Geçtiğimiz günlerde sahte bal ile gündeme gelen gıda terörü süt, piliç ve et ürünleriyle devam etmişti. Rezaletin son halkasına ise yumurta eklendi. Denetimlerde yumurtanın da temiz olmadığı saptandı.
Hortlayan gıda terörizmi ile mücadele için kolları sıvayan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ekipleri denetimler sonucu elde ettikleri sahtecilik raporları ile birlikte firmaların isimlerini de Tarım Bakanlığın internet sitelerinde yayınlamıştı. Üretici firmalara gözdağı niteliğindeki bu uygulama ile işletmelerin sağlıklı üretim yapmaları hedeflenmişti.
Raporlarda neler yok ki… Daha önce sadece denetimin çok zayıf hatta hiç olmadığı pazarlarda rastlanan sahtecilik örneklerinin fabrikasyon üretim yapan tanınmış firmalarda ortaya çıkması kamuoyunda şok etkisi yarattı. Hemen hemen her televizyon kanalında yüksek bütçeler ile tanıtım yapan ve 5 kilogram balın yanında promosyonları ile birlikte 100 liraya satan bu firmalar bizzat Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in yaptığı basın açıklaması ile kamuoyuna ifşa edildi.
Peki neydi bu sahtecilikler? Ve özellikle hangi ürünlerde yaygındı. Uzmanlar baldaki hileler hakkında şu bilgileri veriyor; Hilelerin en basiti, düşük nem içeriğine sahip ballara su ilavesi yoluyla yapılıyor. Diğer yaygın yöntemler, şeker kamışı veya şeker pancarından elde edilen sakkarozun asitle inversiyonu sonucunda üretilen şeker şuruplarının ve mısır şurubu, yüksek fruktozlu mısır şuruplarının bala katılması ile yapılan hileler. Özellikle HFCS baldan çok ucuz bir şuruptur ve endüstriyel ölçekte üretimi ülkemizde de yapılıyor. Yapılan hileler bölgelere farklılık gösterdiği için tespit edilmesinde de zorluk çekiliyor.
Gıda teröristleri bunun ile de yetinmedi. Sucuk ve et ve yumurtaya da bulaştı…. Uzmanlar et ve et ürünlerinde ortaya çıkan, tedavi edilmediği takdirde ölüme neden olan 'Salmonella' bakterisinin yumurta da bulunduğunu belirtiyor. Özellikle çiğ yumurta'dan yapılan pasta ve krema gibi gıdalarla 'Salmonella' bakterinin insana geçme olasılığının yüksek olduğunu bildiren Uzmanlar, 'Salmonella insana geçmesi durumunda şiddetli bir enfeksiyona neden oluyor. İshal, kabızlık ve yüksek ateşle seyreden hastalık, iyi tedavi edilmemesi halinde ölüme neden oluyor' diyerek uyarıda bulunuyorlar.
Ayrıca bakanlık yetkilileri kavurmaya eşek eti, 'yüzde yüz' dana eti diye bilinen sucuk etine ise 'kuş' eti karıştırıldığını tespit etti. Görüldüğü üzere doğrudan insan yaşamına müdahale özelliği taşıyan bu durumda tüketiciye de önemli görevler düştüğü kanaatindeyim. Şayet oturdukları semtin mahalle pazarında veya marketlerde bu tür sahteciliklerden şüphelendiklerinde alışveriş yapmaktan vazgeçmekle yetinmemeli. Alo 174 Tarım Bakanlığı Gıda Denetim hattını arayarak ihbar etmeli. Aksi taktirde bu ürünler bilinçsiz tüketicinin evine girmeye devam edecek gibi görünüyor.
Ülke genelinde Tarım Bakanlığı'na kayıtlı gıda üreten işletme sayısının yaklaşık 43 bin, gıda satan ve dağıtan işyeri sayısının ise 550 bin olduğunu ifade ediliyor. Ancak buna rağmen gıda denetçisi sayısının sadece 5 bin civarında olduğu kaydediliyor.
Bir yandan gıda teröristlerinin kanunları hiçe sayarak piyasaya sürdükleri sağlıksız gıda üretimi, diğer taraftan ise tarımda her geçen gün artan bilinçsiz ilaç kullanımı ile başta çocuklar olmak üzere yetişkinlerde artan kanser vakaları…Yaklaşık 5 bin denetçi ile 550 bin işyerinin sağlıklı bir şekilde denetlenemeyeceği düşünülürse gıda teröristlerinin cirit attığı bu ortamda denetçi sayının artırılması kaçınılmaz görünüyor.