Neşe ÖNEN
Cesaret
9 Ağustos 2019 Cuma

Bir insanı güçlü kılan en büyük özellik analiz yeteneği, öngörülü oluşu, bilgi ve donanımı değil. Hayatın akışını, çevremizi ya da dünyayı değiştirecek tek bir kıvılcım sadece cesaret fişeğiyle ateşlenebilir... Hiç kimsenin sesini yükseltemediği bir haksızlık karşısında birden isyan etmek... Yanlışın karşısına doğrucu Davut gibi dikilmek... Dokuz köyden kovulup onuncu köye gitmeyi göze alabilmek... Aka ak, karaya kara diyebilmek... Cesaret! Yani gözüpeklik, atılımcılık, korktuğun halde ileri fırlamaktan geri durmamak... Dönüşüm ve devrimin baş anahtarı!

Yaşadığımız hayattan memmun değil miyiz? Toplumsal ve ekonomik koşullardan dolayı sıkıntı mı çekiyoruz? Adaletsizlik ve eşitsizliklerden dolayı mağdur muyuz? Peki ne yapacağız? Nereye ya da kime başvuracağız? Kimden yardım isteyeceğiz? Sanırım herkes zaman zaman bu sorularla boğuşuyordur.. İşte bu sorularla başa çıkma hususunda, en önemli motivasyonun cesaret olduğuna inanıyorum...

Yirmibirinci yüzyıl yaşantımızı bir yandan kolaylaştırdı, pek çok bakımlardan ise epey zorlaştırdı. Teknoloji ve iletişim alanındaki buluş ve icatlar yatak odalarımızın içini gözetleyecek kertede dünya insanlarını birbirine yaklaştırmış ve hayatlarımızı epey kolaylaştırmışken... Kontrolsüz nüfus artışı, doğal kaynakların hızla tükenmeye başlaması, otomasyon ağırlıklı iş kollarının yaygınlaşması ile beraber yükselen işsizlik, atmosfer ve çevre kirliliği, uyuşturucu ticaretinin global ölçekte zirveye çıkmasına bağlı olarak narkotik bağımlılığının bir virüs gibi çocuklara kadar bulaşması, silah tüccarlarının dayattığı savaşların sebep olduğu mülteci krizleri, insan tüccarlığı, yüzyıla damgasını vuran köle ticareti, radikal dinciliğin toplumların dokusuna zehir gibi nüfuz ederek gerici ortaçağ zihniyetini hortlatması, acımasız kapitalist sömürünün köleleştirdiği halk yığınları, kanser ve AIDS gibi ölimcül hastalıkların çoğalması gibi olumsuzlukların dünyayı uzaydaki kara deliklere süratle yaklaştırdığı tahmin edilebilir!

Bütün bu sıraladıklarımla mücadele etmenin tek bir formülü yok elbette. Ama hangi formül uygulanırsa uygulansın, bunun için en çok cesarete ihtiyacımız var. Çünkü bu yüzyılın doğayı ve insanlığı sarıp sarmalayan güçlükleri, üstlerine büyük bir cesaretle gidilmeden çözülemez. Cesaret kavramı içinde; deneyimleyerek öğrenme, dolayısı ile merak etme güdüsünü barındırır. Cesur insan, bir davranış ya da eylemin sonucunu araştırma heyecanı ya da dürtüsü duyan kimsedir. Dünya, denemek ve sonucu keşfetmek arzusuna karşı koyamayan bu tür insanların cesareti sayesinde yeniliklere ulaşır. Örneğin, kuduz köpeklerin salyalarını deney tüplerine taşıma cesareti gösteren Pasteur’ın sayesinde kuduz aşısının bulunması... Aristo mantığının yanlış olduğunu ve dünyanın döndüğünü, klisenin büyük baskısına rağmen cesaretle savunan ve bu yüzden hapis cezasına mahkum edilen İtalyan astronom ve fizikçi Galileo... İstanbul’u işgal eden İngiliz gemilerini görünce “geldikleri gibi giderler” diyerek, yedi düvele karşı savaş açmakta tereddüt etmeyip, ülkesinin bağımsızlık mücadelesine öncülük eden Musataf Kemal Atatürk... Her daim yaşadıkları toplumun totaliter yöneticilerine karşı “kral çıplak” diye bağıran cesur yürekler... Kanımca, insanlık cesaretlerinin gücüyle öne atılmasını bilen bu insanların yüzü suyu hürmetine ayakta kalabiliyor ve ilerleyebiliyor. Öyleyse, korkunun hiç bir şeye çaresi olmadığına göre, kendimizi ve dünyayı daha güzel yarınlara kavuşturmak için bizim de cesur yürekler olmaktan başka seçeneğimiz yok!

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Ümit YALDIZ
Ümit YALDIZ
Yeni parti, yeni siyaset üzerine...
Oya DEMİR
Oya DEMİR
İzmir’de iyilik var
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Seçme ve seçilme hakkı
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Mandalinadan sonra kiraz da kurutulacak
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘İyi hal indirimi’ ile nereye kadar?
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Gökdelen meselesi
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Tarım Şurası’na çağrılsaydım ne derdim?
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Herkesin haklı olduğu zamanlardayız
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Haklı haksız çok geliyorlar üstüme!
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva