür mikrop, bakteri ve virüsler üzerinde deneyler, genetik mühendislik çalışmaları sürdürülüyor.  Özellikle 2000’den sonra bu çalışmalara hız verildiği gözleniyor. Biyo-savaş çalışmaları genel olarak kamuoyu ilgisinin dışında kalır.

Nükleer tehdit öne çıkar her zaman. Çünkü onun yok etme kapasitesinin korkunç olduğu bilinir.  Ancak bu son salgında da görüldü ki mikro boyuttaki bir virüs de hafife alınacak bir yok edici değilmiş”.

Vodinalı kitabında günümüz aşı çalışmalarında da öne çıkan   Bill Gates’in  2015’teki bir TED konuşmasında;“Küçücük bir virüs nükleer tehlikeden daha fazla zarar verebilir” söylediğini dile getiriyor ve  buradan şu yorumu yapıyor:” Şimdiyse milyarlarca dolarını aşı çalışmalarına harcayan bilgisayarcı Bill Gates, pandemi sonrası kurulmuş farazi bir dünya hükümetinin başkanı gibi, virüsün ne zaman kontrol altına alınacağına yönelik-sanki bir tıp uzmanı gibi- demeçler veriyor, RNA temelli, nano parçacık çipli aşılanmadan, ID 2020 projesinden söz ediyor”.

Vodinalı kitabında özetle ;

  • Aşıların, ABD ve Avrupa’daki dev ilaç sektörünün cazibesine kapıldığı çok karlı bir alan olması yanında aynı dev ilaç sektörünün, Pentagon ile biyolojik silah üretiminde ortak iş yaparak büyük karlar sağladığını, 
  • Virüs nedeniyle tüm dünyada başlayan otoriter uygulamaların da ayrı bir tehlike olduğunu,
  • Polis devletine dönüşen ülkelerde yönetimlerin bu uygulamayı benimseyip sürdürecek gibi göründüğünü, 
  • Virüse bulunacak aşının insanlığı “büyük birader” tarafından yönetilir duruma getireceğini ,bunun  da   Bill Gates ve Davos’taki arkadaşlarının kurduğu küresel hükümetçe olabileceği olasılığını dile getiriyor.

Vodinalı’nın kitabı distopya gibi düşünebilir. Ancak ortaya koyduğu savlar, belgelere  dayanıyor. Hali hazırda bilgisayar ve cep telefonlarımızla her an izleme altında değil miyiz? Ama bir de bunun, düşünce, ifade, çalışma ve seyahat hürriyetini de kısıtlar duruma  geldiğini düşünün.

Bu açıdan kitabın uyarıcı niteliğini öne çıkıyor.

Araştırmacı yazarlığının bir örneğini veren Hüseyin Vodinalı’yı kutluyorum.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Çiftçi yabancı şirketlere tarım topraklarını neden satıyor?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Naif ve sahici
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Muhtarken bunları yapabiliyorlarsa!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Çocukların kalbinde yaşayacak!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Tarım arazileri…
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Boğazlar sorunu
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Oturan boğa
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Hayatları Değiştiren Kadınlar
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Balık hafızası
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Körfez kendini temizler mi?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva