RÖPORTAJLAR
17 Kasım 2014 Pazartesi

Kırıldım, çünkü ikili oynadılar…

Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Egedesonsöz’e içini döktü. 2014 yerel seçimlerinden sonra ilk kez kapsamlı bir şekilde demeç veren Aslan çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.

Kırıldım, çünkü ikili oynadılar…

Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Egedesonsöz’e içini döktü. 2014 yerel seçimlerinden sonra ilk kez kapsamlı bir şekilde konuşan Aslan, İzmir’de faaliyet gösteren torpilli İstanbullu inşaat firmalarından, kirada oturmaya mahkum edilen İzmirliler’e, kentsel dönüşümdeki tıkanmadan mafyavari çalışan çantacı müteahhitlere dek pek çok çarpıcı açıklamada bulundu.

CHP’den Büyükşehir adayı olsaydı oy oranını yüzde 60’lara taşıyacağını iddia eden Hüseyin Aslan, 2014 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile tam yedi kez görüştüğünü, CHP’de insanların adeta birbirine kırdırıldığını anlattı. Son yerel seçimlerde sürpriz şekilde DSP’den Bayraklı Belediye Başkan adayı olan Aslan, İzmirli milletvekillerinin çoğunun birbiriyle küs olmasının kente zarar verdiğini söyledi. Hüseyin Aslan, EGEDESONSÖZ SOHBETLERİ’nde gazeteciler Gönül Soyoğul, Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak ve Hanzade Ünuz’un sorularını yanıtladı...



ÜNUZ
: Ege Koop’un hangi yeni projeleri var?
ASLAN: Maalesef 30 yıllık geçmişi olan Ege Koop, son iki yıldan bu tarafa kendisine uygun arsa bulamadığı için şu proje var diyemiyoruz. İzmir şu anda konut sektörü olarak baktığımızda çok iyi durumda değil. İzmir’e İstanbul’dan gelen torpilli bazı inşaat firmaları, hükümetten ya da başka kanallardan torpilli o büyük firmalar, çok lüks diyebileceğimiz, çok pahalıya ürettikleri konutlara alıcı bulabiliyorlar. Bir kısmı bir takım siyasi nedenlerden dolayı alıcı bulabiliyor.

ÜNUZ: Ne fiyatta bu konutlar?
ASLAN: En az 1 milyar liradan başlıyor. İzmir’i yönetenler yıllardır çok katlı yapılara karşıydılar. Ama şimdi bakıyoruz üç emsalli 30 katlı, 40 katlı Bayraklı’dan örnek vereyim size. Arka zemini daha sağlam, orada 3 katlı yapılar var. 3 kat mı doğru, 50 kat mı doğru ben de merak ediyorum. Yani Bayraklı’daki o çok katlı yapıların yapıldığı zemin ne kadar sağlam, bu da tartışılır. Asıl söylemek istediğim şu; İzmir’de son 3 – 4 yıldır yapılan konutlara kimler sahip oluyor, buna bakmak lazım. Kimler oturuyor buralarda?

YALDIZ: Size göre kimler?
ASLAN: Bize göre siyaseten kredisi olanlar veya hatır için hükümetle yakın ilişki kurabilmek için o firmalardan daire alıyorlar.

YALDIZ:
Yani şunu mu demek istiyorsunuz, yeni iktidar döneminde varlık sahibi olanlar mı?
ASLAN: Evet varlık sahibi olanlar… Yani bu İzmirliyi o kadar ilgilendirmiyor. İzmirli o kadar zengin değil. İzmirli o kadar para vererek o konutlara sahip olma gibi bir lükse sahip değil. İzmir’i kaç yıldır sosyal demokrat belediye yönetiyor. Sosyal demokrat belediyenin yönettiği İzmir’de son 15 yıldır kaç tane orta gelir grubu, kaç tane dar gelirli insan konut sahibi olsun diye, kaç tane Evka’lar gibi Ege Koop’lar gibi uydu kentler yaratıldı? 

ÜNUZ: İzmir’de orta halli vatandaşa yönelik konut yapılıyor mu?
ASLAN: Yapılmıyor tabi. Yani belediyeler olarak yeni projelerle yeni imar planlarıyla orta gelir kesimine yönelik bir proje geliştirmezseniz, kooperatifleşmeyi örgütlenmeyi desteklemezseniz, o zaman inşaat sektörü belli bir grubun eline geçer. Şu andaki durum odur. İnşaat sektörü ya da konut sektörü maalesef belli bir grubun elinde. O grup şu an İzmir’de kendine göre inşaat yapıyor, at koşturuyor diyebilirim. Onun dışında bu firmalara taşeronluk yapan İzmirli firmalar da şu an can çekişiyor.

YALDIZ:
Yani İzmirli firmalar ikinci ligde mi oynuyor?
ASLAN: Taşeronluk yapayım derken mutfak yapan, kapı yapan. Onlar ödemelerini zamanında alamıyorlar. Alamadıkları için de bir yere gidemiyorlar. Onun için her işi ucuza yapmak zorunda kalıyorlar. İzmir’de iflasın eşiğinde ve iflasta olan pek çok üretici firmayı görürsünüz. Kapı, pencere doğrama gibi.
Bakın, inşaat fiyatını etkileyen en önemli faktör arsa payıdır. Arsa payı ne kadar düşerse, maliyet o kadar düşer. E biz inşaat firması değiliz. Ege Koop bir inşaat şirketi değil. Ege Koop, biraz önce saydığımız barınma sorununu çözmek isteyen orta gelirli insanların bir araya gelmesinden oluşan bir kurum sonuçta. Biz aynı zamanda yeni bir kent yaratıyoruz. Şimdi yapılanlar ne? Şimdi yapılanlar alt yapı sorunu düşünülmeden, sadece belli bir kesime hitap eden ve kentin gelecek 40 – 50 yılının planı olmadan yapılan gökdelenler.

SOYOĞUL
: Diyorsunuz ki, Alsancak’ın ortasına gökdeleni dikiyorsunuz ama otoparkı, kanalizasyonu, trafiği…
ASLAN: Aynen öyle. Peki bununla ilgili bir önlem var mı? Yok. Sadece oradaki o kişiye biz şu anda hizmet ediyoruz. Yani bunun bedelini yine İzmir, İzmirli ödeyecek. O zaman, hakikaten bununla ilgili İzmir’in önümüzdeki dönemi gözden geçirmesi lazım. 


İZMİR’İN YÜZDE 37’Sİ KİRADA OTURUYOR

DOKAK:
İzmir’in konut açığı nedir?
ASLAN: Yaptığımız anketlere baktığımızda İzmir nüfusunun yüzde 37‘si kirada oturuyor. Açın bakın İstanbul nüfusunun yüzde kaçı kirada oturuyor. Bakın Ankara nüfusunun yüzde kaçı kirada oturuyor. Bu oran İzmir’de çok daha yüksek. Bu sosyal bir konu.

ÜNUZ: İzmirlilerin ev sahibi olma fırsatı yok mu?
ASLAN: Fırsat da, imkan da yok. Bankalar çok pahalı kredi veriyor.

YALDIZ:
Mortgage uygun değil mi?
ASLAN: Mortgage diye bir şey yok Türkiye’de, sadece kanun var. Bankalar Mortgage adı altında güya kredi veriyor. Ama o kredileri hangi faizle veriyor, hangi masraflarla veriyor, hangi şartlarda nasıl veriyor, kimse buna bakmıyor. Siz Mortgage’e göre bankadan kredi aldınız diyelim sonra bir yerden paranız geldi. Ben bunu ödemek istiyorum dediğinizde kapatamıyorsunuz. Sizden erken kapatma bedeli alıyor.

DOKAK: İnşaat sektörü söylendiği gibi sıkıntıda mı?
ASLAN: Belki bu sektördeki kriz, sektördeki sıkıntı korunuyor ama çok fazla değil 5 – 6 ay sonra göreceksiniz Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de çok farklı bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. İstanbul batma noktasına geldi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KİM YETKİLİ BELLİ DEĞİL

SOYOĞUL:
Genel seçimlerden önce her partinin birinci gündem maddesi olsa da kentsel dönüşümün “k”sını konuşan yok. İzmir neresinde bu dönüşümün?
ASLAN: Maalesef kentsel dönüşüm adı altında pek çok kurum zengin edilmeye çalışılıyor. Pek çok haksızlık şu an kentsel dönüşüm adı altında yapılıyor. Ve keyfilik var. 6306 sayılı kentsel dönüşüm yasasında alanların yenilenmesi diyor. Yani eski binaların yenilenmesi demiyor. Pek çok müteahhitler türedi şimdi. Kentsel dönüşüm adı altında mafyalaşma demeyeyim şimdi ama buna benzer oluşumlar başladı.

ÜNUZ: Başkan daha açık konuşun biz anlamıyoruz...
ASLAN: Bakın kentsel dönüşümle ilgili bakanlığın kendi bünyesinde, kendi kendine karar verdiği alanlar var. Bir de Büyükşehir Belediyesi’nin Bakanlık onayıyla kentsel dönüşümle ilgili ilan edilen alanlar var. Ege Mahallesi, Bayraklı, Buca, Karabağlar onaylandı, Menemen, Karşıyaka onaylandı. İzmir’de büyük oranda kentsel dönüşüm onaylandı. Ama orada kaldı.

DOKAK: Tamam iş nerede takıldı?
ASLAN: Burada görev yerel yönetimlerdedir. Aktif olması gereken yerel yönetimlerdir. Burada bir yetki karmaşası var. Bir 6306 sayılı çıkan yeni kanun var o kentsel dönüşüm adını verdiğimiz. Bir de Büyükşehir Belediyesi’nin belediye kanununa göre uygulamaya çalıştığı bir kanun var. İkisi arasında ciddi bir çelişki var. Hangisi doğru belli değil. Şimdi Bayraklı’dan örnek verecek olursak, en önce başlayan Bayraklı’dır. Benim bildiğim üç sene önce Bayraklı’da başlandı. Hatta Hasan Karabağ Başkan seçildi geçen dönem biliyorsunuz. Bayraklı’da şu anda bazı firmalar ya da bazı kuruluşlar gidiyor vatandaşla pazarlık ediyor. Yani ben senin kentsel dönüşüm kapsamında evini yıkacağım. Sana 100 metrekare evin karşılığında 80 metrekare ev vereceğim üstüne seni borçlandıracağım diyor, şu anda vatandaş da bunu kabul etmiyor.

YALDIZ:
Bayraklı’daki işin imzası atılalı iki sene oldu. Niye ilerlemiyor, yasadan mı ilerlemiyor? Yöntem mi yanlış?
ASLAN: Yöntem yanlış.Belediye kanununa göre herkesin imar alması lazım. Herkesi ikna edebilmek için herkesin talebine göre bir şey söylemeniz gerekiyor. Plan uyumsuzluğu var. Yöntem karmaşası var. Yetkili kimin olduğu belli değil. İlçe belediyeler mi, Büyükşehir mi, Bakanlık mı? Yetkinin kimde olduğu belli değil. Belli ama belli değil! Şimdi Bayraklı Belediye Başkanı ‘yetki alamam, sorun bende değil’ diyor. Artık onda bence. Şimdi Bayraklı Belediye Başkanı çok tehlikeli bir şey söylüyor. Burada vatandaşın beklentisi üzerinden plan yapıyor. Öyle bir yetkisi yok. İşte orada 5 kat yerine ben burada 10 katlı imar planı vereceğim. 5 katı müteahhittin diyor. Bir kere Bayraklı Belediyesi’nin böyle bir yetkisi yok bu bir. İkincisi Büyükşehir Belediyesi’nin o çalışmasına engel olur. İlçe belediyesinin böyle bir yetkisi yok.

YALDIZ:
Tabi Büyükşehir yarım daireye bir daire verirken, sen bir daireye iki daire veriyorsan….
ASLAN: Veremez zaten. Burada kendi aralarında bir anlaşmazlık var. Büyükşehir belediyesiyle ilçe belediyeleri arasında bir uyumsuzluk var.

DOKAK:
Bugünkü aktörleriyle İzmir’de kaç sene sonra dönüşmüş bir mahalle görürüz?
ASLAN: Herhalde dönüşmüş bir mahalle göremeyiz. Net söylüyorum. Bu Ankara’da uygulanmıştır. Sayın Karayalçın’ın Ankara’daki Dikmen Vadisi bu şekilde başarılı olmuştur. O dönemde ben de oradaydım birlikte yaptık.

DOKAK: Ne kadar sürede bitti Dikmen Vadisi?
ASLAN: İki yılda başladı. Orada şimdi insanlar milyarder oldu. Dikmen Vadisi’nde evi olmayan insanlar da milyarder oldu. Ben şunu iddia ediyorum, eğer kentsel dönüşüm planlı yapılırsa bu kentin kentsel dönüşüm gibi bir para kaynağına ihtiyacı yok. Kendi kaynağını kentsel dönüşümle yaratır o kent.

YALDIZ:
 Belediye kanunuyla İzmir gibi bir yerde kentsel dönüşüm yapamazsınız diyorsunuz.
ASLAN: Yaparlar ama, yeni kanuna göre örnek söylüyorum. Devlet, kira yardımı 680 lira diyor. 18 aylık kira bedelini peşin yatırırım diyor. Belediye, ben sana 400 lira kira yardımı vereceğim diyor. Devlet diyor ki, eğer konut sahibi olmak için paran yetmezse sana 100 bin lira kredi vereceğim, bunun yüzde 50’sini ben ödeyeceğim diyor. Ayrıca kentsel dönüşüm karşılığında girmişse bu işi yapan müteahhitleri vergiden, KDV’den muaf tutuyorum diyor. Ama siz belediye olarak diyorsunuz ki, bunları ben yapacağım diyorsunuz. Olmaz bu, belediyenin gücü yeter mi?


ÇANTACI MÜTEAHHİTLER MAFYADAN TEHLİKELİ

YALDIZ:
Mantık yok diyorsunuz yani ...
ASLAN: Yok. Bazı yerler vardır ki 10 kat yapılabilir, bazı yerler vardır ki 15 kat, bazı yerler vardır 5 kat yapılabilir. Başlangıçta eğer vatandaş mağdur olmadan birkaç projeye başlanırsa bu işin arkası gelebilir. Eğer mağduriyet böyle devam eder, her kafadan bir ses çıkarsa kimse kusura bakmasın vatandaş oturduğu evi yok pahasına vermez.
Asıl benim dikkat çekmek istediğim şu tehlike. Düşünün ki İzmir’in en önemli yerinde, Karşıyaka Girne’de, Hatay’da, Alsancak Kordon’da o çantacı müteahhitler dediğimiz müteahhitler, bir daire satın alıyor. O da en kötü güneş görmeyen bir daireyi satın alıyor. Tek başına gidiyor o kişi ‘bu daire riskli mi değil mi’ diye başvuruyor. Bu apartmanın riskli olduğuna dair karar çıkıyor ama diğer kat sahiplerinin haberi yok! Bir gün bir yazı geliyor, ‘oturduğunuz daire riskli 3 ay içinde boşalt boşalmazsan yıkarım’ diyor. Şimdi çantacı müteahhit dediğim bu. Bu sosyal kavgaya, cinayete kadar gidecek bir olaydır.

ÜNUZ:
Peki o kötü daireyi alacak adamın amacı ne?
ASLAN: Orada kendi kentsel dönüşümünü yapmak. 10 daire var diyelim. Ben geldim buradan daire aldım. Anlaştım, onu riskli yapı ilan ettirdim. Sonra apartmandaki 3 – 4 kişiye taviz verdim başlangıçta, o kişilere ihtiyacım var. Geriye kaldı 3 – 4 kişi, onlara da baskı yapıyorum daha sonra. Ben Karşıyaka’da size göstereyim. Yaşlı kimsesiz kadınlar baskı altında. Geliyor müteahhit tehdit ediyor. Sonra bakıyor caydıramıyor, bu sefer mahkemeye veriyorlar. Şimdi hayatında mahkeme kapısına çıkmamış bir kadın düşünün 80 yaşında….

YALDIZ:
Bir dönem gecekondu ve arazi mafyasının İstanbul’da Türk filmlerine konu olan kabadayı gibi arsayı alması türünde bir şey mi bu?
ASLAN: Bunlar daha tehlikeli. Bu yasal. Şimdi böyle yapınca ne oluyor, o apartman 3 ay sonra yıkılıyor. İster evi boşalt, ister kabul et, ister etme. O ev yıkılıyor.

ÜNUZ: Daireyi veriyor mu?
ASLAN: Verecek ama kim verecek? Kim yaparsa o verecek. Kim yapacak? Şimdi benim girdiğim eve başka bir müteahhit girerse orada cinayet çıkarır bir. Bu vatandaş çok mağdur olur. Kira yardımı alamaz. Bunların hepsi gerçekten ciddi bir sinyal. Ne oluyor, biz mesele toplu konut yapıyoruz KDV, vergi ödüyoruz. Ama o adam gidiyor İzmir’in en güzel yerinde bina yıkıp yeniden yapıyor, KDV ödemiyor. Bir de o mal sahibinden kira yardımı alıyor. Böyle bir şey olur mu? Herkes buna seyirci.

BENİM NE EKSİĞİM VAR?
SOYOĞUL: Adınız daha önceki seçimlerde pek çok yerde geçse de siz ilk defa bu yerel seçimde aday olup yarışa katıldınız. Siyasete girilir kazanılır, kaybedilir de… Siz bu yarışta ne kazandınız, ne kaybettiniz? İnsani anlamdaki kayıplarınız ve kazançlarınız ne?
ASLAN: Hiçbir şey kaybetmedim. Belki de İzmir’de kimsenin göremediği karşılığı gördüm vatandaş nezdinde.

