Alsancak'takiler ultra lüks olmak üzere kentin her yerinde mantar gibi türeyen 'Günlük kiralık evler' in ilanları emlak sitelerinde boy boy yayınlanıyor.
Günlük kiralık ev olur mu demeyin. Oldu! Yazlık filan da değil bu. Bildiğiniz şehir içinde ev. Otel de değil. İçinde son derece lüks möblelerin/mobilyaların, çamaşır makinesinin ve bilumum eşyaların, led TV'lerin, hazır mutfakların olduğu, bildiğin lüks evlerden bahsediyorum. Tabii hepsi de lüks değil. Daha vasat, içi kötü olan mekanları da günlük kiralıyorlar. Bunların ne zararı var diyebilirsiniz.
Senin nerden haberin oldu derseniz.... Yakın zamanda evlendiğim için bolca ev ilanlarına bakmıştım ve dikkatimi çekmişti fakat yazmak aklımdan geçmemişti. Geçtiğimiz günlerde çok değerli bir dostum bu konuyu bana hatırlatınca eh artık yazayım dedim.
İnternette günlük kiralık ev yazdığınız zaman sadece İzmir için bile onlarca site, yüzlerce ev ilanı karşınıza çıkıyor. Ne depozito, ne komisyoncu parası, ne elektrik, ne de su faturası! Kaç günlüğüne istiyorlarsa o kadar tutuyorlar.
Günlük kiralık evlerin bir çok üstünlüğü var. İstediğiniz gibi misafir ağırlayabilir, evinizdeymiş gibi yemek yapabilir, çamaşır yıkayabilirsiniz.
Tabii bu evler ister istemez kaçamak yapmak isteyenlerin adresi haline de gelebilir zamanla. Belki gelmiştir de. Ama sadece ve sadece iş seyahati için ya da hastasını hastanede yatıran yakınları için de bu evler uygun bir uğrak kapısı olabilir. Herkesin de günahını almayalım.
Fiyatları da günlük 30-40 liradan başlayan bu evlerin fiyatları 200-300 liraya kadar çıkabiliyor.
Ama işin asıl en önemli tarafı da böyle bir şeyin ruhsatı var mı, bu evleri kiralarken neler gerekiyor? Araştırdığım kadarıyla parayı verip giriyorsunuz. Üstelik kiralayan ev sahipleri de her hangi bir vergi vermiyor.
Konuyla ilgili olarak konuştuğum İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu da benimle aynı fikirde…
Bu tür yerlerin herhangi bir kanuni dayanağı yokmuş. Maliye tarafından yarın bir araştırma yapılsa kişiler hakkında kanuni işlem başlatılabilirmiş. Çünkü herhangi bir sözleşme yok ortada. Kimse bir vergi de beyan etmiyor. Benim aldığım bilgi bu…
****
Başka bir duyduğum olay da Çeşme'den… Çeşme'de hatırı sayılır bir insandan aldığım duyuma göre çoğu yatırımcı otel ruhsatıyla otel alıp/yeniden yapıp/içini tadilat yapıp oteli eve çevirerek rezidans yapıyor. Bunda ne var demeyin. Otel başka rezidans başka.
Böyle yapılar çoğalırsa ilçede yazlık ev sayısı daha da artacak. Çünkü rezidanslar bir nevi ev. Yatak sayısı artsın diye çalışan Çeşmeliler böylece daha çok yatağa değil, zaten çok olan yazlığa sahip olmuş oluyor.

Sorun sadece bu değil yukarıdaki bölümde yazdığım gibi bu tür otel ruhsatı alınıp lüks eve, rezidansa çevrilen evlerin de hukuki bir yönü yok. Çünkü otel ruhsatıyla rezidans yapılamaz.