Günlerdir, haftalardır okuyoruz izliyoruz, her ortamda bık bık bık tartışıyoruz…
Yetmiyor, internette her platformda bunu konuşuyoruz…
Dün akşam bir dost toplantısında yine gündeme gelince yazmaya karar verdim, Ufuk sen eksik kalma dedim…
Dersim olayından bahsediyorum…
Neden olduğunu ve nasıl koşullar altında yaşandığını kimse tam olarak bilemiyor…
Ama herkes tarihçi maşallah… Sanarsınız ki satır satır devlet arşivleri okunmuş… Ama nedense Dersim olayları irdelenmiyor, Atatürk linç ediliyor… Evet, resmen linç ediliyor…
Emri Atatürk vermiş de, manevi kızı bombalamış da… Eeee kim verecekti emri, dönemin Çemişgezek İtfaiye Şefi mi, yoksa Elazığ Fırıncılar Odası Başkanı mı? Elbette Atatürk'ün haberi vardı… Ya ne olacaktı başka? Devlet arşivlerini falan okumadım satır satır, ama mutlaka haberi vardı…
Çünkü gerçekleşme biçimi bazılarının sandığı gibi doğrudan emir verme biçiminde değil, 4 Mayıs 1937 tarihli bakanlar kurulu kararı ile olmuş… Çünkü Türkiye Cumhuriyeti aşiret değil, devlettir…
Kimse benden Türklerin başına binlerce yıl sonra gelen gerçek büyük lideri, birkaç isyancı eşkiyaya engel oldu diye lanetlememi beklemesin...
Sen devletin vergi memurlarını sokağın ortasında asacaksın, silahlı çete kuracaksın, polis karakolunda 34 polisi öldürüp, 100 kadar askeri şehit edeceksin, sokakları kapatıp kenti ablukaya alacaksın devlet de sessiz kalacak, yok yaaaaaa…
Sen devletin vergi memurlarını sokağın ortasında asacaksın, silahlı çete kuracaksın, polis karakolunda 34 polisi öldürüp, 100 kadar askeri şehit edeceksin, sokakları kapatıp kenti ablukaya alacaksın devlet de sessiz kalacak, yok yaaaaaa…
Sizler ağaların kulu olmayın diye Cumhuriyeti getirdiler ama fazla geldi galiba size…
Dersim isyanının bastırılış şekli Cumhuriyetin, Cumhuriyet düşmanlarına karşı direnişinin yeri geldiğinde ne kadar kararlı olacağının en güzel kanıtıdır... Onurumuzdur, şerefimizdir… Tıpkı Çanakkale gibi, 30 Ağustos gibi, 9 Eylül gibi… Kimse de kusura bakmasın, bu vatan kolay kazanılmadı bu Cumhuriyet kolay kurulmadı, 3-5 isyancıya pabuç bırakılsın...
Katliam ve isyan ayrımlarını iyi yapmak, dönemi o günkü koşullarıyla değerlendirmek gerekir…
Yıl 1937… Demokrasi insan hakları gibi kavramların ne derece geçerli olduğu aşikar o yıllarda, zaten çok değil birkaç yıl sonra Yahudileri yok edecekler…
Dersim'de olanlar, dönemin şartlarına göre şekillenmiş ve o dönemdeki her türlü toplumsal sıkıntının çözüldüğü şekilde acı verici bir şekilde sonlanmıştır…
* * *
Başbakanımız çıktı tarihimizle yüzleşti, kendi deyimiyle samimi bir şekilde özür diledi…
İyi de Habur'dan giren teröristlerin çadırda oluşturulan mahkemelerde affedilmeleri, affeden hakimlerin Kuşadası, Bodrum, Antalya, Mersin gibi illere tayin edilmeleri…
Ya da yardım için toplanan milyarlarca Euro'yu yerine ulaştırmak yerine, belli cemaat odaklarına aktarmış deniz feneri e.v. olayı, 2011 Kasım ayı itibarı ile bu davadan tutuklu sanık kalmaması…. (Alman yargısına göre 42 milyon Euro toplanmış, bunun 17 milyonu kayıp…)
Hatta 2010 yılında parasız eğitim isteyen iki üniversite öğrencisinin cezaevine atılması, 20 aydır da orada olmaları… Keza 2010 yılından beri pek çok gazetecinin günahsız yere hapiste yatması…
Ve dahi, üniversite ve KPSS sınavlarındaki şifre skandalları…
Bunlara neden olanlar şuracıkta gözlerimizin önünde dururken, samimi olan taaa geçmişe gitmek yerine önce bunlarla yüzleşir, özür diler, hesap sorar…
Ülkede 30 yıldan bu yana katliamın Allahı yapılıyor, doğuda çoluk,çocuk, kundaktaki bebekler öldürülüyor, ögretmenler kaçırılıyor eğitim verilmesin Doğu Bölgesi cahil kalsın, insanlar gerçekleri ögrenmesin diye, sen bunları görme ama neredeyse 100 yıl önceki olaya ''katliam'' de… Siz önce bizlere PKK'nın neredeyse 30 yıldan bu yana öldürdüğü 90 bin insan ve açıklanmayan katliamlarını anlatın bir zahmet…
* * *
Hayır anlamadığım; CHP bununla yüzleşse ne olur yüzleşmese ne olur ?.. Ülkeye var mı bir yararı? Çiftci kazanacak mı, ya da işsizlik falan mı azalacak ne olacak? Verilen vaatler unutuluyor, yargılayacağız denilen adamın maaşına zam yapılıyor, işçi, köylü, emekli aç uyurken milletvekilleri hesaplarını dolduruyor, bazıları hala İsrail'e çektiği ayarın keyfinde…Ohoooooo, biz neleri tartışıyoruz…
Hem sonra bakın referanduma, Tunceli ''hayır'' dedi… Seçimlere bakın, Cumhuriyet'in partisi dedi.. Önceki seçimlere bakın, yine Cumhuriyet Halk Partisi dedi... Cumhuriyet Halk Partisi'nin başında şu an bir Tuncelili var… Madem böyle özür dilenesi bir katliam var, o zaman bu oylar nerden geliyor...