Hava Durumu
İZMİR
22 / 15 

 Ana Sayfa 
 Yazar Cafe   Güncel  Yerel Yönetimler  Ege  Ekonomi  Politika  Spor  Kültür - Sanat  Dünyadan  Magazin  Sağlık   
Kutsal kitaplarda çingeneler
 Harun ÖZDEMİR
  21 Şubat 2012 Salı  
Tevrat’ta ve Kuran’da Resuller hakkında verilen bilgilere bakıldığında “göçler tezi”ni doğrulayacak birçok bilgi bulunabilir. Özellikle hayatı hakkında oldukça fazla bilgi verilen ve yaklaşık beş bin yıl önce yaşamış olan Hz. İbrahim’in Doğu’dan Ortadoğu’ya geldiği, ilk eşi Sara’yı doğup büyüdüğü Doğu ülkesinden Kenan’a getirttiği Tevrat’ta detayları ile anlatılır. Kuran’da da biyografisine oldukça geniş yer verilen Hz.İbrahim’in ikinci evliliğini Batı ülkesi Mısır’da cariye olan Hacer’le yaptığına değinilir. Birçok kaynakta Kıpti olduğu ileri sürülen Hacer’in de aslında Doğu’dan, Hermetik yorumlara göre ise Hint Yarımadası’ndan Mısır’a geldiği ileri sürülür.
 
Tevrat ve Kuran’a göre Hz. İbrahim’in, Kıpti eşi Hacer’i ve oğlu İsmail’i ilk eşi Sara ile yaşadıkları aile içi sorunlardan dolayı Arap Yarımadası’na, Mekke’ye götürdüğü ve Hermetik kaynaklara göre de Hint’ten göçüp Mekke’ye yerleşenler arasında barındırdığı bilgisine yer verilir.
 
Hz. İbrahim, ilk eşi Sara ölünce üçüncü bir evlilik daha yapar. Hint’ten gelip Kenan’ı yurt edinen Hittilerden Ketura’yla evlenir ve ondan altı oğlu olur. Tevrat’ta isimleriyle anılan altı oğlunu Hz. İbrahim, ölmeden önce Doğuya, büyük olasılıkla içinde Hint ülkesinin de olduğu Doğu ülkelerine gönderir.
 
Hz.İbrahim’in kutsal öğütlerle yetiştirdiği altı oğlunu “Neden Doğu ülkesi veya ülkelerine gönderdi?” sorusu önemlidir. İlk oğlu İsmail’i Arap Yarımadasına götürmesi ve ikinci oğlu İshak’ı da Kenan’da bırakması, Tevrat ve Kuran’a göre ilahi mesajlar doğrultusunda yapılmıştır. Durum böyle olunca Hz. İbrahim’in iki oğluna yüklediği misyonun bir benzerini, Ketura’dan olma altı oğluna da yüklediğini, Allah’ın Cebrail aracılığıyla Hz. İbrahim’e öğrettiklerini, o da öncelikle oğullarına, oğulları da insanlara öğretmekle yükümlü olduklarını ileri sürmek mümkündür.
 
İleri sürülebilecek birçok yorum yanında göz ardı edilemeyecek bir nokta da şudur:
Hz. İbrahim’in hayatının en verimli döneminde yetiştirdiği altı oğluna yüklediği misyonun, gittikleri ülkelerde yapabilecekleri etkilerin sınırları İsmail ve İshak’ın etkilerinden de biliyoruz ki, büyük olacaktır. Altı kardeş, en az iki kardeş kadar etki yapabilecek eğitim ve misyonu almışlardı. Doğu ülkesi insanlarının dilleri, dinleri, kültürleri ve uygarlıkları üzerinde bırakacakları etkiler güçlü olacaktı.
 
İşte Çingenelerin tarihsel kimlikleri de bu yorumlar çerçevesinde gün ışığına çıkabilmektedir. Ayrıca Çingenelerin Hin Yarımadası kökenli olduklarına yönelik kabul edilebilir birçok bilgiye ek, yeni yeni bilgilerin bilim çevrelerinde tartışmaya açılması, “Çingeneler kimdir?” sorusunun açıklanmasına önemli katkılar yapacaktır.
 
Çingenelerin Hint ülkesi dışında da kast sistemi varmış gibi yaşamaya devam etmeleri, biraz da Çingene kimliğinin kast sistemi içinde şekillenmesiyle ve bunun dışına çıkmaları durumunda ise yok olacaklarını düşünmeleriyle açıklanabilir.
 
En zor durumlarda bile gevşek yapılı kast sistemini aralarında sürdürmeleri, onların göç yollarında yüzyıllar boyu güven içinde yaşamalarını kolaylaştırmıştır.
Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 6   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Korkmaz
27 Şubat 2012 Pazartesi 08:37
Sayın yazar kafayı çok karıştırmış Hint' te çok bağlı kalmışsınız.Geçtiğimiz yazınızda neredeyse Hittitleri bile hindu yaptınız.Sustum.Metal işçiliği ile Hint bağlantınız bilgisi tam bir fiyasko. Duvarcı ustaları nın tarihini okuyun.Hani şu gönye pergel orasında G harfi var ya. Onu.Sizin düşüncenize göre onlarda Hindu oluyor.bende buna katıla katıla gülüyorum.Çingenelerin ilk göçü 'Vatansız kalın' intizarıyla başlamasın?
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
Metin Arat
22 Şubat 2012 Çarşamba 21:16
İlginç...
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
Korkmaz
22 Şubat 2012 Çarşamba 13:38
değerli kardeşim 'yaratılanı severiz, yaratandan ötürü' sevgi konusunda kişilerin dili, dini,ırkı yada felsefi görüşü hiç önemli değil.Benim sorum varılmak istenen amaç.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%60 %40
S.J.'den Umut
21 Şubat 2012 Salı 22:01
Sayenizden Alevileri sevdik. Sıra Çingenelerde mi, ilahi Hocam.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
Korkmaz
21 Şubat 2012 Salı 12:23
Sayın yazar tarihsel kimlikten hareket ile konuyu nereye getireceksiniz? Çingene vatandaşlarının kendi dilinde eğitim öğretim gibi haklar mı talep etmesini söylemek istiyorsunuz?
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%50 %50
Kenan Önal
21 Şubat 2012 Salı 09:18
Yazının devamı olduğuna çok sevindim.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100

 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
Sayın Bakan Yıldırım'a açık çağrı
EXPO 2020… İzmir bu hedefe kilitlendi. Dünyanın en büyük ...
 

 
Berhan ŞİMŞEK
 
'Bizi artık Atatürk bile kurtaramaz!'

 
Sıtkı KÜRÜM
 
Erkek ıslah evi açmayı düşünüyorum

 
Bülent AKGERMAN
 
İzmir pasta fırınından ekmek çıkartıyor!

 
Mehmet Ali Çalkaya
 
Yönetmeye değil halkı örgütlemeye geldim

 
Suavi YARDIMOĞLU
 
Normal…

 
Adnan ÖZBAĞCI
 
Şiddet toplumuna doğru

 
Nüvit TOKDEMİR
 
Akhisar'dan Süper Lig'e merhaba...
Radyo Pause - Tıkla Dinle
   Günün tüm haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS
© egedesonsoz.com Tüm hakları saklıdır.
Smyrna Basın Yayın Gazetecilik ve Ajans Hizmetleri Ltd. Şti.
Şair Eşref Bulvarı Emlak Kredi Blokları B Blok No: 102  K:2 D:6 Alsancak 35220 İzmir / Telefon : (232) 463 77 76