RÖPORTAJLAR
30 Ekim 2015 Cuma

Numunelik kadın kontenjanı!

EGİAD Başkanı Seda Kaya ülke ve kent gündemine dair soruları yanıtladı.

Numunelik kadın kontenjanı!

Gelecekte siyasete yeşil ışık yakan Kaya, İzmir’deki kadın temsilini eleştirdi. 
 
İzmir iş dünyasında 25.yılını geride bırakan Ege Genç İş Adımları Derneği’nin ilk kadın Başkanı Seda Kaya, son dönemde kente yaptığı nemli çalışmalarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Seda Kaya, İzmir’de çözüm bulamayan sorunları, yeni projeleri, İzmir’de kadın temsilini, ülke gündemine dair soruları, Egedesonsöz’e anlattı.

 
AYNI OYUN AYNI KİŞİLERLER OYNANIRSA DEĞİŞİM OLMAZ
1 Kasım seçimlerine günler kala seçimden beklentiniz nedir?
Ben açıkçası 1 Kasım seçimlerinin, 7 Haziran seçimlerinden çok farklı olacağını sanmıyorum. Aynı oyunu aynı kişilerle aynı kurallarla oynandığında farklı bir şey çıkacağını kimse beklemesin. Liderler aynı, partiler aynı, politikalar farklı. Yine de bu kadar istikrarsızlığa, terör olaylarına rağmen oynayacak oy oranının yüzde 2’yi, 3’ü geçeceğini düşünmüyorum. Bizim için bu seçimde şu önemli bu seçimden yine benzer bir tablo çıktığında yine koalisyon kurak zorunda kalacak siyasi partiler. Öncekinden daha farklı bir politika izleyip koalisyon kurmayı başaracaklardır siyasi partiler. En büyük dileğimiz bu. Sonuçta 90 gün içerisinde bir daha seçim opsiyonları olmayacağı için bir şekilde koalisyon kurulacak. Ama bakalım orada nasıl bir yöntem izleyecekler onu hepimiz gözlemleyeceğiz.
 
Üç siyasi parti ile bir araya geldiniz. İzmir milletvekili adaylarının vaatlerini seçim çalışmalarını, ekonomik vaatlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Projelerin sunulması değil, proje sözlerinin tutulması çok önemli. Kimisinin içinde çok uçuğu da var, tartışmalı olanı da var. Bir sürü proje var. Biz proje dinlemeye alışığız. Daha önce yerel seçimde de milletvekili seçiminde de aynı şeyleri dinledik. Ama sonunda kaybeden kazanan kim olursa olsun Bu sözler tutulmayabiliyor. Önemli olan İzmir’e faydalı olması. Şu an herksin gözü İzmir’de. Düşen oylar var. AK Parti nezdinde, MHP’nin 1’er tane daha almış olduğu milletvekilleri var. Tabi herkes oylarının artacağını söylüyor ama İzmir’de de çok bir şeyin değişeceğini düşünmüyorum.
 
İŞ ADAMLARI ADALETE GÜVENMİYOR
İçinde bulunduğumuz yoğun gündem girişimcileri nasıl etkiledi?
Şu an bütün İzmir’de bütün Türkiye’de hayat ekonomik açıdan durmuş durumda. Şimdi doların yumuşamasıyla beraber bu stabil olmayan duruma ekonomi yavaş yavaş adapte olmaya başladı. Ama tabi ki 1 Kasım’dan sonra uyumlu çalışabileceğimiz bir hükümetle karşılaşırsak durum değişir. Ben uyumlu çalışabilecek bir koalisyon ihtimalini görmüyorum. Seçimden önce meydanlarda birbirleriyle sert söylemlerde olan insanların seçimden sonra uyum içinde çalışabileceğini düşünmüyorum. Ekonomi, evet çok önemli ama bir ülkede demokrasiye ve istikrara olan inanç, adalete olan güven olmazsa, yüzde 10 bile büyüme sağlasanız iş dünyasının sürekliliği olamaz. Nitekim biz de bunu yaşıyoruz. Şu an bir sürü iş adamı kurun ne olacağı belli olmadığı için, adalete yeterince güvenmediği için, kendisinin karşılaşacağı bir haksızlıkta mahkemelerde savunulacağını düşünülmediği için, nitekim yabancı sermayenin Türkiye’ye girip kendi sermayesinin korunacağından emin olamadığı için zaten yatırım yapmıyor.
 
2015 yılı ekonominin kayıp yılı olarak konuşuluyor. 2016’dan beklentiniz nedir?
Türkiye orta gelir tuzağıyla boğuşuyor. Yüzde 2 – 3 büyümelerle 2023 hedefinin zaten çok çok uzağında. Bir de bu siyasi istikrarsızlık eklenince ekonomide böyle çok olumlu bir tablo çizmek mümkün değil 2016’da. Bilindiği gibi İzmir’in turizm gelirleri düştü. Sonuçta turizm bizim cari açığımızı dengelememizde çok önemli bir kalem. En son dün söylenen bilgilerde Antalya bölgesine de turistin gelememesiyle beraber çok ciddi bir düşüş var. Buna tabi bütün yaz boyunca Suriye’deki savaş ve ülkemizde terör yüzünden negatif etkilenen turizm gelirlerinin yoksunluğunu da ekleyince 2016’nın çok iyimser geçmeyeceğini düşünmek mümkün.
 
Sizin girişimcilere bu durumda çağrınız nedir?
Biz şu aralar borçlanmanın çok iyi bir fikir olmadığını, biraz daha temkinli ilerlemenin gerektiğini düşünüyoruz.

 
ÇARESİZLİKTEN NEMALANMAK İSTEYENLERİ BARINDIRMAMIZ LAZIM
İzmir’deki Suriyeli mültecilerle ilgili yaptığınız açıklamalar kamuoyunda yankı buldu. Bu konu ile ilgili derneğin bir adımı olacak mı?
Mülteci problemi İzmir’i bırakın sadece Türkiye’nin de problemi değil; bütün Avrupa’nın ve bütün bu coğrafyada yaşayan ülkelerin de problemi. Orada yersiz yurtsuz kalana insanlar çaresizlikten göç ediyor. Hiçbirinin tercihi Suriye’den gelip başka ülkelerde yaşamak değil. Hangisine sorarsanız savaş biterse olursa dönerim diyor. Görüyoruz Merkel bile geldi. Söyledikleri öneriler aslında ne kadar çaresiz olduklarını ortaya koyuyor. Bizim tabi dernek olarak burada dikkat çekmekten başka yapabileceğimiz çok bir şey yok. Bu insanların bir dramı var ve biz bu drama engel olamıyoruz. Bizim gücümüzün dışında gerçekleşen bir şey. Ama en azından bu çaresizlikten nemalanmak isteyenlerin aramızda barınmalarını engelleyebiliriz. Bizim yapacağımız bu. Biz işin vicdani yönünü ön planda tutmak zorundayız. Önümüz kış. Bu insanlar nerede kalacak? Öncelikli olarak bu soruların giderilmesi için çalışmamız lazım.
 
Geçtiğimiz haftalarda EGİAD Melekleri projesini başlattınız. Çalışmalar hangi aşamada? 
Girişimcilik bizim çok uzun yıllardır sürdürdüğümüz bir proje. Bundan 5 – 6 sene öncesinden beri EGİAD önemli projeleri yürütüyordu. Melek yatırımcılık bu projelerin son ayağıydı. Uzun zamandır zaten biz üyelerimize bu tarz eğitimler veriyorduk ama iş şu noktada kilitlendi, Ege Bölgesinde bir melek yatırımcı ağı yok. Biz geçen hafta itibariyle bunu ilk kuran kurum olduk EGİAD Melekleri adı altında. Bu saatten sonra amacımız gençlerin parlak fikirlerini, EGİAD’lı yatırımcılar olarak melek yatırımcı konseptinin altında faydalı olmak. Bizim de kendimize faydamız, vergide avantajlı bir gelir kapısı olması. Melek yatırımcılığın mevzuatı girişimciyi koruyan bir mevzuat… Böylece gençlere de bir fırsat tanıyoruz. Türkiye’deki ve İzmir’deki genç işsizlik sorununa bir anlamda da çare olabilecek bir proje. Onun için biz bunun çok fazla üstüne gidiyoruz. egiadmelekleri.org adresinden biz yaklaşık 7 aydır öneri topluyoruz. Önerilerini bizimle paylaşmak isteyen herkes buraya yazıyor. Öncelikle buradan projeler değerlendirilmeye başlanacak.
 
KEMERALTI’NA GENÇLERİN GİRMESİ LAZIM
EGİAD olarak Tarihi Kemeraltı Çarşısı raporu ile önemli bir adım atıldı. Sizin gözlemlerinize dayanarak Kemeraltı’ndaki temel sorun nedir?
Kemeraltı’nın en büyük problemi, yaşam süresinin 6-7 saat içine sıkışmış olması. Orası 7-24 yaşamadan bir turizm merkezi olmasına imkan yok. Bunun için de çok ciddi bir organizasyon planı, aktivasyon takvimi yapılmasını biz önerdik. Yıllık olarak bazı dönemler Kemeraltı günlerinin düzenlenmesi, bazı akşamlar night shopping organizasyonlarının düzenlenmesi olabilir. Bu tür şeylerle oranın canlandırılması gerekiyor. Gençlerin gittiği yerlerde her zaman hayat vardır. İstanbul’daki, Antalya’daki örneklerinde olduğu gibi, yurtdışındaki örneklerde olduğu gibi hep gençlerin sürüklediğini görüyorsunuz. Çünkü gençler tüketim alışkanlıklarını daha kolay değiştiriyor, daha az tutucu oluyor. Bazı üniversitelerin küçük yerleşkelerinin Kemeraltı’na taşınması olabilir. Bazı öğrenci yurtlarının taşınması olabilir. Bunun örneklerini Avrupa’da çoğu şehirde görüyoruz. Tarihi alanları içerisinde küçük küçük öğrenci yurtları var. Bazı örgütlerin orada küçük yerleşkelerin olması gerektiğini düşündük. Bizler oraya gittikten sonra bazı şeyler de arkamızdan gelecektir. Bizim raporumuzda bunun gibi çok kapsamlı bilgiler, yapılması gereken projeler var.
 
Ne gibi örnekler var?
Kıbrıs Şehitleri Caddesi de bir dönem çok nadir girilen, kimsenin girmek istemediği, cesaret edemediği bir yerdi. Buradaki rezidansların ve iş merkezlerinin artmasıyla insan kitlesinin gündelik hayatını yavaş yavaş burada kullanmaya başlamasıyla şu an Kıbrıs Şehitleri Caddesi 7 gün 24 saat yaşayan bir yer oldu. Bazı şeyler için birkaç adım atmak gerekiyor. Devamının bununla geleceğini düşünüyorum. 
 
BÜYÜKŞEHİR’İN YAPTIKLARI DAVA OLARAK GERİ DÖNÜYOR
Çarşıyla ilgili herkesin projesi var. Peki adımlar neden istenilen düzeyde değil?
Kemeraltı’na adımlar atılıyor ama yeteri kadar değil. Ya da bizim istediğimiz hızda değil. Sanırım biraz da farklı grupların bir arada çalışmak zorunda olması engelliyor. Oradaki esnafın, belediyenin, hem valiliğin, hem anıtlar kurulunun aralarındaki uzlaşamamasından kaynaklı bir problem olduğunu düşünüyorum. Sonuçta İzmir’de bir iş yapmak kolay değil. Bunu hepimiz biliyoruz. Merkezi hükümetle belediye arasında uyumlu gitmeyen ilişkiler ve başka belediyelerce yapılan şeylerin bir sorun oluşturmayıp, İzmir Büyükşehir Belediyesi yaptığı zaman hemen bir dava ve soruşturma olarak İzmirliye geri dönüyor olması, bir yerde daha çok düşünmek zorunda bırakıyor. Bu da tabi ki defakto olarak olsa bile bazı işlerin durdurulması ve yavaşlaması demek olabiliyor.

 
NUMUNELİK KADIN KONTENJANI
İzmir’in iş dünyasında bir kadın başkan olarak kadınların kentteki temsilini nasıl görüyorsunuz?
İzmir’de kadın medeni hayatta çok özgür ve çok rahat… Fakat bu STK’lar olsun siyaset olsun bu arenada birçok açıdan Anadolu’ya oranla beni şaşırtıyor. Mesela Elazığ’da Antakya’da seçilmiş kadın başkanlar var. İzmir denince bana sanki daha fazla kadının aktif olması gereken bir yer gibi geliyor. Yani bakıyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi’ne Milliyetçi Hareket Partisi’ne birer tane kadın milletvekili. İzmir gibi bir yerden, sosyal demokrat bir siyasi partinin iki tane kadın milletvekili çıkarmasını nasıl açıklarsınız? Bir açıdan İzmir’den beklentimiz çok yüksek ama bakıyorsunuz STK’larda kadın dernekleri dışında sadece ben ve Işınsu Kestelli varız. Bu açıdan ben İzmir’in zayıf gittiğini düşünüyorum. Ve Anadolu’da birkaç şehir kadınlar konusunda bizden çok daha önde gidiyor. Bizde nedense aman birer tane numune olsun anlayışı var.
 
ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ ALIRSAM İYİ KOCA BULURUM DÜŞÜNCESİNİN DEĞİŞMESİ LAZIM
İş dünyasında bu oran nasıl?
Tabi burada kadınlara da biraz sorumluluk düşüyor sadece erkeklere değil. Bizde kadın üye oranımız yüzde 19. Kadın üye almak için uğraşıyoruz ama yeteri kadar başvuru da yok. Gelenlerden de mesela ben bir başkan olarak kadınların EGİAD kariyerini çok önemsiyorum. Benim en büyük arzum, 25. Yılını devirmiş bir derneğiz. Bir 25 yılı daha devirdiğimizde benim gibi en an 5 – 6 tane kadın başkan çıkması gerekir. Ama sorarsanız aşağıdan gelen kadınlarda o hırsı, azmi görüyor musunuz diye, tahmin ettiğimden daha az. Birazcık kadınlarla da alakalı diye düşünüyorum. Evlendikten sonra işi bırakan bir kadın zihniyeti oldukça Türkiye’de bazı şeylerin değişmesi çok zor. Üniversite eğitimi evlenmenin bir şartıymış gibi algılandığını düşünüyorum bazen. Üniversite eğitimi alırsan, daha iyi koca bulursun düşüncesi var. Bunun değiştiği gün Türkiye’de kadınların daha farklı yere gelebileceğini düşünüyorum. Benim çok üniversitede okumuş arkadaşlarım evde oturuyor şu an. Ne yazık ki toplumda bazı kapıların başında erkekler var. O kapıları erkeklerin açması gereklidir. Benden önceki başkanların bana bu fırsatları tanımasalardı, ben ne kadar kendimi parçalasam da başkan olamazdım. Güç sahibi belli erkeklerin liderlik yapıp bu ortamı kadınlar için hazırlaması lazım. Çünkü kadınların her ortamda var olması bazı şeylerin garantisidir. Güçlü bir erkek hiçbir zaman güçlü bir kadının var olmasından rahatsız olmaz.

 
 
SİYASETE YEŞİL IŞIK
30 Mart yerel seçimlerinde ve 7 Haziran sürecinde siyasi partilerin kulislerinde isminiz çoğu kez geçti. EGİAD görevi sonlandıktan sonra hedefte siyaset var mı?

Yerel seçimlerde ismim geçtiği zaman ben daha 3 buçuk aylık EGİAD başkanıydım. Bu kadar kısa sürede bu söylemlerin oluşmasını öncelikle bulunduğum kurumdan olabilir, bir de kadın yönetici sayısını az olmasında kaynaklanabilir. Benim bu zamana kadar siyasetle ilgili hiçbir girişimim olmadı. Şu an da 1 senelik daha görevim var ve kafanda çizdiğim öyle bir durum yok. Eğer zamanı gelirse ve faydalı olacağımı düşürsem, böyle bir adım atabilirim. Ben STK’lara da böyle girdim. Eğer ben şanslı bir insansam, ülkeme ve kentime faydalı bir şekilde yardımcı olacaksam ileride siyaseti düşünebilirim.

 
Normal bir vekillik istiyorum…
 
Sevmek yetmez, oy verin
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
reco 31 Ekim 2015 Cumartesi 02:15

akilli kadinsin bravo

Yorumu oyla      9      3  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Normal bir vekillik istiyorum…
Gönül Soyoğul sordu, Zeynep Altıok yanıtladı...
Biz dikme çiçek değiliz
Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan CHP İzmir 2. Bölge milletvekili ...
Mutabakata kararlıyız
Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne konuk olan MHP Grup Başkan Vekili, İzmir 1. ...
 
AKP'nin 1 Kasım'da İzmir'deki oyu...
Egedesonsöz Genel Yayın Yönetmeni Fatih Yapar sordu, Büyükşehir Belediye ...
Hayatım İzmir, hayalim İzmir
AK Parti İzmir 1. Bölge milletvekili adayı Binali Yıldırım, Ege’de SonSöz ...
Bizde ekip her yerde!
Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne konuk ...
 
Hayallerim Çeşme için...
Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne konuk ...
Siyaseti hayatta bırakmam
Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Narlıdere Başkanı Abdül Batur, ...
Benim hedefim siyaset
Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne katılan Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali ...
 
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Futbolu bitirdiler!
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Aldanıyorlar
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Valimizi bulaşıcı hastalıktan kaybettik
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Merhaba Ara Güler...
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Yarın sabah seçim olsa…
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Göztepeli taraftarlara evdeki her maç bayram
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Başkan İduğ'la Villa Levante'de
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Eş dost kapitalizmi ve kamusal mekanların yağması
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Savaş ve seviş
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Küçük bir mukayese
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva