Türkiye Reyhanlı'dan gelen katliam haberiyle sarsıldı. Son dönemlerde Irak'ta görmeye alıştığımız görüntüler bu kez sınırlarımızın içindendi… Birkaç kare resim dahi yaşanan vahşetin boyutunu anlatmaya yetti…
Eylemin ardından 'senaryo üretim merkezleri' fazla mesaiye başlayarak sorumlunun kimliğini deşifreye soyundu. Başka alternatif yokmuş gibi Esad rejiminin başrolde olduğu bir sürü senaryo ortalığa saçıldı. Vahşi eylemin nedeni üzerinde de duracaklar ama neden-sonuç ilişkisi sorgulamak akıllarına bir gelse!
Diyelim ki sorumlu Esad yönetimi, neden Türkiye, neden Suriye sınırı, neden Reyhanlı? Bu tür soruların yanıtları bulunarak bir hareket noktası yaratılması gerekmez mi? Gerçi Başbakan Erdoğan soruların tümüne birden bir cümlede yanıt verdi. Başbakana göre Türkiye'nin Suriye politikasıyla patlamanın uzaktan yakından ilgisi yok. Hedef 'Büyüyen ve güçlenen Türkiye'
'Türkiye, Suriye'deki insanlık dışı olaylara en başından beri sessiz kalsaydı da bu tahrikler yapılacaktı. Çünkü bu saldırılar Suriye politikamıza yönelik değil, büyüyen ve güçlenen Türkiye'ye yöneliktir.' Kendimi sözcüklerin derin anlamına bırakıp tam ikna olmaya hazırlanıyorum ki açıklama; 'Uçak hadisesiyle, sınır illerimize yönelik hadiselerle, Cilvegözü'ndeki eylemle' diye devam etmese!
'Bu da mı gol değil hakem bey' diyesim geldi… Bunca yaşanan olay Suriye politikamızın yansıması değilse nedir? Ayrıca bir ülkenin büyümesini ve güçlenmesini engellemek için sınır kapıları stratejik noktalar mıdır? Bu tercih size de biraz garip gelmiştir mutlaka…
Başbakan Erdoğan başka bir tepkisini belki de istihbaratı kamuoyunla paylaştı. 'Suriyeli muhaliflerle ilgisi yok, tamamen rejimle ilgili' Bu; bütün dış desteğe ve tüm diplomatik kuşatmaya rağmen iki yıldır ayakta durabilme becerisini ve zekasını göstermiş Esad rejimi, Erdoğan'ın ABD ziyareti öncesi kendisini 'hasım' belleyenlere böylesi bir koz verecek kadar cahil demek mi oluyor?
'Bizim Suriye'de ne işin var diyenlere sesleniyorum; bizim iki hedefimiz var. Bölgedeki istikrar ve barış bizim için çok önemli. Türkiye Filistin ve İsrail arasında yaşananları görmeyebilirdi. Suriye meselesini de görmeyebilirdi. Türkiye Filistin'e kayıtsız kalmış bedelini ağır bir şekilde ödemiştir.'
Bu açıklamayla cahil yerine konma sırası bize gelmiş gibi… Bir ülkenin işgal edilmesiyle 'Ortadoğu'nun yeniden biçimlendirme zamanı gelmiştir' çerçevesinde Ortadoğu'yu ABD'nin istediği biçime dönüştürme çalışmaları aynı şeymiş demek!
Malumunuz Başbakan Erdoğan ABD'ye gitti. Ülkece A tipi protokolle karşılanacağının gururunu taşıyoruz. Çantasında Suriye ile ilgili istihbarat raporları, hedefinde Esad rejimi var. Erdoğan'ın Suriye'de kanayan yaraya 'merhem' olur diye umut ettiği ABD, yıllardır Filistin halkına zulmeden İsrail'in uyguladığı vahşeti görmezden gelen, uluslararası arenada hamiliğini yapan ve yaptığı katliamları kınamak yerine sırtını sıvazlayan ABD ile aynı ülke!
'Mahşer gününde rabbime ne diyeceğim' Bence de Sayın Başbakan bunu ciddi ciddi düşünmelisiniz.