SOYOĞUL:
Ama bu karşılık size oy olarak yansımadı, onu nasıl izah ediyorsunuz?
ASLAN: Yansımaz çünkü orada çok yanlışlar yapıldı. Biz adeta orada kandırıldık. Siz siyaseti bilen insanlarsınız. Ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaydım. Eğer Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilseydim aradaki farkı görürdünüz. Aday gösterilseydim CHP’nin İzmir’deki oyu yüzde 60’tı. Onu açık açık gördüm çünkü. Nerede gördüm, Balçova’da adaylık açıklamasında on bin kişinin heyecanını gördüm. Köylüsünden kentlisinden her kesiminden gelen insanların heyecanını gördüm.

SOYOĞUL:
Aziz Bey’in aldığı oydan daha fazlasını söylüyorsunuz…
ASLAN: İçinden geçtiğimiz koşullarda CHP’nin İzmir’de hak ettiği oy, o değildir. Herkes bunu bilsin.

YALDIZ: İki seçenekli; ya bütün partilerden oy alırdım, ya Aziz Kocaoğlu’ndan çok oy alırdım diyorsunuz.
ASLAN: İzmir’de kim anket yaptırırsa yaptırsın benim İzmir’de şahsi oyum yüzde 12 – 15’dir.

ÜNUZ
Niye oya dönmedi?
ASLAN: Oya dönmedi değil, CHP’den aday gösterilmedim. Adaylık sürecimi aday olarak görmeyin. Bir kere benim listelerle ilgili bir hazırlığım yoktu. Herhangi bir şey ile ilgili talebim de olmadı. Bana birinci teklif o dönemki Bayraklı ilçe başkanından geldi. İkinci teklif Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Aziz Kocaoğlu’ndan geldi. Üçüncü teklif de Kemal Bey’in yakınlarından geldi.

YALDIZ: Süreç içinde CHP size bunu teklif etti mi?
ASLAN: Evet etti. En yakınlarından geldi. O beş kişilik gruptan geldi.

DOKAK: Hatta Çiğli’den bile teklif geldiğini biz duyduk.
ASLAN: Benim adım bir gün Bayraklı’da, bir gün Buca’da, bir gün Karabağlar’da geçiyordu. Adayım demedim hiçbirine. Bayraklı konusunda o beşli grubun yaptığı toplantı günü bana hayırlı olsun denildi Bayraklı için. Sonra gece belli bir saatte değişti. Neden değişti belli değil. Şimdi ben soruyorum, şu anki mevcut belediye başkanlarından benim ne eksiğim var? 


HAİN KİM?

ÜNUZ:
Ne oldu peki?
ASLAN: Şimdi bakınız hiçbir seçimde, bir dernek düşünün veya bir apartman yönetimi seçiminde bile bir ayda seçim alınmaz. Ben bu bilinçle girdim.

YALDIZ
: Niye girdiniz?
ASLAN: Kaybetmeye girdim. Eğer ben aday olarak herhangi bir yerde aday olarak karar vermemiş olsaydım. Ben bir daha kimsenin yüzüne bakamazdım. İnsanlar diyecekti ki, bu adam konuşuyor konuşuyor sonra kayboluyor. Bir onurumu kurtarmak için, iki haklı olduğumu ortaya koymak için bir yerden aday olmak zorundaydım.

YALDIZ:
CHP süreci sizin için de kötü yönetti yani.
ASLAN: Çok kötü yönetti. İnsanları birbirine karşı kırdılar.

YALDIZ:
Bugün CHP’ye adaylık başvurusu yapıp da yahut CHP’den belediye başkanı olup da aday gösterilmeyince ayrılıp, DSP’den özellikle aday olan çok sayıda insan var. CHP sırf bu nedenden bile oradaki seçimleri kaybetti. Sonra dönüldü, bu ayrılan insanlar hedefe kondu, hain ilan edildi.
ASLAN: İşte kim hain, neden İzmir’de o noktaya gelindi? İzmir’de CHP’nin oyu 2009’a göre niye düştü? İşte buna sebep olanlar bence haindir.

YALDIZ:
Sürecin kontrolü CHP’de dört genel başkan yardımcısındaydı. Şu an dördü de, de MYK’da yok. Bu da bir itiraf mı?
ASLAN: İtiraf bence. Yani şu Bayraklı konusuna dönecek olursak eğer, ben Bayraklı’da üç ay önce aday olsaydım oradaki seçimi zorlardım.

YALDIZ:
Peki tek neden o mu?
ASLAN: İkincisi orada kaybetmenin konjonktürü de var. Ben Bayraklı’da hiç kimseyi tanımıyorum. Bayraklı’da oluşturulan meclis üyesi adaylarını derme çatma insanlardan oluşturduk. Çünkü bir günde yapmam gerekiyordu listeyi. Bayraklı’da ona sorduk, buna sorduk bir liste yaptık. Maalesef o belediye meclis üyesi adayları seçime bir hafta kala ‘biz CHP lehine çekildik’ diye ikili oynadıkları için öyle bir tablo ortaya çıktı. Şayet ben orada bağımsız aday olsaydım, orada aldığım oyun dört katı oy alırdım.

YALDIZ
: Yani sabote edildiniz. Satıldınız.
ASLAN: Aynen öyle. Sandık kurulunda bir tane görevli bulamadık. Sandık kurulu için seçimden iki gün önce arkadaşlarla toplantı yapıldı. Dediler ki sandık kurulu üyeleri hazır, yedekleri de hazır. Baktığında sandıkta kimse yoktu.

ÜNUZ: Peki DSP adaylığına pişman mısınız?
ASLAN: Hayır değilim. Eğer aday olmasaydım bir daha insanların karşısına çıkıp ben adayım diyemezdim. Pişman değilim, zamanı gelince biz de her şeyi konuşacağız elbet.

DOKAK
: Şimdi ilk defa bir yenilgi söz konusu, onun bir pişmanlığı yenilmiş olarak…
ASLAN: Ben yenildiğimi düşünmüyorum. Çünkü şartlar uygun değildi.

SOYOĞUL:
Ne öğrendiniz peki? Ne kattı bu süreç size?
ASLAN: Kamuoyundaki ilgiyi gördüm ben. Bu oya yansımayabilir. Her yerde gördüm bu ilgiyi. Ben riskli bir sektörde Ege Koop gibi bir kurum yönettim, hiç kimse benim aleyhime bir şey söyleyemedi, yazamadı, çizemedi. Kendimi bir sınavdan geçirmiş oldum. 


KIRILDIM, İKİLİ OYNADILAR

SOYOĞUL: Peki dışardan gördüğünüz siyasetle, içine girdiğiniz siyaset sizde ne tür izlenim bıraktı?
ASLAN: Siyaset yapılmıyor Türkiye’de. Bu orada belli bir grubun, belli bir şeyi paylaşması. Kendi çıkarları için. Çıkar çatışması yaşanıyor. Orada siyasetin hiç adı yok. Siyaset hizmettir. Siyaseti bir amaç değil araç olarak görürseniz siyaset olur.

SOYOĞUL: Onun getirdiği bir hayal kırıklığı belki...
ASLAN: Kırıldım tabi. Kırıldım çünkü ikili oynadılar. Eğer dürüst davransalardı, ben hem büyükşehir sürecinde partinin yetkililerine, genel başkanına sordum. Hem de ilçelerle ilgili bana bir takım şeyler geldi o yüzden ortaya çıktım ben. Deselerdi ki, ‘İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı (Kocaoğlu’nu) belki bir dönem daha gösterebiliriz’ diye, ben çıkmazdım o zaman. Çünkü ben işsiz güçsüz bir adam değilim, dışarıdan geçen bir insan değilim. Ben şunu söylemiştim parti yetkililerine, ‘ben bu kurumun başkanıyım, bu kurumun adını yıpratmayalım. Eğer böyle bir niyetiniz varsa bu işe girmeyeyim’ diye söyledim ben.

KILIÇDAROĞLU İLE 7 KEZ GÖRÜŞTÜM

YALDIZ: Kemal Kılıçdaroğlu’yla bu süreçte kaç kere görüştünüz?
ASLAN: En az yedi defa. Çünkü her projeden sonra görüşüyorduk.

YALDIZ
: Peki seçimden sonra görüşme fırsatı buldunuz mu?
ASLAN: Yok hayır, yani görüşecek bir şey kalmadı.

YALDIZ:
CHP Genel Başkanı ile yedi defa görüşmüş biri olarak Kılıçdaroğlu ile ilgili bir şey söylemek istiyor musunuz? Yapılan araştırmalar da yüzde 89 oranında halk desteğinin olmadığı itiraf ediliyor. CHP’nin İzmir panelinde Kılıçdaroğlu’nun başbakan olacağına inanmayan...
ASLAN: O bile bir örgüt işi. İzmir İl örgütü için çok hoş bir şey değil. CHP eğer yeniden yapılanmazsa ve bu kısır kavgalar kısır çekişmeler sürtüşmeler devam ederse, altı oka geri dönmezse... Yeni CHP anlayışıyla hiçbir şeyin olmadığını herkes gördü. Yeni CHP değil, yeniden CHP diyebiliriz.

YALDIZ:
Yeniden CHP denirse, siz de yeniden CHP rozeti takar mısınız?
ASLAN: Takarım.

YALDIZ:
Son 6 ayda yedi kez Kılıçdaroğlu ile görüşmüş bir aday adayı olarak nasıl bir Kılıçdaroğlu portresi çizerseniz?
ASLAN: Kemal Bey iyi bir insan. Dinlemesini seven bir insan. Dinlerken çok fazla yorum yapmayan bir insan. Sırt sıvazlayan bir insan…

YALDIZ:
Size ne hissettirdi bu süreçte? Size kullanılmışlık hissi oluştu mu?
ASLAN: E kısmen oluştu tabi. En azında adaylar kesinleştikten sonra. ‘Olmadı kusura bakmayın’ demezdi de, ‘başka zaman değerlendiririz’ derdi.

YALDIZ
: Sizin çünkü beklenti içinde olduğunuzu biliyordu. Bu yedi görüşmenin tamamında da biliyordu. Aziz Kocaoğlu belki görüşmedi o kadar.
ASLAN: Belki daha çok görüştü onu bilemem de…


AKP’DEN TEKLİF ALDIM

YALDIZ:
Hüseyin Aslan’da siyaset defteri kapandı mı?
ASLAN: Hayır kapanmadı. Şartlara göre ocak sonuna göre şekillenir her şey. Bana her dönem teklif geldi. Yani ben AKP’yle temasta olsam yine aday gösterilirdim. Benim öyle katılaşmış bir siyasi görüşüm yok.

YALDIZ: AKP’den resmi teklif aldınız mı Büyükşehir Başkanlığı için?
ASLAN: Resmi teklif aldım, değerlendirmedim.

YALDIZ:
Neden değerlendirmediniz?
ASLAN: Çünkü benim çıkış noktam belliydi. Bir yol seçmiştim. O olmazsa bu olsun diyemezdim.

SOYOĞUL:
DSP de bir tepkiydi o zaman.
ASLAN: Tepki olarak doğrudur. Hedefim belliydi. Nedenlerim belliydi. Sorun yoktu orada.

ÜNUZ
: Şu an olası oluşumlarla temas halinde misiniz?
ASLAN: Hayır yok. Benim tahminim yıl sonuna kadar bir şeyler olacak herhalde. Çünkü gidişat iyi değil. İhtiyaç var.

DOKAK:
Yani yeni bir siyasi parti kurulmalı mı diyorsunuz?
ASLAN: Güçlü bir siyasi oluşum, merkezde bir oluşum olmalı bence. Şimdi bakın eğer AK Parti’nin yeniden tek başına iktidara gelmemesini istiyorsak, mutlaka yeni bir partinin kurulup yüzde 15 oranında oy alması lazım. Hatta yüzde 10 diyelim bu seçim sistemine göre. Belli bir kesimin bir araya gelip yeni bir oluşumla ya da mevcut parti CHP’de mutlaka bir şey yapmazsak 2015’ten sonra elimizde bir şey kalmaz.

İZMİR MİLLETVEKİLLERİ BİRBİRİNE KÜS

SOYOĞUL
İzmir milletvekilleri, İzmir milletvekili olmayı hak ediyor mu? Veya kaçı size göre İzmir milletvekili?
ASLAN: Yani İzmir’in milletvekilleri İzmir’in vekilleri mi, bu tartışılır. Bunu kime sorarsak soralım İzmir’in milletvekili yeteri kadar İzmir’le ilgili olmadığı görülür. 3 – 5 tane var ama 26 tane yok. Çünkü milletvekilleri birbirleriyle konuşmazsa, aynı partinin milletvekilleri bölünürse, birinin gittiği yere diğeri gitmiyorsa, bu milletvekilliği değil. Orası kimsenin babasının yeri değil. Kimsenin küsmeye, kapris yapmaya hakkı yok bu kentte. Zaten gerçekten 26 milletvekili olsaydı, İzmir bu durumda olmazdı.

DOKAK
: Kaç tanesinin adını sayabilirsiniz?
ASLAN: Dört kişi çıkar. Zorlasanız yedi olur, sekiz olur.

YALDIZ
: Hiç elini sıkmadığınız milletvekili var mı?
ASLAN: Vardır. Bir toplantıya katıldım, herkes sayın vekilim diyor. Yahu dedim burada milletvekili mi var? Meğerse yanımda oturan milletvekiliymiş! İzmir böyle bir siyaseti hak etmiyor. Yeni insanların siyasete girmesi lazım.

 
Biat edecek il başkanı arıyorlar!
 
İnşaat olmadan sanayi olmaz!
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
ANKARA 22 Kasım 2014 Cumartesi 18:53

Hüseyın ASLAN Bır Ilçede Gösterılseydı Cok Konusulacak Ve Partı de Basarılı Olabılecek Isım Olacagı Icın Azız KOCAOĞLU Bu Ismı Istemedı... Marka Olurda Dengelerımızı Partıde Bozar Dıye Dusunduler... Azız Alaattın Ikılısı...

Yorumu oyla      10      3  
Murat 18 Kasım 2014 Salı 08:43

Bayraklıda iki aday mükemmeldi. Aslan ve Toptaş. Ama çok yanlış bir seçimle başarılı olamadılar.

Yorumu oyla      13      5  
erdal 17 Kasım 2014 Pazartesi 21:22

"benim İzmir’de şahsi oyum yüzde 12 – 15’dir. Niye oya dönmedi? Oya dönmedi değil, CHP’den aday gösterilmedim." söyleyecek tek kelime bulamıyorum...:))Ayrıca şunu belirtmek gerekir ki, Sarıgül de yeni oluşum yaşanırsa oraya gitmeniz mümkün değil, Kılıcdaroğlu gelince o oluşumu ilk terk eden sizdiniz...Bir de şunu eklemek gerekir ki, Büyükşehir adayı iken asla ilçe başkan adayı olmayacağım; CHP'den ilçe başkanı adayı olduğunuzda asla başka partiden aday olmam dediniz...Ve hep tersini yaptınız...

Yorumu oyla      17      2  
Hüseyin ÇOKYALANSÖYLER 17 Kasım 2014 Pazartesi 20:39

Ne egoymuş arkadaş. Bitmedi gitti. Hala yüzde 12 kişisel oyum var diyor. Nerde bu kişisel oylar. Güzelbahçede mi? Buca da mı? Bir daha ki sefere oraya aday olsun.

Yorumu oyla      16      4  
ANKARA 17 Kasım 2014 Pazartesi 20:01

Sayın Huseyın ASLAN Chp den Bır Ilçeden Gosterılmesı Sansı Yuksekti Ancak Azız KOCAOĞLU Benım Ismımın Ustu Bır Marka Dusuncesıyle Huseyın ASLAN'ı Hıc Bır Ilcede Istemedı,Huseyın ASLAN Buyuksehır Ismı Olmasından Dolayı Beledıyelerde Tek Baslılık Kavramıyla Azız Bey Ismını Cızdı... Aziz-Alaattın ikilisi... Yazık Bu Partiye...

Yorumu oyla      13      4  
sonsöz 17 Kasım 2014 Pazartesi 16:43

Neden bugüne kadar susuldu?Değişen nedir? Zaman gösterecek

Yorumu oyla      17      4  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Biat edecek il başkanı arıyorlar!
İzmir'in iş dünyasının da siyaset dünyasının da yakından tanıdığı Tacettin ...
Çare kooperatifleşme!
İzmir'in bir ilçesinden dünyaya model olacak bir kooperatifçilik başarısı ...
Kentin geleceğinde biz de söz istiyoruz!
TÜGİAD Ege’nin Başkanı Musa Turan yeni dönemi anlattı, önemli mesajlar verdi.
 
İnşaat sektörü durmaz!
İnşaat sektörü ve kentsel dönüşüm ile ilgili İzmir'in beklentilerini Müteahhitler ...
İzmir Limanı'na bilimsel bakış!
Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Danışmanı Dr. Ersel Zafer Oral, İzmir’deki ...
Hollandalılar'ın gözü Ege'de!
Türkiye'ye en çok yatırım yapan ülke olan Hollanda, 2015'te de yatırımlarını ...
 
Ortadoğu’ya bilimsel bakış
A'dan Z'ye Ortadoğu... Gönül Soyoğul sordu, Prof. Dr. Aylin Güney yanıtladı...
Kalkınma Ankara'dan olmaz
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar Egedesonsöz’e ...
Buca’nın gönlü rahat olsun, kenti emin ellerde
Gönül Soyoğul sordu, Buca'nın genç Başkanı Levent Piriştina yaşamını, ...
 
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kelle Paça, 5Geyik, enformasyon, dezenformasyon
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘Evinizin sınırlarını kapatın!’
Kemal ARI
Kemal ARI
Tarihe not düşelim, camiler yine kapalı!
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Korona'nın sonuçları
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Neler oluyor?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Turizmde sezon başlamadan bitti
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Amerika’dan Koronavirüs günlüğü-2/Morale ihtiyacımız var 
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva