Metin ÖNEY
Yerel Seçim (mi) acaba?
26 Mart 2019 Salı

Bütün seçimler önemlidir.

Bütün seçimlerin mutlaka siyasi sonuçları vardır.

Hele bizim gibi ülkelerde bu önem çok daha artar.

Sandığa gitmeye bugün itibariyle beş gün kaldı.

Akla kara ortaya çıkacak.

Öncelikle şunu ifade edeyim.

Zaman zaman felaket tellallığı yapanlar olmuştur. Hatta her seçim öncesi bu tellallığı temcit pilavı gibi tekrarlayanlar pek çoktur. Türk Milleti her seçimde, tahrik ve teşviklere rağmen bu “tellallara” itibar etmemiştir. Şimdilerde öyle olacak ve büyük bir soğukkanlılıkla sandığa gidecektir.

Gelelim seçimin önemine:

Bu seçimde muhalefetin aksini iddia etmesine rağmen doğuracağı sonuçlar itibariyle adeta “genel seçim” gibidir. İlginçtir, seçimlerin genel değil yerel olduğunu iddia etmesi ve savunması gereken iktidar olması icap ederken, ilk günden beri muhalefet yerel seçim olduğunu ve hatta “Ne olacak alt tarafı belediye başkanı seçilecek” noktasına getirmektedir.

Durum öyle mi?

Kesinlikle hayır.

Önce birkaç örnek verelim:

1978 yılında yapılan beş senatörlük ara seçim, Ecevit İktidarı’nın son bulmasına yol açmıştır. Merhum Ecevit, Adalet Partisi’nin beşini de alması üzerine bunu “güvensizlik” saymış ve istifa etmiştir.

1989 yılında yapılan yerel seçimde ANAP ağır bir yenilgi almış ve oyları %21.75’e düşmüştür. Muhalefet ki,o zaman merhum Demirel, bunun güvensizlik olduğunu meydan meydan dile getirmiş ve sonucunda, 1991 yılında ülke erken genel seçime götürülmüş ve yapılan seçim ANAP’ın iktidardan gitmesi sonucunu doğurmuş ve bir daha ANAP tek başına iktidar olamamıştır. Diyeceksiniz ki, merhum Demirel muhalefetinin gölgesi bile olabilecek bir muhalefet yok ki, öyle bir sonuç doğsun…

Siz de haklısınız.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Kaldı ki, seçmenin tamamı sandığa gidebilecektir. Çünkü 30 il’de yapılacak Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve 51 il’de yapılacak İl Genel Meclis üyeliği seçimleri sebebiyle seçmenin tamamı belirttiğim gibi sandığa gidebilecektir. Bu da oy kullanma açısından genel seçim demektir.

Kaldı ki:

24 Haziran’da yapılan Genel Seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinden sadece dokuz ay geçmiştir. Bu sebeple yapılacak yerel seçim bilhassa iktidar açısından bir “güvenoyu” niteliğindedir. Diğer bir deyişle “tamam mı devam mı” sonucunu doğuracaktır. Hele İstanbul, Ankara, Bursa, Adana gibi illerde muhalefet kazandığı takdirde ki gelen bilgiler muhalefetin kazanacağı doğrultusundadır, o zaman işin önemi ve ciddiyeti daha da artacaktır. İlaveten kazanacak muhalefet adaylarının geçmişe dönük yapacakları araştırma ve soruşturmanın sonuçları “depremin şiddetini” bir o kadar artıracaktır. Elbette seçimin ikinci günü genel seçime gidilecek değildir ama iktidar açısından bir “deprem” yaratacağı kesindir. Elbette bu konuda muhalefetin göstereceği tutum ve davranış çok önemlidir. Şimdiki tutumları devam ederse “yan ağla dön ağla”

Ve,

Ülke bu haliyle düze çıkamaz.

Hangi açıdan bakarsak bakalım durum çok ciddidir.

Ekonomik açıdan ciddidir.

Dış Politika açısından ciddidir.

Sosyal açıdan ciddidir.

Siyasal açıdan ciddidir.

Hukuksal açıdan ciddidir.

Birlik ve bütünlüğümüz açısından ciddidir.

“Yönetemeyen Demokrasi” söz konusudur.

“Halksız Demokrasi” söz konusudur.

Dört tarafı tehdit ve tehlikelerle dolu bir ülke haline gelmiştir.

Bunları ben icat edip söylemiyorum.

Bizzat Cumhurbaşkanı ve ortağı Bahçeli “beka” sorunu diyerek meydan meydan geziyorlar.

Eğer söylenen doğruysa, yani bir “beka” sorunu varsa ki, vardır o zaman sorunu yaratanların tekraren sorunu çözmeleri kesinlikle mümkün değildir.

Ve sandıksal olarak 31 Mart büyük bir imkandır.

Hem milletimiz ve hem de muhalefet için.

Tabiatıyla görev öncelikle muhalefete ve nihayetinde millete düşmektedir.

Tarih “tekerrürdür” derler…

Haydi bakalım, “hayırlısı ile tekerrür etsin”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
REİS 26 Mart 2019 Salı 20:44

RAHMETLİ ÖZAL BİR PROJEYE UYGULAMAYA KOYDUĞUNDA İLK ÖNCE SOL GÖRÜŞLÜ YAZARLARIN YAZDIKLARINI BAKARMIŞ,EĞER ÇOK SES ÇIKARIYORLARSA PROJEYE HEMEN UYGULAMAYA KOYARMIŞ ŞAYET SES CILIZ ÇIKARSA PROJEYİ YENİLETİRMİŞ,EĞER HİÇ SES ÇIKMASSA PROJEYE İPTAL EDERMİŞ.BU DURUMU RAHMETLİ ÖZAL ŞÖYLE AÇIKLIYOR BU CHP MİLLETİN ÜLKENİN HAYRINA OLAN BİR İŞİ ASLA KABUL ETMEZ...HOCA ANAP MİLLETVEKİLİ OLARAK SEN BUNLARI BİLİYORSUN DEMİ

Yorumu oyla      3      20  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Yeni dönemin favorisi göçmenler
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Karantina’daki hastanın adını ifşa etmek doğru mu?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Kapatalım gitsin!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
İfşa yetmez, para cezaları ağırlaştırılmalı
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
Ya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinlemiyorlar ya da…
Tayfun MARO
Tayfun MARO
TARKEM neden solun hedefinde?
Kemal ARI
Kemal ARI
İzmir’in niçin bir ‘kurtuluş anıtı’ yok?
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Suskun bürokrasi
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Doğu, Batı gibi olamaz!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva