Koskoca bir yıl kaldı ardımızda… Onunla birlikte tükettiğimiz onca senenin ardından şimdi yepyeni bir yıla merhaba diyeceğiz. Şüphesiz hepimizin bu gelen yeni yıldan isteyeceği yeni yeni umutları olacak. Kimi yeni bir ev, kimi ise yeni bir araba isteyecek! Sağlık, sıhhat isteyende olacak sonsuz bir mutluluk ve derin bir huzur dileyende… Kiminin tek dileği ise sadece yeni bir oyuncak belki…
Ben herkese her istediğini veren bir adam olmak isterdim. Borcu olana para, tamahı olana araba, üşüyene yorgan vermek gibi… Yada ne bileyim zor şartlarda okuyan öğrencilere burs vermek mesela… Darda olan yeni bir çiftin yuva kurmasına yardımcı olmakta olabilir. Herhalde herkesi mutlu edip onları gülüyor görmenin mutluluğu tarif bile edilemezdi. 'Noel Baba' hep ve tek bize gelsin isteriz de nedense 'Noel Baba' olmayı pek istemeyiz. En çok işimize gelen veren değil de alan olmaktır. Oysa bilemeyiz ki; vermenin hazzı almanın çok çok üstündedir.
Birine ev yada araba alamayabilirsiniz belki ama sizde onu mutlu edecek bir şey muhakkak vardır. Belki bir bardak çay ve kim bilir belki bir tas çorba eşliğinde karşınızdaki insana sunacağınız dostluğunuz ve sıcaklığınız gibi…
Ben gelen bu yeni yıldan 'eskiler' istiyorum. Özlediğim ve belki sizinde özlediğiniz o bizi biz yapan eskiler…
Örneğin her akşam eve geldiğimde günün haberlerini Uğur Dündar sunumuyla izlemek istiyorum. Gazetemde Mustafa Balbay'ı görmek ve onun yazdıklarını okumak istiyorum. Ne yandaş nede candaş; sapasağlam ve dimdik duran mert, yürekli bir medya istiyorum. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kolunu kanadını kıran değil onun gücüne güç katan bir millet istiyorum. Yargısı bağımsız, insanları, fikri ve vicdanı hür bir Türkiye istiyorum. Ben o eski Türkiye'yi özlüyorum. Laz, Çerkez, Kürt, Boşnak diye ayırmadığımız, her kim ve nereli olursa olsun 'insanımız' gözüyle baktığımız o eski günleri özlüyorum.
Eski CHP'yi de özlüyorum. Önü arkası oynamayan, ötekileştirmeyen, belki iktidar olamayan ama muhalefeti de muhalefet olan o eski CHP'yi… Eskiden yazdığım ama şimdi yazamadığım eski gazetemi özlüyorum. Yazdıklarımın gizemli kişilerce sanal alemden değil de gerçek çehrelerle önümde ve yüzüme yorumlanmasını özlüyorum. Partimi, her daim birlikte olduğum arkadaşlarımı, görev ve sorumluluklarımı özlüyorum.
Çoooooooook çok eski belki ama ben Mustafa Kemal'i özlüyorum.
Evet, geldik bir yazının daha sonuna… Yeni yıl bize ne getirir veya bizden ne götürür bilemeyiz. Diler ve umarız ki hepimiz için güzel bir yıl olsun!