Mehmet KARABEL
Bu saatten sonra ‘doğru maske’ nasıl olmalı komedisi!
23 Ekim 2020 Cuma

Mart ayından bu yana…

Gece-gündüz…

Maskeyle dolaşıyoruz…

Korona belasını…

Harbiden dikkate alanlar yüzünde…

Nefesim kesiliyor ya da…

Gözlüklerim buğu yapıyor diyenler çenesinde…

Hayat götürdüğü yere kadar diyenler ise…

Kolunda bilezik gibi taşıyor maskesini…

Buraya kadar…

Ayrı bir tartışma konusu…

Şimdi…

Daha vahim bir “bilmece” ile karşı karşıyayız!

Maske hayatımıza gireli en az 250 gün olmuş…

Ve biz, milletçe(!)

An itibarıyla…

“Doğru maske nasıl anlaşılır?” sorusunun…

Cevabını aramaya başladık…

Evlere şenlik!

***

Şimdi, bu maske işi var ya…

Daha hayatımıza girmeden bizi yıktı, geçti…

Önce maske bulunamadı…

Sonra karaborsaya düştü…

Sıkıntı büyüdü…

Devlet Baba araya girdi, “Maske’yi ben dağıtacağım” dedi…

Hem de bedava!

O da olmadı…

Yöntem değişti; sadece eczaneler satsın önerisi geldi…

O da alkış toplayamadı…

Sonunda “Her yerde satılsın” önerisi galip geldi…

Ama…

Devlet Baba’nın bi’şartı vardı…

Fiyatı “1 Lira”yı geçmeyecekti…

Güzel ve hayırlı bir karardı…

Gelgelelim, bu kez…

Maskenin “kalite” sorunu gündeme düştü…

Olacak şey değil…

Peki, sekiz aydır kullandığımız maskeler “dandik” miydi?

*** 

Bombayı patlatan ise…

Memleketteki tüm tüketici derneklerinin çatısı…

Tüketici Dernekleri Federasyonu…

Diyorlar ki…

“Piyasadaki maskelerin güvenliğinden ciddi endişe duyuyoruz!”

Eee, sonra?

“Piyasada ne kadar maske varsa hepsi testten geçirilmeli!”

Buyur, buradan yak!

***

Şöyle bir bak piyasaya…

1 Liraya da maske var; 5 TL.’ye de…

Fark ne? diye sor…

Satan bile önce aval aval bakıyor; ardından…

“Abi bu ekstra kalite kumaştan… Üstünde desenler de var… Bunu takman bile ayrıcalık…”

Dönüp delikanlıya…

“Aslanım, defileye çıkmıyorum; alt tarafı maske alıyorum!” demek geliyor dudağınıza; ya sabır çekip vazgeçiyorsunuz…

***

Ayrıca…

50 kuruşa da maske var…

100 bin tane alacağım de, 25 kuruşa bile düşüyorlar!

Tüketici Dernekleri Federasyonu’na göre…

Bez maskeler tehlikeli!

Tüketici Birliği Federasyonu da…

“50 kuruşa satılan maske standartlara uygun olamaz!” yargısında…

Ürkütücü sonuç şu:

“Merdiven altı imalatı maskeler, bırak virüsten korumayı daha ziyade yayılmasına neden oluyor…”

Peki, vatandaş bunu nasıl anlayacak?

Ya da…

Kafası karıştığı için…

“Ucuz etin yahnisi yavan (tatsız) olur!” deyip…

5 TL.’ye satılan maskeyi mi satın alacak?

***

Asıl soru şu?

Tüketici Birliği ve Tüketici Dernekleri Federasyonları…

Bu “korumak yerine mikrop yayan maske” tehlikesinin…

Acaba diyorum…

Yeni mi farkına vardı?

Neden aylar önce…

“Ey vatandaş, 25 kuruşa satılan maskeyi almayın!” diye uyarmadı?

Bu federasyonlar diyor ki:

“Bu maskeleri inceleyince maalesef ürün takip sistemine kayıtlı olmadıklarını, Sağlık ve Ticaret Bakanlıkları’nın ortaya koyduğu standartlara uygun nitelikler taşımadıklarını görüyoruz…”

Tüketici Birliği Federasyonu, bi’adım daha ileri gidiyor…

Dehşet’in fotoğrafını çektiği için…

Saç-baş yoldurtacak yorumunu en arkaya bırakıyor:

“Bizce Coronavirüs’ün yayılmasında standart dışı üretilen maskelerin piyasada satılıyor olmasının etkisi yüksek…”

Peki, nasıl anlayacağız Pandemi’den bizi koruyacak maskeyi?

İki yöntem varmış…

Birincisi, maskenin üzerinde…

Ürün takip sistemi kodu var mı yok mu, ona bakacağız…

Mutlu olmadınız di’mi?

İkincisine geçelim:

Maskenin su geçirip geçirmediğini kontrol edeceğiz… Su geçirmeyen maskeleri şifa niyetine kullanabilirsiniz?

İyi de…

Bu testi nerede yapacağız?

Bize maskeyi satan dükkanın içinde mi?

Hayırlar ola…

***

Bitiriyoruz…

Çok bez maske var…

Neden?

Yık, tak… Yıka, tak… Yıka, tak…

İyi de nereye kadar?

Tüketici Birliği Federasyonu “bez maske”yi de tavsiye etmiyor!

Ayrıca…

Boyalı maske takmayın, diyenler de var…

Maskenizi çene altına indirmeyin, diyenler var…

Bileğinize takmayın mikroplar yuvalanır, diyenler var…

Kafalar karışınca…

Siz anladınız; çarşı beter karışık!

Demek ki, kaderimizle baş başayız…

Biraz ciddiyet; n’olur!

Yazık bu millete…

Nokta…

Sonsöz: “Bir yıl önce yanımızda hapşırana (Çok yaşa) derdik… Şimdi bizden uzakta hapşıranı görünce, (155’i ararım vallahi… Git uzakta hapşır…) demeye başladık… / Anonim…”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Hiçbir şey zeytin ağacı kadar Akdenizli değildir
Melek ERYAZICI
Melek ERYAZICI
Kayıp öykü
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Yap-boz!
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
CHP ve İP içindeki ABD ve FETÖ eli
İhsan ÖZDURAN
İhsan ÖZDURAN
Bütün renkler flu!
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Sükunete katkı
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Siyasetin yeni ahvali
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Korona salgınında dersimiz, Türkçe
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Bugün ‘Öğretmenler Günü’
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
İngiltere sömürgeci geçmişiyle yüzleşiyor
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva