Ahmet DOĞRUYOL
Bir çift lastik çizmenin getirdiği mutluluk…
18 Ocak 2016 Pazartesi

Her yılbaşında hemen her ürüne zam gelir. Yıla göre sözde enflasyon oranlarında.

Memur işçi emekli maaşlarına yapılan zammın altında kalmamak kaydıyla maaşlara yapılan  zamların çok çok üzerinde,  yediğimize, içtiğimize, giydiğimize, akaryakıta, elektriğe, suya, doğalgaza kısaca iğneden ipliğe her şeye zam yapılır.

Pek çok emeklimiz, işçimiz, memurumuz kaşıkla verilip kepçeyle alınan mevcut sistemde keşke maaşlara zam yapılmasaydı da, günlük ihtiyaçlarımıza da zam yapılmasaydı dese de, bu yıl da olduğu gibi bu zamlar düzenli yapılır.

Asgari ücretle bile çalışsa sabit ücretlilerin sabit bir geliri var. İki ekmek alacaksa bir ekmek alır yarı aç yarı tok hayatını idame ettirebilir belki. Bir de hiçbir geliri olmayan vatandaşlarımız var.  Emin olun ki, ülkemizin en gelişmiş batı illerimizin de, pek çok köyü dahil olmak üzere Anadolu’muzun pek çok köşesinde binlerce vatandaşımız yarı aç yarı tok yatışıyor.

Özellikle temel ihtiyaç maddelerine zam yapılırken, bazı gerçekleri gözden kaçırmamak gerek.

Dün karayollarında çalışan bir arkadaşım anlattı.

Çok duygulandım.

Denizli Çameli’nin bir dağ köyüne gidiyorlar. Arkadaşım köyün ismini de, şahsı da söyledi. Elbette ki biz isimden bahsedemeyiz.  O köyde ki yoksulluktan bahsetti. Karayollarının aracıyla gittikleri köyde yol yapımıyla ilgili bir yer gösterme işinde köylülerden yardım istiyorlar ve köyün eski muhtarı geliyor. Ayağında kara lastik, yamalı pantolon ve pantolonun paçaları çorabın içine katılmış halde.

Çamurlu yolda bata çıka gidecekleri yere ulaşıyorlar. Bu arada arkadaşımın ayağında lastik çizme var. Elbette arkadaşımın ayakları ıslanmıyor ama eski muhtarın durumunu tahmin edebilirsiniz.

Arkadaşım eski muhtara hal hatır soruyor. Muhtarın cevabı “ Allah’a şükürler olsun Allah bu günlerimizi aratmasın” oluyor. Arkadaşımın bu görüntü karşısında gözleri doluyor. Geri geliyorlar kahvede sıcak bir bardak çay içip, azıcıkta olsa ısınma fırsatları buluyorlar.

Arkadaşım çay parasını ödemek istiyor. Eski muhtar  “hiç öyle şey olur mu? Siz bizim misafirimizsiniz” diyerek arkadaşıma çay parasını dahi ödettirmiyor.

Arkadaşım olaya çok içerliyor ve ayağındaki lastik çizmeleri çıkarıyor. Ayakkabılarını giyiyor. Çizmeleri çeşmede yıkayıp “bende bir tane daha var bu senin olsun” diyerek muhtara takdim ediyor. Muhtar önce onurundan çizmeleri almak istemiyor. Arkadaşımın ısrarı üzerine alıyor.  Muhtarın gözlerindeki mutluluk görülmeye değerdi diyor arkadaşım.

O muhtar 21.yy da da olsa, köyüne yol yapımı için gelen devletin memuruna minnettar. O muhtar köyüne yapılacak yolun sevinciyle ayaklarının çamur içerisinde kaldığının farkında bile değil. O muhtar açta kalsa açıkta kalsa devletine milletine ihanet etmez. O muhtar kaymakamdan, belediye başkanından köyünün ihtiyaçlarını bile talep ederken ezile büzüle talep eder.

Bilmez ki, devletin her türlü  imkanlarını kullanıp askere polise taş atanların, silah sıkanların olduğunu. Bilse de der di ki, “devlet malında tüyü bitmemiş yetim hakkı vardır. Devlet malına dokunulmaz”

Anadolu insanımızın sahip çıkılmaya ihtiyacı var. Devletin imkanlarını şahıs bazında bazı kişileri kullandırmaktansa yarı aç yarı tok yatan insanlara paylaştırmak daha isabetli olur. Yani bir köyde birine  hayvancılık yapacak diye % bilmem kaçı hibe, bilmem kaç yıl ödemesiz, bir buçuk trilyon verip zengin edeceğinize o köydeki vatandaşlara ikişer üçer büyükbaş yada küçük baş hayvan verinde herkes faydalansın.

Temel gıda maddelerine ve temel ihtiyaçlara zam yaparken biliniz ki, kara lastikli, yamalı pantolonlu eski muhtarında cebinden de para alıyorsunuz.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Katar’ı doğru anlamak
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Tanrının Eli
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Sinemanın gelmiş geçmiş en yakışıklısı
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Büyükşehir belediye binasını yıkın gitsin!
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Koruma Kurulu neyi koruyor?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Devlet aklı
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Yolda olmak güzeldir
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
'Devlet'sizlik
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Depremden sonra İzmir ve imar
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Sosyal deprem!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva