Nedim ATİLLA
Sosyal medya: Özgür platform…
6 Ocak 2019 Pazar

Aniden memleketin en büyük konvansiyonel medyasının başına gelen kişi, “keşke 10 sene önce otursaydım bu koltuğa” diyecek ve elbette ki sosyal medyaya da cehennem benzetmesi yapacak.

Geçen hafta içinde yazdığımız “ya sosyal medyayı kullanacaksın, ya da…” başlıklı yazımız hayli enteresan yorumları getirdi. Görülen o ki sosyal medya tam olarak anlaşılmış değil.

Son günlerdeki sosyal medya tartışmaları ve yazıları üzerine ve bize ulaşan yorumlar nedeniyle konuyu biraz daha açmak istiyorum bugün ve daha birkaç yazıda. Bu yazı siyaset-sosyal medya ilişkileri üzerine. Yazıyı okuduktan sonra “aa sosyal medya ne kadar da güçlü bir şeymiş” demeyin. Bir başka yazıda sosyal medyanın çok da iyi bir şey olmadığını da, kötü ellere geçmiş sosyal medyanın zararlarını da anlatacağım. 

Ancak peşin tekrarlayayım, “siyaset sosyal medyayı kullanmak zorundadır” Nokta.

Bugün dünyanın her yerinde sosyal medya yeni örgütlenme biçimi. Çünkü hepiniz tanıksınız, en iyi akıllı telefonları, öğle yemeğinden vazgeçip bin taksitle alanlar gelir seviyesi düşük kesimler… Örgütlenmeye en iyi örnek de Paris’teki Sarı Yelekler… Günümüzde sosyal medyanın oluşturduğu düşünce etrafında örgütlenen kitlelere, gücünü siyasi iktidarlara kanıtlamakta ve kamuoyunu istedikleri düzleme çekebilecekleri göstermektedirler. Bu algının etkisini fark eden siyasi iktidarların algıyı kendilerinin yönetmesi ve böylelikle kamuoyunu arkasına alması, bize sosyal medyanın, ister kendi isterse de karşıt görüş olsun önemini göstermektedir. Bu bağlamda, tüm siyasi iktidarlar veya muhalefetler sosyal medyayı ciddiye almak zorundadırlar ve zaten de ciddiye almaktadırlar.

Medyanın kamuoyu aracılığıyla siyasetle ilgilenmesinden, bütün demokratik sistemlere, yeni medyanın da etkin işlevselliğini kullanarak, siyasal katılım süreçlerine çok güçlü katkı sunmasından, yeni kamuoyunun temayüllerinin, siyaset yörüngesinde büyük değişiklikler geçirmesinden söz edilen yılların içinden geçiyoruz. 
Sosyal medyanın gücü nereden geliyor: Çünkü sosyal medya zaman ve mekanı aşıp, anlık iletişim ile yüksek bir etkileme gücüne erişip, büyük kitleleri basit ve maliyetsiz bir şekilde örgütleyebiliyor.

Sosyal medyanın getirmiş olduğu özgür düşünce platformlarının siyasal ve kamusal alanda eski anlayışları silip, köklü radikal değişimler ve çözümler sunduğu da zamanımızın gerçeği.
Eskiden üç-beş gazete gündem belirlerdi. Şimdi Fatih Altaylı’nın deyimi ile “çok da fifi…” durumu var. Gazetecileri yazarları falan ciddiye alanların sayısı pek azaldı. İşte sosyal medyanın önemli bir başarısı buradadır: Yayın yoluyla kamuoyunun en önemli problem sıralamasını belirlemesi ve siyaset gündeminin de bundan etkilenmesini sağlaması…

Artık hiçbir şey eskisi gibi değil, olacak gibi de değil…  Artık liderler, kanaat önderleri, baskı grupları, lobiler medyanın konular arasındaki seçme etkinliğini kontrol edemez durumdalar. 
Sosyal medya, herhangi bir konuda takındığı olumlu ya da destekleyici durumların o konudaki siyasi karar alma sürecini hızlandırdığını ve olumsuz yayınların ise yavaşlattığını siyasi dönüşüm süreci göstermektedir. Sosyal medya araçları ile siyaset ve kamuoyunu yönlendirme olgusu, siyaset ve kamuoyunun temayüllerini temel yörüngesinin dışına çıkararak, bu alanı kendi perspektifinde dönüştürme işlevi görüyor artık. Buna karşılık olarak ne yapılıyor. Siyasetçilerin en sevdiği iş yapılıyor: Sosyal medyaya çamur atılıyor.

Sosyal medya araçlarının yansız ve objektif hareket edemedikleri iddia ediliyor, siyaset ve kamuoyuna hakim olan, bir algı olarak yine bu kurum ve çevreler tarafından siyaset ve kamuoyu unsurlarına iletiliyor. İşe yarıyor mu? Sanmam…
Bir başka ifade ile siyasal ve kamusal alanı yöneten aktörler arasındaki manipülasyona dayalı, kendileri için makul, karşı kesimler için kabul edilemez, algı savaşları sosyal medya üzerinden kurgulanmaya çalışılıyor.

Bu dönüşüm aşamasında sosyal medya üzerinden yaratılmaya çalışılan amacın belli bir kitleyi kendi rızasıyla veya empoze ederek ikna etmek ve istenilen doğrultuda bir düşünce oluşturmak olduğu giderek yaygınlaşan bir görüş. Ben de aynı kanıdayım. 
Ama.. Değişin tontonlar. Sosyal medyanın yaygınlaşması, kullanıcı sayısının günden güne katlanarak artması, sosyal medya araçlarının çeşitlenmesi, klasik iletişim stratejilerinin değişimini gerektiriyor artık. 
Değişime ayak uyduran var uyduramayan.  Bu zorunlulukların başında, bu alan da var olmak ve faaliyet yürütmek isteyen kişi veya kurumların sosyal medyadaki iletişim stratejilerini belirleyebilmesi için gereken bilginin elde edilmesi ve elde edilen bu bilginin doğru kullanılması konusunda yürütülen çalışmalar geliyor.

Siyasi kurum ve kamusal alanda faaliyet gösteren kişiler sosyal medyanın gücünü kendi lehlerine nasıl çevirecekler?… İşte bütün mesele burada. Ama medya eski medya değil ki… Yeni medyada düzen şeffaf ve her durumda erişilebilir olduğundan, bu ortamın ciddiye alınması ve oluşan bu yeni ortamda yürütülen faaliyetlerin, ustalıkla yürütülmesi gerek. 

Kamuoyunun ve siyasetin dönüşümünde etkin rol oynayan sosyal medya, tüm kurumlara; amaçlarını anlatacak taraftar ve fikirlerini dillendirecek gönüllü bulma ve toplumu organize etme, konusunda algı tabanlı yenilikler sunuyor. İyi de bizim taşra kafasından henüz kurtulamamış siyasetçi bunun farkında mı?

Katılım kültürü… Sosyal medyanın sunmuş olduğu bu yeni düşünme ve örgütlenme biçimi, diğer bireylerin neler düşündüğünü öğrenebilme fonksiyonuyla ve bu fikirleri kendi alanına çekebilme kabiliyetiyle, katılım kültürünü canlı tutuyor. Her platforma birey kendine özgü düşünce yapısıyla katılıp, gücünü maksimize ederek, siyasi ve kamusal alan anlayışına yeni bir dönüşüm zemini kazandırıyor. 

Sakınca yok mu? Elbette var. Sosyal medyadan topluma sunulan, özelliklede siyaset tabanlı olan haberlerin doğruluğu ve yanlışlığı sorgulanmadan alınıp, mutlak hakikatmiş gibi sunulması, sosyal medyada tabanlı yönlendirme biçiminin birey tarafından nasıl görüldüğünü gösteriyor. Bu bakımdan sosyal medya ağları siyaset mekanizmasının kamuoyunu manipüle ederek, kendi algı biçimini tüm kesimlerin düşüncesiymiş gibi aktarması bakımından önemli.

Sosyal medya, kamusal alanı ve siyaseti dönüştürerek dizayn etme yolun da reel dünyada bir araya gelmesi mümkün olmayan nitelik ve nicelikte her kesimden milyonlarca insanı bir fikir çatısı altında birleştirmesi ve bu çatının altında ki yapıyı yönetmesi bakımından önemli…
Hâlâ farkına varmayan var mı?

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Hayat sevincimiz nasıl ‘boşver gitsin!’ oldu?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Her şey dahil, virüs hariç!
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Din üzerine konuşmak
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Alaçatı’da hoş bir mekan
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
İbn-i Haldun, Machiavelli’nin neyi olur
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
İnsan yerine konulmanın mutluluğu!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Kıbrıs (2)
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Sözcü
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Hey dönerci...
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva