Ahmet DOĞRUYOL
Devletin malı deniz mi?
30 Aralık 2016 Cuma

Bize büyüklerimiz devlet malına el uzatmanın vebalinin günahının çok olduğunu, tüm vatandaşların devlet malında haklarının olduğunu, eğer devlet malından haksız yere faydalandıysan, çalıp, çırptıysan tüm vatandaşlarla helalleşmen gerektiğini, kul hakkına gireceğimizi söylerlerdi. Şükür ki büyüklerimiz bize bu bilinci vermek için gayret sarf etmiş.

Ancak, bu gün devletin içerisinde yani kamu kurumlarında devlet adına o kadar gereksiz harcamalar yapılmakta ki neresinden tutsanız elinizde kalıyor.

Mesela, son yıllarda devlette, yani kamu kurumlarında araç kiralama savurganlığı. Bir kamu kurumu için Makam araçlarından, hizmet araçlarına kadar onlarca, hatta bazı kurumlarda kiralanan yüzlerce araç. Kiralanan araçların ekonomik değerlerini baktığınızda iki buçuk üç yıl içerisindeki ihale bedeliyle o aracı satın almanız mümkün.

Pek çok Devlet hastanesinde,  hastanelerin kendi imkanlarıyla verebileceği pek çok hizmetin hizmet alımıyla özelleştirilmesi.  Röntgen, laboratuar, MR, vb. hizmetler karşılığında özel şirketlere ödenen yüksek miktarlardaki ücret. Özelleştirerek hem kurumun bütçesinden özel şirketlere yüksek miktarlarda ücret ödenmek zorunda kalıyor, hem de SGK’na fatura edilmesi gereken tahlil ve tetkik ücretleri 3 lira olacaksa beş lira oluyor. Sebep; hastanelerde ki performansa dayalı sistem ile hem hastanelerin hem de özel şirketlerin para kazanma hırsı. Sosyal Güvenlik Kurumu vatandaşın aldığı sağlık hizmeti karşılığında ödeyeceği üç liralık faturanın beş lira olmasıyla zarar eden devlet.

Kamu kurumlarının şahıs binalarını kiralayarak yüksek miktarda kira ödemeleri de, kamuda ki savurganlığın bir başka boyutu. Yüzlerce kamu binası var iken, yıkılıp yada tadilat yapılıp kullanılabilecek iken şahıs binalarını kiralamak ta nedir? Kiralanmış kamu binalarını baktığımızda ise 5-7 yıllık kiranın, kiralanan binanın ekonomik değerine tekabül ettiğini de görmek mümkündür. İllaki bina ihtiyacı var ise binayı satın almak kamu zararının önüne geçecektir. Ayrıca kiralanan binaları incelediğimizde pek çok bina sahibinin sıradan bir vatandaş değil, siyasetle uğraşan şahıslardan oluştuğunu da görmek zor değil.

Boşaltılan kamu binalarında ki demirbaş eşyaların değerlendirilmemesi de savurganlığın bir başka boyutu. Örneğin bir hastane boşaltılıp yeni binasına taşındığında eski hastanede bulunan demirbaş eşyaların heba olduğunu da görmek mümkün.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Çözüm; liyakatsiz, koltuk sevdalısı, kendi cebini doldurmaktan başka düşüncesi olmayan bürokratların yerine,  devlet terbiyesi almış, hak hukuk bilen, kul hakkı yemekten korkan liyakat sahibi bürokratları göreve getirmekten geçiyor.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Dünya Sağlık Günü Hemşirelere Kutlu Olsun!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Korona'nın sonuçları
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Şarkılarda gizliydi onların büyük aşkı!
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Neler oluyor?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Turizmde sezon başlamadan bitti
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Amerika’dan Koronavirüs günlüğü-2/Morale ihtiyacımız var 
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Def-i Bela çorbası
Nuray KAYA
Nuray KAYA
Zambaklar çürüdüğünde
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Turlar
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva