RÖPORTAJLAR
30 Ekim 2015 Cuma

Sevmek yetmez, oy verin

Hanzade Ünuz, Ege’de SonSöz için sordu... MHP İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Senem Kılıç yanıtladı...

Sevmek yetmez, oy verin

Siyasetin çok genç, çok yeni bir yüzü.

Henüz 37 yaşında, cıva gibi.

Dur, durak bilmeyenlerden...

MHP İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Senem Kılıç, öğretmen bir anne babanın ilk çocuğu olarak Denizli Çivril’de doğdu.

Erkek çocuk bekleyen babasını mahçup etmemek için hep çok çalıştı.

Hep hedefleri vardı, 12 yaşında NASA’da çalışmayı istiyordu.

İçinde kaybolduğu mısır tarlalarında babannesiyle birlikte karık suladı.

Senem Kılıç’ın Çivril’den ilk çıkışı Ankara Fen Lisesi’ni kazanmasıyla oldu.

Ege Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği bölümünü bitirdi, MBA ve sayısal yöntemler yüksek lisansı yaptı. İşletme doktora programına girdi.

İzmir’e yerleşti, evlendi, iki çocuk annesi oldu.

15 yıl kadar özel sektörde çalıştıktan sonra yönetim danışmanlığı hizmeti veren Vira adlı Stratejik ortaklık şirketini kurdu.

Sivil toplum kuruluşlarında aktif görev alan Senem Kılıç, Türkiye’nin dört bir yanında seminerler verdi.

İşinde gücünde bir girişimci, yüksek lisans dersleri veren bir akademisyen iken 7 Haziran seçimleri öncesi gelen bir telefonla hayatının rotası değişti.

Senem Kılıç, Çivril Ülkü Ocakları kurucusu babasından miras ülkücü damar doğrultusunda MHP’den İzmir milletvekili adayı oldu.

1 Kasım’da yenilenecek seçimlerde 1. Bölge üçüncü sıradaki yeri,  ikinci sıraya yükseldi.
Seçilme şansı arttı.

MHP İzmir milletvekili adayı Senem Kılıç’ın 1 Kasım öncesi İzmirli seçmenlere son mesajı, “Kuru sevgi işe yaramıyor, oy verin. Şimdi değilse, ne zaman” oldu...
 

 
ÜNUZ: MHP’den siyasete davet edilmeniz nasıl oldu?

KILIÇ:
Aslında İl Başkanımız Necat Karataş’ı sivil toplum kuruluşu başkanlığı yaptığım dönemden tanıyorum. Fırat Çakıroğlu’nun hayatını kaybetmesiyle çok hazin bir olay yaşadık biliyorsunuz. Başsağlığı için gittiğim zaman belki kafasında bir şeyler oluştu. Daha sonra da, 7 Haziran seçimlerinde aday adaylık başvurusunun son günü Erzurum Atatürk Üniversitesi’ndeki bir konuşmadan dönüyordum. Telefon geldi, İstanbul Havalimanı’ndan yolumu Ankara’ya kırdım. Son gün, son saatlerde başvurdum. Ben Ankara’ya gidene kadar babam evrakları İzmir’de hazırladı. Her şey saatler içerisinde oldu.

ÜNUZ: Düşünmeye pek fırsatınız olmamış...

KILIÇ:
Eşim Selçuk Bey’le değerlendirmemiz lazımdı. Hiçbir zaman engel olmamıştır. Bazen kaygı duyarak içsel küskünlük yaşasak da... Der ki, ‘Kaybediyorum eşimi...’ Tempodan dolayı, yorgunluğun getirdiği son Senem’i görüyor Selçuk. Gün içerisindeki enerjisini tüketen kadın buluşuyor onunla. O konuda hep sitemi olmuştur. Selçuk’un onayıyla beraber babamın cesaretlendirmesine de çok ihtiyacım vardı. Çünkü tedirgin oldum tabii, ürktüm. İnsan bildiği alanlarda cesurdur. Bilmediği alanlarda had bilmek önemli. Haddimi de bildiğimi düşünürüm. Topluluk önünde hep ekonomi konuştuğunuz, şirket konuştuğunuz yerde ülke siyaseti konuşmak zor ve tedirgin edici bir durumdu. Babasının kanadı altına girmiş küçük bir kız gibiydim ilk seçim kampanyasında. Sonradan alıştık.

İÇİMDEKİ GÜCÜ SEVİYORUM

ÜNUZ: Çıtı pıtı bir kadın değilsiniz, eller kollar durmuyor konuşurken...

KILIÇ:
El kol hareketleri vs. , bir taraftan efelenen bir tarzım da vardır ama aslında nezakete çok dikkat ederim.

ÜNUZ: Siz de böyle ata binen, silah kuşanan bir hal de var mı sanki?

KILIÇ:
At binme dersleri aldım. O özgürlüğü ve içimdeki gücü seviyorum. İçindeki beden ve akıl enerjisini dışa doğru yansıtmayı güç olarak alırım. Güçlü durmak illa yumruk vurmak, kırmak değil. İçindeki potansiyeli akıl ve beden gücüyle dışarıya yansıttığınız zaman çıkar ortaya güç.

ÜNUZ: Bu tavır sizde genetik mi, sonradan mı gelişti?

KILIÇ:
Çok çalışkan bir annem var. Sonuçta insanlar genlerle yaşar, genler kişinin kaderini belirler. Annem de insanı bayıltacak derecede çalışkandır. O çalışkanlık kısmım annemden geçme. Babam da son derece muazzam iletişim kurabilen ve hatiplik yeteneği kuvvetli birisidir. Edebiyata, şiire sanata olan merakım babamdan. Titiz iş yapma ve mükemmeliyetçiliğim de babamdan gelir.

ÜNUZ: Nasıl bir çocukluktu?

KILIÇ:
Öğretmen bir anne babanın çocuğuyum. Etik değerleri hayatının merkezine koymuş bir insanım. Etik değerlerin başında da sevgi yatar. Allah’a şükür sevgi içinde büyüdüm. Babannemin üç tekerlekli aracını mısır tarlalarına sürer, birlikte iş yapardık. İçinde kaybolduğum mısır tarlalarında karık sulayarak büyüdüm. Babam Çivril Ülkü Ocakları'nın kurucularındandır. Beni Ülkü Ocakları'nda yetiştirdi. Biz milli ve manevi değerlerle büyüdük.

ÜLKÜ OCAKLARINDA GAZETE DAĞITTIM

ÜNUZ: Neler var hatıralarda o günlerden?

KILIÇ:
Ülkü ocaklarına babamla gider gazete dağıtırdım. Babam ilk çocuğunun erkek olmasını çok istemiş, beni de hiç kız çocuğu korumacılığıyla yetiştirmedi. Ocaklara aylak olmamam, çalışmam, etik değerleri öğrenmem, kutsal dava içinde bulunmam, milli ve manevi değerlerle büyümem için götürdü. Annemin emekleri çok büyük çok kıymetli, her yere kitaplarımı taşıdı. Siyaset yolunda aldığım bu cesur karar; babama olan vefa borcum ve annemin kimseye muhtaç olmadan kendi ayaklarının üzerinde duracaksın öğretilerinin beni taşıdığı noktadır.

ÜNUZ: Siz İzmir’e ne zaman geldiniz?

KILIÇ:
Denizli doğumluyum.İzmir’e Ankara Fen Lisesinden sonra 1996 yılında Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği için geldim. Sonra da hiç gitmedim. Özel sektörde de İzmir’de çalıştım, kendi şirketimi de burada kurdum. Evlendim, çocuklarım burada doğdu. 37 yaşındayım, hep koşturdum. Günde 18 saat çalışıyorum. Bazen eşim, ‘Senin yaptığın iş iş değil. Sen bu hayatı yaşamıyorsun’ der.



HADDİMİZİ BİLİRİZ

ÜNUZ: Siyasetin kendine has ağdalı halini nasıl tolere ettiniz içinizde?

KILIÇ:
İnsan kırmaktan korkarım. Hani birinin gönlünde bir şey eksik kalırsa üzülürüm. Ve orada eksikliğe ben sebep olduysam rahatsızlık duyarım. Mesela bu karmaşada eşimle bir konuda anlaşamaz ya da kalbini kırdığımı düşünürsem üzülürüm. Kırgınlığa çok toleransı olan biri değilim yani… İletişim ve anlaşmayla çözmem lazım. Kırıldığım noktada da o konuda kırgınlığımı ifade ederim. MHP 46 yıldır güçlü bir siyasi parti. Biz de insanız gaf yapabiliriz, hata yapabiliriz ama insanların içimdeki iyi niyeti bilmesini isterim. Geçen seçimde insanlar beni kabul etmezse diye kaygılar yaşadım. Teşkilat yapısının birbirini kabul ettiği ve kendi içinden insan çıkardığı bir tabanımız var bizim. Birden birisi geldi, kim bu necidir vs.

ÜNUZ: Paraşüt adaylık tepkisi aldınız mı?

KILIÇ:
Yok, hiç olumsuz tepki almadım. İnsanların beni tanımasına fırsat sağlayacak çok miktarda iletişim ortamı sağladım. Yani bir aday sokakta 10 saat kalabiliyorsa, ben 10 saat de kendi teşkilatlarımızda vakit geçirdim. O yüzden ilk seçim kampanyam çok yorucuydu benim.

ÜNUZ: O tedirginlik bu son süreçte kalktı mı?

KILIÇ:
Bu dönem daha rahatım ama rahatsız olduğum başka bir durum var. Sıram çok zor ve yükü ağır bir sıra. Şu üzer beni, ‘Geldi ikinci sırada, zaten hazırda gidiyordu’ denmesi...

ÜNUZ: Bir seçim daha olsa sanki 1. sıradan aday olacaksınız…

KILIÇ:
Burada her zaman İzmir kentinin güçlü dinamiklerini götürecek kişilerin birinci olması yakışır. Oktay Bey bizim için önemli. Bu konuda yerimizi de, haddimizi de biliriz.

İZMİR’DE MHP İLE CHP KAPIŞIYOR

ÜNUZ: İkinci sıraya çıkınca omzunuza nasıl bir yük bindi?

KILIÇ:
Her açıdan yani. Birincisi daha fazla kişiyi temsil ediyorsunuz. İkincisi, konjonktürel olarak ‘Hayırcı parti’ olmakla suçlanan ve herkesin algı yönetimi yaptığı bir parti konumundasınız.Herkes oyların geriye gitmesi yönünde bir çaba içinde. Oyların konsolide olduğu bu yapı içerisinde herkes MHP’nin oylarına gözünü dikmiş durumda. İkinci sıra biliyorsunuz çok az bir farkla aday çıkartmış bir sıra. Benim burada kendi oyumu korumam, daha fazla vekil çıkartmam lazım. CHP ile MHP’nin kapıştığı bir il İzmir. O yüzden herkes bize yükleniyor.

ÜNUZ: At başı bir durum var...

KILIÇ:
Ucu ucuna milletvekili kazanılan kaybedilen illerde İzmir 1. Bölge var mesela, 2. Bölge yok. Bunun da farkındayım. Bu beni şöyle bir noktaya kesinlikle götürmüyor, ‘2. sıra oldum, zaten 2. sıra seçilmişti. Oh gidiyorum...’ Oysa tam tersi, zaten hiçbir konuda rahat olmamış biri olarak iki kere daha rahatsızım artık. Seçilmem gitmem lazım bir. Bir de kendi kendine seçildi gitti olmaması için, ‘3. sırayı da seçtirdi gitti’ denirse ancak o zaman şanımızla gideriz. Bu benim için de münferit bir başarıdır. 


TERÖR KAYGISI

ÜNUZ: 7 Haziran öncesi ve 1 Kasım süreci arasında sokakta nasıl bir fark var?

KILIÇ:
Terör kaygısı var. İlk gündem bu. Kimse niye bu hükümeti kuramadınız demiyor artık. Eskiden bize hayırcı parti diye eleştirenler vardı, şimdi onlar aşıldı.

ÜNUZ: Bu algının yanlış olduğunu mu düşünüyorsunuz?

KILIÇ:
Evet kesinlikle. Bize koalisyon teklifi ile gelmedi AKP. Biz koalisyona hayır diyen bir parti değiliz, bize azınlık hükümetine evet dedirtmek için geldiler. Sayın Davutoğlu o görüşmenin sonucunda çıkıp neye hayır dediğimizi söylemedi, ‘Her şeye hayır dediler’ dedi. Ama hayır dediğimiz şey demokrasi ihlalineydi.

‘EVET’ LERİMİZ...

ÜNUZ: Peki neye evet diyorsunuz?

KILIÇ:
Bizimle birlikte yolsuzlukla mücadele edeceklere evet diyoruz. Anayasanın ilk 4 maddesini bizimle birlikte koruyacaklara evet diyoruz. PKK ile mücadelede bizimle birlikte mücadele edeceklere evet diyoruz. Biz burada eğer yalnızlık noktasında bu ülkenin gelecekteki bekası adına yalnız kalıp savaşacaksak bir avuç insanla savaşmaya hazırız. Burada amaç meclise girip koalisyon kurup bakanlık almak değil.

ÜNUZ: MHP çıkışı nerede bulacak?

KILIÇ:
Halk, AKP’nin ‘Kandırıldık biz’ söyleminden dolayı döndü MHP’ye ‘Haklılarmış’ dedi. PKK bu ülkede ateşkes ilan etmedi, vatandaşımızın can güvenliği tehlikededir dedik. MHP haklı çıkmıştır.

ÜNUZ:
Bütünleştirici çizgi’ söyleminizi biraz açar mısınız?

KILIÇ:
Bizim bütünleştirici çizgimiz öncelikle bu vatana ‘vatanım’ diyen bütün vatandaşlara ev sahipliği yapabilecek bir yerde durduğumuz bir gerçeğinin anlaşılmasıdır. Çünkü biz Türk milliyetçiliğini savunan bir noktadayız. Partimiz de, Genel Başkanımız önderliğinde Kürtleri de, Azerileri de, Zazaları da, Abazaları da, müslim ve gayrimüslimleri de bu çatı altında buluşmaya çağrıda bulundu. Tek şart bu vatana ihanet etmeyeceksin kardeşim… Bu ülkede Doğu’daki vatandaş yeterince hizmet alamadığı için neden gidip PKK’ya benim haklarımı savun desin ki… Öyle bir şey yok.

VATANA İHANET

ÜNUZ: Vatana ihanet nedir?

KILIÇ:
Bu ülkenin dilinin, bayrağının, bu ülkedeki yerleşmiş insanlarının vatanım dediği yerde başka bir dil ve bayrağın ve başka bir ülkenin yerleştirilmesi için insan canına kast eden düşüncenin bu ülkeye getirilmesine sebep olmak vatana ihanettir. Anayasayı ezmek, anayasa karşısında suç işlemek ve bunun karşılığında devletin ve milletin bütünlüğünü tehdit altına itmek vatana ihanettir. Bugün Doğu Anadolu’da devletin getirdiği imkanları kullanmayıp, devletin getirdiği şantiye aracını yakıp, okul, ambulans, araç yakıp, doktorları kaçıran bir düşünce vatana ihanet etmektedir. PKK kimin temsilcisidir? Kürt halkının bugün istediği kendi dilini konuşmaksa bugün kim engeldir buna…

TEHDİT ALIYORUZ

ÜNUZ: MHP yarın iktidar olsa nasıl bir kucaklayıcı tavır sergiler?

KILIÇ:
Biz Kürt vatandaşlarımızın kendi bölgesinde, kendi dilini konuşmasına kesinlikle engel teşkil edecek bir söylem geliştirmiyoruz. Önce AKP’nin iktidardan gitmesi lazım. Müthiş derecede kine teşvik eden, bölen ayrıştıran, etnik köken bile değil değişik zihniyetlere bölmüş bir ayrıştırma var. Bugün iş adamları bizimle birlikte resim vermekten korkuyor. Bu insanları kardeş diye kucaklayacaksak önce onların bizim kucaklayacağımız kola evet diyecek cesaretleri olması lazım. Bugün bizim bayrağımızı ücretini ödeme pahasına apartmanına astırmayan işletmeler var. Korkudan dolayı. Korku siyaseti var ülkemizde. Bu korkuyu çıkaramazsak kardeşliği getiremeyiz. Bunun için de demokrasiyi getirmemiz gerekiyor. Ben de korkuyorum. Polis koruyor bizi şu anda bile. Tehdit alıyoruz sürekli sanal hesaplardan.

STRATEJİK GELECEK

ÜNUZ: Strateji kavramını çok sık kullanıyorsunuz. Strateji, sizin için ne anlam ifade ediyor?

KILIÇ:
İlk defa birisi bana böyle bir soru sordu. Bugünden yarını planlamak ya da sadece bugünü yaşamak bizi aslında geleceğe götürmez. Bugün MHP’nin aslında en önemli yükünü çektiği başlık gelecek başlığı. Geleceği planlamak, uzun vadeli düşüncenin eyleme geçtiği bir yaklaşımdır. Uzun vadeli düşüncenin eyleme geçtiği düşünce şeklini kısa ve orta vadeli planlarla sürekli kontrol eden ve geriye dönüp ‘Neyi iyi yapmışım’ ya da ‘Neyi yanlış yapmışım’ diye iyileştirerek devam eden sürekli kendiyle yarışan bir düşüncenin oluşturduğu eylemdir strateji. Kendim de stratejik biriyimdir. Hiçbir zaman plansız programsız iş yapmadım. O yüzden sürprizleri ve son dakika işleri sevmem. Çünkü kuralcı biriyimdir. Demokrasiye son derece inanırım ama demokrasinin de belli kuralları vardır. Onlara takığımdır. Plansız programsız işlerden hiç hoşlanmam.

ÜNUZ: Ama 7 Haziran’daki milletvekili adaylığınız başlıbaşına bir sürpriz…

KILIÇ:
O da ürkütmüştür beni. Kafamda oturtamadığım, oturtmak için zaman bulamadığım bir yapı ama bugün ülke gündeminin de sürprizle dolu olduğu ve sürekli birbirini eskittiği, bizim daha bir şey için matem tutamamışken yeni bir şeyin geldiği bir ülke gündemimiz var. Ve bunun bilinçli yaratıldığını düşünüyorum ben.

ÜLKEYE HEDEF SUNMALIYIZ

ÜNUZ: Stratejik düşünmeyi ne zaman keşfettiniz?

KILIÇ:
Fen Lisesi’ne hazırlandığım yıllarda keşfettim. Orta son. Çok planlı programlı çalıştım… Mesela NASA’ya gireceğim ben diye hedef koyardım. Yani hep hedef ve hayalleri olan bir insandım. Bizim ülkeye de hedef sunabilmemiz lazım. Hedefi olmayan kuşaklar ne yapabilir bu ülkede. Gençlerimiz gelecekleriyle ilgili iki üç cümle dahi kuramıyorlar… Hayal ve hedefleri olan gençliğe ihtiyacımız var bizim.




ŞİMDİ DEĞİLSE, NE ZAMAN?

ÜNUZ: MHP stratejisi olan bir parti mi?

KILIÇ:
Milliyetçi Hareket Partisi’nin lütfen şu konuda hakkını yemeyelim. Genel Başkanımız Sayın Davutoğlu ile yaptığı görüşmede bir koalisyon hükümeti nasıl kurulur planlamasını yapmıştı zaten. Meşhur siyah çantada vardı. Biz bu konuda son derece planlamacı ve yola hazır bir partiyiz. Erzak çantada. Taşıyacak insanlar da var. Bunun için sadece ‘Yürü’ demeye ihtiyacımız var.
Millete sesleniyorum şimdi oy vermesi lazım. Şimdi değilse ne zaman olacak bu iş? Vatan elden gidiyor dedik mi, dedik. Haklı çıktık mı, çıktık… Terör örgütleri cirit atıyor dedik, bu ülkede yolsuzluk artıyor, haksızlık diz boyu. Bugün şirketler basılıyor gasp ediliyor, yarın evimize gelecekler dedik ve haklı çıktık. Kayyumla basın kuruluşu ele geçirmek nerede görülmüş? Şimdi değilse ne zaman…
Senem Kılıç olarak beni sevmeleri yetmez, bana oy verecekler. Siyaseten kuru kuru sevgi bir işe yaramıyor. Şehrimizde Sayın Oktay Vural ve Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu gibi çok önemli iki siyasi aktör var. Sevmek yetmez, daha çok oy verecekler. Atatürk’ün milli mücadeleyi başlattığı yerde, bugün Türkçülüğü anayasadan çıkartıyoruz diyen bir yerdeyiz. Ben kimi kime anlatayım, nerede ağlayayım yani…

EY CHP’LİLER...
ÜNUZ: İzmir’de en fazla muhalefeti CHP’ye yapıyorsunuz gibi görünüyor…

KILIÇ:
Ben yaklaşık 20 - 25 gün sadece AKP’ye muhalefet ettim. Çünkü bu ülke artık AKP iktidarından ve söylemlerinden bıktı. AKP, MHP’ye koalisyon ortaklığı teklifiyle gelmemiştir. Sayın Cumhurbaşkanı CHP’ye hükümet yetkisini vermemiştir. Burada demokrasi katledilirken biz kiminle savaşalım, kiminle birlikte mücadele verelim… Son bir haftadır CHP’ye sesleniyorum. Çünkü CHP kendi içerisinde milliyetçi ve vatansever insanları küstürmüştür. PKK’nın varlığını içeriye sokacak ve PKK’nın Türkiye’deki temsilcisi olma noktasında her yerde nöbetçi bir parti gibi durmasını benim aklım almıyor. O yüzden CHP’ye yükleniyorum. Aslınızı inkar etmeyin, ‘Atatürk’ün kurmuş olduğu bir partisiniz ey CHP’liler kendinize gelin’ diyorum.

ÜNUZ: Ama yarın belki elele de verebilirsiniz…

KILIÇ:
Yani bakın elele vereceksek ortak noktamız bu vatandır. Atatürk ilke ve inkılaplarını ayaklar altına aldırmayız. Anayasayı da böldürmeyiz. Gerekirse sokakta mücadele veririz.

ASLAN PENÇESİ

ÜNUZ: Özel hayatınızda da kavgacı, mücadeleci bir insan mısınız?

KILIÇ:
Yok son derece eşime tabi bir insanım (eşinin itiraz seslerine gülüyor). Eşime karşı mücadele içine de girerim haklı olduğum zaman, en son artık ‘Tamam ne istiyorsan olsun’ der. Çok sakin ve yumuşak mizaçlı biri değilim. Haksızlık hukuksuzluk gördüğüm zaman da kim olursa olsun mücadele veririm. Zayıf ve aciz insanların yanındayım ben. O konuda içimde müthiş vicdani bir durum, kuzu gibi bir insan var içimde. O kuzu gibi insan yengeç burcu, yükseleni de aslan. Haksızlık yapana aslan pençesiyle saldırıyor valla. Bir yengeçten aslan çıkartabiliyorum... (gülüyor) 


KURUMSALLAŞMAK ZORUNDAYIZ

ÜNUZ: Söylemlerinizde “değerler” vurgusu çok fazla. Değerleri yitirme konusunda topluma ne sunacaksınız?

KILIÇ:
Üretmek kavramıyla ilgili daha üretemeden tüketildiğini düşünüyorum. İlla araba mı üretmek zorundayız. Niye biz makine üretemiyoruz? Niye yurtdışından geliyor bütün makineler? Niye yazılım üretemiyoruz? Üretim kavramının değer anlamında içi boşaltıldı. Gençlerin ‘Ben de varım’ şuurunun bittiğini düşünüyorum. Ülkesine güvenen, biz de varız diyen bir gençlik hayalimiz var. Kendisine güvenmiyor ki gençler, ülkeye güvensin.

ÜNUZ: Seminerlerinizde ne anlatıyorsunuz?

KILIÇ:
13 senedir konuşuyorum ben.  Binlerce saat seminer verdim. Üniversitelerde, derneklerde, sivil toplum kuruluşlarında, özel sektörde hep konuşuyorum. Kurumsallaşmak zorundayız. Bir yapı kişiye bazlı gidemez. Ülkeyi kişi bazlı götürmeye çalıştılar, ne hale geldi. Siyaset de, devlet mekanizmaları içerisinde kurumsal çalışmak zorunda.

TÜRKİYE’YE ÖRNEK PROJE, İZMİR

ÜNUZ: Siyaset kulvarında neler hedefliyorsunuz?

KILIÇ:
Kendi adıma siyasette farklı bir alan açabilmek isterim. Farklı kulvarda adımın anılmasını isterim. Teknolojiye olan merakım, bilgisayar mühendisi olmam, teknolojinin hayata verimlilik noktasında ciddi katkı sağlayacak bir araç olması... Teknoloji ile insanların buluşturulması ve hem üreten hem tüketen olma noktasında çalışmalıyız. Seçilir de gidersek, farklı projelerimizi genel başkanımızın da desteğiyle hayata geçirebilirsek eğer Türkiye’ye örnek olacak bir İzmir kent projem var. Başkaları gibi yol yapacağız köprü yapacağız, inşaat yapacağız projelerinden değil, kendi kendine yaşamı büyütecek, yaşam sunacak projelerden bahsediyorum.

HODRİ MEYDAN !

ÜNUZ: İzmir için ne gibi projeleriniz var?

KILIÇ:
Kendi kentine değişik inşaat firmalarının ağzına bir parmak bal sürerek İzmir’e getirip kentsel dönüşüm için parsel parsel arsa aldığı ya da bugün Urla’nın sadece bir kişiye ait olduğu gerçeğiyle değil. Dışarıdan gelen farklı siyasi parti aktörlerinin İzmir’i rant unsuru olarak gördüğü değil. Kentsel dönüşüm içerisinde 270 gün güneş alan kentin kendi kendine güneş enerjisiyle enerjisini üretebileceği bir kent hayalinden bahsediyorum. Var mı bunu yapabilecek olan? Buradan hodri meydan diyorum. Herkes hangimiz daha fazla proje alalım, hangimiz daha çok arsa alalım, rant alalım derdinde. Ben kentsel dönüşüm değil, kent dönüşümünden, yaşam dönüşümünden bahsediyorum. Yapabiliriz bunu…

ÜNUZ: Yönetim danışmanlığında en önemli püf noktası nedir?

KILIÇ:
Şirketi anlamamız lazım. Her şirketin kendine has bir kültürü var. Eğer o kültürü anlamadan ben bu elbiseyi bu şirkete giydireceğim derseniz, çuvallarsınız. Vatandaşı da iyi anlayabilmemiz lazım. İyi anladığınız ve iyi anlatabildiğiniz takdirde iyi siyasetçi olursunuz.

ÜNUZ: Halkı anlamak nasıl olur?

KILIÇ:
Seçildikten sonra halktan kopuk olmamak lazım. Siyasetçi sanatta olmalı, sokakta, pazarda, üniversitelerde… Dinlemeli, çocuk gibi olabilmeli ve iletişim araçlarını iyi kullanabilmeli. Günümüzde herhangi bir yönetim olgusundan bahsediyorsak en güçlü araç, iletişim araçlarıdır.



VİRA BİSMİLLAH...

ÜNUZ: Şirketinizin adı neden Vira?

KILIÇ:
Vira hayırlı başlamak demek. Eşimle ben koyduk adını. ‘Vira bismillah’ durmadan yola koyulmak demek. Ben de öyleyim zaten. ‘Vira Bismillah’ı da önce ben kullandım, benden sonrakiler çakmadır…

ÜNUZ: 1 Kasım için oy tahmininiz nedir?

KILIÇ:
Biz oylarımızı koruduk. Oylarımızın korunmasıyla beraber özellikle CHP’den, kafası karışık seçmenden oy aldığımızı görüyorum. Atatürk’ün bu ülkeyi kurarken, Türk milleti kavramı altında herkesi anayasa önünde eşit ilan ettiği, hukuken eşit olduğu… Bizim sorunumuzun demokrasiyi işletememek olduğunu kavramların yerini değiştirecek bir kavram boşluğu olmadığını dile getirdik. O yüzden bu durumdan rahatsız olan bir CHP seçmeni var. AKP içinde de, AKP politikasından yorulmuş bir seçmen grubu gerçek milliyetçiler noktasında, dönem dönem belki sitem ettikler ama günün sonunda haklılarmış dedikleri için oylarımız artıyor. Anketlerde İzmir’de MHP’nin oylarının arttığı görünüyor.

ÜNUZ: Siyaset hedefleriniz nedir?

KILIÇ:
Bir yere talepkar olmayı her zaman anlamsız bulmuşumdur. Ama hedefli olmayı da anlamlı bulurum. Hedefim bu ülkeyi bir dünya ülkesi haline getirecek noktada bilimsel, teknolojik ve markasal yerde olmak. Sivil vatandaş olarak da biz bunu yapabiliriz Cenab-ı Hakk’ın bunu nasip etmesi çok önemli. Bu inanç sisteminden çıkmazsak çok güzel şeyler olur.

ÜNUZ: Son olarak İzmir’e mesajınız nedir?

KILIÇ:
Ben çok teşekkür ediyorum. İzmir siyaset noktasında beni bağrına bastı. Her siyasi partiden insanlar beni sevdiğini ve kent için önemli hizmetler yapabileceğime inandığını ifade etti. O cesaretle yürüyorum. Bizler gibi genç insanların, kadınların siyasete sevgi dilini getirip, kadın zarafetiyle insanları kaynaştıracağına inanıyorum. Kentimiz İzmir kardeş hukukunu en güzel gösterebileceğimiz bir yer. Ve misak- ı milli sınırları burada oluşturulmuştur. Bu vatan bizim, gidecek başka vatanımız yok. Kimseye, bu vatana gelip başka bir yapının bayrağını dikmesine müsaade etmeyiz.

 
Numunelik kadın kontenjanı!
 
Umudun adresi CHP
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
sensin 30 Ekim 2015 Cuma 23:45

allah yolunu açık etsin göndereceğiz inşallah....

Yorumu oyla      10      2  
YORUMCU 30 Ekim 2015 Cuma 15:58

Hem seviyoruz hemde oy vereceğiz merak etme eşarplı efe ::))

Yorumu oyla      11      2  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Numunelik kadın kontenjanı!
EGİAD Başkanı Seda Kaya ülke ve kent gündemine dair soruları yanıtladı.
Normal bir vekillik istiyorum…
Gönül Soyoğul sordu, Zeynep Altıok yanıtladı...
Biz dikme çiçek değiliz
Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan CHP İzmir 2. Bölge milletvekili ...
 
Mutabakata kararlıyız
Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne konuk olan MHP Grup Başkan Vekili, İzmir 1. ...
AKP'nin 1 Kasım'da İzmir'deki oyu...
Egedesonsöz Genel Yayın Yönetmeni Fatih Yapar sordu, Büyükşehir Belediye ...
Hayatım İzmir, hayalim İzmir
AK Parti İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Binali Yıldırım, Ege’de SonSöz ...
 
Bizde ekip her yerde!
Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne konuk ...
Hayallerim Çeşme için...
Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne konuk ...
Siyaseti hayatta bırakmam
Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Narlıdere Başkanı Abdül Batur, ...
 
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Karantina günlerinde ve akis odalarında
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Maske ve Eldiven’le yaşayacağınız aklınıza gelir miydi?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Yemek inceliktir, zarafettir
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Belalar
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Global mapus
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Değişimi yanlış okumak
Işıl Öztürk BULUT
Işıl Öztürk BULUT
Bu filmi izlemiş miydik?
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
Evde ülken ve dünya için yapacakların da var
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Korona’nın ilacı: Rekonstrüksiyon
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Şeffaflık ve hızlı olmak
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva