Ahmet DOĞRUYOL
İthalat mı? Üretim ve İstihdam mı?
24 Kasım 2017 Cuma

Türkiye, Kanada’dan mercimek, Sırbistan’dan et, Rusya’dan buğday, Çin’den pirinç, sarımsak ve pek çok tarımsal ürünü ithal eder hale gelmiştir.

Bir zamanlar kendi kendine yetebilen 7 tarım ülkesinden biri diye bizlere öğretilen bahsedilen Türkiye, artık bırakın tarım ülkesi olmayı maalesef samanı bile Bulgaristan’dan ithal eder duruma düşmüştür. Sebep, hesapsız kasap meselesi.

Devlet büyüklerimizin her iki cümlesinden birinin dünyanın 20 gelişmiş ülkesi arasında olduğumuzu ifade etmeleri, bir yandan da her geçen gün ithalata dayalı bir ekonomimizin olması düşündürücü.

Ülkemizde 1.400 TL, asgari ücretle geçinmek zorunda kalan yaklaşık 18 milyon asgari ücretli ve emekli kişinin olduğu bilinmektedir. Ülkemizin coğrafi yapısı ve iklimi uygun iken, saman, et, pirinç, buğday ve mercimek gibi temel gıda ürünlerinin ithal edilerek milyonlarca dolarımızın ithalata harcanmasını anlamak mümkün değildir.

Yukarıda bahse konu olan ithalat ürünleri Tarım Bakanlığının faaliyet alanındadır. Görünen odur ki, tarım bakanlığının planlamasında bir sıkıntı mevcuttur. İthalat emek sarf etmeden ihtiyaca ulaşmanın en kolay yoludur. Ancak binlerce ailenin geçim kaynağı olan çiftçilik ithal edilen ürünlerle ayakta kalmakta zorlanacaktır.

Tarım arazilerinin verimli, bir şekilde kullanılması, kullanılmayan arazilerin tarıma hayvancılığa açılması devletin ve milletin yararına olacaktır.

Küresel ısınma nedeniyle Afrika ve Ortadoğu’da yıllardır yaşanan açlık ve yoksulluk,  hepimizin malumudur. İnsanların açlık karşısında aciz duruma düşürülebileceklerini unutmamakta yarar vardır.

Güçlü devlet olmak, devletin milletin imkanlarını en iyi şekilde kullanarak, mümkün olduğunca kendi kendine yetebilmekten geçmektedir. Devletimizin büyümesinin sadece inşaat sektörüyle değil, üretime ve sanayi yatırımına dönük olması gerekmektedir.

Kendi toprağımızdan yetişen ürünü, kendi fabrikamızda üretilen sanayi malını üç beş kuruş fazla para da ödesek de önceliğimiz olmalıdır. Devlet politikalarının da bunun üzerine tesis edilmesi geleceğimiz açısından oldukça önemlidir.

Sonuç olarak diyoruz ki; kendi imkanlarımızla elde edeceğimiz ürün ve mamullerin ithalatına hayır, üretim ve istihdama evet.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Üstü tozlu tarih kalmasın!
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Küresel veya ülkesel
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
El verirseniz hepsi iyileşecek
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Atatürk modern Türkiye Cumhuriyeti’nin vizyonu ve kuruluşunu nasıl tasarladı?
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Cumhuriyetçi demokrasi için…
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Cumhuriyet ve Atatürk
Oya DEMİR
Oya DEMİR
Biz bu Cumhuriyet'e aşığız
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
‘Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’
Kemal ARI
Kemal ARI
Cumhuriyet onurumuzdur!
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Machiavelli’yi yaşatmak!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva