İzmir'in bilinen en eski limanı, İzmir'in ilk yerleşim bölgesi olan Tepekule adını taşıyan höyükte yer alıyordu.
Yaklaşık 100 dönümlük yarımada üzerinde konumlanan höyükte denizcilikle uğraşan Helenler yaşıyordu.
Yarımada-liman yerleşimlerinin en güzel örneklerinden birini teşkil eden liman kenti, M.Ö. 4. yüzyılın ikinci yarısına kadar varlığını sürdürdü. Zaman içerisinde Meles ırmağı ve Yamanlar Dağından gelen sellerin taşıdığı miller denizi doldurmuş ve kıyı çizgisi uzaklarda kalmıştı. Pergamon, Efes, Teos, Milet, Priene, Aspendos, Olimpos gibi bir zamanların dünyaca ünlü liman kentleri, limanlarının yok olması ile tarih sahnesinden silinirken; Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İzmir, 5000 yılı aşan tarihi boyunca liman şehri olma özelliğini hiç yitirmemişti.
Yaklaşık 100 dönümlük yarımada üzerinde konumlanan höyükte denizcilikle uğraşan Helenler yaşıyordu.
Yarımada-liman yerleşimlerinin en güzel örneklerinden birini teşkil eden liman kenti, M.Ö. 4. yüzyılın ikinci yarısına kadar varlığını sürdürdü. Zaman içerisinde Meles ırmağı ve Yamanlar Dağından gelen sellerin taşıdığı miller denizi doldurmuş ve kıyı çizgisi uzaklarda kalmıştı. Pergamon, Efes, Teos, Milet, Priene, Aspendos, Olimpos gibi bir zamanların dünyaca ünlü liman kentleri, limanlarının yok olması ile tarih sahnesinden silinirken; Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan İzmir, 5000 yılı aşan tarihi boyunca liman şehri olma özelliğini hiç yitirmemişti.
19. yüzyılda, İzmir'in ekonomisi, Avrupa ülkeleri ile sürdürülen ticarete bağlı olarak gelişirken, deniz ticaretini çağa uygun koşullarda gerçekleştirebilmek açısından yeni limana ihtiyaç duyulmuştur.
Bu ihtiyacı karşılamak üzere liman inşa imtiyazına sahip olan İngiliz ve Fransızlar Konak-Pasaport arasında 4 km. uzunluğunda ve 1,5 m. derinliğindeki rıhtım, 1200 m. civarındaki mendireği inşa ederek 1875 yılında Pasaport Limanını hizmete sokmuşlardır. Liman yatırımının devamı niteliğindeki İzmir-Kasaba ve İzmir Aydın demiryolları da İngiliz ve Fransızlar tarafından inşa edilmişti. Amaç olabildiğince hızlı ve ekonomik şekilde Ege Bölgesi'nin zenginliğini Avrupa'ya taşımaktı.
Ege bölgesi ve İzmir ticareti açısından önemli bir stratejik konuma sahip olan İzmir limanı uzun yıllardan beri hak ettiği yatırımı bekliyor. Özelleştirme kapsamında 49 yıllığına yabancılara satışı gerçekleşen ancak yoğunlaşan global ekonomik ve finansal krizin, finansal piyasalardaki etkisinin artarak devam etmesi ve tüm dünya ekonomilerini küçülme yönünde etkilemesi nedeni ile ekonomik kriz ve daralan piyasalar gerekçe gösterilerek ihaleyi kazanan Global-Hutchison Konsorsiyumu’’nun vazgeçmesi üzerine özelleştirme idaresi en iyi 2. teklifi veren Çelebi Holdinge teklif götürmüş ancak bu firmanın da teklifi kabul etmemesi üzerine İzmir limanı yine devletin elinde kalmıştı. Aradan geçen onca zamana rağmen henüz İzmir Limanı’’na çivi çakılmamış olması bu süreçte Çinlilerin kiraladığı Yunanistan’’ın Pire limanı ile ilgili gelişmeler ve değişimler aleyhimize gelişmeye devam ediyor. Tehlike büyük önlem alınmazsa daha da büyük boyutlara ulaşacağı öngörülüyor.
Bu öngörünün İzmir gündeminde yer almasına neden olan isimlerden biri İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı İlknur Denizli. İzmir Limanı ile ilgili olarak çok geç kalındığını ve konunun özellikle hükümet tarafından acilen masaya yatırılması gerektiğine inanıyor. İnanmakla da kalmıyor, İzmir’’de taşın altına elini sokacak herkesi harekete geçirmek için de kararlı bir mücadele içerisinde’…
İzmir limanı ile ilgili olarak bürokrasi, yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerinin bazı söylemlerini anımsatmak gerekirse;
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ’“Toplam 300 milyon dolar veya 400-450 milyon lira civarında bir yatırımla, İzmir Limanı'nın bugünkü kapasitesi 900 bin TEU konteyner, bu 3 milyonun üzerine çıkarılmış olacaktır. Böylece Avrupa'nın ilk 5 limanı arasında İzmir Limanı yer alacak. Liman, büyük bir kesimi konteyner diğer bir kısmı da kruvaziyer kısmı olmak üzere birbirinden bağımsız iki limana dönüştürülmüş olacak ve böylece İzmir Limanı'nın yıllardan beri özlenen gelişim programı hayata geçirilecektir’”
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün,’”Günümüzün küresel şartlarında bölgesel işbirliklerinin öneminin arttığını görüyoruz. Bölge ülkeleri arasında ikili ilişkileri arttırmaktan çok Akdeniz’’i bir bütün olarak ticaret merkezine dönüştürmenin hedeflenmesi gerekiyor’”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu,’“İzmir Limanı’’nı eski etkinliğine kavuşturmayı istiyoruz. Limanımızı Akdeniz’’in en büyük işlem hacmine sahip limanlarından biri haline getirecek her türlü oluşumun içinde, hatta tam göbeğinde olacağız’”
İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı İlknur Denizli, "Başbakan İpekyolu Projesi'nden bahsediyor. Bu ne demek?Çin'den trene koyacaksın ürünü, buraya bir yere limana gelecek. Eskiden gemiyle 20 gün yol gidiliyordu. Şimdi belki en çok bir hafta için bir limana inecek. En iyi alternatif ise bizce İzmir Limanı, Nemrut'taki limanlar. Bu yüzden liman konusunda acilen yatırımlar yapmamız gerekiyor" dedi.
Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) Başkanı Hüseyin Porsuk ise "Soruna uluslararası boyutta bakmak lazım. Pire Limanı ile çok büyük bir ihracat-ithalat grubu olan Çin'in anlaşmış olması, oraya daha sıcak bakması, buranın önemini biraz daha yitirmesine neden olacaktır. Bu Limanın ihale edildiği 1.2 milyar dolarlık değerin de düşmesi anlamına gelir"
Deniz Ticaret Odası Başkanı İzmir Şube Başkanı Geza Dologh, ’“Binali Yıldırım İzmir Alsancak Limanı'na özel bir önem veriyor. Devletin yapacağı en çabuk şekilde limanda iyileştirmeler yapılıyor. Alsancak Limanı 3 sene içinde bambaşka bir çehreye kavuşacak. Bunun ilk aşamasını 6 ay içinde göreceğiz’”
Tüm bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere herkes İzmir limanı ile ilgili iyi niyet temennisine sahip. Ancak her kesimin odaklandığı ve ortak hedef olarak benimsediği bu amaç uğrunda hükümet her nedense ağır hareket ediyor. Bu çerçevede dilek ve temenniler kısmını hızlı geçmezsek atı alan (Pire limanı) üsküdarı geçecek.
Benden söylemesi’…