RÖPORTAJLAR
6 Mart 2012 Salı

Müfettişlere yolu açan, bizimkiler…

Egedesonsöz ekibi Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak, Gönül Soyoğul ve Fatih Yapar’ın sağlı sollu sıkıştırmalarına karşı, deneyimli bir politikacı olduğunu gösterip sorulanlardan ziyade ‘kendi istediklerini’ anlatan Başkan Batur, yeniden adaylığı ve Büyükşehir Belediyesi’ne talip olup olmayacağı ile ilgili ise net yanıtlar vermeyi seçti.

Müfettişlere yolu açan, bizimkiler…

BAŞLARKEN….
 
1999 yerel seçimlerinde Narlıdere Belediye Başkanlığı koltuğuna DYP’den seçilerek otursa… Kısa bir süre sonra, yakasına CHP rozetini taksa da; o, Narlıdere’nin şehr-ül emini olmayı seçti. Güleryüzü, kavgadan uzak uzlaşmacı kimliği ve çalışkanlığıyla 13 yıldır oturduğu koltuğu, üç dönemdir sürekli artış gösteren oylarıyla doldurdu.
 
29 Mart yerel seçimlerinin 3’üncü yılında, ‘Başkanlarla Başbaşa’ sohbetimizin ikinci durağı Narlıdere’ydi. Üçüncü başkanlık döneminde 3’üncü yılını bitiren Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur ile 13 yılın özetini ve belediye başkanlığında 4’üncü dönem neleri hedeflediğini sorduk.

Egedesonsöz ekibi Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak, Gönül Soyoğul ve Fatih Yapar’ın sağlı sollu sıkıştırmalarına karşı, deneyimli bir politikacı olduğunu gösterip sorulanlardan ziyade ‘kendi istediklerini’ anlatan Başkan Batur, yeniden adaylığı ve Büyükşehir Belediyesi’ne talip olup olmayacağı ile ilgili ise net yanıtlar vermeyi seçti.
Batur’un tüm partililere ve belediye başkanlarına yönelik, yumuşak sözcüklere sarılı; aslında İzmir’in kimi ilçelerindeki çatışmaların/oy kayıplarının aslını ortaya koyan gerçekçi mesajları da çarpıcıydı.
Narlıdere’de yaptırdığı son anketin sonuçları gibi…
 
 
EGEDESONSÖZ: Siz 13 yıldır bu makamda oturuyorsunuz. Yerel yönetici olarak 13 yıl boyunca olaylara, projelere yaklaşımınız genel hatlarıyla, öncelik sıralamanız neydi?
 
ABDÜL BATUR: Tabi 13 yıl önce Narlıdere’de belediye başkanı olduğumda özellikle Narlıdere’nin gelecekte nasıl bir Narlıdere olacağını ve Narlıdere’de hangi projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ve alt yapısıyla, üstyapısıyla kültür ve sanatıyla, sporuyla geri kalmış olan ilçenin bir hamle yapması gerektiğini daha önceden tespitlerini yaptık ve önemlisi de ben İzbeton genel müdürüydüm beş yıllık süre içerisinde. Bunları tespit imkanı özellikle altyapı ve üstyapı konusunda tecrübe edinerek bu makama geldik. Bu benim için çok büyük bir avantaj oldu. Alt yapım hazırdı.
 
EGEDESONSÖZ: Nasıl bir Narlıdere vardı 13 yıl önce?
 
BATUR: 13 yıl önce kültür sanat konusunda hiç olmayan, altyapısı hiç olmayan, olmayanları sayıyorum öncelikle… Spor alanında, gençlere yönelik çalışmalar alanında, kentsel dönüşüm alanında yeni yeni kıpırdanmalar başlamış… Nüfus 31 bindi ben geldiğimde.
 
EGEDESONSÖZ: Bugün?
 
BATUR: Bugün 70 bini bulduk. Şimdi tabii bunları iyi tespit ettikten sonra hepsini masaya yatırdık. Nerede ne yapacağız? Kent yenilemede ne yapacağız? Kültür sanatta ne yapacağız? Sosyal etkinliklerde ne yapacağız? Ve yeni bir anlayışla yola çıktık. Özellikle bu içinde bulunduğumuz kültür merkezinin hemen bir çalışmasına başladık. 6 aylık bir proje safhasından sonra da 1999’da belediye başkanı olduk, 2001’de kültür ve sanat faaliyetlerinin yapılacağı merkez hazır hale geldi. Yani buna proje olarak bakmıyorum. İnsanların belediyeyle buluşmasının en önemli noktalarından biri mekansal projeleri hayata geçirmektir. Nedir? Kültür merkezi yaptık, kültür ve sanat faaliyetleriyle ilgili halkla buluştuk. Ondan sonra spor tesisleri… İşte Ali Artuner Stadı, arkasından Güven Erkaya kapalı spor salonu. Bunları da 2002 yılında hizmete soktuk. Ne oldu? Spor ve genlerle buluştu belediye. Tüm bunlar kopuktu. Yani halkta buluşmayı tesisleri yaparak, özellikle genç ve kültür sanata düşkün vatandaşlarımızla buluşmayı bu şekilde sağladık.
Tabii Narlıdere’de benim de mesleki olarak hep geçmişten bu yana seçim beyannamemizde yazdığımız ‘‘Narlıdere kentsel dönüşümün merkezi olacak’’ dedik. Ve bunun altına imza attık. Ve gerçekten de seçim beyannamemizde yazdığımız bütün çalışmalar, bugün yüzde doksan aşamasındadır. Her dönemde seçim beyannamesi hazırladık. Bu seçim beyannamesinin 1999’dan 2004’e geldiğimizde neler söz vermişiz, neler yapmışız? Hemen hemen yüzde doksanını yapmışız. 2004’te hazırlamışız. 2004’ten 2009’a yine baktığımızda yine yüzde doksanını tamamlamışız. Şimdi 2009’la 2014 arasındaki çalışmalarımıza bakıyoruz. Aynı anlayışla devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde gerçekten de Narlıdere’de özellikle 1970’li yıllarda yapılan bir gecekondu bölgemiz var. İşte 2. İnönü ve Atatürk Mahallesi. Bu mahallelerdeki kentsel dönüşümle ilgili hemen çalışmalara başladık. Yaklaşık o bölgede yaptığımız planlarla bugün 1500’e yakın gecekondu yıkıldı ve yeni yerlerine taşındı. Yine aynı mahallede, daha çağdaş evlerde oturmaya devam ettiler.
 
EGEDESONSÖZ: Burada belediye olarak katkınız ne oldu?
 
BATUR: Belediye olarak biz planlamayı yaptık. Kooperatifler kanalıyla yaptık. Ama burada şuna dikkat ettik; belediye başkanı kooperatifin içinde olmadı. Belediye meclis üyeleri kooperatifin içinde yer almadı. Şimdi belediyenin bu tür kurumlarda halkın seçtiği kişilerin olmasına ben karşıyım. Neden? O işin içinde olurlarsa doğru kararlar veremezler. Bulundukları kurumun yani temsil ettikleri kurumun hakkını savunamazlar diye düşünüyorum. Onun için böyle yaptık. Denetledik biz sadece. Denetlerken şuna dikkat ettik; orada yaşayan vatandaşın, halkın mağdur olmaması, bu sosyal projedir, barış projesidir. Vatandaş zaten bizi görmezse hiçbir şekilde o projeleri hayata geçirmemiz mümkün değildi. Bizi gördü, bizimle beraber oldu, bize güvendi ve bu hale geldi.
Şu anda Narlıdere’de gecekondu bölgesi olarak 2. İnönü ve Atatürk Mahallesinde 1291 gecekondumuz kaldı. Bunlarla ilgili planlama çalışmasına da bu dönem başladık, maalesef şehir plancılar sektesine uğradı. İki sene kaybımız oldu. Artık son etap, Narlıdere’de gecekondu kalmayacak şekilde projemizi yaptık. Önümüzdeki ay içerisinde Narlıdere Meclisi’nden geçiyor. Büyükşehir’den tasdiklendi. Mahkeme kararlarına uygun hale getirdik. Neticede, bundan sonra o etap da başladı mı 2016-2017 yılında Narlıdere’de tek gecekondu kalmamış olacak, bu bölgeler de çağdaş mekanlara kavuşacak, sosyal donatı alanları olacak. Tabii bunları oradaki halkla birlikte yapmak mecburiyetindesiniz. Onun altını bir kez daha çiziyorum. Oradan sürmeden, o bulundukları ortamda yaşamalarını sağlayarak yaptık.
 
EGEDESONSÖZ: Yerinde dönüşüm yani…
 
BATUR: Evet. Tabii bizim yerinde dönüşümle ilgili 3 tane mahallemiz daha vardı bizim. Eski Narlıdere. Eski Narlıdere’nin kurulduğu mahalleler. Bunlar da çok eski mahallelerdir. Bunlar tek katlı, iki katlı tapularında kendilerinde ama artık kentin içinde çürük diş gibi kalmış yerler. Bunlara da planlama yaptık 1999 yılında. Rahmetli Piriştina’yla. Bugün kentsel dönüşümde İstanbul’da uygulanan modelin ilk adımını atmıştık o zaman. Bu çok önemli. Nedir? Orada kaç tane bina var? Artı bunun üstüne de müteahhit geleceğine göre veya belediye yapacağına göre onların da kazanacağı bir sistem. Yani, Yeni Kale mahallesinde Narlıdere’nin geneli bir buçuk emsalse Yeni Kale, Narlı mahallesi ve Ilıca mahallesinde bir buçuk emsali, 3.42’ye çıkardık. Hem oradaki vatandaş kazandı, hem kentsel dönüşüm sağlandı, hem de Narlıdere o çürük dişlerden kurtulmuş oldu. Şimdi oradaki vatandaşlarımızın cebine de para koymuş olduk. Nedir? Vatandaşın bir tane hissesi var. 40 metre kare ufacık yeri vardı, şimdi 2 oda 1 salon dairesi var. Kaç lira 2 oda 1 salon dairesi? 200 bin TL. Vatandaşın cebine para koyan, onlara da rant sağlayan bir anlayış. Şimdi yeni kale mahallesi mart ayı sonunda tamamlanmış olacak. Tapularını vereceğiz. Kentsel dönüşümde Narlıdere baştan ne dediysek, özellikle kentsel dönüşümde… Kafama koyduğum bir şeydi; Narlıdere’deki bu çürük dişleri temizleyeceğiz, gecekonduları temizleyeceğiz. Temizlerken tabii oradaki vatandaşı üzmeden, vatandaşı o projenin içine alarak yapacağız.
 
EGEDESONSÖZ: Şu an İzmir’in önünde duran en önemli sorunlardan biri kuşkusuz kentsel dönüşüm. Depremselliği malum. Gecekondu ve çirkin görünüm ayrı bir konu. Narlıdere modeli diyeceğimiz bu yerinde dönüşüm modeli, bu sistem, bütün İzmir’e uygulanabilir mi bu sizce?
 
BATUR: Kesinlikle uygulanabilir ama dediğim gibi inşaat katsayısını arttırmak lazım.
İşte örnek burada. Yeni Kale, Ilıca mahallesi şu anda yaptığımız örnek o. Bir buçuk emsal vardı, 3.42’ye çıkardık. Net olarak biliyoruz, 2 katından fazla. Ama ne oldu? Oradaki eski binalar kalktı. Ekonomik ömrünü bitiren binalar, artı depremselliğe dayanıklı olmayan binaların tamamı kalktı. Can güvenliği diyoruz değil mi insanların? O binalar yenilendi, mahalle yenilendi, vatandaş sosyal donatı alanına kavuştu. İşte parkı yoktu, efendim herhangi bir sosyal tesisi yoktu. Hiçbir şeyi yoktu.
 
EGEDESONSÖZ: Peki niye uygulanmadı bu diğer belediyeler tarafından, örnek alınmadı?
 
BATUR: Ben belediye başkanı olduğumda ilk önce bu bölgelerin planını yaptım. Gittim rahmetli Piriştina’ya o zaman, nur içinde yatsın. Dedim ki ben böyle projeler yaptım. Tamam senin mahalleye geleceğim, göreceğim dedi. O bölgeleri de zaten kentsel dönüşüm alanı ilan ettik o zaman. Ayrı bir plan notu ilave ederek yaptık. Hatta rahmetli Piriştina o zaman mahalleye geldi, orada imzaladı planları. Güzel bir anlayışla başladık işe. Şimdi bunları böyle kolay kolay anlatıyoruz ama o zaman başladığımızda vatandaşı ikna etmek çok zordu. Güvendiler bize.
 
EGEDESONSÖZ: Bir mahalle örneği çıkınca diğerlerini ikna etmek kolay oldu herhalde?
 
BATUR: Tabii… Şimdi kentsel dönüşüm dediğimiz zaman, vatandaş kendisi geliyor artık. Çünkü biliyor. Yapılmış, edilmiş tecrübeli bir belediye var. Yani kentsel dönüşüm İzmir için olmazsa olmazdır. Gelecekte de en önemli şey bu.
 


EGEDESONSÖZ:
Siz Büyükşehir meclis üyesisiniz aynı zamanda 13 yıldır ve yaptıklarınız da İzmir kamuoyu tarafından yakından izleniyor. Yaptıklarınız meslektaşlarınız tarafından neden örnek alınmadı diye bir soru yöneltsem. Yani burada bir başarılı kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm var… Bunu tamamen belediyenin kasasından ve tek kuruş çıkmadan planlama anlayışıyla yapılabiliyorsa ve bu kadar kolaysa neden İzmir bu halde? Konak’ta yürüyüş mesafesinde gecekondular var, Bayraklı’nın durumu tartışılıyor. Bakanlar Kurulu yapsın deniyor, ciddi bütçeler gerekiyor deniyor filan… Siz burada bütçe harcamadan, bir anlayış çerçevesinde bunu yapmışsınız. Bu da savunulan/bilinen bir model aslında. Burada yaptığınız model diğerleri tarafından da uygulanabilir mi? Uygulanmadıysa neden uygulanmadı?
 
BATUR: Kesinlikle uygulanır. Yani şu anda model olarak söylediğimiz bu çalışma şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından başlanan ve bazı belediyeler tarafından da uygulamaya koyulan noktaya geldi. Şu anda aynı anlayış.
 
EGEDESONSÖZ: Yatırımı kim yaptı Sayın Başkan?
 
BATUR: Müteahhit yaptı.
 
EGEDESONSÖZ: Yani siz oraya cazip hale getirirseniz müteahhit gelir yatırımı yapar.
 
BATUR: Gelir yapar tabi. Ama orada insanın hakkını savunan belediye olacak. Yani oradaki yaşayan insanın hakkını, kamu olarak belediye savunacak.
 
EGEDESONSÖZ: Neden yapılamadı bu model? Diğer belediyelerde niye uygulanamadı?
 
BATUR: Valla şimdi tabii belki çok yaygın olmasından… Mesela bazı belediyelerde çok büyük çarpık yapılaşmalar var. Ama bir yerden başlamak lazım. Bir kere kentin ekonomisine, kentin girdisine de büyük gelir sağlayacak çalışma.
 
EGEDESONSÖZ: Nüfusun 13 yılda 2.5 kat artması da etkili. Nüfus artmış…
 
BAŞKAN: Nüfus arttı, ayrıca Narlıdere’nin bugün cazibe merkezi olmasının nedenlerinden bir tanesi oldu. Bugün Narlıdere’de 500 binden başlayıp 1.5 milyon olan apartman dairesi var. Nasıl oldu bu? Eğer o binaları temizlemeseydiniz mümkün değildi.
 
EGEDESONSÖZ: Diğer belediyelerde niye olmadı sorusuna cevap vermekten kaçınıyorsunuz. Bunu CHP’li belediyeler olduğu için mi yapıyorsunuz? Ak Partili belediyeler olsa, daha rahat konuşurdunuz herhalde…
 
BATUR: Şimdi tabii hepsi benim arkadaşım. Arkadaşlarımızın bazıları yeni başladı. Bu konuda bizden görüş alan, bilgi alan arkadaşlarımız da var. Ben elimden geldiğince bilgilerimizi paylaşıyoruz. Ama yapım süresi, Büyükşehir Belediyesi’nin de bu konuda uygulamada, planlamada aynı anlayışı, aynı yorumu yapması lazım ki, biran evvel çözülsün. Ama şu anda biliyorsunuz Bakanlar Kurulu’nda olan 3 tane şey çıktı. Ama işte, bu bire bir meselesini iyi çözmemiz lazım. Eğer bunu rant gözüyle bilmem ne gözüyle… Rant derken oradaki vatandaşın da rantı var.
 
EGEDESONSÖZ: Rant kelimesini açar mısınız? Çünkü rant kelimesi siyasette olumsuz bir kelimedir.
 
BATUR: Olumsuz bir kelimedir ama vatandaş bundan rant elde ediyorsa, vatandaşın cebine para koyacak bir proje yapıyorsanız, kentin rantı artıyorsa, kent cazibe merkezi haline geliyorsa… Bu rant sadece birine rant değil ki! Kişiye göre değil ki. Kişiler de ihaleye girerek alıyor zaten.
 
EGEDESONSÖZ: Narlıdere’nin rantını artıran bir belediye başkanı olarak sizin rantınız ne kadar arttı 13 yılda? Kişisel kazancınız oldu mu bu işten? Gelir düzeyinizde artış oldu mu? Her yıl ya da her dönem beyanname veriyorsunuz. Mesela o 1.5 milyonluk dairelerden birinde siz oturuyor musunuz?
 
BATUR: (gülüyor) Ben oturamıyorum. 1993 yılındaki taşındığım binada oturuyorum. Belediye başkanı olarak bizim gelirimiz yok… Bizim şöyle baktığımızda… İşte ilk başa, 1999’a baktığımızda… 1999’da Yenikale mahallesinin fotoğraflarını çektirmiştim. Bir geçmişe bakıyorum, bir de şimdiki haline… İnanır mısınız ,o mahalledeki oy oranım % 87. Yani demek ki vatandaşın gördüğü şeye… Siyasi rant diyorsunuz ya, siyasi rant da orda var işte. Vatandaşın yaşam düzeyini belli bir noktaya getirdiğinizde, sizi hiçbir zaman unutmuyor. Bunları bu yaptı diyor.
 
EGEDESONSÖZ: Sizin maaşınız nüfusa göre sanırım.
 
BATUR: Evet öyle maalesef. Milletvekili maaşı arttı, bizim maaşlarımız aynı kaldı. İçişleri Bakanı’na buradan duyuralım! (kahkahalar)
 
EGEDESONSÖZ: Gelirle ilgili bir sıkıntınız var mı?
 
BATUR: Gelirle ilgili bir sıkıntımız yok. Yeter ki biz… Bu işi baştan beri böyle zevkle yapıyoruz. İnsanın doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı bir ilçede belediye başkanı olması kadar onur verici başka bir şey yok. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bana verilen en güzel onur. Çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en güzel onurlardan bir tanesi. Herkese nasip olmaz ki.
 
EGEDESONSÖZ: Bu kent yenilemede en önemli problem barınmayla ilgili bir formül bulunamamasıydı. Sizin burada yaptığınız, kirayı müteahhidin ödüyor olması, sanırım işleri kolaylaştırdı, değil mi?
 
BATUR: Tabii ki… Vatandaş evini boşalttıktan itibaren bitene kadar kirası ödeniyor. Hiç kimse mağduriyet yaşamıyor. Bu maliyetin üzerine binecek bir bölümdür sadece, böyle bakacaksın.
Şimdi tabii Yeni Kale mahallesinden örnek veriyorum. 600 tane tapu vardı orada. 600 kişiyle anlaşma yaptık. Nerde yaptım? Kahvede yaptım. Belediyeye çağırmadım, vatandaşın ayağına ben gittim, noterle. Gelin bakalım buraya… Tapuları çözelim de… Ali yazıyor tapuda. Adamın tapusu var, Ali. Ne soyadı var, ne bilmem nesi var. Bunların hepsini de çözdük. Davalar açıldı, onlar adına 3 tane avukat tuttuk. Mağdur olan hiç kimse olmadı. Hepsinin evine jeotermal getirdik.
 
EGEDESONSÖZ: İzmir’deki pek çok ilçeye göre şanslı bir belediye başkanısınız. Çünkü, bir Konak, bir Bayraklı gibi eski değilsiniz, onlar kadar gecekonduya sahip değilsiniz. Narlıdere daha yeni bir ilçe çünkü. Burası aynı zamanda o kadar kozmopolit de değildir sanırım. Doğru mu?
 
BATUR: Narlıdere Anadolu’nun mozaiği gibi… Anadolu’nun her köşesinden insanlar var.
Siz şimdi blok apartmanları ve yeni taşınanları görüyorsunuz. Anadolu’nun her köşesinden göç almış Narlıdere. Kozmopolit yapısı var. Ama bir tespitiniz de doğru. Narlıdere bu saydığımız mahalleler ve gecekondu mahallesi dışında, yeni yeni planlama anlayışıyla… Planlama anlayışı da 1987 yılından beri geliyor. Ben onu da devam ettirdim. İşte o dönem burası müdürlüktü. Şube müdürlüğüydü. Ama bir plan yapılmış, bu plana sekte vermeden yani blok yapılaşma bile yapılacaksa bunun yine bitişik nizam değil bahçe nizamıyla çözülmesini sağlamışız. Ve onu devam ettirmişiz. Yine imardan bahsediyoruz. Narlıdere’de bugün otobanaltı var biliyorsunuz. Belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden bir tanesi. Ama biz orada ilk belediye başkanı olduğumuzda hemen geldik 1. derece doğal sit alanı ilan edildi. Mahkemelerle mücadele ettik. Eğer o gün 3. derece kararını aldırmasak, mahkemelere vermesek bugün orada bir tane yeşil ağaç göremezdiniz çünkü mülk sahipleri hepsi ağaca düşman olacaktı. Bir de kültür bitkisi o. Adamın mandalina ağacı, kendisinin ağacı. Keser giderdi. Ama biz bir taraftan imara açılma baskısı var, bir taraftan da 1. derece. Biz orada doğru kararı verdiğimize inanıyorum bugün geldiğimiz noktada. 3. derece doğal sit alanı ilan edildi, ben ettirdim. Altına da imza attım. Nedir? Orada belli bir yapılaşmaya imkan verelim, blok yapılaşmanın önüne de geçelim dedik. Bugün geldiğimiz noktada Narlıdere’de işte dedik ya tercih edilen ilçe. Bir tane doğru verdiğimiz kararlardan biri de odur. Yani bugün nefes alan Narlıdere onun sayesinde.
 
EGEDESONSÖZ: Orası İnciraltı’nın önemli bir bölümü kabul ediliyor. Tam da şu sıralar Vali Beyin ‘burası tarla olarak mı kalsın’ sözleri… Nedir sizin görüşünüz?
 
BATUR: Şimdi bu konuda tabii artık belli bir noktaya gelindi. Bu artık ülke meselesi EXPO, sırf İzmir’in meselesi değil. Artık ülkemizin, devletimizin meselesi haline geldi. Yer tercihi olarak da İnciraltı, artık herkes tarafından kabul edilen ve gündemde olan, artık bundan sonra yer tercihiyle ilgili bir değişiklik olacağını ben tahmin etmiyorum. Söz konusu değil. Burada kentin de ilerde kullanabileceği… Biliyorsunuz EXPO belli dönemlerde kullanılacak daha sonra yılın belli dönemlerinde kullanılabilecek alanlar. Böyle bir tercih yapılmış. Tabii odaların fikirlerine de saygı duyuyoruz ama… Yani oradaki durumu görüyoruz. Artık tarım yapılması imkanı var mı orada? Mümkün değil.
 
EGEDESONSÖZ: Orada tarım hayatı devam etsin mi isteniyor?
 
BATUR: Öyle deniyor. Basından takip ettiğim kadarıyla… Şu anda artık orada böyle bir olasılık var mı? Yok. Kimse kimseyi kandırmasın. Gerçekçi olalım. Şimdi orada ağaçlı yoldan aşağı indiğinizde, yolun sağ tarafında tarım yapılabilecek pozisyon var mı? Bakalım google’den 10 tane sera var. Bu seraların içinde herhangi bir şey yapılmıyor. Tercihi yaparken kentlinin yararlanacağı alanların maksimum seviyede tutulacağı ama oradaki planlamanın da bir an evvel yapılması lazım. En kötü plan, plansızlıktan iyidir diye bir laf var.
 
EGEDESONSÖZ: Hep o anlattığınız kentsel dönüşümde vatandaşın da kazanmasını sağladık ilkesi, burada da hayata geçecek mi?
 
BATUR: Olmalı diyorum.
 
EGEDESONSÖZ: Sizin hiç söz hakkınız yok mu?
 
BATUR: Hiç yok. Şimdi şu anda zaten Kültür Bakanlığı tarafından yapılıyor biliyorsunuz.Yani orası bir an evvel planlanmalı. Ben 1999’da belediye başkanı oldum, 13 sene geçti. Planlama yapılacaktı. 13 senedir hala planlama yapılacak. Bir plan etüdü filan da gelmedi. Ne oluyor, ne bitiyor kimse de bilmiyor.
 
EGEDESONSÖZ: Burada kimin ihmali var? Neden bu hale geldi?
 
BATUR: 3 senedir benim bildiğim kadarıyla kültür ve turizm bakanlığı üzerine aldı planlamayı.
 
EGEDESONSÖZ: Ondan önce?
 
BATUR: Ondan önce Büyükşehir ve ilgili belediyeydi ama şu anda yapılacak planlama Turizm bakanlığı tarafından yapılacak ama bununla ilgili belediyelerden görüş alınıyor, Büyükşehir’den görüş alınıyor, planlama dairesinden görüş alınıyor. Ama kamuoyuyla bunu paylaşmıyorlar. Bir kamuoyuyla paylaşsalar, şurada şunu yapacağız, şurada şunu lekeledik diye. İnsanlar da rahatlayacak oradaki mülk sahipleri de rahatlayacak. Şimdi tabi orada ne yaparsanız yapın belli bir noktada mülk sahiplerini tatmin etmeniz mümkün olmayacak gibi görünüyor planlamada.
 


EGEDESONSÖZ: Başkanım 2 mahallede kaldı diyorsunuz. Onları da planlamışsınız, yürüyor. Oralar da gecekondudan arındırılacak. Sizin Narlıdere’de yapacak işiniz kalmamış.
(kahkahalar)
 
BATUR: Olur mu, daha yapacak çok işimiz var. Daha Narlıdere’de çok işimiz var.
 
EGEDESONSÖZ: 13 yıldır kenti gecekondudan arındırmak, sosyal tesisler kazandırmak… Bundan sonra görünen o ki…
 
BATUR: 6 ay kala! (kahkahalar)
 
EGEDESONSÖZ: Narlıdere’de Abdül Batur yapacağını yapmış. Bir belediye başkanı, tabiî ki sizin doğduğunuz büyüdüğünüz yerde belediye başkanlığı yapmanız, siyaseten geldiğiniz nokta da belli aslında ama…  Bütün süreçlerde, Büyükşehir kulislerinde hep Abdül Batur adı geçti. Milletvekili kulislerinde yazdık, çizdik, konuştuk. Buradan hareketle Narlıdere’de daha hala işim var diyecek misiniz 2014’te, yoksa fırsat verilirse İzmir’i yönetebilecek durumdayım diyecek misiniz?
 
BATUR: Şimdi zaten ben bütün faturayı sana kesiyorum şu andan itibaren. Çok fazla adımızı geçirdiğin için yerel yöneticileri aday yapmadılar bu dönem milletvekilliğine, bundan oldu yani. (kahkahalar) Şimdi belediye başkanlığından ben mutluyum. Narlıdere’ye hizmet etme açısından. Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve diğer görevlerle ilgili inanın hiçbir beklentim ve kararım yok. Ben şu anda Narlıdere’ye hizmete devam ediyorum. Çünkü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız şu anda Aziz Kocaoğlu. Benim de çok saygı duyduğum, çok da sevdiğim bir büyüğüm. Ben 20 Haziran 2004’ten beri Aziz Kocaoğlu’nu destekliyorum. Aziz Başkan olduğu müddette hiçbir tasarımım olmaz. Hiçbir yorum dahi yapmam.
 
EGEDESONSÖZ: Olmadığı müddetçe?
 
BATUR: Olmadığı müddetçeyi düşünmek istemiyorum. Ben zaten Aziz Başkanın devam edeceğini tahmin ediyorum. Hele bu sıkıntılı süreçte! Büyükşehir’in yaşadığı bu süreçte, bu tür şeylerin konuşulmasını dahi doğru bulmuyorum. Çünkü ben samimi şekilde Aziz başkanın yanında olanlardanım.
 
EGEDESONSÖZ: Samimi olmayanlar var?
 
BATUR: Ben onu bilmem. Samimi olarak yanındayım. Her zaman yanında oldum, bundan sonra da yanında olacağım.
 
EGEDESONSÖZ: Bunun devam edeceğine olan inancınızı koruyorsunuz?
 
BATUR: Evet. İzmirli tercih edecektir bence.
 
EGEDESONSÖZ: Bir görevde, bakın belediye başkanlığı demiyorum, herhangi bir görevde çok üzün süre kalmak, belirli bir süreden sonra insanı rutine sokar. Yeni bir görev alanı, insanlara her zaman can, yeni bir kan sağlar.  Bu kadar uzun süre belediye başkanlığından sonra o heyecanı nasıl buluyorsunuz? Biraz önce dediniz ki ben bu işi seviyorum ve keyif alıyorum. Nasıl oluyor bu? Nasıl motive ediyorsunuz kendinizi?
 
BATUR: Valla ben buradaki herkesten daha motiveyim. Kendimi yeniliyorum, yapacağım işleri yeniliyorum. Hiçbir şey yapamazsam daha fazla vatandaşın yanına gidiyorum. Onlardan alıyorum bilgileri. Nerede sıkıntı var diye. Benim Narlıdere içerisinde dolaşıp vatandaşı dinleyen eski partili arkadaşlarımız, büyüklerimiz vardır; giderim onların yanına ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz diye. O işi yapmayı kafanıza koydunuz mu bence hiç mesele değil. Bazen arkadaşları motive ediyorum. Bittiniz diyorum siz. Hiçbir şey üretemiyorsunuz. Yanımdakileri motive etmeye çalışıyorum, çalışma arkadaşlarımı.
 
EGEDESONSÖZ: Kişiliğinizden mi kaynaklı?
 
BATUR: Kişiliğimizden kaynaklı. Bir de severek yapıyorum. Saat 8.30’da belediyeye gelmek mecburiyetinde miyim? Değilim. Ama ben mesela çarşamba günleri, her Çarşamba vatandaşa gidiyorum. Hala öyle bir geleneğim var. Bir de Narlıdere’de artık insanları isim isim de tanıyoruz artık. Ahmet abi nasılsın? Mehmet abi nasılsın?..
 
EGEDESONSÖZ: Bu motive ediyor mu sizi?
 
BATUR: Ediyor tabi.
 
EGEDESONSÖZ: O zaman siz bir daha aday olacaksınız?
 
BATUR: Ben öyle bir şey demedim. 6 ay kala karar vereceğim!
 
EGEDESONSÖZ: Aziz Bey’den bir gün önce mi, bir gün sonra mı karar vereceksiniz?
 
BATUR: Aziz Bey’e göre! (kahkahalar) Şimdi tabii bence Aziz Bey başarılı bir başkan. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum bakın, gerçekten. Bu yaşadıklarından sonra, gerçekten ayakta durabilmek bile çok önemli bir mesele. Ondan taktir ediyorum kendisini.
 
EGEDESONSÖZ: Aziz Bey’in yaşadığı süreci en yakından takip eden, en yakınında duran belediye başkanlarından biri olarak, CHP’li muhalif partiden belediye başkanı olmanın giderek zorlaştığı yönünde bir genel kanı var kamuoyunda ve siyasi çevrelerde. Bu kanı CHP’den aday olmak, CHP’li belediye başkanı olmanın ateşten gömlek olmaya doğru gittiği bir süreci de beraberinde getiriyor gibi. Bu sizi korkutuyor mu?
 
BATUR:  Hayır efendim. Mücadele azmimizi daha fazla kamçılıyor. Son bir bir buçuk senedir bize de akıl almaz şekilde müfettiş geliyor. Ben 13 senedir yapıyorum bu işi, en iyi kıyaslayacak olanlardan biri benim; son bir senedir isimsiz, adressiz bir sürü dilekçeyle ilgili bize de müfettiş geliyor. Müfettişin gelmesinden ben hakikaten şikayetçi değilim. Müfettiş denetlesin bizi. Bize rutin denetleme de geldi. Son üç senemizi komple denetledi. Her noktamız denetlendi. Bütün mal varlığımızdan her şeyimize kadar. Denetlenmekten çekinmiyoruz biz ama artık belli bir mod yakalandı. Efendim şuradaki evin cam kapatması… Adres veriliyor, altında imza yok, cam kapatmaya bile müfettiş geliyor. Yani müfettişliğin de bir ağırlığı olacak. Gerekçeli bir şey için gelsin. Her şey için de müfettiş gelirse…
Bir teftiş gördüğümüzde müfettişlerden yararlanıyoruz. Bazı işleri yaparken eskiden bizi denetleyen müfettiş arkadaşları arıyoruz, bilgi alıyoruz. Hatta yazılı görüş aldığımız arkadaşlarımız bile var bir işlemi yaparken. Biz müfettiş gelmesin demiyoruz. Ama müfettiş eli ayağı düzgün bir yere mesnet olacak bir şeyler için gelsin. Başka bir şey için gelsin demiyoruz. Neticede gelecektir. Bundan sonra da gelecektir. Ama bir buçuk senedir bir artış trendi var. Şimdi bunu tabii değerlendiren partililer de var. Herkes yaşadı. Bütün belediye başkanı arkadaşlarımız bunu dile getiriyorlar. Bilmem nenin bilmem nesinin koltuğunda gözü olan arkadaş, yazıyor bir şey gönderiyor. Ne isim yazıyor, ne bir şey. Ada, pafta, parselini yazarak gönderiyor. Bu biraz da bizim içimizdekilerden de kaynaklanıyor.
 
EGEDESONSÖZ: Nasıl yani?
 
BATUR: Kendi partililerimizden kaynaklanıyor. Dışarıda aramayacaksın, işini yapmamışızdır, bilmem ne olmamıştır…
 
EGEDESONSÖZ: İşini derken gayrı resmi bir iş di mi?
 
BATUR: Tabii. Normal işini yaparız, bilmem nesini yaparız ama yapılmayanlar da gidiyor şikayet ediyor.
 
EGEDESONSÖZ: CHP’nin birkaç belediye başkanın da tespiti bu yöndeydi. İçerideki İrlandalılar nedeniyle de… Müfettişin eline imzasız dilekçeyi verirseniz, herhalde o da gelir inceler değil mi?
 
BATUR: Müfettiş de kendine gelen bir evrakı, kendine gelen bir görevlendirmeyi de değerlendirmek mecburiyetinde. Yapacağı bir şey yok ki. Bunun yolunu açan da bizleriz. Başka bir şey değil.
 
EGEDESONSÖZ: Bu göreve 13 yıl önce Doğru Yol Partisi’nden seçildiniz, kısa süre sonra CHP’yi tercih ettiniz ve göreve seçildiğinizden bu yana da Narlıdere’den gördüğünüz siyasal desteğin oransal olarak tabeladaki durumu artış gösterdi. Nerden nereye geldiniz siyaseten? Hangi oy oranı ile seçilmiştiniz, bugün hangi noktadasınız, bunları hangi faktörlere bağlıyorsunuz?
 
BATUR: İlk 1999 seçiminde yüzde 33 oy oranıyla seçildim hatırladığım kadarıyla. Daha sonra 2004’te yüzde 49.70, 2009’da ise yüzde 71. Oranlar bunlar.
 
EGEDESONSÖZ: Türkiye genelinde kıyaslaması nedir?
 
BATUR: Türkiye’de ilçeler bazında en yüksek oy. Şişli’yi falan geçtik bu sefer. İlçeler bazında birinciyiz.
 
EGEDESONSÖZ: Belediye başkanlarının bu oyları kendilerine mal etmesi… Ben olduğum için bu oy alındı söylemini İzmir konumunda değerlendirir misiniz?
 
BATUR: Kesinlikle öyle bir şeyim yok. Her zaman şunu söylerim. Her noktada her platformda söylediğim bir şey var. CHP ile benim Narlıdere’deki kan uyuşmamdan oluşmuştur bu. Belediye başkanı, yerel yönetim ve parti örgütüyle (altını çizerek) hiçbir zaman karşı karşıya gelmedik biz. Etle tırnak gibiyiz. Bundan önceki ilçe başkanımla da, şimdiki ilçe bakanımla da, ilçe örgütümüzle de. Hiç benim işime onlar karışmaz, ben de onların işine karışmam.
 
EGEDESONSÖZ: Zaman zaman bu yönünüzle eleştirildiniz de. İlçe başkanıyla çok yakın filan diye…
 
BATUR: Bu da eleştiri konusu bizde. Bazen şaşırıyorum yani. Neden yani? İlçe örgütümüzle öyle, kadın kollarımız, gençlik kollarımız, muhtarlarımız, sivil toplum örgütleri, hemşeri dernekleri hepsi benim için tek tek imza verdiler ve aslanlar gibi çalıştılar. Şimdi bu benim başarım değil ki! Onların başarısı. Yereldeki başarı, bana göre kesinlikle bir ekip oyunu bu…
 


EGEDESONSÖZ: Genelde nasıl peki? Bir noktada genel seçimler de başka seçimlerde belediye başkanları için bir göstergedir. Bir ara karne gibidir. Narlıdere son gene seçimde de çok aşağıya düşürmedi herhalde?
 
BATUR: Hayır. Oyumuz yüzde 67. Yine İzmir’de ilçeler arasında birinciyiz. Türkiye’de üçüncü veya dördüncüyüz.
 
EGEDESONSÖZ: Bu son ilçe kongrelerinde bazı belediye başkanları, isim vermeyeceğim. Dediler ki ilçe başkanlarıyla ilgili seçimlerle ilgili istedikleri tablo çıkmayınca, seçimleri kaybedebiliriz. Bu haklı bir şey mi?
 
BATUR: Ben şuna inanıyorum. Kendi ilçe örgütünle, parti örgütünle iyi geçinemeyen, halkla da iyi geçinemez. Önce kendini bir yere, bir noktaya getiren CHP değil mi? Partimiz değil mi bizi bir yere getiren? Ben ona inanırım. Hadi partiyi bıraksın kenara bir kişi de bağımsız aday olsun. Olabiliyor mu böyle bir şey? Olmaz. Bir, o partinin çatısı altında giriyorsan o partinin çatısının en önemli bölümü olan örgütle, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüyle barışık olacaksın bir kere… Bizim meclis üyelerimizle hiçbir noktada sorunumuz yok.
 
EGEDESONSÖZ: Barışık demişken…. Siz İzmir’de belediye başkanlığınız kadar İzmir siyasetinde de renkli bir figür olarak kabul görüyorsunuz. Özellikle CHP genel merkeziyle kurduğunuz diyalog üzerine. Baykal döneminde İzmir’e geldiğinde en mutlu olduğu ilçelerden biri Narlıdere’ydi. Size de çok yakın alaka ilgi gösterirdi. Karşılıklıydı… Sonrasında da Kemal Kılıçdaroğlu’yla da ilişki kurmakta zorlanmayarak bir örnek oldunuz. Zaman zaman kimi kesimlerce bu eleştiri konusu olsa da. Bütün bu iletişimi nasıl açıklıyorsunuz? Sadece partinin ilçe örgütüyle iyi geçinen değil, genel merkeziyle de her dönem iyi geçinebilen ki, zaman zaman ayrı düşen meslektaşlarınız oldu. Son kurultayda da Sıtkı Kürüm örneğinde olduğu gibi. Sizin kadar iletişim kuramayanlar oldu. Bu özelliğiniz nerden geliyor?
 
BATUR: Partinin en üst organı neresidir? Genel başkanlık değil mi? Ondan sonra kurultay… Şimdi bir yerlere insanlarla kavga ederek veya eleştirerek bir yere gelinmez ve ondan bence bir şey kazanılmaz. Biz eski genel başkanımıza da saygıda bir kusur etmedik. Ama genel başkanımız ayrıldığında da, Kemal Kılıçdaroğlu tercihi olduğunda da İzmir’den ilk beyanatı ben vermiştim yazılı ve sözlü medyaya. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındayız. Bunu ben kendi kafamdan ya da sadece Abdül Batur olarak değil, bütün örgütümüzü topladık Narlıdere’de hep birlikte karar verdik. Ama cesurca, belki de siyasi geleceğimizi riske ederek Kemal Beyin yanında durduk. Ve ben Kemal beye o günden beri inanırım. Ha, bu Deniz Bey’e saygımı, Deniz Bey’e sevgimi kaybettim anlamında söylemiyorum. Ben son kurultayda Deniz Bey’in kurultaya gelmesini ve o kurultayı selamlamasını da isterdim ama maalesef yanındaki bazı arkadaşlar onu yanlış yönlendirdiler. Ben onu da iddia ediyorum. Deniz Bey niye gelmedi kurultaya? Ha Önder bey tamam. Belli bir anlayışta, belli bir şeyde gidiyordu. Ama Deniz Bey’in gelmesi lazımdı ve o kurultayı bence selamlaması lazımdı ve orada durması lazımdı. Yanlış yaptı. Baştan beri yanlış. Yani Kemal Bey artık bir yol aldı. Hakikaten de belli bir mesafe aldı. Duruşuyla, halkın sevgisiyle… Biz o kurultayda da onu yaşadık. Eski kurultayları da biliyoruz. Artık partide anlayış değişikliği, artık yeni bir dönem isteği var. Ve bunu da karşılayacak lider olarak Kemal Kılıçdaroğlu oluyor. Bizim de onun yanında durmamız lazım, partiliysek. Belli bir hizip, belli bir anlayışla belli noktalara gitmek yerine artık bizim kendi içimizde ayrışmamız diye bir şeyi kabul etmek mümkün değil şu durumda. Kendi içimizde daha tartışalım mı? Bana göre artık bitmesi lazım. Bana göre 27 Şubat kurultayı son kurultay, yeni bir milat.
 
EGEDESONSÖZ: Kurultayın İzmir’deki yöneticisi olarak da bunu söylüyorsunuz…
 
BATUR: Tabii, yeniden bir yapılanma, yeniden bir anlayışın değişmesi. Artık dışa dönük olunmalı. Halk ne istiyor bizden? Ona dönük projeler üretmemiz lazım. Kendi içimizdeki şeylerin hepsini bir tarafa koyacağız. Herkesi kucaklayacağız. Partililerimizi, halkımızı… Biz burada şimdi ne dedik. 2004’te merkez sağı Narlıdere’de öyle bir şey yaptık ki… Hiç merkez sağdan parti oy alamıyor burada. Sadece CHP oy alıyor.
 
EGEDESONSÖZ: Belediye başkanlığı bir tür uzlaşma diye mi düşünüyorsunuz?
 
BATUR: Halkla daha fazla iç içedir belediye başkanı. Çünkü halkın her türlü sıkıntısında ilk geleceği yer belediyedir.
 
EGEDESONSÖZ: Bunu siyaseten bir satış olarak niteleyenlerin, ki var biliyorsunuz. Doğaldır bu CHP çevrelerinde. Ve bir gün sizin noktanıza geleceğini…
 
BATUR: Gelecekler tabii canım. Şöyle bir şey, görünen köy kılavuz istemez. Kemal Bey 27 Şubat’tan sonra bir lider oldu partide artık.
 
EGEDESONSÖZ: Belki sizin kadar erken göremeyenler olabilirler.
 
BATUR: Bunu daha önce biz gördük. Çünkü halkın arasında gezerken bazı tespitleri iyi yapmak lazım. Hakla rağmen siyaset yapamazsın ki. Halk onu istiyor. Biz de onun yanındayız.
 


EGEDESONSÖZ: 13 yıl geride kaldı. 2014’e kadar bitecek olan neler var?
 
BATUR: Beyaz Vadi Projesi… Bu hafta zaten kesin projeleri geliyor, hemen ihaleye çıkıyoruz. Seksen dönümlük bir alan. Nerede? 2. İnönü mahallesinde, o kentsel dönüşümün yapıldığı mahallede. Seksen dönümlük alanı rekreasyon alanı olarak düzenliyoruz. Burada ne var? Restoranlar, kafeteryalar, yürüyüş yolları, spor alanları, çocuk oyun alanları, amfi tiyatro, su oyunları… Yani sadece Narlıdere’nin değil İzmirli hemşerilerimizin de orada gezebilecekleri, vakit geçirebilecekleri bir alan. Buna başlayacağız ve 2014’e kadar bitireceğiz.
 
EGEDESONSÖZ: Mali büyüklüğü ne kadar?
 
BATUR: Mali büyüklüğü beş milyon TL civarında. Daha tabi onun şeyleri yapılacak. Burada tabii Büyükşehir belediye başkanımızdan da gerekli desteği görme sözünü aldık. Buradan da teşekkür ederim Aziz Beye. Mithatpaşa Caddesi önümüzdeki ay içinde ihaleye çıkıyor. Mithatpaşa caddesi bizim en önemli caddemiz. Narlıdere’nin aort damarıdır orası. Onunla ilgili de Büyükşehir’le beraber çalışıyoruz. Bu önümüzdeki ay ihale edilecek. Projelerini biz hazırladık, onlar da ihalesini yapıyorlar. Şimdi bunun yanında doğalgazı Narlıdere’nin her köşesine getirdik. Jeotermal olmayan yerlere doğalgaz getirdik. Narlıdere’nin ısınma problemi tamamen enerji olarak yani çevresel olarak düzenlemeye girdi.
 
EGEDESONSÖZ: Kömür yok mu?
 
BATUR: Kömür tabii gecekondu bölgelerinde hala kullanılıyor maalesef. Bir de bu sene yakıtlarını daha önceden alan apartmanlar vardı, onlar yine bu sene kullandılar ama gelecek sene hepsi doğalgaza geçecek. Bir tek mahallemiz var Limanreis mahallesi, bizden biraz uzak. Oraya doğalgazla ilgili çalışmayı yaz döneminde yapacağız. Gelecek sene onlar da kavuşacak onun da bilgisini verelim. Çünkü bizden beklenti içerisindeler. Oraya bir de irtibat bürosu kurduk. Narlıdere’den uzak kalmanın moral bozukluğu var. Aramıza bir askeri bölge giriyor. Askeri bölgelerle ilgili bir soru sormadınız ama TOKİ alacak diye? Bizim istihkam okulu birinci sıradaymış. TOKİ buraları alacak. Bu bölgeler iyi planlanırsa Türkiye’nin en güzel yeri olur. 22 milyon metrekarelik bir parseldir orası. Tek parseldir ve hazineye aittir. Ve bu bölge iyi planlanırsa Narlıdere İzmir’in en iyi çekim merkezlerinden biri olur. Ama bunun planlaması yapılırken yerel yönetimlerin de içinde olması lazım diye düşünüyorum ben. Yani yerel yönetimler içinde olsun, planlayalım. Kentin içinde kalan askeri bölgelerin şehir dışına çıkması kararı bana göre doğrudur. Bu bölgelerin boşaltılıp bu alanların en az yüzde ellisinin kentli tarafından kullanılabilir anlayışta plan geliştirilmeli. Yani 22 milyon metrekare mi, 11 milyon metrekaresi kentlinin olacak. Ortak kullanım alanı.
 
EGEDESONSÖZ: TOKİ alırsa alanın tamamını binalara ayırabilir ama…
 
BATUR: Şimdi biz buradan uyarıyoruz. En azından kentli, yüzde ellisini kullanabilmeli. Yüzde 50’si de çağdaş estetik konutlar olmalı.
Şimdi bizim bu dönemki seçim beyannamemizde 2004-2009’dakinde bir Levent Caddesi kalıyor. Levent Caddesi de bugün Sahil Evleri’ne paralel bir caddedir. Oradaki hedefimiz şu. Narlıdere’deki sahil evlerini tamamen yaya trafiğine açmak, araç trafiğine kapatmak. O yol olarak kullanılan alanı da yeşil alan olarak düzenlemek, arkadaki Levent Caddesi’ni açacağız. Şimdi oradaki kamulaştırma çalışmaları da devam ediyor. Terkleri yapıldı, üstündeki ağaç ve binalarla ilgili kamulaştırma çalışmamız devam ediyor. O yolu açtığımızda Sahil Evleri daha da rahatlayacak. İnsanların rekreasyon alanlara ihtiyacı olarak onu da çözmüş olacağız. Gerçekten de güzel bir proje o. Ona da devam ediyoruz.
 
EGEDESONSÖZ: Kıyı Ege belediyeler Birliği Başkanı olarak kaç belediyenin başkanısınız?
 
BATUR: Şu anda doksan sekiz belediyenin başkanıyım.
 
EGEDESONSÖZ: Doksan sekiz belediyenin başkanı olarak egenin yerel yönetim karakteristiğini anlatırsanız, benzeşen noktaları… Nasıl bir karakteristik var?
 
BATUR: Kıyı Ege Belediyeler Birliğinin zaten en önemli noktası yüzde doksanı egeye kıyısı olan belediyelerimiz. Keşan’dan başlıyoruz Çanakkale, Çanakkale de bizim üyemizdir. Çanakkale’den gelip Antalya Muratpaşaya kadar devam eden bir belediye birliği. Tabii çoğunluk CHP. Karadeniz’den de var ama onlar kıyıda değiller. Belde belediyesi olarak. Buradaki ortak şeyimiz şu. Zaten o belediyelerin en büyük sıkıntısı yaz kış nüfusunun farklı olması genel olarak. Birinci sıkıntısı odur. Ödenek alamıyordur. Bununla ilgili geçmiş dönemden beri yaptığımız bir çalışma vardı. Sayın Başbakan’a kadar çıkmıştık. O zaman Faik beydi başkan. Gerçekten de onun faydası oldu. Neden faydası oldu? Bu mayıs, haziran, temmuz, ağustos aylarında bizim ödeneklerimizin yüzde kırk kesintisi ortadan kaldırıldı. Sürekli minimum yüzde kırk kesiliyordu biliyorsunuz. Şimdi yaz döneminde bu kesintiler yapılmıyor. Neden? İşte bu nüfus dolayısıyla en azından o ilgili belediyeler bütçelerine katkı oldu. Çevresel coğrafik yapıdan baktığınızda da ortak projeler üretebildiğimiz belediyeler. İşte kıyılarda neler yapılmış, ne gibi rekreasyon alanları yapılmış? Bunları kendi içimizde de paylaşıyoruz.
 
EGEDESONSÖZ: Bir katkısı oluyor mu böyle birlik çatısı altında olmanın?
 
BATUR: Mesela bu dönemler içinde son üç senedir belediyelerle ilgili o kadar çok yönetmelik, o kadar çok genelge çıkıyor ki, yetişemiyoruz. Bir kişiyi belediyeden görevlendirdim, günlük genelgeler ve yönetmelikleri takip ediyor. Her gün bir şey değişiyor. Her gün bir yönetmelik geliyor. Bunlara ortak olarak birlikte nasıl çözüm yolu üretebiliriz, ayrı seminerler düzenliyoruz. Çalışan arkadaşlarımız bunları yürüteceğine göre, onlarla birlikte seminer düzenliyoruz, onları bilinçlendiriyoruz. Türkiye Belediyeler Birliği’yle bu dönem ilişkilerimiz çok çok iyi. Sayın Kadir Topbaş başında biliyorsunuz. Onlarla birlikte ortak çalışmalar yapıyoruz. Bundan bir ay önce Türkiye Belediyeler Birliği’ne gittik. Özellikle yeni çıkacak Büyükşehir yasasıyla ilgili neler yapılıyor, bunlarla ilgili bilgi almaya çalıştık. Tabii onlar da tam bilgi sahibi değiller. Onlar da ne yapılacağıyla ilgili İçişleri Bakanlığı’yla görüşüyorlar. Bizler de isteklerimizi söyledik. Özellikle işte Büyükşehir yasası çıktığında metropol belediyelerinin Büyükşehir belediyesinin altında kaldığını, artık onlara da bazı yetkilerin verilmesi gerektiğini… Bir kere İzmir Büyükşehir Belediyesinden gündem geliyor. Yüzde sekseni imar değişikliği. 1/1000’lik imar değişikliği. Artık bununla ilgili İzmir Büyükşehir belediyesi 1/5000’lik, 1/25000’liği yaptı mı yaptı? Yaptı. onun yasal sorunu… 1/1000’liklerle ilgili yetki ilgili belediyelerde olmalı. 1/5000’lik yasasına, bizim anayasamız o değil mi? Ona bir aykırılık varsa sorumlusu o belediye olmalı. Cezai müeyyide gelmeli. Trafo yeri istiyor Tedaş, doğalgaz filan… Bunlar Büyükşehir’in gündemini meşgul ediyor. Bunu ciddi olarak aktardık, ciddi olarak düşünüyorlar.
 
EGEDESONSÖZ: Bu Ak Partili belediyelerin de elini kapadı yani?
 
BATUR: Tabii onların da sıkıntısı var. Bakın yüzde sekseni imar tadilatı. Bizim bir anayasamız yok mu? Var. Ona aykırı bir şey varsa İzmir Büyükşehir Belediyesinin denetleyici organları var. Bu ay hangilerini yaptınız gönderin bize. Görüşünü al, bitir.
 
EGEDESONSÖZ: O da valiliğe gönderiyor. Sonuçta aynı şekilde. Valiliğin bir anlamda şu anda üstlendiği misyon, Büyükşehir’in kararlarını teknik açıdan gözden geçirmek.
 
BATUR: Gönderelim Büyükşehir’e, gözden geçirsin. Bunda hata var desin, şunda hata var desin. Ama çok oyalanıyoruz. Bunlar isteklerimizin bir tanesi. Gelirlerin arttırılmasıyla ilgili, bu özellikle baz istasyonları var. Özellikle bu cep telefonlarından belediyelere kaynak aktarılmasıyla ilgili taleplerimiz var.
 
EGEDESONSÖZ: Peki sizin yetkiyle ilgili sıkıntıyı dile getirdiniz. Bir de ilçe belediyelerinin en büyük sorunu kaynak meselesi. Sizin de zaman zaman zorlandığınızı biliyoruz. Mesela Vadi Projesi yüksek bir maliyet. Ne yapıyorsunuz ya da bunu nasıl aşacaksınız?
 
BATUR: Nereden buluyoruz, nasıl yapıyoruz, ödüyoruz anlamıyorum ama işçimize borcumuz yok. Piyasaya çok şükür borcumuz yok.
 
EGEDESONSÖZ: Arsa mı satıyorsunuz?
 
BATUR: Hayır. Özellikle bu şeyleri takip ediyoruz. Borçluları yani. Çünkü bizim tek gelirimiz emlak vergisi. Onları sıkı takip ediyoruz. Bunun yanında gelir getirici özellikle geçenlerde işte mahkemeye düşen bir konumuz vardı. eğer Danıştay iptal etmeseydi bugün Narlıdere belediyesi sıfır borçluydu.
 
EGEDESONSÖZ: Peki nasıl olacak? Nasıl çözülecek?
 
BATUR: Mahkemeye devam ediyoruz şu anda. Mahkemenin kararını bekliyoruz. Bizim orada 14 tane dairemiz var. Satamıyoruz. 14 tane dairemizi satsak, on trilyon para ediyor. 14 tane daire Narlıdere için ne demek biliyor musunuz?
 
EGEDESONSÖZ: Peki sosyal belediyeciliği ben hep merak ediyorum. Sosyal demokrat belediye başkanlarının ne yaptığını daha çok merak ediyorum. Sosyal belediyecilik belediyenin insana doğrudan dokunan bir alanıdır ki, yoksul her ne kadar Narlıdere bir çekim merkezi, belli bir standardın üzerine çıkmış bir ilçe de olsa muhtemelen burada da vardır. Yoksul kesim için neler yapıyor belediyeniz?
 
BATUR: Yoksul kesim için bizim o da güzel projemiz. Kadın danışma merkezimiz var. 2002 yılında kurduk. Yasalar filan çıkmadan.
 
EGEDESONSÖZ: Buraya sadece yoksul kadınlar mı danışıyor?
 
BATUR: Yoksul kadınların daha çok ön planda olduğu, 2. İnönü mahallesi ve Atatürk mahallesindeki daha çok o kesimin geldiği, bizim onların ayağına gittiğimiz. O bölgedeki bir kere kadınlarımızın okuma yazma, hukuki problemlerinin çözülmesi, yiyecek, giyecek, hemşire, doktor, Dokuz Eylül Üniversitesiyle beraber yaptığımız projeler. O bölgeden şu anda 1500-2000 kadınla zaten devamlı irtibatımız var. Yani o kadar şey duruma geldiler ki belediyeyle iç içeler şu anda. Onlarla proje üretiyoruz. Oraya bir konteyner koyduk. Orada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kentin yaşamıyla ilgili onları bilinçlendiriyoruz. Eşiyle hukuki bir problem çıktı yardımcı oluyoruz. Her noktada o kadınların yanındayız. Onun yanında tabii bizim sosyal projelerimiz, işte dershanemiz… 2001 yılında açtık.
 
EGEDESONSÖZ: Dershane lobisiyle de epey mücadele ettiniz?
 
BATUR: Tabii. Bizi şikayet ettiler. Müfettiş geldi. Hala mücadele ediyoruz. 800 öğrencimiz var ve şu anda geldiğimiz noktada yüzde elli beş başarı oranını geçtik. Ve ücretsiz. Bütün Narlıdere’de. Bu eğitimde fırsat eşitliğini sağlıyor. Herkes dershaneye gidemiyor. Engelliler merkezimiz var sosyal projeler içinde. Evlerinden alıyoruz. Engelliler merkezine getiriyoruz. Bakımı, bireysel eğitimi gibi her şeyiyle ilgileniyoruz.
 
EGEDESONSÖZ: Aileler genelde belediye başkanlarının handikaplarından biridir. Çok yoğun mesailer harcıyorsunuz belediye başkanlığına. Doğumdan ölüme kadar vatandaşa dokunmak zorundasınız çünkü. Hafta sonları dahi eve gidemiyorsunuzdur.
 
BATUR: Aynen.
 
EGEDESONSÖZ: Aziz Başkanın ailesi mesela, istemiyor başkanlık yapmasını. Öyle söyledi kendisi. Sizin aileniz 13 yılında sonunda kabul etti mi durumu?
 
BATUR: Valla bizim ailemiz alıştı herhalde bensizliğe.
 
EGEDESONSÖZ: Evde sorun yok mu? Yoksa siz millet yattıktan sonra gelip onlar kalkmadan çıkıyor musunuz?
 
BATUR: Öyle bir şey yok. Ben kaçta olursa eşim bekler. Oturur, sohbet ederiz en azından. Vaktim olduğunda da aileme ayırırım zaten.
 
EGEDESONSÖZ: Sizin yanınızda ön planda değiller, niye?
 
BATUR: Hiç çıkmaz eşim. Çocuklarım özel sektörde çalışıyor. Biri İstanbul’da biri İzmir’de. Ne siyasette ne başka belediyenin şeyinde. Belediyeye gelmezler. İlgisizlikten değil, belli bir disiplinimiz var bizim, herkes ona uyar. Eşim gelmesi gereken noktalarda gelir. Eşimin bana verdiği en güzel şey, çocuklarımı çok iyi yetiştirdi. Ben çocuklarımın kaçıncı sınıfa gittiğini bilmediğim anlar oldu. Çocuklarımı o kadar güzel yetiştirdi ki, bana göre en güzel şey o.
 
EGEDESONSÖZ: 2014 yerel seçimlerde ne olur?
 
BATUR: İzmir halkı farkını yerel seçimlerde gösterir yine.
 
EGEDESONSÖZ: Bu operasyonların bir etkisi olur mu?
 
BATUR: Ben kesinlikle bunu, bütün samimiyetimle söylüyorum Aziz Başkan Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğu taktirde, yine ben yüzde ellinin üzerinde oy alacağımızı tahmin ediyorum. Bunu Narlıdere’de yaptığımız son ankete göre söylüyorum. Geçen anketle şimdiki anket uyuşuyor.
 
EGEDESONSÖZ: Geçen anket dediğiniz?
 
BATUR: Geçen seçimde yüzde 73 oy almıştı Aziz Başkan, ben de yüzde 71 oy almıştım. Yaptığımız son anket, bundan bir ay önceki anket. Operasyonu nasıl buluyorsunuz şeklindeki anket. Narlıdereliler ‘yüzde seksen siyasi’ diyor. Bu çok büyük bir oran.
 
EGEDESONSÖZ: Bu anketi kaydeden, bilinen bir araştırma şirketi mi?
 
BATUR: Evet. Bu bende kalsın. Resmi olarak isterlerse kanıtlarız. Ve bu Pazar seçim olsa yine aynı oy oranlarını koruyoruz. Hem Aziz Başkan, hem de ben.  
 
EGEDESONSÖZ: Tabii siz bunu Narlıdere’den görüyorsunuz. İzmir’in geneli için tahmininiz nedir?
 
BATUR: Ben Narlıdere halkının verdiği oylarda bir değişiklik olacağını tahmin etmiyorum. Haydi diyelim üç puan, dört puan oynar… Ben ondan Aziz Başkan’ın seçimde tekrar aday olacağını tahmin ediyorum. Kazanacağına inanıyorum. İzmir halkı bu konularda duyarlıdır. Yapılan çalışmaları unutmaz.

 
Büyükşehir için yanıp tutuşmuyor; ölüp bitmiyorum
 
Her belediye başkanının gönlünde Büyükşehir vardır
YORUMLAR
Toplam 18 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
7 Mart 2014 Cuma 22:04

Batur başkan sana tayyipin koltuğu yakışır.

Yorumu oyla      10      2  
narlıdere 10 Nisan 2012 Salı 08:12

kent yenileme 95 96lı yıllarda karahan döneminde başlamıştır göz göre göre yalan söylüyor belediye binası güven erkaya karahanın porejesidir şu anda yapılan bir iş yokturfolkarta yoları kapatıp folkarta peşkeş çekilmiştir işçiler bir iş yapmıyor güngören cadesindeki kahvanelerdeler çatalkaya demet sokaga çıkın vatandaşla konuşun çöp dökmek için çöp varileri yok 1 km ye çöp atmaya gidiliyor yol kayıyor bir iş yaılmıyor sadece özel günlerde afiş asılıyor

Yorumu oyla      17      6  
HAYDAR 10 Nisan 2012 Salı 00:05

BAŞKANIM SİZE BÜYÜKŞEHİR BAŞKANLIĞI YAKIŞIR İZMİRİDE KALKINDIRIRSINIZ YOLUNUZ AÇIK OLSUN

Yorumu oyla      12      14  
cemal yıldız 9 Nisan 2012 Pazartesi 21:36

Sahilevleri halkı şu gürler caddesindeki kanalizasyon çalışmalarından el-aman dedi! Büyükşehir iyi bir planlama yapamadı. bir yıla yakın bir zaman oldu. hala bitirilemedi. Tabii ki mazeret çok ! Levent caddesinin açılması ve sahilevleri mahallesi sokaklarının yeniden düzenlenmesi ve narlıderenin vitrini olmasını diliyoruz.

Yorumu oyla      12      3  
Aylin Sever 3 Nisan 2012 Salı 21:06

Belediye Başkanımızın tüm çalışmalarından gurur duyuyoruz, özellikle de Kadın Danışma Merkezi açtığı ve Narlıderemize kazandırdığı için daha da çok gurur duyuyoruz.

Yorumu oyla      14      9  
berrin 31 Mart 2012 Cumartesi 00:36

her şey güzel yazılmış, ancak Yenikale Mahallesini pislik götürüyor, buyursunlar şu sokak aralarındaki çöplere bir baksınlar , böylemi çağ atlanıyor.

Yorumu oyla      19      8  
gökhan 12 Mart 2012 Pazartesi 14:49

tek kelimeyle büyüksün başkan

Yorumu oyla      18      14  
gülizar 10 Mart 2012 Cumartesi 21:45

narlıderede oturan bir engelli annesiyim. Allah başkanımızdan razı olsun yatalak çocuğum için 3 yıldır evimize ücretsiz fizyoterapist gönderiyor. devletin yapmadığını belediyemiz yapıyor.

Yorumu oyla      24      4  
Oz 9 Mart 2012 Cuma 16:51

Huzur Mahallesinde oturuyorum Jeotermal gelecek diye yıllarca ümitlendik. Sonunda dışa bağımlı doğalgaza mahkum olduk. Narlıdere'nin belli kısımlarına gelen jeotermal nedense bize yetmedi.

Yorumu oyla      23      15  
Filiz ŞAHİN 6 Mart 2012 Salı 17:14

Sayın Başkanım,okullarımıza verdiğiniz çok önemli desteklerden hiç bahsetmemişsiniz.Sayenizde,veli olarak,okullara yapmak zorunda olduğumuz katkılar, destekleriniz sayenizde,binlerce velinin cebinde kalıyor, bunu da öğrencilerimizin özel ihtiyaçları için harcıyoruz.Bu nedenle de sizi ve ekiplerinizi yürekten kutluyor,başarılı çalışmalarınızın devamını diliyoruz.Allahım yolunuzu açık etsin..

Yorumu oyla      23      8  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Büyükşehir için yanıp tutuşmuyor; ölüp bitmiyorum
Egedesonsöz'ün Başkanlarla Başbaşa yazı dizisinin ilk durağı Konak Belediye ...
İzmir’in patronları almayı seviyor, vermeyi bilmiyor
Yazarımız Gönül Soyoğul’un ‘Patron Gözüyle İzmir’ röportajları serisinde ...
İzmir denince, göbek atıyorum
Gönül Soyoğul’un İzmir iş dünyasıyla yaptığı röportajların bugünkü konuğu, ...
 
AKP’yi destekleyenler, bariz kayırılıyor!
Son yılların en çok tartışılan kenti İzmir’le ilgili iş dünyasına mikrofon ...
Artık o koltuğa talip olmam, arayışa girmem sözkonusu olamaz
CHP’ye 18 yıl genel başkanlık yapan ancak Mayıs 2010’daki beklenmeyen ...
İzmir 40 fırın ekmek yedirmeli!
İzmir’in önde gelen işkadınlarından, yaptığı projelerle herkesin takdirini ...
 
Doktorlukla yetinmedi; 10 parmağında 10 marifet
Bir doktor düşünün, kitapları elden ele dolaşıyor. Tenis oynuyor, dalgıçlık ...
Devletin o meşhur memesinden süt emmedik
Yazarımız Gönül Soyoğul’un ‘Patron Gözüyle İzmir’ röportajlarının üçüncü ...
O 35 madde rötarı kapatır, İzmir’i uçurmaz
İzmir’in en önemli sorunları... Ak Parti’nin yaklaşımı… İzmir iş dünyasının ...
 
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Dünya Sağlık Günü Hemşirelere Kutlu Olsun!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Korona'nın sonuçları
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Şarkılarda gizliydi onların büyük aşkı!
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Neler oluyor?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Turizmde sezon başlamadan bitti
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Amerika’dan Koronavirüs günlüğü-2/Morale ihtiyacımız var 
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Def-i Bela çorbası
Nuray KAYA
Nuray KAYA
Zambaklar çürüdüğünde
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Turlar
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva