Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Bir entelektüel olarak Mustafa Kemal Atatürk
7 Kasım 2019 Perşembe

Milletimizi kulluktan eşit yurttaşlara dönüşümünü gerçekleştirmenin öncülüğünü yapan Mustafa Kemal Atatürk’ü,sonsuzluğa uğurladığımız bir 10 Kasım’da daha sevgi,saygı ve özlem duygularımızla  anıyoruz.

***

Sekiz yıl önce,10 Kasım 2011 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘’Bir Entelektüel olarak Mustafa Kemal Atatürk’’ sempozyumu gerçekleştirilmişti.

Sempozyumda  uluslararası üne sahip yerli ve yabancı araştırmacılar Atatürk hakkında özetle şöyle bir değerlendirmeyi yaptılar:

’O, rasyonel düşünen, çağdaş uygarlığı içinden çıktığı toplumu için hedefleyen büyük bir entelektüeldir. O’nun entelektüelliği sadece okumak değil, problem çözme aracıdır.”

Gerçekten de Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli özelliklerinden birisi, çok okuması ve araştırıcı bir yapıya sahip olmasıydı.

Atatürk, 4000 kitabın altını çizerek ve yanına notlar alarak okumuştu.

Mustafa Kemal hakkında bir biyografiyi yazan ,ancak O’nu hiç sevmeyen bir Alman tarihçi, O’nun için ‘’ Okumaya susamış bir Subay’’ olduğunu söylüyordu.

Saygın bir bilimci olan Prof. G. Lewis ise, O’nun için, ‘’Özünde bir bilgindir’’ diyordu.

Bu bağlamda,O ,‘’Biz daima hakikati arayan ve onu buldukça ve bulduğumuza kani oldukça ifadeye cüret gösteren adamlar olmalıyız’’ diyerek bilimin nesnelliğini ve sürekliliğini işaret etmişti.

Atatürk’ün, bilim ve teknolojiye bakış açısını dile getiren birçok konuşması vardır. Bunların kimileri şunlardır:

- "Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız; ilim ve fennin yaşadığımız her dakikada safhaların gelişimini anlamak ve ilerlemelerini zamanında takip etmek şarttır. Bin iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen dilinin çizdiği kuralları, şu kadar bin yıl sonra, bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak demek değildir.’’

- ‘’Hanımlar, Beyler; memleketinizin en mamur, en latif, en güzel yerlerini üç buçuk sene kirli ayaklarıyla çiğneyen düşmanı mağlup eden zaferin sırrı nerededir bilir misiniz? Orduların sevk ve idaresinde ilim ve fen düsturlarını (kurallarını) rehber ittihaz (kabul) etmektir.’’

- ‘’Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.’’

-"Bir milleti kurtarmak için hüsnüniyet de kâfi değildir. İlim ve maarif lazımdır. Düşmanı mağlup eden ordularımızın sevk ve idaresinde fenni ve ilmi düsturlar rehberimiz olmuştur. Mektep sayesinde, ilim ve fen sayesinde Türk milleti, Türk sanatı, Türk edebiyatı bütün mükemmelliği ile kendini gösterecektir. Ülkemiz içinde uygar düşüncelerin, çağdaş ileriliklerin, vakit geçirmeden yayılması ve gelişmesi gereklidir. Bunun için bütün ilim ve teknik insanlarının bu uğurda çalışmayı bir namus borcu bilmelidir’’

Özetle Atatürk, bilimin ışığında çağdaş, ancak Batıcı değil, Batı karşısında oryantal eğilimlere teslim olmayan, çözümleri kendi iç dinamikleriyle arayan entelektüel  bir önderdi.

Söylemleri ve eylemiyle içte ve dışta sömürüye karşı çıkmış, mazlumların yanında yer almıştı.

Bize yol gösterici olması, bu değerlerin  hala geçerli olmasından değil mi?

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Atamıza hoşgeldiniz
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Dondurma yalamanın dayanılmaz hafifliği
Hüseyin ASLAN
Hüseyin ASLAN
Atatürk: Yaşayan ideoloji
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Efendilerin bitmeyen gazabı
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Moskova’da neden iki ayrı ‘7 kasım’ kutlaması
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Bir kenti peynir üzerinden okumak, yaşamak…
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Sevdiğini söyle ve göster
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Dönüş mü?
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Toplu uçuştan toplu intiharlara
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Niçin Suriye?
ÇOK OKUNANLAR
SPOR CAFE
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva