Hüseyin ASLAN
Bankaların masraf ve sigorta dayatması
20 Ocak 2020 Pazartesi

Ekonominin daraldığı, konut sektörünün dibe vurduğu, tüketicilerin ve ev sahibi olma hayali kuranların krediye en çok ihtiyaç duyduğu, faizlerin düştüğü bu dönemde bankalar; yaratılan “algı”nın aksine, kredi vermede çeşitli bahanelerle adeta ayak sürçüyorlar.

Hükümetin ekonomiyi ve özellikle de inşaat sektörünü canlandırma konusunda sergilediği “kararlı” tutuma karşın kamu bankaları, uygulamada krediye erişimi zorlaştırıcı bir tutum sergiliyorlar.

Hükümet; istihdam sağlayan, 200’den fazla yan sektörü de kapsayan ekonominin “itici gücü” olan inşaat sektörünü canlandırmak için öncelikle kamu bankalarında konut kredi faizlerini ilk aşamada 0.99, daha sonra da (sıfır konut)larda 0.79’a indirerek uygulamayı başlattı.

Bu karar ve uygulamadan amaç; bir yandan sektörü canlandırmak, mevcut konut stokunu eritmek, diğer yandan da ihtiyaç sahibinin konuta erişimini kolaylaştırmaktır.

Ancak; son günlerde, 0.79 faiz oranıyla konut almak isteyen ihtiyaç sahibi vatandaşlar, karşılaştıkları “engeller” konusunda yoğun bir şekilde şikayetlerini dile getiriyorlar.

Bankalar; Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a rağmen, sunacakları ürün ve hizmetler konusunda, sözleşme imzalamadan önce “masraf ve sigorta”ya ilişkin doğru, sağlıklı ve kolaylaştırıcı yükümlülüklerini yerine getirmiyorlar.

Kredilendirme sürecinde esas olan; karşılıklı “uzlaşma” sağlandıktan sonra sözleşmenin imzalanmasıdır.

Oysa; vatandaşlardan ulaşan şikayetlerde sözleşmeden önce “yeterli” ve “açıklayıcı” bilgi verilmediği “bilgi formu”nun banka yetkilisince geriye dönük tarih attırılarak imzalattırıldığı, dolayısıyla işlem sonucunda sürpriz “masraf” ve “komisyon”larla karşılaşıldığı dillendirilmektedir.

İTİRAZ EDENLERE KREDİ VERİLMİYOR

Sürpriz olarak önlerine konulan “masraf”a ve “komisyon”a itiraz edenlere kredi verilmiyor.

Özet olarak; bankalar mevcut konumlarını “kötü”ye kullanarak, Tüketiciyi Koruma Kanunu’na da, Hükümet kararına da aykırı bir tutum sergileyerek kredi vermiyorlar.

Bilindiği gibi; bankalar kullandırdıkları kredinin “vefat” nedeniyle ödenmemesi riskine karşı “hayat sigortası” yaptırmaktadırlar.

Bankalar; düşük faizli, ucuz kredi verdiklerini gazete ve televizyon ilanlarında belirtirken hiç masraftan söz etmiyorlar, özellikle; masrafları sözleşme öncesinde gizliyorlar.

Örneğin; bankalar, 100.000 TL’lik konut kredisi için 18.000 TL’lik “hayat sigortası” primi istiyorlar ve bu sigortayı da kenti iştirakleri olan sigorta şirketinden yapmayı şart koşuyorlar.

Böylece; kredi talep edenin kendisinin daha ucuz olduğu için tercih edeceği başka bir sigorta şirketinden “hayat sigortası” yaptırması engelleniyor.

Oysa; Tüketici Kanunu, “isteyen tüketici, istediği sigorta şirketinden sigorta yaptırmakta serbest, banka sigorta konusunda müşterisinin tercihini dikkate alacaktır.”diyor.

ALINMAK İSTENEN MASRAFLAR

Bankaların talep ettiği masraflar şunlar;

-Bankalar 0.79 faiz oranlı konut kredisinde kredinin %2’si kadar “masraf” almaktadırlar.

-Bu arada; kredi kullanan tüketicinin yaşına göre 10 yıllık konut kredisine %10 ile %20 oranında “hayat sigortası” poliçesi kesilmektedir.

-Ferdi kaza sigortası zorunlu olmamasına karşın 100 TL ile 1000 TL arasında kesilmektedir.

-Zorunlu olmamasına rağmen bankaların iştiraki olan sigorta şirketlerinden BES yaptırılması isteniyor.

-Konut kredisiyle ilgisi olmamasına karşın 250 TL ile 2000 TL arasında değişen Havale ve EFT paketi talep ediliyor.

-EKSPERTİZ konusunda, bankaların SPK lisanslı şirkete EKSPERTİZ yaptırdığı, ancak; şirketin bankaya kestirdiği faturanın üzerinde bir rakamın tüketiciden tahsil edildiği ifade ediliyor.

-Bankalar; DASK’ı da kendi iştirakleri olan sigorta şirketlerinden “rayiç bedel”in çok üzerinde bir masrafla tahsil etmektedirler.

Bu arada; “fahiş” sigorta taleplerinin altında bankacılık değimiyle “faiz dışı gelir artırma” hedefinin yattığı değerlendiriliyor.

Tüm bu uygulamalar; Hükümetin 0.99 ve “sıfır konut”lar için de 0.79 faiz oranı uygulaması kararını etkisiz ve fiilen işlemez hale getiriyor.

Bankalar, vatandaşa hiç kullanmayacakları sigorta ve banka ürünlerini satıyorlar.

Ayrıca; 0.79 faiz oranıyla konut alma hayali kuran vatandaşın önüne istihbarat ve kredi notu engel olarak çıkartılıyor.

Sonuç olarak: Güven Kurumu olan bankalar; güveni kâr etme iştahına kurban ediyorlar.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
göztepeli 21 Ocak 2020 Salı 09:17

bankalara zorla kredi verdirmeye çalışıyorlar; birincisi yeterli kaynak varmı, ikincisi bu maliyetlerle bu oranlar uyarmı. üçüncüsü verdiğin kredi bu batık ekonomide geri dönermi. bakınız basın ilan kurumu konkordato ilanlarına ülkenin halini anlarsınız.

Yorumu oyla      3      2  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Göztepeli taraftarlara evdeki her maç bayram
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Başkan İduğ'la Villa Levante'de
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
İneğini kaybeden köylü!
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Eş dost kapitalizmi ve kamusal mekanların yağması
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Savaş ve seviş
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Küçük bir mukayese
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Satın sahte balları yılbaşına kadar…
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Zenginler yarımada sever
Kemal ARI
Kemal ARI
Atatürk’ün mal varlığı!
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Cennetin tapusu
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva