Çarşamba gecesi, Sırrı Süreyya Önder'in Fatih Altaylı'nın 'Teke Tek' adlı programındaki söyleşisini izleyince, ülkemizin nasıl bir ihanet ve ahmaklık çemberi ile kuşatıldığını bir kez daha anladım.
Kadim sinemacı ve gazeteci, yeni Kürt vekili Sırrı Süreyya Önder, Türk olduğunu söyleyip sonra da 'Ben hiç bir aidiyat duygusuna sahip olamayacak denli kendimi yonttum. Ben bir sosyalistim, bunu herkes bilir. Sosyalist olmak Kürtleri savunmayı gerektirir. Kürtleri savunmazsam nasıl sosyalist olabilirim. İyi ki meclise BDP'den girdim. Böylece Kürtleri daha iyi savunabiliyorum. Türkler'e de zulüm yapılıyor ama Kürtler'e daha çok zulüm yaplıyor. Bugün Kürtler olmasa Polatlı'nın patatesi toplanmaz. Sayın Öcalan demokratik özerklik adında bir yol haritasi çizmişti ama bir gün bile kimse bunu tartışmadı. Kemalizmin dar kalıpları yüzünden ülke bu hale geldi' gibi güzellemelerde bulundu.
Önce şunu belirtmek gerekir; Sırrı Süreyya Önder'in aidiyet bağı olup olmaması ya da sosyalist olması ve Kürtlerin avukatlığına savunması kimsenin umurunda değildir. İsteyen Türkçü olur, isteyen Kürtçü. İsteyen sosyalist olur, isteyen faşizmi savunur. İsteyen vatanseverliği seçer, isteyen vatan hainliğini. Bütün bunlar insanların bireysel kararlarıdır. Bu bağlamda Sırrı Süreyya Önder'in düşünceleri ve inandığı değerler de kendisini ilgilendirir. Ve bu itibarla anlaşılır bir şeydir.
Ancak Süreyya Önder bu açıklamalarla yetinmeyip ayrıca, İmralı'daki cani için; 'Milyonlarca Kürt Sayın Öcalan'ı bu kadar önemsiyorsa buna saygı duymamız lazım' şeklinde bir temenni de dile getirdi. Yani oğlu, babası, ağabeyi, amcası, dayısı PKK terör örgütü tarafından öldürülenler; Kürtler bu örgütün başındakine çok önem atfettikleri için saygı duymalı ve bu nedenle de bu katilden 'sayın' sözünü esirgememeliymiş!
İnsanın kanını donduran ve 'pes' dedirten bu temenni, aklı başında ve onurunu yitirmemiş hiç bir vatanseverin vicdanında elbette karşılık bulamaz.
Buna şüphe yok…
Yine de Sırrı Süreyya Önder ve O'nun gibi düşünenlere hatırlatmak lazım; aksi bir beklentiye kapılmak vatanseverliğin lügatında 'ihanet ya da katmerli ahmaklıkla' eş anlamlıdır…
Türk milleti ne biridir, ne öteki. Bunu bilmeyenler ya da bilmemezlikten gelenler tarihte gerekli cevapları almışlardır. Bundan sonra da alacaklardır!