Türkiye'de bir emekli Genelkurmay Başkanı tutuklandı…
Şimdi yazarken bile garipsiyorum…
Deniz Feneri suçluları dışarıda, Hizbullahçılar tutuksuz yargılanıyor ama Genelkurmay Başkanı Başbuğ tutuklu…
Memleketi cuntacılardan kurtarıyoruz, demokrasi getiriyoruz dedikleri bu demek…
Sözüm ona ileri demokrasi…
Bir devletin en yüksek rütbeli askeri terörden içeri atılıyor, kürek sakallı irticacı, din bezirganları, eli kanlı şeriatçılar, tarikatçılar, müridler, dolandırıcılar dışarıda..
Var mı böyle bir adalet? Böyle bir demokrasi?
Hopa'daki devlet cinayetini protesto edenler, terör örgütü mensubu olmak suçuyla tutuklandı… 'Parasız eğitim' pankartı açan öğrenciler, terör örgütü mensubu olmak suçlamasıyla tutuklandı… Genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları, generaller, albaylar, gazeteciler aynı suçlamayla içerde…
İktidara 'gak' demek yeterli, 'guk' demenize bile gerek kalmıyor… Ve bunun adı demokrasi… Bundan daha ala memleket olamaz…
Peki, terör örgütü yöneticisi olmakla suçladığınız kişiyi Genelkurmay Başkanlığı'na bizzat siz tayin etmediniz mi? MGKda Cumhurbaşkanı Başbakan birlikte görev yapmadınız mı?
Madem terör örgütü yöneticisiydi, emrine tüm ülkenin silahlı gücünü neden verdiniz, neden orada tuttunuz?
Yok eğer bu adam o makamı hak eden biriyse, o zaman da ne halt etmeye şimdi terörist diyorsunuz?
Silahlı terör örgütü dediğiniz, bildiğiniz Türkiye Cumhuriyeti Ordusu…
Bir Genelkurmay Başkanı'nın terörist olmasından söz ediyorsunuz efendiler...
Dış basında şimdiden yer alan manşetlere bakacak olursak dünya bile şokta, kendi atadığın kendi yükselttiğin askere şimdi terörist mi diyorsun diye…
Olaya alkış tutanları bir tarafa bırakıyorum da, bu işin içinde olanlara sorasım var, Silivri'ye gönderdiğiniz kişi sıradan bir vatandaş değil, bir albay ya da yüzbaşı değil…
Bu kişi geçmiş dönem TSK generalidir…Başbuğ'un suçsuz olduğu anlaşılınca ne olacak? Ne yapacaksınız?
* * *
Bir Genelkurmay Başkanı, emrinde dünyanın en güçlü ordularından biri var, tüm yetkilerle donatılmış, ama o gidecek terör örgütü kuracak ve onun yöneticisi olacak, fantezi dünyamıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz… Biletlerinizi seçim sandığına atmıştınız zaten, o zaman buyrun oturun yerlerinize, gösterimiz daha yeni başlıyor, iyi seyirler herkese...
Bu arada bugün gördüğüm konuyla ilgili 2 karikatürü de sizlerle paylaşmak istiyorum…



Dipnot 1:
Düşünüyorum da, biz yıllardan beri gece yarısı tutuklamalarıyla neleri unutmadık? Hatırlamıyorum bile, unuttuk gitti… Sanki bu kez de Uludere olayını Naim Şahin'i falan unutacakmışız gibi bir his var içimde… Hatta unuttum gitti işte, bitti gitti yok…
Dipnot 2: Ben olayı okur okumaz Zekeriya Öz'ün yerine atanan ve Başbuğ'un tutuklanmasını isteyen savcının soyadına takıldım, Kansız… Öyle manidar geldi ki bana…
Dipnot 3: Sen koskoca TSK'nın komutanısın, ömrünü terörle mücadeleye ayırdın, binlerce şehit verdin, şimdi asıl içerde olmaları gerekenler çekirdeklerini çitlerken, sen terörden yargılanıyorsun, ben böyle adaletin………..