Neşe ÖNEN
Amerika’dan Koronavirüs günlüğü-2/Morale ihtiyacımız var 
6 Nisan 2020 Pazartesi

Sanırım bu köşe okurları, uzun yıllardır Amerika’da hemşirelik yaptığımı biliyor olmalılar. Ben, gece 12 saatlik vardiyeler halinde çalışıyorum. Ev halkı içerisinde karar aldık; dışarı zorunluluk olmadıkça bir kişi hariç kimse çıkmasın. Zaten işe gitmek zorunda olduğum için, dışarıya ait alışveriş gibi günlük işler de benim sorumluluğumda. Dolayısıyla, iki günde bir, sabah yedi otuz gibi işten çıktığım günler, mutfak ve diğer ihtiyaçlar için direk alışveriş merkezine gidiyorum. Evimize yakın olan bir tanesi yirmi dört saat açık. Neyse ki Amerika’da, bu türden 7 gün- 24 saat açık alışveriş merkezleri heryerde var. Bu tür marketler, genellikle geceleri stoklama yapıyorlar. Corona Virüs pandemisinden sonra, tuvalet kağıdı ve temizlik malzemeleri stokları erimeye başlayınca, erken uyananlar bu tür marketlere koşar oldular. Bu nedenle ben de işten çıkar çıkmaz, evimize yakın olan bu marketlerden birine gidiyorum.

Son günlerde, yeni bir uygulama başlattılar. Otomatik kapılardan biri yalnız girişe, diğeri ise çıkışa tahsis edildi. Üstelik, alışverişe gelenleri, otomatik kapıdan en az iki metre aralıklarla ve teker teker içeri alıyorlar. Markette çalışanlar artık zorunlu olarak maske kullanıyorlar. Ben zaten hastahaneden çıkıp direk markete gittiğim için, maskemi hiç çıkartmamış oluyorum. Bazen alışveriş esnasında bazı ilginç durumlar yaşadığım oluyor. Bunları sizinle paylaşmak isterim.

Geçen gün, bu ilginç olaylardan ikisini üst üste yaşadım. İlkin, alışveriş cartını (tekerlekli alışveriş arabası) iteleyip bir şeylere bakındığım sırada, yaşlıca bir market görevlisinin herkesin duyabileceği yüksek bir tonda bana doğru bağırdığını ve el salladığını farkettim. Önce anlayamadım. Yüzüne yayılmış geniş bir gülümseme ile etraftakilerin de dikkatini çekebilecek tonda ne söylemeye çalışıyor diye, bir an düşündüm. Sonra, defalarca; ”Thank you, thank you so much lady” dediğini ayrımsadım. “Allah Allah, ne yaptım ki ben bu adama, şimdi bana durup dururken teşekkür ediyor” diye duraksadım. Market görevlisi bu sefer aramızdaki mesafeyi koruyarak, tezahürat şeklinde “Thank you, thank you very much, you are a nurse, you take care of us” diye bağırmaya başlayınca, nihayet dank etti; hemşire olduğum için bana teşekkür ediyordu. İster istemez utandım elbette. “Bir şey değil” diyebildim sadece...

Alışverişim bitmişti. Ödeme için kasaya yaklaşmıştım. O ara bir telefon görüşmesi yapmam gerekti. Telefona dalmış vaziyetteyken, bu kez ön sıramda yer alan genç bir adamın el, kol hareketleriyle ve kızgınca bir ses tonuyla bana bağırdığını gördüm. Genç adam bir taraftan “Back up, back up” diye bağırıyor, bir taraftan da eliyle havada geriye doğru, silkelemeye benzer hareketler yapıyordu. Tam dikkat kesilince; “Geri git, mesafeni koru” diye beni uyardığını anladım. Meğer, telefona dalmış, aramızdaki mesafeyi iki metrenin altına düşürmüşüm. Malum üzerimde hastahane üniforması, yüzümde maske, mikrop taşıma bakımından en riskli aday sayılırım! Yine çok utandım ve genç adamdan defalarca özür dilemek zorunda kaldım; parasını ödeyip giderken bile, hala bana ters ters bakıp,  dövecek gibi kızgınlıkla kafasını sallıyordu...

O gün tüm bu yaşadıklarıma gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Bir taraftan hemşire olduğun için takdir edilmek ve alkışlanmak... Diğer taraftan, hemşire olduğun için kara bir leke gibi görülmek ve korkulmak... Bütün bunları şunun için yazdım; basından izlediğim kadarıyla, Türkiye’de de sağlık çalışanlarına karşı tepkiler hemen hemen aynı. Bunlar insani tepkiler. Böyle algılıyor ve değerlendiriyorum. Ama bir de şöyle düşünelim; ben evde dahi aileme bir şey taşımamak için, yemek ve iş yaparken, nefes alma zorluğuna rağmen sürekli maske ile dolaşıyorum. Kedilerim bile yüzümdeki maskeden korkup yanıma yaklaşmıyorlar. Günlerdir ailemdeki hiç kimseye sarılamadım. Aynı sofrada yemek yemedim. Bu anlamda zaten büyük bir izolasyon yaşıyorum. Diğer meslektaşlarım da aşağı yukarı böyle. Evet kabül ediyorum; biz sağlık çalışanları taşıyıcı olmak bakımından en riskli gruptayız. Ancak biz de insanız ve zaten psikolojik ve fiziksel çok büyük stres ve yorgunluk altındayız. Bizi dışarıda görünce herkes mesafesini korusun, maskesini taksın ve yakın temastan kaçınsın. Ama lütfen bizlere “Öcü” muamelesi yapılmasın. Beni görünce uzaktan el sallayan marketteki yaşlı amcanın yaptığı gib; uzaktan el sallamanız ya da içten bir gülümsemeniz bize o kadar çok moral verecek ki... Buna biraz özen gösterebilir miyiz?

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Baba Muhalefet 7 Nisan 2020 Salı 02:19

Siz sağlık ordusunun değerini çoğumuz zaten biliyorduk... Bilmeyenler ise bu salgın nedeniyle iyice öğrendiler/anladılar... Şuna emin olun ki, insanların çoğu artık “back up” diye bağıran nankör tip gibi değil, gülümseyerek ”THANK YOU" diyen o diğer kişi gibi yaklaşıyor size... Uzun lafın kısası; iyi ki varsınız; yolunuz açık olsun :)))

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Acıların küçük hanımefendisi
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Tatilim ne olacak!
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
Neden Adnan Süvari Sezonu?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Biyoçeşitlilik neden bu kadar önemli, anladınız mı?
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
6. Güneş!
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Mescid-i Nebevi’de canlı dans ve müzik
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Sosyolojik açıdan Avrupa’da yaşayan Türklerin karşılaştıkları kültürel sorunlar, zorluklar
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Tunceli’ye geçmek
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Mahşerin dört doğrusu
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva